Yazı Detayı
05 Nisan 2018 - Perşembe 13:27 Bu yazı 101 kez okundu
 
“işte bu bizim hikâyemiz öyle saf öyle temiz!”
AYÇA ÖZTORUN
 
 
 
 

 

Hikaye:Ayça Öztorun
Yayınlayan: Öztorun Düşevi
OLAY MAHALİ
Vatandaş gündemden düşmeyen sıkıntılı Türkiye gerçeklerinden bıkmış “Salak mı sandınız lan siz bizi” diye hortlayacak kıvama gelmişlerdi.
Önceden horoz dövüşünde “arpa benden buğday senden gıran dik dik, gıran dik” dedikçe horoz onu ne algılıyorsa artık, kanatlar şişer birbirlerinin gözünü oyana kadar dövüşürlerdi.
Bizim esnaf Musto dayı da kanatlarını açmış İstanbul horozu gibi dövüşe hazırdı ve mahallenin ortasında avazı çıktığı kadar bağırıyordu.
“Ne lan bu? Arenada deve güreşi mi lan?” diye isyan etti.
Ben adamın gözlerinin yuvalarından çıkmış bir şekilde çıldırdığını görünce “Hangi arenadan söz ediyorsun Musto dayı” diye sordum.
Musto dayı, ne ci olduğumu, hangi partiden olduğumu çözemeyip bir an duraksadı. Tedbiri elden bırakmadan bir sağına bir soluna bakındı ve bir süre sustu.
Mahallenin dayısına ne olduğunu bir türlü çözememiştim. Ondan yanıt da alamayınca yanından uzaklaşmaya karar verdim.
Musto iri sesiyle “Türkiye arenasından” diye bağırdı ve sözüne devam etti.
“El alem demeyip dış güçlere karşı rezil ediyorlar bizi...
Birbirlerini yiyorlar birbirlerini...” diye bağırdı.
Musto bağırdıkça sinir katsayısı artmaya başladı.
Şişti... Şişti... Şişti!
Zurnacının alın damarları gibi belirginleşti yüzündeki damarlar.
Yoldan geçen kadın telaşla Musto dayının yanına geldi.
“Beyefendi iyi misiniz? Allah muhafaza tansiyonunuz filan mı çıktı” diye sordu.
Ardından bana dönüp, “Ayol adamcağızın gözleri yuvalarından çıkmış gibi. Yardım edelim lütfen” dedi.
Musto şuurunu kaybetmiş gibiydi.

“Ele aleme rezil olduk! Turistlere de bizi rezil ettiniz ulan” diye bağırdı.
Kahvenin önünden koşarak bir delikanlı daha Musto’nun yanına geldi.
“Aman Musto dayı neye sinirlendin” dedi.
Musto’nun bağırtısını duyanlar merakla başına toplandı.
“Ben moron muyum ulan? Ayakkabı kutularımı getir Mualla? Parayı sevdikleri kadar Allahı sevselerdi Evliya olurlardı değil mi Mukaddes? ” demeye başladı.
Ortada ne Mualla vardı ne de Mukaddes.
Kısa pantolonlu adamın biri; 
“Niye rezil olduk diye bağırıyorsun zındık? Evel Allah Osmanlı torunlarıyız biz. Kahpe Bizans’a niye rezil olalım” diye çıkıştığı an Musto dayı adama okkalı bir tokat attı. Adam fakir sümüğü gibi yere yapıştı.
Musto dayı, yerde yatan adama tekrar zorlattı.
“İşte bu Osmanlı tokatıdı Sebastian” dedi ve bağırmaya devam etti.
Akbilin var mı akbilin? Osmanlı torunu oldun da ne oldun? Akbil parasını zor buluyorsun lale” diye bağırdı.
Yerdeki adam avazı çıktığı kadar bağırıyor; “Yetişin, gaflet ve dalalet içindeyim” diyordu. 
Musto bu sefer adamın boğazına yapıştı.
“İspat et ulan Osmanlı torunu olduğunu. İspat et oğlum! Osmanlı’dan ancak sana lale fantezisi kaldı. Ne kaldı? Ha ne kaldı eşşoğlu eşşek! ”
Adamı, iri kıyım Musto’nun elinden kimse alamıyordu. Müdahale edene yapıştırıyordu tokatı.
Yerde yatan adam;
“merdüm-i dîdeme bilmem ne füsûn etti felek, eşkimi kıldı...” derken, bir tokat daha yedi.
Bu ne lan şimdi? Eşkimi ne demek?”
Yerde yatan adam korkuyla “Kanuni’nin şiiri.... Yedi ceddimiz.. yedi... ced...” diye bağırırken bayıldı. Yada Musto’nun elinden kurtulmak için bayılma taklidi yaptı.
Musto harcadığı efordan yorulmuş olacak ki, üzerindeki kazağı çıkardı. Vücudundaki kıllarla ilk insanı andıran Musto, beyaz atletiyle kaldı.
“Biz man kafalıyız oğlum. Biz Man adası mıyız? Biz Man adayız” diye iri sesiyle bağırıyor, insanlar ne onun ne demek istediğini
anlamıyor, sokak yankı yapıyordu.
Bir anda ambulans ve Polis otosunun siren sesi duyuldu ve Musto’nun yanında durdular.
Baktılar ki iri kıyım bir adam ve zaptetmek imkansız! Veteriner çağırtıp, ilaçlı susturuculu ile bayıltarak müdahale etmek zorunda kaldılar.
Bayılırken bile “man kafalı.... Adalı.... Laleler...Adalar...Yaylalar” diyerek yere yığıldı.
Kadının biri insan kalabalığının içinde kaybolmuştu. Sadece sesini duyabiliyordum.
“İnsanlar delirmiş” diye söylenmeye başladı.
İri bir adam sesi, kadının serzenişini bastırdı. Adam telaş içindeydi.
“Cüzdanı mı çarpmışlar... Cüzdanım! ” diye avazı çıktığı kadar bağırıyordu.
AYÇA ÖZTORUN
Ayça Öztorun’un öyküler kitabından alınmıştır.

 
 
 
Etiketler: “işte, bu, bizim, hikâyemiz, öyle, saf, öyle, temiz!”,
Yorumlar
BSK
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
54
47
2
6
16
24
2
Başakşehir
52
43
2
7
15
24
3
Galatasaray
46
46
6
4
14
24
4
Fenerbahçe
44
44
4
8
12
24
5
Antalyaspor
38
29
8
5
11
24
6
Trabzonspor
35
22
8
5
10
23
7
K.D.Ç. Karabük
33
27
11
3
10
24
8
Kasımpaşa
32
33
10
5
9
24
9
T.Konyaspor
32
26
8
8
8
24
10
Bursaspor
32
25
10
5
9
24
11
Osmanlıspor FK
31
29
7
10
7
24
12
Gençlerbirliği
29
23
8
8
7
23
13
Kayserispor
27
30
11
6
7
24
14
Akhisar Bld.
27
16
10
6
7
23
15
Alanyaspor
25
36
13
4
7
24
16
Ç. Rizespor
20
24
14
5
5
24
17
Adanaspor
17
21
15
5
4
24
18
Gaziantepspor
16
18
15
4
4
23
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı