Yazı Detayı
21 Eylül 2018 - Cuma 11:47 Bu yazı 412 kez okundu
 
Hileci vezir
İSMAİL ZAN
 
 
 
 

Eski zamanlarda Yahudilerin zalim bir padişahı vardı. Hz. İsa (a.s) düşmanıydı. Hristiyanları çeşitli eziyetlerle yakar, yandırır ve öldürürdü.
Şaşkın padişah, Musa ile İsa’nın ikisinin de Allah yolunda yürüyen peygamberler olduğunu bir türlü kabullenemiyordu.Bu padişahın kendisinden de kötü, düzenbaz, hilekar ve fitneci bir veziri vardı. Hile yaparak akan suyu bile durdururdu.Bir gün padişaha, “Padişahım, Hristiyanlar canlarını kurtarmak için dinlerini gizliyorlar. Hem öldürmekle de bunlarla başa çıkılmaz” dedi. Padişah, “söyle bakalım, bu Hristiyanlığın yayılmasını ve Hristiyanların çoğalmasını nasıl engelleyeceğiz? Gizli ve açık dünyada Hristiyan kalmaması için gerekli tedbiri alalım” dedi. Vezir bunun üzerine hile dolu planını anlattı.
“Padişahım! Güya bana kızarak, kulağımın ve elimin kesilmesini, burnumun ve dudağımın yarılmasını emredin. Sonra da beni idam etmek için dörtyol ağzında bir idam sehpası kurdurun. Tellallar çıkartarak halkı toplayın. Son anda sizin kıramayacağınız biri benim affımı sizden istesin. Bunun üzerine si de beni uzak bir yere sürgüne gönderin.
Böyle yaparsan Hristiyanlar benden şüphelenmez. Ben de rahatlıkla aralarında fitne ve fesadımı yayarım. Gittiğim yerde onlara derim ki: ‘ben gizlice Hristiyan olmuştum. Padişah bu sırrımı öğrendi. Bana bu zulmü yaptı. Eğer İsa aleyhisselamın manevi yardımı yetişmeseydi Yahudiliğinden dolayı beni öldürecekti. Ben Hz. İsa’nın uğruna canımı, başımı vermeyi minnet sayarım. Onun dininin bütün bilgilerine sahibim.
Hristiyanlığın cahillerin elinde kalmış olması, bana büyük ıstırap veriyor. Üzülüyorum. Belimize Hristiyanlığın kemerini bağladığımızdan beri, Yahudilikten kurtuldum. Allah’a ve İsa’ya şükürler olsun. Bu hak dinin yol göstericisiyim. Ey insanlar, devir İsa’nın devridir. Onun dininin emirlerini candan ve gönülden dinleyiniz diyerek vaazlarıma başlarım.”
Padişah vezirin bu düzenini akıllıca buldu. Çok hoşuna gitti. Derhal istediklerini yerine getirdi. Veziri Hristiyanların çok olduğu bir bölgeye sürdü. Halk vezirin başına gelenlerden dolayı çok şaşırdı. Vezir sürüldüğü yerde halkı dine davete başladı.
Hristiyanlar azar azar onun çevresine toplandılar. Vezir onlara gizlice İncil’in namazın sırlarını anlatıyordu. Görünüşte Hristiyanlığın emirlerini anlatsa da anlattıkları Hristiyanları tuzağa çekmek için bir yemdi. İmansız vezir badem ezmesinin içinde sarımsak saklar gibi, din nasihatçiliği yapıyordu. Sözleri, içine zehir katılmış şeker şerbeti gibiydi. Gerçek Hristiyanlar, o sözlerin altındaki acılığı hissediyor ama tam çözemiyorlardı.
Cahil ve anlayışı az olan insanlar, gönüllerini hilekar vezire tamamıyla kaptırmışlardı. Vezir Hz İsa’nın yeryüzündeki vekili, sözleri de boyunlarında birer halkaydı artık. Vezir, kısa zamanda bir emriyle ölüme gidecek kadar kendisine bağlı, yüz binlerce hristiyanı etrafına topladı.
Aradan tam altı sene geçti. Yapılan plan adım adım uygulanırken, padişahla vezir arasında gizlice haberleşmeler yapılıyordu. Padişah bu işi bir an önce bitirmesini isterken, vezir padişahtan biraz daha sabretmesini diliyordu.
O dönemde, Hz İsa’nın kavminin başında yöneticilik yapan on iki emir vardı. Bu emirlerin hepsi de vezirin tuzağına düştü. Ona inanıyor ve güveniyorlardı. Onun için ölmeye bile hazırdılar. Samimiyetinden hiç şüphe etmiyorlardı.
Vezir bu arada her emir için hrıstiyanlığın ilkelerini anlatan on iki kitapçık hazırladı. Her kitapçık birbirinden ayrı hükümlerle doluydu. Dinin emir ve yasakları birbirini tutmuyordu.
Kitapçığın birinde riyazet ve açlığın tövbenin esası, Allah’a dönüşün şartı olarak bildirilirken, diğerinde açlığın insana bir fayda getirmeyeceği yazılıydı. O kitaba göre cömertlik Allah’ bulmak için yeterliydi.
Bir diğer kitapta aç kalmanın cömertliğin de Allah’a şirk koşmak olduğu ifade ediliyordu. O kitaba göre de her şeyi başı Allah’a tevekkül ve teslimiyetti. Bir başka kitapçıkta da diğer kitapçıktaki belirtilen düşüncenin tamamen zıddına, kulun yapması gereken şeyin hizmet ve ibadet olduğu, ibadetsiz ve hizmetsiz bir tevekkülün suç olduğu belirtiliyordu.
Hilekar vezirin hazırladığı, bu kitapçıkların hiçbiri birbirine uymuyordu. Birinde yapılması tavsiye edilen şeyler diğerinde yasaklanıyor, suç kabul ediliyordu.
Vezir bir müddet sonra hilesinin gereği olarak vaaz ve nasihati bırakarak yalnızlığa çekildi. Kırk elli gün halvette kaldı. Kendine inananları ayrılık ateşiyle yaktı. Halk, onun insana huzur veren halinden, güzel konuşmalarından, sohbetinin zevkinden uzak düşmekten, deli divane oldu. Yanına vardılar ve yalvarıp yakardılar, sızlayıp dövündüler. Gözleri görmeyen bir ama gibi yolun ortasında rehbersiz kaldıklarını bildirdiler. Vezir onlara, “Ruhum dostlarımla beraber fakat halvetten çıkmama izin yoktur” dedi. Kendisine inananlar, “Ey kerem sahibi! Senden ayrı düşünce, biz her şeyimizi kaybettik, gönüldende dinden de yetim kaldık. Bir kusurumuz varsa affedin. Bize cefa çektirmeyin” dediler. Vezir, “bana inanıyor ve güveniyorsanız, kemalatımı kabul ediyorsanız neden ısrarcı oluyorsunuz? Ben gönlümün halleriyle meşgul olmak istiyorum” dedi. “Ey vezir! Senin kemaltını inkâr etmiyoruz. Senden eyrı düşmenin ıstırabıyla, gözlerimizden yaşlar akıtarak yalvarıyoruz” dediler. Vezir onlara halvete girdiği yerden şöyle seslendi:
Hz İsa’dan bana emir geldi ve, “Bütün dostlarından, yakınlarından ayrıl ve yalnız kal” dendi.
Vezir sevenlerinin yalvarıp yakarmalarına, ah edip inlemelerine aldırmadı. Halvetine devam etti. Bir müddet sonra da emirleri yanına çağırttı. Her biriyle ayrı ayrı görüştü ve her birine, “Benden sonra yerime sen geçeceksin. Hristiyanlığı insanlara sen anlatacaksın. Hak dinin senden başka temsilcisi yoktur. Yalnız ben hayatta olduğum sürece bu sırrı kimseye açıklamayacaksın” diyerek ellerine yazmış olduğu kitapçıklardan birer tane verdi. Kitapçıklar hususunda da şu tembihte bulundu:
“İsa aleyhisselamın insanlığa getirdiği gerçek Hristiyanlık bu kitapçıkta yazılıdır. Sana verdiğim bu kitabın dışındakiler yanlıştır.”
Daha sonra vezir kırk gün kapısını kapadı. Kırkıncı günde kendisini öldürdü.
Halk onun ölümünü duyunca, mezarının başı kıyamet gibi oldu. Kabrinin başında bir ay oturdular, ağlayıp inlediler, matemini tuttular. Matem acısı hafifleyince halk dedi ki:
“Ey emirler! Vezirin yerine sizlerden kim geçecek? Bize bildirin ki, ona uyalım. Elimizi, eteğimizi ona teslim edelim. Batan güneşimizin yerine bir mum olsun.” On iki gurubun liderlerinden bir emir ileri atıldı ve, “O büyük insan, yerine vekil ve halife olarak beni bıraktı. İşte elimdeki bu kitapçık sözlerimin delilidir” dedi. Bir başka emir, “Hayır, gerçek halife benim” diye ortaya çıktı. On iki emir de gerçek halife ve vekilin kendisi olduğunu iddia ediyordu. Her emirin elinde bir kılıç, diğerinde kitapçık vardı. Sarhoş filler gibi birbirlerine saldırdılar. Her emir peşindekilerle birlikte halifelik mücadelesine girişti. Savaştılar, vuruştular yüz binlerce Hristiyan öldü. Kesik başlardan kuleler oluştu. Böylece vezirin ektiği fitne tohumları yeşerdi. Hz İsa’nın dinine inananlar arasında ayrılıklar meydana geldi. Vezir de canı pahasına muradına ermiş oldu.
*
Hz. Mevlana’nın Mesnevisi’ndeki bu kıssasında gerçekten de çok önemli mesajlar verilmekte. Her devirde sureti haktan görünen iki yüzlü insanlar, dinlerini ve ruhlarını basit dünya çıkarına değişen münafıklar çıkabilir. Bunun için gerçek dindarların çok uyanık olmaları gerekir. Çünkü iki yüzlüler dünyalık için, mevki, şan, şöhret için her türlü tezgahı, tuzağı kurmaya hazırdırlar.

 
 
 
Etiketler: Hileci, vezir,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Bela zamanlarında duaya sarılmak!
İdlib’te yüreğimiz yandı Esad için koalisyon şart!
Araç kiralarken dikkat!
Özgecan'ı anarken!
Salı günü Üç Aylar başlıyor
Sinekle mücadele nasıl gidiyor?
ESNAF SİCİL AFFI İSTİYOR
Hisselerin devri
AZI KARAR ÇOĞU ZARAR
Yoksullaşıyoruz
İşsizlik yarası kanamaya devam ediyor
İŞSİZLİK BÜYÜDÜ
Kızılay göz bebeğimizdir
SEN BÖYLE BİR AĞAÇ YETİŞTİRDİN Mİ Kİ...
POTBORİ!
Doğruları söylemek
Hz. Muhammed’in hoşgörüsü
Yalnızlaşıyoruz
Yalnızlaşıyoruz
Çare var
Umut tükenirse
Memurun sesini duyun
ATATÜRK, ÇOK İHANET GÖRDÜ
söyleyene değil söyletene bak
İshal vakaları artabilir!
Yenilikler
Onları unutmayalım
Asgüari ücretten vergi kaldırılmalı
Gemici ile bilginin hikayesi
TEMSA’yı kaybetmeyelim.
Hz. Muhammed’in yolundan giden kadını öldürmez
İyiye giden ne var?
Dayınız kim?
YAZIK EDİYORUZ
Asgari üret zamma ne kadar olmalı?
Tarih seçerken bile deha örneği göstermek
Basiretsiz olan acı çektirir
Çocuklar…
Keşke yiyebilsek
Sokağı konuşalım.
CUMHURİYET’TEN ÖNCE…
KARA TABLO
Atatürk ve CHP ne yaptı ki bu ülkeye?
HUYSUZUN HALİ
Yoksul ne yapsın?
Tünelin ucundaki ışık
YOLDAŞLIK DEYİP GEÇME
ÜÇ KARINCA
AZMİN ÖNEMİ
Söz ola kese savaşı
Herkes elini taşın altına koymalı
Yerinde dönüşüm mü?
Büyük konuşma
Unutmamak lazım *
Bir ahmağın sevgisi
Başka dünyaların yağmuru
Hoşgörülü olalım
Ortak olmayın
Nefsi yenmenin önemi
Samimi olmalıyız
Aklı kullanmayı bilmek?
Ne kaybederiz?
GENÇLER NEDEN NEDEN İŞSİZ?
Aslını unutma
İsabetli bir seçim yapmak gerek
Gramajlı aldatma
Kadın cinayetleri
Her şeyin karşılığı vardır
Pamuk eller cebe!
Dünyanın hali
Doğru duvar yıkılmaz!
Zor günlerden kurtulmak için
Bir Veli’nin nasihatı
Gece Davulcusu
Bir Öğretmen Hikayesi
Eşkıyaya Dua Eden Vaiz
İnsanı köleliştiren duygu
Şayban-ı Rai’nin hikayesi
Tövbe…
Bu gerçeği iyi anlamak gerek
Sevginin kılıcı çelik kılıçtan keskindir
Şehirleşme üzerine
Şehri bir el atın artık
Ölüm fermanı
Sözün gücü
Birileri şu kente el atsın
Başkanların işi zor!
ADANA’NIN HALİ
Atın Yavrusuna Nasihati
Aptal aşık
Yazık etmeyin
24 TEMMUZ BAYRAM DEĞİL
Bir çare bulmalı
Şehzadenin gerçek aşkı bulması
Adana’nın hali
Bir şey yapmalı
Sevgiyle geçelim dünyadan
YİTİRDİKLERİMİZ
Hz.Süleyman ve tacı
Sizlerden çok şey bekliyoruz
MISIR'DAKİ HAZİNE
Her türkünün hikayesi var
Sebahattin Ali üzerine
BİR MASAL VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ (2)
Bir masal ve düşündürdükleri (1)
Şeyh ile padişah
Onlar yaşayacak
Şehir Hastanesi ve hırsız!
Apta kuşun hikayesi
Adalet demek uygun olanı yapmaktır
Cumhuriyet’te angarya yoktur
NAZIM USTA ...
Sözü uzatmamalı
17 Mart 1923 Tarsus
Mümin, müminin aynasıdır
Bu dünya zehir, öbür dünya cehennem olmasın!
Terzinin hilesi
Rızkın Mecburiyeti‏
İbrahim (a.s) ve Cebrail
Hz. İsa ahmaktan niye kaçtı?
Şiddete, tacize hayır!
Padişah’ın cariyeye olan aşkı
Zülkarneyn Kaf Dağında
Atam, gel görki ne halde senin çocukların
Avcının başına gelenler
İmkansızı başarmak ve devrimler
Toplumcu gerçek üzerine
Atın kusuru
Yükselen değer
İyilik ve kötülüğün hikayesi
Ahmağın sevgisi
Bir sevdadır Adana
'Sen hayatında böyle bir ağaç yetiştirdin mi ki keseceksin!''
Bir sanatçı, yürek insanı ve Atatürk sevdalısı
Üç arkadaş
Aradan Perde Kalkınca
Susuz kalan kervan
Hz. Hamza’nın kahramanlığı
Doymayan nefs
Ya beni götürürlerse
Hz. Bilal’in hatası
Ulaşalmayacak hedef yoktur
Kararı zaman ve millet verir
Adana’yı kazandık!
Sineğin hayali
Bedevi’nin armağanı
MISIR'DAKİ HAZİNE
Üç Şehzade Öyküsü
ASKERLE GÜREŞ
Sağırın Hasta Ziyareti
Köylünün hali
Atatürk bizden biridir
SES VE İMAN
Şeyhin karısı
Naçizane öneriler
Sıkıntı büyük
Hz. Ömer ve Çalgıcı
Zahide
Atatürk’ün çocuk sevgisi…
Sutan Mahmut ve hırsızlar
Bizde bu kadar büyük bir adam ölmedi ki
Hz. Musa ve çoban
Ayının dostluğu
Şeyhin oğlu
Nutuk’tan!
İYİLİK VE KÖTÜLÜK
Şeyh İle Padişah
Bedevi’nin köpeği
Fil yavruları
Hz. Musa ve çoban
Peşin mi,Veresiye mi?
MISIR'DAKİ HAZİNE
Duyarlı olunursa sorun biter
Bir şairle iki vezir
Kötü huylu sofi
Hayvana işkence sadece kabahat
Helva yapma sırası oyuncularda
Sevginin gücü
Sahip çıkalım
Aşklar…
Topraklarımız…
Bizim köy öksüz kaldı
Hz. Ömer’in yangını söndürmesi
Gençliği de bitirdiniz
Emaneti getiren Melek
Koltuğa yapışılan yerde başarı olmaz
Yarının Adamı Olmak
Kaderin önüne geçemezsin
Atatürk’ü anlamak
Bilgin ile gemici
Aşk…
BSK
Bizim Gazete
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Başakşehir FK
66
0
3
9
19
31
2
Trabzonspor
62
0
3
11
17
31
3
Sivasspor
54
0
7
9
15
31
4
Beşiktaş
53
0
10
5
16
31
5
Galatasaray
52
0
7
10
14
31
6
Alanyaspor
51
0
8
9
14
31
7
Fenerbahçe
50
0
9
8
14
31
8
Gaziantep FK
41
0
10
11
10
31
9
Göztepe
39
0
12
9
10
31
10
Antalyaspor
38
0
11
11
9
31
11
Kasımpaşa
36
0
15
6
10
31
12
Gençlerbirliği
33
0
14
9
8
31
13
Yeni Malatyaspor
32
0
15
8
8
31
14
Denizlispor
32
0
15
8
8
31
15
Çaykur Rizespor
32
0
17
5
9
31
16
Kayserispor
31
0
16
7
8
31
17
Konyaspor
30
0
13
12
6
31
18
MKE Ankaragücü
26
0
15
11
5
31
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı