Yazı Detayı
10 Kasım 2018 - Cumartesi 15:35 Bu yazı 76 kez okundu
 
Unutmayacağız
ÖZGÜL YİĞİT
 
 
 
 

 

Tarihçi ve akademisyen  Doç. Dr. Orhan Çekiç, cumhuriyet kurulmadan önce Atatürk’ün ihanet üstüne ihanete uğradığını dile getirmişti. 
Çekiç’in bu anlatımı Ali Kuzu’nun Atatürk ve CHP’nin Saklı Tarihi” adlı kitabında da yer aldı. 
Çekiç’e göre  CHP diye bir parti de olmayacaktı. 
Lozan günleriydi. İsmet Paşa ve Türk heyeti 17 Kasım 1922’de Lozan’a hareket etmişti. İlahi adalet o ki: Aynı gün Sultan Vahdettin İngilizlere sığınmış, Malaya zırhlısıyla Malta’ya doğru kaçıyordu. Aradan bir kaç gün geçmişti. Lozan’da müzakereler sürüyorde ve sıkıntıl büyüktü. 
Bir gün, Vekiller Heyeti Reisi yani Başbakan Rauf Bey, Atatürk’ün TBMM’deki başkanlık odasına gelerek onu Refet (Bele) paşanın Etlik’teki bağ evine yemeğe davet etti. 
Rauf Bey, o günlerde Moskova Büyükelçimiz olan ve o sırada Ankara’da bulunan ortak arkadaşları Ali Fuat Cebesoy Paşa’nın da (Salacaklı Fuat) bu yemekte bulunması için Gazi’nin onayını aldı. Gazi, Rauf bey, Refet Paşa, akşam sofrada bir araya geldiler. 
Hatır sormalar henüz bitmiş, yemek bile başlamamıştı ki, Rauf bey Gazi’ye döndü; “Kemal” dedi, “Davetimizi kabul edip geldiğin için teşekkür ederiz. Yemeğin yanı sıra seninle baş başa konuşmak istediğimiz bir konu var. “
Hisleri onu yanıltmazdı. Bozuntuya vermedi. “Buyurun, konuşalım!” dedi.
Rauf bey eteğindeki taşları dökmeye başladı:
“Kemal! Bu Meclis senden korkuyor, o yüzden sana gelemiyor, tüm şikayetler başbakan olarak bana geliyor…”
Gazi şaşırdı, beli etmemeye çalıştı, “Neyimden korkuyorlarmış?” deyiverdi. 
Rauf bey konuya doğrudan girdi: “Senin Cumhuriyet kuracağından korkuyorlar. Dedikodular giderek yayılıyor. Bazen o kadar abartıyorlar ki, eline bir fırsat geçerse, senin padişahı bile bu ülkeden kovacağını söylüyorlar!...”
Soğuk kanlılığını korumaya çalışıyordu. Rauf bey ise içini dökmeye başladı:
“Kemal! Bu vatan tehlikeye düştü, işgale uğradı. En çok sen çaba gösterdin, kurtardın, biz de sana yardım ettik. Şimdi vatan kurtuldu.  Bize göre ‘emaneti sahibine’ iade etmenin zamanı geldi.”
Gazi yemek davetinin bir bahane olduğunu anlamıştı. “Peki, Rauf, Sultan Vahdettin için ne düşünüyorsun?”
Rauf Bey, “Kemal, benim babam padişahın baş mabeyinliğini yaptı. Boğazında padişahın ekmeği var. Şimdi o ekmek benim gırtlağımda. Ben yediğim ekmeğe ihanet etmem kardeşim. Rejim sorunum yok. Padişah bir İslam halifesi, ben de Müslüman’ım. Dini terbiyem nedeniyle  de padişaha bağlıyım. O makamlar uhrevi makamlar. Senin, benim gibi kişilerin ulaşabileceği makamlar değil. Kaldı ki bu milletin yüzlerce yıldan bu yana alıştığı yönetim de mutlakıyet yönetimidir, cumhuriyet değil.”
Ev sahibi Refet Paşa’ya döndü; “Sen ne düşünüyorsun Refet?” diye sordu. 
“Aynen Rafub bey gibi düşünüyorum Paşam!...”deyip kestirip attı Refet Paşa. 
Gazi masadaki Fuat Paşa’ya ,”Senin görüşün Fuat?” diye sordu. 
Fuat Paşa Gazi’nin Harbiye’den sınıf, hatta sıra arkadaşıydı. 
Gazi’nin yakın arkadışı Fuat Paşa, “Paşam” dedi, “Biliyorsunuz uzun süredir Moskova’daydım, duruma mittali değilim, izin verin birkaç gün düşüneyim.”
Yani o bile, “Kemal, ben senin arkandayım!...” diyemedi. 
Masada olmayan dördüncü kişi, Kazım Karabekir Paşa ise Erzurum’daydı ve telefonun öbür ucunda, bu toplantıdan çıkacak kararı bekliyordu. Beşinci kişiyse kendisiydi. Anadolu’ya çıkan ilk beş komutan işte masadaydılar ve henüz devlet kurulmamıştı ama kozlar paylaşılıyordu. 
“Benden ne yapmamı istiyorsunuz?” diye sordu Gazi. 
“Yarın kürsüye çık, bunları yapmayacağına söz ver!” dedi Rafu bey. 
“Bana bir kağıt verin…” Bağ evinde gece yarısı kağıt bulamadılar, içtiği sigarının kapağını yırttı ve hırsla arkasına yazdı: “Günü geldiğinde padişahla ilgili kararı en yüce icrai organ olan  TBMM verecektir.” Yüksek sesle okudu ve sordu: “Bu sizi ve meclisi tatmin eder mi? Bunu yarın çıkıp okursam, sizce meclis tatmin olur mu?”
“Hah, işte bu olur. Bunu çık, yarın kürsüden oku!...”dedi Rauf bey. Sofra buz gibi olmuştu. Ayrılırlarken gün ışıyordu.  O günden itibaren Gazi yollarını da bu arkadaşlarından ayırmak zorunda olduğunu görmüştü. 
Ertesi gün kürsüye çıktı ve yazdıklarını aynen okudu. Meclis ve komutanlarla bir tartışmaya girmeden bu krizi atlatmalıydı. Öyle de yaptı. 1921 Anayasasına göre meclis her iki yılda bir seçim yapmak zorundaydı. Zaman gelmişti ve seçimlere gidildi. Gazi bu meclisten kurtuluyor gibiydi. Komutanlar yeniden endişeye düştüler: “Ya, Kemalist bir meclis gelirse!”
Gazi’yi meclise sokmamak için  seçim yasasına değiştirmeye karar verdiler. Erzurum Milletvekili Necati Bey, Samsun Milletvekili Emin Bey, Mersin Milletvekili Albay Emeklisi Çolak Selahattin bey, bir önerge hazırladılar:
1-Bundan böyle milletvekili adayının doğum yeri Misak-ı Milli sınırları içinde osun!..”Ancak Selanik dışındaydı. 
2-Milletvekili adaylığını koyduğu yerde en az beş senedir oturuyor olsun!” Mustafa Kemal cephelerde koşturmaktan değil beş yıl, beş ay bile oturmamıştı. 
Hedef belliydi. Kendisini seçtirmemek için bu yapılıyordu. Bu önerge verilince kürsüye zorla çıktı ve avaz, avaz:
“Doğum yerim Selanik Misak-ı Milli sınırları dışında kalırken, devlet Selanik’i tek kurşun atmadan Yunan’a verirken, bu millet bilsin ki ben diğer bir yurt köşesi Derne’de savaşıyordum. Hiç bir yerde beş yıl oturmadım. Otursaydım, Bingazi’de, Derne’de, Sina’da, Filistin’de, Çanakkale’de, Kafkaslar’da, Sakarya’da olamazdım. Ama ben oralarda olmasaydım, bu efendilerin de doğum yerleri Allah korusun Misak-ı Milli sınırları dışında olurdu. Şimdi millete soruyor ve yanıtını milletten bekliyorum. “
Ve millet öyle düşünmüyordu. Çuvallar dolusu telgrafla olay protesto edildi, önerge geri cekildi. Gazi, Ankara’nın Bala ilçesinden Milletvekili seçilip meclise girdi ve Cumhuriyeti kurdu. Gazi, bu olayı hiç unutmadı ve Nutuk’ta tüm ayrıntısıyla yazdı. 
Ve bugün 10 Kasım. Gazi’mizi ebediyete göçüşünün 80’nci yılında sevgi ve özlemle anıyoruz. Onu sonsuza dek unutmayacağız.

 
 
 
Etiketler: Unutmayacağız,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Imrul Kaysın Aşkı
Vuslat günü
Ava giden aslan, kurt ve tilkinin hikayesi
Çocuklarımıza hayvan sevgisi aşılayalım
Hz. Muhemmed’in yolundan gitmeliyiz
Ne zaman rahat bir nefes alacağız
KUŞUN HZ. PEYGAMBERİN AYAKKABISINI KAÇIRMASI
BİR TARİH ÖĞRETMENİNE ÖĞÜT
Zahidin cevabı
Tüccarın papağanı
Bu kafa değişmeli
En büyük savaşları kitaplar sayesinde kazandı
Sokaktaki dostlara sahip çıkalım
Emekliler sıkıntılı
Darvanlıların hilesi
Ya beni de götürürlerse
İçine ettiler!
Metro uzatılmalı
Herkes her şeyi istiyor
Bankamatikçilerden geçilmiyor
Üç Balığın Hikayesi
Yarın seçim olsa
Neden denetim yok?
İşsizliği yenmek mümkün mü?
Bürokrat profili
Başka alemin yağmurları
Padişahın doğanı ve kocakarı
Savaş eri
İslamiyet hoşgörüyü emreder
Kölenin cevabı
Son verelim bunlara
Asıl kazanan milletimiz olsun
Kuyumcunun cevabı
Atatürk’ün çocuk sevgisi
Portakal Çiçeği Karnavalı’nın Ardından ·
Birbirini anlamayan dört kişinin kavgası
Sineğin hayali
Lokman ile Hz. Davut
MUTSUZ LİDER
Zavallı papağan
Deve ile Fare
Bir Şairle İki Vezir
Nasuh tövbesi
Güzel kokudan bayılan adam
Mecnunun devesi
Şeyh ile Padişah
Güzel Adana
Üç önemli arkadaş
Leyla’nın cevabı
Şehir Hastanesi’nde doktoru bulabilir misin Abuzittin!
Hz. Yusuf’a en uygun hediye
ATATÜR’ÜN YANINA ALDIĞI İLK ER
Yeminin Bedeli
Alışverişte aldanan adam
Aşık öldüren mescit
Hz. Musa ile Firavun
Kır saçlı adamın hikayesi
Aşığın Mektubu
Leyla’nın güzelliği
Hırsızın hilesi
Mustafa Kemal Nasıl ATATÜRK Oldu?
Kuyruğu mu, başı mı?
Hintli Köle
Zahidin cevabı
Yukarıdan bakanın ufku geniş olur
Günahsız ağızla dua etmek
Kardelenler açacak !
Çağırayım Mevlam Seni
Tuzağa düşen kuşun öğüdü
Bilgin ile gemici
“Bu millete uşaklığı öğretemedim!”
Sineğin biri kendini fevkalâde bir şey sanırdı.
ZÜLKARNEYN'İN KAF DAĞI ZİYARETİ
Günah var mı karıncayı kırınca?
İbrahim Ethem ve Emir
Değer bilmek
Derviş’in hikayesi
Calinus ve Deli
Açgözlülük
Tarım işçileri
Reva mı?
Şairin şaşkınlığı
Adana için!
Başı mı kuyruğu mu?
Önce akıl
Hz. Hamza’nın kahramanlığı
Garip bir deneme
İyilik üzerine
Dış görünüşe aldanma
Sahip çıkılsın!
Irmakları aşmış oysa…
Eğer isterseniz…
Terzinin hilesi
Kadınlık zor zanaat
KÖR, SAĞIR VE ÇIPLAK
Kızgınlık ve şehvet
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş
Günahsız ağızla dua
Utanma …
Birbirinin dilinden anlamayan dört kişinin kavgası
Hilebaz kadın
Sakinin tedbiri
Ceylanın hali
Son gün...
Ulaşalmayacak hedef yoktur
Öfkesini yenen gazaptan korunur
Sabır, tökezlemeyen bir binektir
Bir halkın helak olması
Adana
HAYAT AĞACI
Lokman Hekim ve Efendisi
Atatürk’ün kadına verdiği değer
Arkadaşlık ve dostluklar üzerine
Başka alemin yağmurları
Allah dostlarının görevi
“Dört kuş al, onları yanına topla”
BİR HASTA BİR DERVİŞ VE BİR KADI'NIN ÖYKÜSÜ
NASUH'UN TÖVBESİ
Hz. Ömer’in yangını söndürmesi
Sultan Mahmut ve Köle
Kabil’in öldürdüğü Habil nasıl gömüldü?
Yeminin Bedeli
Kör dilenci
ODUNCULUK YAPAN DERVİŞ
Zünnun’u Mısri’nin Tımarhaneye Düşmesi
ÇİRKİN SESLİ MÜEZZİN
Dağ keçisinin tuzağa düşmesi
SULTAN MAHMUT VE HIRSIZLAR
Gönül sultanlığı mı, bayağı bir sultanlık mı?
Zindan kuyusuna hapsedilen adam
Tuzağa düşen kuşun öğüdü
Öfke ve şehvet!
KÖR, SAĞIR VE ÇIPLAK
Atın kusuru
Bilgin ile gemici
Soğuktan donan ejderha
Anlamıyorum …
Onun için zorluk diye bir şey yoktur
Aslan ile tavşan
İyi niyet
Adana’nın sizden alacağı var!
Halimiz kötü
Bize sevgi gerek
Haram olsun!
Hz. Ali ve nefse hakim olmak
Kibir hastalığı
Aşık ile Maşuk
Cömert olalım
Bindiğin saman çöpü, yüzdüğün eşeğin idrarı
Kenetlenme zamanı
Bu da gelir, bu da geçer
Ne olacak bu Adana’nın hali?
Güneş batmasın
Kedileri sevin
Kutlu Doğum
Bahar…
Bahar güzeldir.
İçimizdeki çocuğu dinleyelim
Bizim kadınlarımız
14 Şubattan bir gün önce
Ögüt
Büyük acı
BSK
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Medipol Başakşehir
33
0
2
3
10
15
2
Kasımpaşa
26
0
5
2
8
15
3
Antalyaspor
26
0
5
2
8
15
4
Beşiktaş
25
0
4
4
7
15
5
Yeni Malatyaspor
25
0
4
4
7
15
6
Trabzonspor
25
0
4
4
7
15
7
Galatasaray
25
0
4
4
7
15
8
Atiker Konyaspor
21
0
4
6
5
15
9
Sivasspor
21
0
4
6
5
15
10
MKE Ankaragücü
20
0
7
2
6
15
11
Bursaspor
19
0
4
7
4
15
12
Göztepe
18
0
9
0
6
15
13
Akhisarspor
16
0
7
4
4
15
14
Alanyaspor
16
0
9
1
5
15
15
Kayserispor
15
0
8
3
4
15
16
BB Erzurumspor
14
0
7
5
3
15
17
Fenerbahçe
14
0
7
5
3
15
18
Çaykur Rizespor
11
0
6
8
1
15
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Haber Yazılımı