Yazı Detayı
02 Temmuz 2015 - Perşembe 18:42 Bu yazı 2108 kez okundu
 
Koltuk Değnekleri Arasında Bir İyilik Meleği
Adını Vermeyen Ozan
 
 
 
 

 

Onu ilk defa tekerlekli sandalyesinde ve koltuk değnekleri arasında gördüm. Umut Engelliler Derneği’nin yemekli bir etkinliğinde eşi ile beraber geceye teşrif etmişlerdi. Masalarında eş ve dost olan insanlar vardı. Engelli değildi ama ayak bileklerini incitmiş, incinen ayaklar alçıya alınmıştı. Gecenin finalinde kendilerine geçmiş olsun dileklerimi sunarken dernek başkanı Sevim Eğrisakal hanımefendinin ve diğer üyelerinin övgü ve teşekkür konuşmalarını ilgi ve gıpta ederek dinlemiştim. Gerçekten maddi ve manevi olarak Umut Engelliler Derneği’ne çok önemli katkılar sağlamış, destek çalışmalarına etkinlik kazandırmıştı. Hatta dernek adına yaptığı bir projeyle Çukurova Kalkınma Ajansından parasal bir kaynak sağlamıştı. Bu ve buna benzer yardımları ve engelli kardeşlerimize uzattığı şefkatli elleri öpülmeye layık ellerdi. İçimden keşke dedim, tüm insanlarımız ve özellikle kucağında yaşadığımız toplumun varlıklı beyleri, hanımefendileri böyle olsalar diye düşündüm. O gece kendileriyle kurduğum diyaloglardan anladım ki, süvarisiz şaha kalkan atlar gibi bir kazayla ayaklarını incitmişti. Fakat koltuk değnekleri arasında tepeden tırnağa “İşte ben bir insanım” diyordu bu haliyle. Gönüllere taht kuruyordu. Bu manzara karşısında kendi kendime mırıldanıyordum.

Bir kaza kurşunu bulur her yerde

Süvarisiz şaha kalkan atları

O gece Allah’tan şifa ve iyilik dileklerimle vedalaştık. Zaman zaman kendilerinin sağlık durumuyla ilgili telefonla bilgiler aldım. Umut Engelliler Derneği Başkanı Sevim Eğrisakal Hanımefendi ve diğer yakın çevresi sivil toplum kuruluşlarına yaptığı katkıları takdirle anlattılar.

Koltuk değnekleri arasında sarı saçlarının çevrelediği yüzünde eksik olmayan bir tebessüm ve iyilikseverlik vardı. Sanki muhteşem bir maziyi daha muhteşem bir istikbale bağlama azminde ve kararında olduğu intibasını veriyordu. Çünkü muhterem hanımefendi insanlar kadar hayvanlarla da ilgileniyordu. Doğayı ve Hayvanları Koruma Platformu’nun yılmaz bir savaşçısı olduğunu, telefonla yaptığı bir davetten öğrendim. Akabinde Egemen Gazetesi’ndeki köşesinde “Koltuk Değnekleri ile Yaşamak” başlığı altında kaleme aldığı makalesinde koltuk değnekleri ile yaşamanın ve tekerlekli sandalyelerde dolaşmanın inanılmaz ağırlığını anlatıyordu. Sonuçta bir nefs muhasebesini yaptığı kanaatini edindim ve Mevlana’nın şu sözlerini hatırladım. Mevlana buyururlar ki; “Hastalık Allah’ın sevdiği kullarına verdiği bir nimettir. Unutmayın ki bir ömür boyu Firavun’un başı bile ağrımamıştı”

Geçici olarak tekerlekli sandalyeye ve koltuk değneklerine mahkum olan bu insanın, 3 aylık engelli serüveninde yaşadıkları bir roman konusu olacak niteliktedir. İş yerine gitmekte çektiği güçlük, daima birkaç yardımcıya muhtaç hale gelme varlıklı olmasına karşı arabaya binme ve otel odalarına çıkabilmekteki zorluklar. Banyo ve tuvalet gibi zorunlu ihtiyaçların giderilmesi hepsi ama hepsi engelli bir insan için başlı başına bir sorun. Koltuk değnekleri arasında heykelleşen bu sarışın kadının yaşadıklarından ibret alarak, sağlıklı ve maddi varlığı yerinde olan insanlarımızı hangi görev ve sorumlulukların beklediğini düşünelim. Ve bu düşüncenin ışığı altında yüreği sevgi dolu bu insanlardan maddi ve manevi yardımlarımızı esirgemeyelim. Madden bir şey yapamıyorsak dahi hiç olmazsa güzel, güler bir yüz ve tatlı bir dili onlarla paylaşalım. Muhittin-i Arabi’den başlayıp Mevlana’dan devam eden ve Yunus Emre’miz de zirveye ulaşan şu sözleri unutmayalım:

Elif okuduk ötürü

Pazar eyledik götürü

Yaratılanı severiz

Yaratandan ötürü

Kısaca Vahdet-i vücut Felsefesi olarak adlandırılan bu düşünce sisteminde “Her şeyin Allah tarafından yaratıldığı ve Allah’ın yarattığı her şeyin güzel olduğu”, öyleyse kötü ve çirkin insan kavramını aklımızdan çıkaralım. Yaratılan her şey güzeldir, güzel olan her şey de sevilir. Diyeceksiniz ki öyleyse kötü olan nedir? Kötü ve lanetlenmiş olan kişilerin bilerek ve isteyerek kendi iradeleriyle sebep oldukları ifa eyledikleri fiil ve işlerdir. Yoksa fiziki olarak her şey mükemmeldir. Öyleyse engelli olmalarından dolayı insanlarımızı küçümseyip hor görmeyelim. Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’in de; “Ben size işitmeniz için kulaklar, görmeniz için gözler ve sevmeniz için gönüller, kalpler verdim” diyor. Kutsal kitabımızdan da anlıyoruz ki, sevmek ve sevgi toplumsal hastalıklarımızın en büyük ilacıdır. Kendimizi engelli kardeşlerimizin yerine koyarak sorgulayalım. Onlara daha şefkatli ve sevgi ile yaklaşıp yardımcı olalım. Allah’ın her şeyi bir kader üzerine yarattığını düşünelim. Koltuk değnekleri arasında heykelleşip gönüllerimizde bir anıt gibi yükselen sarışın kadını merak ettiyseniz onun adı her zaman saygıyla hatırladığım Esin PARLAK’tır. 

 
 
 
Etiketler: Koltuk, Değnekleri, Arasında, Bir, İyilik, Meleği
Yorumlar
Diğer Yazılar
BSK
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Beşiktaş
54
47
2
6
16
24
2
Başakşehir
52
43
2
7
15
24
3
Galatasaray
46
46
6
4
14
24
4
Fenerbahçe
44
44
4
8
12
24
5
Antalyaspor
38
29
8
5
11
24
6
Trabzonspor
35
22
8
5
10
23
7
K.D.Ç. Karabük
33
27
11
3
10
24
8
Kasımpaşa
32
33
10
5
9
24
9
T.Konyaspor
32
26
8
8
8
24
10
Bursaspor
32
25
10
5
9
24
11
Osmanlıspor FK
31
29
7
10
7
24
12
Gençlerbirliği
29
23
8
8
7
23
13
Kayserispor
27
30
11
6
7
24
14
Akhisar Bld.
27
16
10
6
7
23
15
Alanyaspor
25
36
13
4
7
24
16
Ç. Rizespor
20
24
14
5
5
24
17
Adanaspor
17
21
15
5
4
24
18
Gaziantepspor
16
18
15
4
4
23
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı