Yazı Detayı
19 Ekim 2019 - Cumartesi 13:45 Bu yazı 60 kez okundu
 
AZMİN ÖNEMİ
İSMAİL ZAN
 
 
 
 

 

Müsriflik insanı sonunda merde de namerde de mutaç edecek kadar kötü bir huydur. Yüce Allah’ın insanı nerede ne zaman rızıklandıracağı hiç belli olmaz. Umulmadık anda umulmadık yerden rızık gelebilir. Attığımız her ok hedefi bulmayabilir. Her işin sonuç vermesini beklemek yanlıştır. Sabır, azim ve gayret insanı sonunda hedefe ulaştırıp maksada erdirir.
İşte gönüller sultanı Hz. Mevlana bunu Mesnevi’de ‘Azmin Sonu’ adlı kıssada çok güzel anlatmıştır. 
Adamın biri bütün parasını batırmış, elinde avucunda hiçbir şey kalmamış. Malı mülkü elinden giden adam çaresiz kalakalmış. Ağlayıp sızlamış, kendini yerden yere vurmuş. Sonunda bakmış ki, yüce Allah'a el açmaktan başka çaresi yok. Başlamış gece gündüz duaya, yalvarıp yakarmaya;
* "Ey yücelerin yücesi, ey kurdu kuşu yaratıp koruyan!" demiş. "Sen ki beni çalışıp yorulmadan yarattın, kazancımı da ben çalışmadan ver! Başımda gizli beş İnci verdin bana, ayrıca beş duygu... Senden gelen bu vergi, bu bağış sayıya sığmaz.
Anlatamam, dilsizim, utanıyorum. Beni yaratan yalnız sensin, rızkımı da sen düzene koy!" Müflisin dualarının ardı arkası kesilmemiş. Bıkıp usanmadan yıllarca dua etmiş. Yakarışları sonunda işe yaramış. Bir gece, rüyasında yaşlı bir adam görmüş. Yaşlı adam ona;
*  "Ağlayıp inleyen, gözleri uykusuzluktan yorgun kişi!" demiş. "Komşun olan kâğıtçının dükkanındaki çöpte bir kâğıt ara. Onların arasında şu şekilde, şu renkte bir kâğıt var. Onu al, dışarı çık, kalabalıktan bir yana çekil. Bir arkadaş da arama. Onu yalnızca sen oku. Ona göre hareket et. Ama bu iş anlaşılıp meydana çıkarsa da sakın üzülme; çünkü senden başkası, o gömüden beş para bile bulamaz. İş uzarsa da sakın ümidini kesme"
 Yaşlı adam bunları söyledikten sonra, elini yoksulun göğsüne koymuş. Ardından da;
*  "Haydi,"demiş, "yürü, zahmet çek biraz" Adam gözlerini açmış. Yataktan hemen fırlamış. Sevincinden yerinde duramıyormuş. Hemen kâğıtçı dükkânına gelmiş. İzin alarak çöpe atılmış olan kâğıtları karıştırmaya başlamış. Karıştırırken bir kâğıt ilişmiş gözüne. Rüyasında gördüğü adamın söylediği kâğıdın ta kendisiymiş. Hemen kâğıdı almış, kâğıtçıdan izin alıp dışarı çıkmış. Tenha bir yer bulup kâğıdı açmış. Okuyunca şaşırıp kalmış. Kâğıtta şunlar yazılıymış:
* "Bil ki şehrin dışında bir hazine var. İçinde bir şehidin mezarı olan, arkası şehre, kapısı ovaya bakan bir kubbenin yanına git. Arkanı ona dön; yüzünü kıbleye çevir, sonra yayınla bir ok at. Ok nereye düşerse orayı kaz."
Bunları okuyan adam, gidip çok sert bir yay, kazma ve kürek almış. İçinde şehidin mezarı bulunan, şehrin dışındaki kubbenin yolunu tutmuş. Oraya varınca kubbeye arkasını dönmüş, yüzünü kıbleye çevirmiş, yayını gerip okunu atmış. Varıp okun düştüğü yeri kazmaya başlamış. Kazmış ama bir şey çıkmamış. Adam günlerce bu işi tekrarlamış. Uğraşıp didinmiş. Oku defalarca atmış, düştüğü yerleri de kazdıkça kazmış. Öyle ki kazma kürek körleşmiş ama defineden en ufak bir iz bile görülmemiş.
Adamın her gün oraya gelip gidişi şehirde dedikoduya yol açmış. Hemen herkes onu konuşmaya başlamış. Derken çenesi düşükler işi padişahın kulağına kadar götürmüşler. "Falan adam elinde bir kâğıtla define arıyor" demişler. Padişahın adamları gelip onu yakalamışlar. Zaten adamın kaçıp kurtulması mümkün değilmiş. Bakmış ki çıkar yol yok, teslim olup başına geleceklere razı olmuş. Padişahın huzuruna varınca da eza ceza görmeyeyim diye, defineyi tarifeden kâğıdı padişahın önüne koymuş. Sonra da şunları söylemiş:
* "Bu kâğıdı bulduğum günden beri uğraşıp didiniyorum, onca zahmete katlandım, günlerdir yılan gibi kıvranıp duruyorum, bir aydır dilim damağım kurudu, ağzımın tadı tuzu kaçtı, ama bir türlü defineyi bulamadım. Onun zararı da haram oldu bana, karıda... Ey kaleler fetheden padişahım, belki senin bahtın bu definenin perdesini yırtıp atar."
 Padişah definenin yerini gösteren kâğıdı alır almaz buyruk salmış. Kâğıtta belirtildiği gibi ok attırıp kazdırmış. Bu iş altı ay kadar sürmüş. Padişah denemedik yay, attırmadık ok bırakmamış. Ama bütün çabalar boşa gitmiş. Padişah hayal kırıklığından, zorluktan, eziyetten, dert ve sıkıntıdan başka bir şey elde edememiş.
İş uzayıp gitmiş. Padişah da defineyi aramaktan usanmış. Ovayı baştan aşağı kazdıran padişah, sonunda pes etmiş. Kâğıdı öfkeyle adamın önüne atıp;
 "Hiçbir işe yaramayan bu kâğıdı al." demiş. "Bu, benim gibi işi gücü olanın yapacağı iş değil. Gayri bu iş için senin gibi adam gerek. Bu iş sana lâyık, çünkü işin gücün yok senin. Haydi ara onu, bulabilirsen bul, helâl ettim sana o defineyi."
 Adam, padişahın verdiği kâğıdı almış. Düşmanlarından emin bir şekilde tekrar kubbenin bulunduğu yere gitmiş. Gönlünü günlerdir yakıp kavuran işe yeniden sarılmış. Bir yandan da şöyle dua ediyormuş:
 "Ey sırları bilen Rabbim, bu define yüzünden ömrümü yitirdim. Hırs ve tamah şeytanı, acelecilik verdi bana. Düğüm çözene başvurayım da, şu düğümü çözeyim' demedim. Bu acelecilikten tövbe ettim, değil mi ki kapıyı sen bağladın sen aç..."
 Eline yayını tekrar almış. O anda defineyi bulacağına dair bir his belirmiş içinde. Yaya bir ok koymuş. Öylesine de atı vermiş. Gitmiş, okun düştüğü yeri son bir gayretle kazmış. Sonunda defineyi bulmuş. Yüce Allah'tan ümidini kesmemesi, onca zahmete katlanmasının karşılığını görmüş.

 
 
 
Etiketler: AZMİN, ÖNEMİ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Keşke yiyebilsek
Sokağı konuşalım.
CUMHURİYET’TEN ÖNCE…
KARA TABLO
Atatürk ve CHP ne yaptı ki bu ülkeye?
HUYSUZUN HALİ
Yoksul ne yapsın?
Tünelin ucundaki ışık
YOLDAŞLIK DEYİP GEÇME
ÜÇ KARINCA
Söz ola kese savaşı
Herkes elini taşın altına koymalı
Yerinde dönüşüm mü?
Büyük konuşma
Unutmamak lazım *
Bir ahmağın sevgisi
Başka dünyaların yağmuru
Hoşgörülü olalım
Ortak olmayın
Nefsi yenmenin önemi
Samimi olmalıyız
Aklı kullanmayı bilmek?
Ne kaybederiz?
GENÇLER NEDEN NEDEN İŞSİZ?
Aslını unutma
İsabetli bir seçim yapmak gerek
Gramajlı aldatma
Kadın cinayetleri
Her şeyin karşılığı vardır
Pamuk eller cebe!
Dünyanın hali
Doğru duvar yıkılmaz!
Zor günlerden kurtulmak için
Bir Veli’nin nasihatı
Gece Davulcusu
Bir Öğretmen Hikayesi
Eşkıyaya Dua Eden Vaiz
İnsanı köleliştiren duygu
Şayban-ı Rai’nin hikayesi
Tövbe…
Bu gerçeği iyi anlamak gerek
Sevginin kılıcı çelik kılıçtan keskindir
Şehirleşme üzerine
Şehri bir el atın artık
Ölüm fermanı
Sözün gücü
Birileri şu kente el atsın
Başkanların işi zor!
ADANA’NIN HALİ
Atın Yavrusuna Nasihati
Aptal aşık
Yazık etmeyin
24 TEMMUZ BAYRAM DEĞİL
Bir çare bulmalı
Şehzadenin gerçek aşkı bulması
Adana’nın hali
Bir şey yapmalı
Sevgiyle geçelim dünyadan
YİTİRDİKLERİMİZ
Hz.Süleyman ve tacı
Sizlerden çok şey bekliyoruz
MISIR'DAKİ HAZİNE
Her türkünün hikayesi var
Sebahattin Ali üzerine
BİR MASAL VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (2)
Bir masal ve düşündürdükleri (1)
Şeyh ile padişah
Onlar yaşayacak
Şehir Hastanesi ve hırsız!
Apta kuşun hikayesi
Adalet demek uygun olanı yapmaktır
Cumhuriyet’te angarya yoktur
NAZIM USTA ...
Sözü uzatmamalı
17 Mart 1923 Tarsus
Mümin, müminin aynasıdır
Bu dünya zehir, öbür dünya cehennem olmasın!
Terzinin hilesi
Rızkın Mecburiyeti‏
İbrahim (a.s) ve Cebrail
Hz. İsa ahmaktan niye kaçtı?
Şiddete, tacize hayır!
Padişah’ın cariyeye olan aşkı
Zülkarneyn Kaf Dağında
Atam, gel görki ne halde senin çocukların
Avcının başına gelenler
İmkansızı başarmak ve devrimler
Toplumcu gerçek üzerine
Atın kusuru
Yükselen değer
İyilik ve kötülüğün hikayesi
Ahmağın sevgisi
Bir sevdadır Adana
'Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!''
Bir sanatçı, yürek insanı ve Atatürk sevdalısı
Üç arkadaş
Aradan Perde Kalkınca
Susuz kalan kervan
Hz. Hamza’nın kahramanlığı
Doymayan nefs
Ya beni götürürlerse
Hz. Bilal’in hatası
Ulaşalmayacak hedef yoktur
Kararı zaman ve millet verir
Adana’yı kazandık!
Sineğin hayali
Bedevi’nin armağanı
MISIR'DAKİ HAZİNE
Üç Şehzade Öyküsü
ASKERLE GÜREŞ
Sağırın Hasta Ziyareti
Köylünün hali
Atatürk bizden biridir
SES VE İMAN
Şeyhin karısı
Naçizane öneriler
Sıkıntı büyük
Hz. Ömer ve Çalgıcı
Zahide
Atatürk’ün çocuk sevgisi…
Sutan Mahmut ve hırsızlar
Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki
Hz. Musa ve çoban
Ayının dostluğu
Şeyhin oğlu
Nutuk’tan!
İYİLİK VE KÖTÜLÜK
Şeyh İle Padişah
Bedevi’nin köpeği
Fil yavruları
Hz. Musa ve çoban
Peşin mi,Veresiye mi?
MISIR'DAKİ HAZİNE
Hileci vezir
Duyarlı olunursa sorun biter
Bir şairle iki vezir
Kötü huylu sofi
Hayvana işkence sadece kabahat
Helva yapma sırası oyuncularda
Sevginin gücü
Sahip çıkalım
Aşklar…
Topraklarımız…
Bizim köy öksüz kaldı
Hz. Ömer’in yangını söndürmesi
Gençliği de bitirdiniz
Emaneti getiren Melek
Koltuğa yapışılan yerde başarı olmaz
Yarının Adamı Olmak
Kaderin önüne geçemezsin
Atatürk’ü anlamak
Bilgin ile gemici
Aşk…
BSK
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Sivasspor
21
0
2
3
6
11
2
Fenerbahçe
20
0
3
2
6
11
3
Trabzonspor
19
0
2
4
5
11
4
Alanyaspor
19
0
2
4
5
11
5
İstanbul Başakşehir
19
0
2
4
5
11
6
Galatasaray
19
0
2
4
5
11
7
Yeni Malatyaspor
18
0
3
3
5
11
8
Beşiktaş
18
0
3
3
5
11
9
Gaziantep FK
15
0
4
3
4
11
10
Çaykur Rizespor
14
0
5
2
4
11
11
Göztepe
13
0
4
4
3
11
12
Konyaspor
13
0
4
4
3
11
13
Kasımpaşa
12
0
5
3
3
11
14
Denizlispor
11
0
6
2
3
11
15
Antalyaspor
11
0
6
2
3
11
16
Gençlerbirliği
10
0
5
4
2
11
17
MKE Ankaragücü
9
0
6
3
2
11
18
Kayserispor
7
0
6
4
1
11
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı