<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
                 <rss version="2.0" 
                 xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
                 xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" 
                 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" 
                 xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
                 <channel><title>Egemen Gazetesi</title>
                      <link>https://egemengzt.com/rss.xml</link>
                      <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://egemengzt.com/rss.xml" type="application/rss+xml" rel="self"/>
                      <language>tr</language>
                      <description>CESUR VE İLKELİ GAZETE </description>
                      <category>News</category>
                      <lastBuildDate>Fri, 17 Apr 2026 00:57:10 +0000</lastBuildDate>
                      <ttl>1</ttl>
                      <generator>Egemen Gazetesi - Haberler</generator>
                      <copyright>Copyright - 2026 - Egemen Gazetesi</copyright><item><title><![CDATA[Siber güvenlik olmadan   endüstri 4.0 sürdürülebilir değil]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlik-olmadan-endustri-40-surdurulebilir-degil-70869.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlik-olmadan-endustri-40-surdurulebilir-degil-70869.html</link>
                    <description><![CDATA[Günümüzde üretim tesisleri artık arızalı makineler nedeniyle değil, siber saldırılar nedeniyle duruyor. Fidye yazılımları ve veri ihlalleri, üretim hatlarını sekteye uğratıyor; tedarik zincirlerini zorluyor ve marka güvenini sarsıyor.  

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Siber güvenlik alanında dünya lideri olan ESET, üretim sektöründe siber güvenliğin artık bir teknoloji sorunu değil, üretim hatlarını durdurabilen, tedarik zincirini sekteye uğratan, yatırımcıların ve müşterilerin güvenini sarsabilen bir iş riski olduğunun altını çizdi. &nbsp;Son dönemde otomotiv sektöründe yaşanan olaylar da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Stellantis’in veri ihlali açıklaması ve Jaguar Land Rover’ın siber saldırı nedeniyle dört haftalık üretim duruşu, sınırlı kaynaklara sahip küçük ve orta ölçekli üreticiler için ciddi bir uyarı niteliğinde. Siber güvenliği yalnızca yasal uyumluluk gerekliliklerini karşılamak için uygulamak artık yeterli değil. Günümüzün sofistike saldırganları, kimlik avı, sistem izinsiz girişleri ve güvenliği ihlal edilmiş yazılımlar gibi yöntemlerle üreticileri hedef alıyor. Üretim ihlallerinin yüzde 85’i bu tür saldırılardan kaynaklanıyor. Bu nedenle siber güvenlik, yönetişim, kültür ve kaynak yönetimiyle bütünleşik bir strateji olarak ele alınmalı.

&nbsp;

Siber güvenlik, diğer stratejik iş riskleri gibi ele alınmalı

Üreticiler genellikle yıllarca, bazen on yıllarca dayanacak şekilde tasarlanmış operasyonel teknolojilerle çalışıyor. Bu sistemler finansal amortismanlarını aşmış olsa da değiştirme masrafları ve kesintiler genellikle yükseltmeleri geciktiriyor. Bir zamanlar son teknoloji olan bu cihazlar modern siber saldırılara karşı savunmasız hâle geliyor ve kuruluşun saldırı yüzeyini genişletiyor. Küçük üreticiler için kritik soru, bir siber olayın potansiyel finansal ve operasyonel etkisinin, eskiyen teknolojinin güncellenmesi veya değiştirilmesinin maliyetinden ne zaman daha ağır basacağıdır.&nbsp;

&nbsp;

Güvenlik açıklarını engellemek için neler yapılabilir?

Kimlik avı e-postaları, çalınan kimlik bilgileri ve güvenliği ihlal edilmiş üçüncü taraf yazılımlar, siber suçluların kullandığı ön kapılardır. Üreticiler özellikle savunmasızdır çünkü saldırganlar, fabrikaların kesintiye tahammül edemeyeceğini bilir. Tedarik zincirleri saldırı yüzeyini genişletir. BT ekipleri yetersiz kalır; KOBİ üreticileri nadiren 7/24 izleme için gerekli kaynaklara sahiptir ve hızlı müdahale yetenekleri için gerekli uzmanlıktan yoksundur. Fikri mülkiyet değerlidir; tasarımlar, formüller ve prototipler casusluk veya hırsızlık için kazançlı hedeflerdir.&nbsp;Üreticiler, önce önleme odaklı BT stratejisi, temel savunma önlemlerinin ötesine geçmelidir. Saldırıları engellemek yeterli değildir; üreticiler, tehditleri operasyonları kesintiye uğratmadan önce öngörmeli ve etkisiz hâle getirmelidir.

&nbsp;

Eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı: Fidye yazılımı taktikleri, tedarik zinciri güvenlik açıkları ve kalıcı tehditler hakkında ayrıntılı bilgiler dâhil olmak üzere mevcut tehdit ortamına ilişkin gerçek dünya verileri, ekiplerin gerçekten önemli olan konulara öncelik vermelerini sağlar.

Sürekli izleme: Uç noktalar, sunucular ve bulut uygulamaları arasındaki etkinlikleri ilişkilendirmek, izinsiz girişi gösterebilecek anormallikleri tespit etmeye yardımcı olur. İzleme, normal BT altyapısının ötesine geçmeli ve teknik olarak mümkünse operasyonel teknolojiyi de kapsamalıdır. BT ve OT izlemeyi tek bir platformda birleştirmek, tehditlerin görünürlüğünü ve tehditleri tahmin etme ve önleme yeteneğini artırır. &nbsp;&nbsp;

Bölümleme ve erişim kontrolü: Net sistem sınırları ve operasyonel teknolojinin bölümlenmesi, sıkı kimlik yönetimi ve çok faktörlü kimlik doğrulama, saldırganların yanal olarak hareket etmesini engeller.

Güvenlik açığı yönetimi: Tüm cihaz ve makinelerde otomatik yama ve ürün yazılımı güncellemeleri, saldırganların potansiyel olarak yararlanabileceği boşlukları kapatır.

Yedekleme ve kurtarma: Tesis dışında depolanan çevrimdışı yedeklemeler ve test edilmiş geri yükleme prosedürleri, kesinti süresini en aza indirerek fidye yazılımının üretimi rehin almasını engeller.

&nbsp;

İstihbarat, izleme ve Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) gibi modern yanıt yeteneklerini bir araya getirmek, küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki yalın BT ekiplerinin tam bir güvenlik operasyon merkezi kurmadan sağlam savunmalar sürdürmelerini sağlar.

&nbsp;

XDR ile BT savunmasını genişletme

Geleneksel uç nokta koruması tek başına yeterli değildir. XDR, cihazlar, sunucular ve bulut sistemleri genelinde algılama ve yanıtı birleştirerek bir saldırının devam ettiğini işaret edebilecek çeşitli farklı kaynaklardan gelen verilerin bütünsel bir görünümünü sağlar. Bu, Yönetilen Tespit ve Müdahale (MDR) hizmetleriyle daha da ileriye götürülebilir. Bu hizmetler sayesinde, küçük BT ekipleri bile 7/24 uzman gözetimi, daha hızlı kontrol ve daha az kör nokta elde ederek fabrikaların ve işletmelerin çalışır durumda kalmasını sağlayan öncelikli önleme yaklaşımını benimseyebilir.

&nbsp;

Siber dayanıklılık için iş gerekçesi

Siber saldırılar soyut riskler değildir; operasyonel maliyetlerdir. IBM'in 2025 Veri İhlali Maliyetleri raporuna göre, ortalama endüstriyel ihlal maliyeti yaklaşık 5 milyon dolardır ancak asıl zarar üretimdeki aksaklıklar, kaçırılan sözleşmeler ve azalan müşteri güveninden kaynaklanmaktadır. Siber güvenliği bir iş riski olarak ele almak, büyümeyi, itibarı ve dayanıklılığı korur. Şirketler eski teknolojinin değiştirilmesini sadece teknik bir yükseltme olarak değil, potansiyel siber olayların iş üzerindeki etkisini azaltmak için stratejik bir hamle olarak değerlendirmelidir. Siber saldırıların maliyeti artmaya devam ederken kuruluşlar siber güvenliği doğrudan operasyonel süreklilik ve finansal dayanıklılıkla ilişkilendiren bütünsel bir bakış açısı benimsemekten fayda sağlar.&nbsp;

&nbsp;

Üretim sektöründe, siber güvenlik ekipleri yalnızca siber riskleri azaltmaya odaklanmakla kalmamalı, işletme için potansiyel aksaklıkları ve ekonomik sonuçları en aza indirecek önlemleri önceliklendirmelidir. Siber dayanıklılık, riski tamamen ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Kabul edilebilir risk için net bir eşik belirlemek ve baskı altında operasyonların devam etmesini sağlayacak kadar güçlü BT savunmaları oluşturmak anlamına gelir. Endüstri 4.0'da en akıllı fabrikalar sadece en otomatik olanlar değil, aynı zamanda en siber dayanıklı olanlar da olmalıdır. Siber güvenlik olmadan inovasyon, başka bir deyişle iş riski demektir.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber güvenlik olmadan   endüstri 4.0 sürdürülebilir değil - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 06:55:57 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-olmadan-endustri-40-surdurulebilir-degil-095649-20251027.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-olmadan-endustri-40-surdurulebilir-degil-095649-20251027.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-olmadan-endustri-40-surdurulebilir-degil-095649-20251027.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Eğlenceli paylaşımlar siber suçlular   için altın madeni ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-eglenceli-paylasimlar-siber-suclular-icin-altin-madeni-69290.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-eglenceli-paylasimlar-siber-suclular-icin-altin-madeni-69290.html</link>
                    <description><![CDATA[Sosyal medya kullanımı günümüzde bir yaşam alışkanlığı hâline geldi. Elimizden düşmeyen akıllı cihazlarla özel hayatımızı internette herkes ile birlikte yaşıyoruz.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Sosyal medyayı eğlenceli kılan paylaşımlar aynı zamanda potansiyel bir risk kaynağı

&nbsp;&nbsp;Mezuniyet törenleri, tatil planları, aile fotoğrafları, özel gün kutlamaları, konum bilgileri hatta farkında olunmadan paylaşılan özel bilgiler dijital dünyada dolaşabiliyor.&nbsp;&nbsp;

ESET Türkiye Ürün ve Pazarlama Müdürü Can Erginkurban, kişisel bilgilerin sosyal medyada kontrolsüz paylaşılmasının kimlik hırsızlığı, dolandırıcılık ve hedefli saldırılar gibi riskleri artırdığını belirterek kullanıcıları dikkatli olmaya çağırdı.&nbsp;Erginkurban, "Sosyal medyada paylaşılan her bilgi, bir iz bırakır. Bu izler bir araya getirildiğinde kötü niyetli kişiler sizi hedef alabilir. Siber güvenlik sadece antivirüs programlarıyla değil, kullanıcı alışkanlıklarıyla da sağlanır" dedi.

Sosyal medyada paylaşılmaması önerilen içerikler&nbsp;

Kişisel olarak tanımlanabilir bilgiler:&nbsp;Dolandırıcılar, dolandırmak için bir kimlik oluşturmak üzere bir araya getirebilecekleri küçük bilgi parçalarını ararlar. Bu bilgileri sizin adınıza kredi başvurusunda bulunmak veya çevrimiçi hesaplar açmak için kullanabilirler. Hesabınızı tamamen ele geçirmek için parolalarınızı veya akılda kalıcı sorularınızı kırmak için kullanabilirler. Evcil hayvanınızın adı veya doğum tarihiniz gibi bilgiler gizli tutulmalıdır.

Seyahat planları:&nbsp;Yaklaşan bir tatil için heyecanlı olduğunuzu belirten bir fotoğraf veya güncelleme yayımlamak kulağa oldukça zararsız gelebilir. Ancak bu, hesabınızı izleyen birine mülkünüzün o süre zarfında gözetimsiz bırakılacağı anlamına gelebilir. Tatil fotoğraflarını eve döndükten sonra yayımlamak çok daha iyidir.&nbsp;

Konum verileri:&nbsp;Siber suçlar ile fiziksel suçların örtüştüğü nokta genellikle sosyal medyadır. Konum verilerinizi mümkün olduğunca gizli tutun. Bazı sosyal medya platformları, paylaşımların konumunu otomatik olarak etiketleyebilir. Aile etkinliklerini veya arkadaşlarınızın konumlarını paylaşmak, sizin veya onların nerede yaşadığını, çalıştığını veya zaman geçirdiğini istemeden ifşa edebilir.

İş yeri bilgileri ve hassas kurumsal içerikler:&nbsp;Hesabınız nispeten kilitli olsa bile sosyal medya doğası gereği kamuya açıktır. Bu nedenle ayrıcalıklı bilgilerin paylaşılacağı bir yer değildir. Eğer konu iş yerinizle ilgiliyse paylaşmamanız daha da önemlidir.&nbsp;Paylaşacağınız bilgiler&nbsp;şirket güvenliğini riske atabilir, sosyal mühendislik saldırılarına kapı açabilir.

Finansal detaylar:&nbsp;Finansal bilgilerinizi gizli tutun. Kredi veya banka kartı bilgilerinizi paylaşmayın. Görüntü çok bulanık veya görülemeyecek kadar uzakta görünse bile dolandırıcılara bu görüntüyü ele geçirme ve hesabınızdaki diğer kişisel bilgilerle birleştirerek kimlik dolandırıcılığı yapma şansı vermek için yeterli olabilir.

Çocuklarınızın ve yakınlarınızın okul bilgileri, fotoğrafları :&nbsp;Kötü niyetli kişilerin hedefi hâline gelebilir. Çocukların dijital ayak izi erken yaşta oluşur.

Aile ve arkadaşların kişisel bilgileri.&nbsp;Sosyal medyada paylaşılan bilgiler genellikle kalıcıdır ve herkes kişisel bilgilerinin veya hayatlarındaki ayrıntıların çevrimiçi olarak paylaşılmasından rahatsız olabilir. Ayrıca arkadaşlarınızın ve ailenizin çevrimiçi ortamda dolandırılması riskini almak istemezsiniz. Bu nedenle onların kişisel bilgilerini kendi kişisel bilgileriniz gibi kilit altında tutun.&nbsp;

Kişisel belgelerinizin fotoğrafları :Uçak bileti, sağlık raporu, sınav giriş belgesi gibi üzerlerinde yer alan barkod, QR kod gibi detaylar kötüye kullanılabilir.

Alışkanlıklarınızı değiştirin ve bilmeden yaptığınız fazla paylaşımların daha sonra keyfinizi kaçırmasına izin vermeyin. Güvende kalın.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Eğlenceli paylaşımlar siber suçlular   için altın madeni  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 13 Jun 2025 07:54:56 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/eglenceli-paylasimlar-siber-suclular-icin-altin-madeni-105616-20250613.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/eglenceli-paylasimlar-siber-suclular-icin-altin-madeni-105616-20250613.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/eglenceli-paylasimlar-siber-suclular-icin-altin-madeni-105616-20250613.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yandex Türkiye'den e-ticaret sektörüne ücretsiz trafik ve analiz çözümleri ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yandex-turkiyeden-e-ticaret-sektorune-ucretsiz-trafik-ve-analiz-cozumleri-68955.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yandex-turkiyeden-e-ticaret-sektorune-ucretsiz-trafik-ve-analiz-cozumleri-68955.html</link>
                    <description><![CDATA[Yandex Türkiye, 15-17 Mayıs 2025 tarihleri arasında düzenlenen WORLDEF ISTANBUL 2025 etkinliğine katıldı. Etkinlikte, Türkiye'deki işletmelerin büyüyen e-ticaret pazarında başarılı olmalarına yardımcı olmak amacıyla geliştirilen ücretsiz platformu Yandex Türkiye Merchant'ı tanıttı.

 ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Yandex Türkiye Merchant, Türk pazar yerleri ve perakendecilerin ürünlerini&nbsp;Yandex Arama&nbsp;üzerinde listeleyerek kullanıcıya ulaşmalarını sağlıyor. Şimdiden Türkiye’nin önde gelen 10 pazar yeri tarafından kullanılmaya başlanan platform,&nbsp;ücretsiz ve kullanımı son derece kolay&nbsp;yapısıyla dikkat çekiyor. İşletmelerin tek yapması gereken, ürün verilerini (product feeds) Yandex&nbsp;Türkiye Merchant web sitesi&nbsp;üzerinden yüklemek. Bu sayede kullanıcılar hem daha fazla ziyaretçi çekip hem de detaylı analiz verilerine ulaşabilecekler.&nbsp;

Yandex Türkiye etkinlikte, ekosisteminde yer alan çeşitli B2B e-ticaret çözümlerini de katılımcılarla paylaştı. Bu çözümlerden biri olan Yandex Ads, her ay 105 milyondan fazla potansiyel müşteriye ulaşma imkânı sunan kapsamlı bir dijital reklam platformu olarak öne çıkıyor. E-ticaret işletmelerine özel geliştirilen Yandex Ads Space ise, sonuç odaklı ödeme modeliyle çalışan ve makine öğrenimi destekli yapısıyla dönüşüm oranlarını artırarak reklam yatırımlarının geri dönüşünü (ROAS) maksimize etmeyi hedefleyen etkili bir reklam çözümü sunuyor.

Veriye dayalı karar alma süreçlerini desteklemek amacıyla Yandex Türkiye, dünyanın en popüler üç web analiz aracından biri olan Yandex Metrica’yı tanıttı. Yapay zeka ML destekli rakip analizi, anlık performans takibi, yerleşik A/B testleri ile Yandex Türkiye Merchant BI sistemleriyle sorunsuz entegrasyon sağlıyor.&nbsp;

Yandex Türkiye Genel Müdürü&nbsp;Alexander Popovskiy,&nbsp;“Yandex Türkiye olarak, yerel pazara özel yenilikçi çözümler sunarak Türkiye’nin stratejik iş ortağı olmayı taahhüt ediyoruz. Ekosistemimiz, B2B e-ticaret alanında geniş fırsatlar sunuyor ve sektördeki şirketlerle iş birliği yaparak Türkiye’de dijital ticaretin geleceğini birlikte şekillendirmeyi heyecanla bekliyoruz,”&nbsp;dedi&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yandex Türkiye'den e-ticaret sektörüne ücretsiz trafik ve analiz çözümleri  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 17 May 2025 07:39:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yandex-turkiyeden-e-ticaret-sektorune-ucretsiz-trafik-ve-analiz-cozumleri-104056-20250517.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yandex-turkiyeden-e-ticaret-sektorune-ucretsiz-trafik-ve-analiz-cozumleri-104056-20250517.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yandex-turkiyeden-e-ticaret-sektorune-ucretsiz-trafik-ve-analiz-cozumleri-104056-20250517.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dijital Ayak İzini Azaltmanın 7 Yolu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-dijital-ayak-izini-azaltmanin-7-yolu-68923.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-dijital-ayak-izini-azaltmanin-7-yolu-68923.html</link>
                    <description><![CDATA[Çevrimiçi ortamda yapılan her işlem, sosyal medya gönderisi ve arama sorgusu, beraberinde dijital bir ayak izi oluşturuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Kişisel Bilgileri İnternetten Silmenin 7 Yolu

&nbsp;Zamanla biriken bu izler, ad, soyad, doğum tarihi, konum bilgisi gibi hassas verilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesine zemin hazırlıyor. Kullanıcıların siber saldırılardan korunmak ve hedef haline gelmemek için dijital güvenliğin önemli olduğunu belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, kişisel bilgileri internetten silmenin 7 yolunu sıralıyor.

&nbsp;Her geçen gün daha fazla hizmetin çevrimiçi ortama taşınmasıyla birlikte, kullanıcıların bıraktığı dijital izler kontrol edilmesi zor bir hale geliyor. Sosyal medya platformlarında paylaşılan gönderiler, online alışveriş geçmişi, konum bilgileri, üyelik formlarına girilen kişisel bilgiler ve hatta eski blog yorumları gibi detaylar, yıllar içinde birikerek dijital bir profil oluşturuyor. Bu profili analiz eden kötü niyetli bir saldırgan, kişinin neyi sevdiğini, hangi saatlerde nerede olabileceğini, kimlerle iletişim kurduğunu ve daha birçok özel bilgiye kolaylıkla erişebiliyor. Elde edilen bilgiler, kimlik avı, oltalama, fidye yazılımı ve diğer çeşitli saldırıların kişiye özel olarak oluşturulmasına zemin hazırlıyor. Yıllar önce açılmış ve artık kullanılmayan bir hesabın yanlış ellerde ciddi güvenlik açıklarına yol açabileceğine dikkat çeken&nbsp;Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu,&nbsp;kişisel bilgileri internetten silmenin 7 yolunu sıralıyor.

&nbsp;1.&nbsp;Kullanılmayan hesapları ve yazılımları silin.&nbsp;Zaman içinde açılan eski sosyal medya profilleri, alışveriş hesapları ve e-posta servisleri,&nbsp;hala kişisel bilgileri saklayarak güvenlik açığı oluşturabilir. Bu nedenle tüm aktif ve pasif hesapların gözden geçirilmesi, kullanılmayan hesapların kapatılması, silinemeyen durumlarda en azından kişisel bilgilerin kaldırılması büyük önem taşıyor. Aynı şekilde,&nbsp;uzun süredir kullanılmayan uygulamalar da güvenlik riski oluşturabileceği için cihazdan kaldırılmalı.

&nbsp;2.&nbsp;Sosyal medya hesaplarınızdaki gizlilik ayarlarını inceleyin.&nbsp;Sosyal medya platformlarında paylaşılan her içerik, dijital kimliğinizin bir parçası haline gelir. Bu nedenle, hesaplarınızın gizlilik ayarlarını düzenlemek ve paylaşımlarınızı yalnızca güvendiğiniz kişilerle sınırlamak, kişisel bilgilerin kötü niyetli kişilerin eline geçmesini önlemenin etkili yollarından biridir. Adres, telefon numarası veya konum gibi hassas bilgileri herkese açık şekilde paylaşmaktan kaçınmak ve fotoğraflarınızın içeriğine dikkat etmek, kişisel güvenliğinizi artırır.

&nbsp;3. Bilgilerinizi Google arama sonuçlarından kaldırın.&nbsp;Google’da adınızla yapılan aramalarda çıkan kişisel bilgiler, başkalarının size dair çok sayıda veriye ulaşmasına neden olabilir. Bu riski azaltmak için Google’ın sunduğu çevrimiçi formlarla, kişisel verilerinizin arama sonuçlarından kaldırılmasını talep edebilirsiniz. Ayrıca, adınızı ve hassas bilgilerinizi düzenli aralıklarla aratarak yeni içeriklerin çıkıp çıkmadığını takip etmek, dijital görünürlüğünüzü kontrol altında tutmanızı sağlar.

&nbsp;4. Üçüncü taraf web sitelerinden ve veri aracılarından kaldırma talebinde bulunun.&nbsp;Birçok üçüncü taraf web sitesi ve veri aracısı, kişisel bilgileri toplayarak ticari amaçlarla paylaşabilir. Bu sitelere doğrudan başvurarak verilerinizin kaldırılmasını talep etmek veya bu işlemleri sizin yerinize otomatik olarak yürüten gizlilik hizmetlerinden faydalanmak, kişisel gizliliği sağlamanın etkili yollarındandır.

&nbsp;5. Tarayıcı gizlilik ayarlarını optimize edin ve izleme karşıtı araçları kullanın.&nbsp;Web tarayıcıları, çevrimiçi davranışlarınızı izleyerek kapsamlı bir dijital profil oluşturabilir. Bunu engellemek için üçüncü taraf çerezlerini devre dışı bırakmak, çerez ve geçmiş verilerini düzenli olarak silmek, kullanılmayan tarayıcı uzantılarını kaldırmak ve güvenilir izleyici engelleyicilerden faydalanmak gerekir. Ayrıca VPN hizmeti kullanarak IP adresinizi gizlemek, çevrimiçi gizliliğinizi bir üst seviyeye taşımanızı sağlar.

&nbsp;6. Kimliğinizi izleyin ve koruyun.&nbsp;Kimlik hırsızlığı, kişisel ve finansal açıdan uzun süreli etkilere sahip olabilecek ciddi sonuçlara yol açar. Bu riski azaltmak için kimlik izleme hizmetlerinden yararlanarak adınıza açılan yeni hesapları, kredi başvuruları ya da kamuya açık belgelerdeki değişiklikleri takip edebilirsiniz. Mahkeme kayıtları, mülkiyet belgeleri ve benzeri kamu verilerini daha gizli hale getirmek için ilgili kurumlarla iletişime geçmek de kişisel verilerinizin kontrolünü elinizde tutmanızı sağlar.

&nbsp;7.&nbsp;Çevrimiçi hesaplarınızı güvence altına alın.&nbsp;Aktif olarak kullanılan çevrimiçi hesaplar,&nbsp;dijital güvenlik açısından korunması gereken en önemli alanlardan biridir. Güçlü ve benzersiz parolalar kullanmak, iki faktörlü kimlik doğrulama (2FA) ile hesaplara ek güvenlik katmanı eklemek ve parolalarınızı güvenli bir parola yöneticisinde saklamak alınabilecek temel önlemlerdendir. Ayrıca dark web tarama araçlarıyla bilgilerinizin sızdırılıp sızdırılmadığını düzenli olarak kontrol etmek, olası tehditlere karşı hızlı önlem almanızı sağlar.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Dijital Ayak İzini Azaltmanın 7 Yolu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 15 May 2025 10:35:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-ayak-izini-azaltmanin-7-yolu-133633-20250515.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-ayak-izini-azaltmanin-7-yolu-133633-20250515.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-ayak-izini-azaltmanin-7-yolu-133633-20250515.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türk Telekom teknolojisi faydaya dönüşüyor,‎ erişilebilir çözümlerle engeller kalkıyor ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-turk-telekom-teknolojisi-faydaya-donusuyor-erisilebilir-cozumlerle-engeller-kalkiyor-68842.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-turk-telekom-teknolojisi-faydaya-donusuyor-erisilebilir-cozumlerle-engeller-kalkiyor-68842.html</link>
                    <description><![CDATA[Türk Telekom, “Türkiye’ye Değer” anlayışıyla teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürerek, herkes için erişilebilir bir yaşam hedefiyle kurumsal sosyal sorumluluk projeleri yürütmeye devam ediyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Erişilebilir Tiyatro, Telefon Kütüphanesi, Sesli Adımlar ve Günışığı gibi öncü projelerle toplumun her kesiminin hayata eşit katılabilmesini destekleyen Türk Telekom, Engelliler Haftası kapsamında erişilebilirliği odağına alan etkinlikler düzenliyor. Türk Telekom’un ana destekçisi olduğu Atatürk Kültür Merkezi’nde yürütülen Erişilebilir Tiyatro projesiyle&nbsp;görme ve işitme engelli sanatseverler engelsiz bir sanat deneyimi yaşıyor. Bu kapsamda, “Sonbahara Son Güller” adlı oyun; canlı betimleme, ‎özel sahne turu ve üst yazı uygulamalarıyla erişilebilir kılınarak, herkes için kapsayıcı bir sanat ‎deneyimi sunuyor. Ayrıca görme engellilerin daha fazla sesli kitaba ulaşmasını sağlamak üzere Atatürk Kültür Merkezi Kütüphane’de “Kitaplara Ses Ver” atölyesi düzenlendi. Görme engelliler için gönüllü kitap seslendirmek isteyen Türk Telekom çalışanlarına özel düzenlenen atölye ile şirket çalışanlarının da erişilebilirlik alanında farkındalık kazanmasına katkı sunuldu.&nbsp;

&nbsp;

Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, erişilebilirliği destekleyen çalışmalara büyük önem verdiklerini belirterek, “Türk Telekom olarak, teknolojiyi iyilik ve faydaya dönüştürme vizyonumuzla toplumsal yaşamın her alanında erişilebilir çözümler üretmeye devam ediyoruz. “Türkiye’ye Değer” anlayışıyla hayata geçirdiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle, kültür-sanattan eğitime her alanda herkes için erişilebilir bir yaşam sunmak için çalışıyoruz” dedi.&nbsp;

&nbsp;

&nbsp;

İnsan odaklı yaklaşımı ve herkes için erişilebilirlik ilkesi ile kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ‎geliştiren Türk Telekom, teknoloji bilgi birikimini hayatın her alanına aktarmaya devam ediyor. ‎Türk Telekom Erişilebilir Tiyatro projesiyle Engelliler Haftası kapsamında Atatürk Kültür ‎Merkezi’nde sahnelenen “Sonbahara Son Güller” adlı tiyatro oyununu görme ve işitme engelli ‎sanatseverler için erişebilir kılıyor. &nbsp;‎

&nbsp;

&nbsp;

Erişilebilir Tiyatro projesi kapsamında sahnelenen oyunlarda, görme engelli sanatseverler için canlı betimleme hizmeti sunuluyor. Bu uygulama sayesinde mekân, karakterler, sahne geçişleri ve sessiz gelişen olaylar, diyalog aralarında kulaklık aracılığı ile sesli olarak aktarılıyor. Oyundan önce düzenlenen sahne turuyla da katılımcılar, dekorlara, kostümlere ve sahneye dokunarak oyunun atmosferini önceden deneyimleyebiliyor. İşitme engelli izleyiciler için ise oyun süresince kullanılan üst yazı sistemi ile &nbsp;diyalogların anlık olarak takip edilebilmesi sağlanıyor. Proje kapsamında bugüne kadar Devlet Tiyatrosu oyunlarından “Rumuz Goncagül, Seneye Bugün, Ebedi Barış, Acâibü’l Temâşa, Suçsuzlar Çağı Suçlular Çağı, Lysistrata, Kırmızı Küre, Güneşle Buluşmak İsteyen Kardan Adam” ile koreografik sahne kantatı “Carmina Burana” görme ve işitme engelli sanatseverler için erişilebilir kılındı.

&nbsp;

Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, Türk Telekom olarak erişilebilirliği destekleyen çalışmalara büyük önem verdiklerini belirterek, “Hayata geçirdiğimiz kurumsal sosyal sorumluluk projeleriyle kültür-sanattan eğitime her alanda herkes için erişilebilir bir yaşam sunmak için çalışıyoruz. Bu kapsamda, ‘Erişilebilir Tiyatro’ projemizle ana destekçisi olduğumuz Atatürk Kültür Merkezi’nde sahnelenen oyunları görme ve işitme engelli sanatseverlerle buluşturmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıllarda başlayan ve büyük beğeni toplayan bu proje, bu sezon da hem çocuk hem de yetişkin oyunlarıyla sürüyor. Ayrıca görme ve işitme engelli bireylerin karmaşık yapılarda yardım almadan hareket edebilmelerini sağlayan ‘Sesli Adımlar’ uygulamasıyla da AKM’nin herkes için erişilebilir bir kültür sanat merkezine dönüşmesinden büyük mutluluk duyuyoruz.&nbsp;Bu projelerimizin yanı sıra Engelsiz Yaşama Derneği (EyDer) iş birliğiyle 2014 yılından bu yana yürüttüğümüz Günışığı projesiyle az gören çocukların erken müdahale eğitimleri ile görme becerilerinin artırılmasını ve akranlarıyla eşit şartlarda eğitim almalarını destekliyoruz. Geliştirdiğimiz Telefon Kütüphanesi uygulamasıyla ise görme engelli kitapseverler, mobil cihazları aracılığıyla sesli kitaplara ve betimlemeli eserlere kolayca erişebiliyor.&nbsp;Türk Telekom olarak, teknolojiyi insanların iyilik ve faydasına sunma vizyonumuzla toplumsal yaşamın her alanında erişilebilir çözümler üretmeye devam edeceğiz” dedi.‎

&nbsp;

Kitaplar konuşuyor, engeller yok oluyor&nbsp;

Engelliler Haftası kapsamında ayrıca erişilebilir kaynaklara dikkat çekmek üzere Atatürk Kültür Merkezi Kütüphane’de “Kitaplara Ses Ver” atölyesi de düzenlendi. Görme engelliler için gönüllü kitap seslendirmek isteyen Türk Telekom çalışanlarına özel düzenlenen atölyede, tiyatro oyuncusu, sunucu ve yazar Açelya Akkoyun tarafından, daha etkili kitap okuyabilmek amacıyla tonlama, artikülasyon, diyafram kullanımı gibi konularda bilgiler aktarıldı.&nbsp;Türk Telekom, yürüttüğü projelerle&nbsp;engelli bireylerin toplumsal hayata eşit katılımını ve bilgiye erişimini desteklerken, çalışanlarının da bu konudaki farkındalıklarının artmasına katkı sundu.&nbsp;

&nbsp;

Görme engellilerin daha fazla sesli kitaba ulaşmasını sağlamak üzere, Türk Telekom’un Boğaziçi Üniversitesi, Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı iş birliğiyle geliştirdiği Kitaplara Ses uygulaması ile isteyen herkes telefonuna uygulamayı ücretsiz indirerek görme engelliler için kitap seslendirebiliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Türk Telekom teknolojisi faydaya dönüşüyor,‎ erişilebilir çözümlerle engeller kalkıyor  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 10 May 2025 09:25:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/turk-telekom-teknolojisi-faydaya-donusuyor-erisilebilir-cozumlerle-engeller-kalkiyor-122708-20250510.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/turk-telekom-teknolojisi-faydaya-donusuyor-erisilebilir-cozumlerle-engeller-kalkiyor-122708-20250510.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/turk-telekom-teknolojisi-faydaya-donusuyor-erisilebilir-cozumlerle-engeller-kalkiyor-122708-20250510.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[9 Trilyon Dolarlık Tehdit ve Yeni Düzenlemeler]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-9-trilyon-dolarlik-tehdit-ve-yeni-duzenlemeler-68767.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-9-trilyon-dolarlik-tehdit-ve-yeni-duzenlemeler-68767.html</link>
                    <description><![CDATA[Dünya çapında siber saldırıların maliyeti 9 trilyon dolara ulaştı. Veri güvenliği, regülasyon uyumluluğu ve siber tehditlere karşı alınması gereken önlemler artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Mart ayında yürürlüğe giren Siber Güvenlik Kanunu ile veri güvenliğine yönelik tedbirler alınırken, bulut bilişim sağlayıcıları, kamu kurumları, finans, sağlık, savunma sanayii, enerji, telekomünikasyon, ulaşım ve lojistik, endüstriyel otomasyon sistemleri, veri merkezleri, büyük ölçekli CRM/ERP sistemleri, e-ticaret platformları, sosyal medya hizmetleri, kimlik doğrulama sistemleri gibi kritik sektörler siber güvenlik yükümlülüklerine tabi olmaya başladı. Kamu kurumları başta olmak üzere siber güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmalarda yerli ve milli ürünler zorunlu olacak. Tüm yasal zorunluluklara yüzde 100 uyumlu, güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir altyapı sunan yerli bulut hizmet sağlayıcı DT Cloud, kamu kuruluşları ve özel sektöre yönelik çözümleri ile öne çıkıyor.

Siber saldırıların küresel ekonomiye faturası her geçen yıl artmaya devam ediyor. Küresel ölçekte 2023 yılında 8 trilyon doları, 2024 yılında ise 9 trilyon doları bulan&nbsp;siber saldırıların maliyetlerinin 2025'te 10 trilyon doları aşması bekleniyor. IBM’in Veri İhlallerinin Maliyeti raporuna göre, ortalama bir siber saldırı 4,46 milyon dolar kayba neden oluyor. ABD, veri ihlallerinde yılda ortalama 9,488 milyon dolar kaybederken, onu yılda 8,07 milyon dolar kaybeden Orta Doğu takip ediyor.&nbsp;Türkiye ise bölgesinde en fazla siber saldırıya uğrayan ülke.

DİJİTAL EGEMENLİK MESELESİ

Ulusal Siber Olaylara Müdahale Merkezi (USOM) ve Siber Olaylara Müdahale Merkezi (SOME) ile bu alanda dijital kaslarını güçlendiren Türkiye, Siber Güvenlik Kanunu ile kritik bir adıma imza attı. Mart ayında yürürlüğe giren Siber Güvenlik Kanunu ile birlikte veri güvenliği, regülasyon uyumluluğu ve siber tehditlere karşı alınması gereken önlemler artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldi. Kanun ile Siber Güvenlik Kurulu'nun temeli atılırken, bulut bilişim sağlayıcıları, kamu kurumları, finans, sağlık, savunma sanayii, enerji, telekomünikasyon, ulaşım ve lojistik, endüstriyel otomasyon sistemleri, veri merkezleri, büyük ölçekli CRM/ERP sistemleri, e-ticaret platformları, sosyal medya hizmetleri, kimlik doğrulama sistemleri gibi kritik sektörler/altyapılar siber güvenlik yükümlülüklerine tabi olmaya başladı. Düzenleme ile siber güvenliğin sağlanmasına yönelik çalışmalarda yerli ve milli ürünler tercih edilecek.&nbsp;

SİBER GÜVENLİKTE GÜÇLÜ ALTYAPI

DT Cloud CEO’su Tolga Dinçer, yasanın Türkiye’nin dijital egemenliğini güçlendirdiğini belirterek yasanın&nbsp;siber güvenlik önlemlerini zorunlu hale getirdiğini, veri egemenliği, kritik altyapıların korunması ve güvenli bulut bilişim gibi konularda net düzenlemeler içerdiğinin altını çiziyor.&nbsp;Dinçer, "Siber güvenlik artık yalnızca bir bilgi teknolojileri meselesi değil; ulusal egemenlik ve stratejik bağımsızlık konusudur. 7545 sayılı Kanun ile birlikte, özellikle kritik altyapıların korunması konusunda kamu ve özel sektöre açık sorumluluklar yüklenmiştir. DT Cloud olarak biz, bu yasal çerçevenin gereklerini kurumlar için erişilebilir bütçelerle ve ölçeklenebilir bir şekilde yerine getirmenin yanı sıra, verinin Türkiye’de kalmasını ve yerli teknoloji altyapısıyla korunmasını esas alan Bulut Vatan stratejimizi hayata geçiriyoruz.

Yerli AR-GE ile geliştirdiğimiz bulut altyapımız; savunma, enerji, telekom, finans ve kamu sektörlerine yönelik olarak, %100 mevzuat uyumlu, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunmaktadır. BTK onaylı altyapımız, KVKK ve GDPR ile tam uyumlu servislerimiz ve TCMB yetkilendirmesiyle finansal sistemlere özel geliştirilmiş bulut hizmetlerimiz sayesinde kurumların dijital güvenliğini en üst seviyede temin ediyoruz.

DT Cloud, Türkiye’nin dijital kaderini kendi elleriyle inşa etmesi için çalışan stratejik bir bulut hizmet sağlayıcısıdır" dedi.

VERİ KAYBINA GEÇİT YOK

DT Cloud, gerçek zamanlı tehdit izleme ve AI destekli güvenlik çözümleri, 7/24 siber güvenlik operasyon merkezi (SOC) ile anlık müdahale ve Felaket Kurtarma (Disaster Recovery) hizmetleriyle veri kaybına karşı gerekli tedbirleri alıyor. Siber Olaylara Müdahale Ekipleri (SOME) işbirliği ile sürpriz saldırılara geçit verilmiyor. Ayrıca savunma sanayii için özel air-gapped (kapalı) bulut çözümleri ile veriler Türkiye sınırları içinde, en yüksek güvenlik standartlarıyla korunuyor.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[9 Trilyon Dolarlık Tehdit ve Yeni Düzenlemeler - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 05 May 2025 08:54:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/9-trilyon-dolarlik-tehdit-ve-yeni-duzenlemeler-115524-20250505.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/9-trilyon-dolarlik-tehdit-ve-yeni-duzenlemeler-115524-20250505.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/9-trilyon-dolarlik-tehdit-ve-yeni-duzenlemeler-115524-20250505.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dijital Dönüşümün Yolu Doğru Strateji ve Teknolojiden Geçiyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-dijital-donusumun-yolu-dogru-strateji-ve-teknolojiden-geciyor-68724.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-dijital-donusumun-yolu-dogru-strateji-ve-teknolojiden-geciyor-68724.html</link>
                    <description><![CDATA[Sanayide dijital dönüşüm, yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaktan öte gelecekte ortaya çıkabilecek riskleri öngörebilen ve bu doğrultuda stratejiler ve teknolojiler geliştirebilen şirketlerin fark yaratacağı bir süreç olarak öne çıkıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Bu yolculuğun başarıya ulaşması ise doğru teknoloji seçimleri, uzun vadeli stratejik planlama ve değişen ihtiyaçlara uyum sağlama becerisiyle mümkün oluyor. CLPA (CC-Link Partner Association) Türkiye Müdürü Önder Şenol’a göre, Türkiye’de dijitalleşme sürecinin daha da hız kazanabilmesi için şirketlerin karşılaştığı mevcut zorlukları doğru şekilde analiz etmesi ve çözüm odaklı adımlar atması gerekiyor. Bu sayede sanayide dijitalleşme süreci yaygınlaşabilir ve ülke genelindeki rekabet gücü artabilir.

&nbsp;

Dijital dönüşüm yolculuğu, uzun soluklu ve stratejik bir süreci beraberinde getiriyor. Veri güvenliği, bağlantı standartları ve endüstriyel haberleşme için gerekli olan ağ altyapısı gibi konular da bu dönüşümün gelecekteki başarı düzeyini doğrudan etkileyen faktörler arasında yer alıyor.&nbsp;CLPA Türkiye Müdürü Önder Şenol,dijital dönüşümün yalnızca bugünün ihtiyaçlarını karşılamaya odaklanmaması gerektiğini belirterek şu açıklamalarda bulundu:

&nbsp;

“Sanayide dijital dönüşüm; riskleri yönetebilen, fırsatları önceden görebilen ve yatırımlarını uzun vadeli bakış açısıyla planlayabilen şirketlerin fark yaratacağı bir süreç. Bu nedenle şirketlerin sadece mevcut kapasitelerini değil, gelecekteki gereksinimlerini de göz önünde bulundurarak adım atmaları gerekiyor. Özellikle endüstriyel haberleşme teknolojisine yönelik yapılacak yatırımlar bu sürecin sürdürülebilirliğini doğrudan etkiliyor. Tam da bu noktada devreye giren CLPA'nın en yeni teknolojisi CC-Link IE TSN, Zaman Duyarlı Ağ (Time-Sensitive Networking-TSN) teknolojisinden faydalanan dünyanın ilk endüstriyel açık ağı olarak öne çıkıyor. Geleneksel endüstriyel haberleşme sistemlerinden 10 kata kadar daha hızlı haberleşme imkânı sunan CC-Link IE TSN, sanayi şirketlerine gerçek zamanlı veri akışı ve şeffaf süreç yönetimi konusunda önemli avantajlar sağlıyor.”

&nbsp;

Dijital dönüşüm geleceği şekillendirecek stratejik bir yolculuk

Dijital dönüşüm sürecinin başarıya ulaşması için şirketlerin öncelikle neden dönüşmeleri gerektiğini doğru şekilde tanımlamaları ve bu dönüşümü nasıl gerçekleştireceklerine dair yol haritalarını stratejik temellere oturtmaları gerektiğini söyleyen&nbsp;Önder Şenol, “Bu noktada öncelikle mevcut durumun analiz edilerek risklerin ve fırsatların doğru tespit edilmesi büyük önem taşıyor. Ancak bu sayede yatırım kararları sağlıklı bir şekilde alınabilir ve dönüşüm süreci gerçek anlamda sürdürülebilir hale gelir. Şirketlerin dijital dönüşüm yolculuğunda karşılaşabilecekleri engeller zaman içinde değişiklik gösterebilir. Bu nedenle geleceğe bugünden hazırlanmak, uzun vadeli başarı için kritik bir gereklilik olarak öne çıkıyor. Türkiye’de dijitalleşmenin hız kazanması için şirketlerin karşılaştığı engellerin tespit edilip ortadan kaldırılması büyük önem taşıyor. Önü açılan yatırım süreçleri ile sanayide dijitalleşmenin hızla yaygınlaşmasını sağlayarak ülkemizin rekabet gücünü artırabiliriz. Biz de CLPA olarak bu dönüşüm sürecinde şirketlerin ihtiyaç duyduğu endüstriyel haberleşme altyapısını sağlamaya yönelik teknolojilerimizle sanayide dijitalleşmenin hız kazanmasına katkıda bulunuyoruz” diyerek sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Dijital Dönüşümün Yolu Doğru Strateji ve Teknolojiden Geçiyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 02 May 2025 10:29:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusumun-yolu-dogru-strateji-ve-teknolojiden-geciyor-132955-20250502.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusumun-yolu-dogru-strateji-ve-teknolojiden-geciyor-132955-20250502.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusumun-yolu-dogru-strateji-ve-teknolojiden-geciyor-132955-20250502.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ görsel iletişimi dönüştürüyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-gorsel-iletisimi-donusturuyor-68635.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-gorsel-iletisimi-donusturuyor-68635.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay destekli görsel uygulamaların, oluşturulması planlanan içeriğe veya hayal gücüne göre oluşturulamayacak çalışmaların kısa süre içinde gerçekleştirilmesine imkân tanıdığını dile getiren Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, “Çağın dinamiklerinden ve sektörün ihtiyaç ve beklentilerinden uzak kalmamak adına, tasarımcıların yapay zekâ araçlarını nasıl kullanmaları gerektiğini öğrenmeleri ve bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.” dedi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Tasarımcılar yapay zekâ araçlarını nasıl kullanmaları gerektiğini öğrenmeli!

&nbsp;

&nbsp;Bölüm olarak, mümkün olan her fırsatta yapay zekâ destekli uygulamaları ders içeriklerine ve öğrenci projelerine entegre etmeye özen gösterdiklerini ifade eden Prof. Dr. And Algül,&nbsp;“Gelecekte, görsel iletişim alanında bugün henüz öngöremediğimiz yeni yapay zekâ araçlarının ortaya çıkması muhtemeldir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölüm Başkanı Prof. Dr. And Algül, 27 Nisan Dünya İletişim Tasarımı Günü dolayısıyla görsel iletişim tasarımı ve yapay zekâ konusu hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Endişeler yeni değil, geçmişte de benzerleri yaşandı

Teknolojinin toplumsal yaşamdaki etkisinin artmasıyla birlikte, elektronik iletişimin son popüler uygulaması olarak yapay zekânın, tasarım alanındaki mesleklerde etkisini gösterdiği ve her gün yeni yapay zekâ araçlarının kullanımına dair haberlerin gündeme geldiğinin gözlemlendiğini kaydeden Prof. Dr. And Algül, şöyle devam etti:

“Meslek alanında çalışan profesyoneller, hızla değişen bir ortamda mesleklerini sürdürmeye çalışırken, yeni pratik kullanım imkânlarıyla karşılaşıyor. Ancak yapılan çalışmaların bilgisayarlar aracılığıyla eskisine kıyasla daha kısa sürede ve daha kolay uygulanabilir hale gelmesi, bu meslek gruplarının geleceğe dair kaygı duymasına da neden oluyor. Bu tür tartışma ve endişeler, bilgisayarın ilk ortaya çıktığı dönemlerdeki toplumsal tepkilerle benzerlik gösteriyor. O dönemde de bazı mesleklerin makineler tarafından devralınacağı ve insanların yerini bilgisayarların alacağı yönünde endişeler yaşanmış, ancak zaman içinde bu kaygıların yersiz olduğu görülmüştü. Aslında mesele, gelişen dünya düzeni ve küreselleşmeyle birlikte insanlığın yeni çalışma koşullarına ve yaşam pratiklerine uyum sağlama süreciyle ilgilidir. İnsanoğlunun alışkanlıklarını terk etmede zorlandığı, hayat tarzını değiştirmekte güçlük çektiği ancak teknolojinin sağladığı kolaylık nedeniyle konfora da hızla uyum sağladığı açıktır.”

Teknolojinin gelişmesiyle görsel iletişim alanında yeni fırsatlar ortaya çıkıyor

Her ne kadar dijital bölünmenin hâlâ yaşandığı ülkeler ve coğrafyalar bulunsa da teknolojik determinizmin özellikle görsel iletişim alanında etkisini yoğun biçimde hissettirdiğini dile getiren Prof. Dr. And Algül, “Bu durum, 1984 yılında yayımlanan ikonik Macintosh reklamında olduğu gibi karşımıza çıkmaktadır. O dönemde Macintosh bilgisayarın yayıncılık ve iletişim alanında kullanımı, günler hatta haftalar süren iş yükünü kısa sürelere indirerek yeni iş alanlarının doğmasına ve yaratıcılığa daha fazla zaman ayrılmasına imkân sağlamıştı. Benzer şekilde, bugün de teknolojinin gelişmesiyle görsel iletişim alanında yeni fırsatlar ortaya çıkmaktadır.” dedi.

Yapay zekâ iki ana başlıkta kullanılıyor

Nisan 2025 itibarıyla, görsel iletişim alanında yapay zekâ kullanımının iki temel biçimde uygulandığını kaydeden Prof. Dr. And Algül, şöyle devam etti:

“Bunlardan ilki, mevcut resim tabanlı Photoshop gibi tasarım programları kapsamında gerçekleştirilen uygulamalardır. Bu tür uygulamalarda yapay zekâ; alan doldurma, alan temizleme, benzer öğe ve nesnelerle doldurma gibi komutların yerine getirilmesinde kullanılmaktadır. Bu işlemler, programın sunduğu araçlar (tool'lar) ve komutlar aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. İkinci kullanım biçimi ise görsel, ses ve benzeri içeriklerin sıfırdan oluşturulmasına yönelik yapay zekâ araçlarını kapsamaktadır. Bu tür uygulamalarda, kullanıcılar belirli komutlar (promptlar) yazarak görsel, metin, ses, animasyon, video gibi içerikler üretebilmekte ve bu içerikleri tasarım sürecinde kullanabilmektedir. Oluşturulan bu görsel materyaller, kimi zaman tasarımın tamamını oluştururken, kimi zaman da yalnızca belirli bir bölümünü ya da küçük rötuşları içermektedir.”

Dijital ortamda paylaşılan her bilgi bir yerde toplanıp saklanıyor

Yapay destekli görsel uygulamaların, oluşturulması planlanan içeriğe veya hayal gücüne göre oluşturulamayacak çalışmaların kısa süre içinde gerçekleştirilmesine imkân tanıdığını da anlatan Prof. Dr. And Algül, şunları ifade etti:

“Sosyal medyada bazı paylaşımların zaman zaman popülerlik kazanarak karşımıza çıktığı görülüyor. Örneğin, Nisan 2025 itibarıyla popüler hale gelen Ghibli akımı, kullanıcıların portrelerini kendi istekleri doğrultusunda el çizimi animasyon karelerine dönüştürmelerine olanak tanıyor. Kullanıcılar, bu el çizimi tarzındaki animasyon portrelerini sosyal medya hesaplarında paylaşıyorlar. Ancak bu noktada dikkatli olmakta fayda var. Dijital medya okuryazarlığı ve dijital ayak izi bağlamında, dijital ortamda paylaşılan her bilginin bir yerde toplandığı ve saklandığı unutulmamalıdır. Çağın dinamiklerinden ve sektörün ihtiyaç ve beklentilerinden uzak kalmamak adına, tasarımcıların yapay zekâ araçlarını nasıl kullanmaları gerektiğini öğrenmeleri ve bu alandaki gelişmeleri yakından takip etmeleri büyük önem taşıyor.”

Öğrenci projelerinde yapay zeka kullanılıyor

Üsküdar Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Bölümü olarak, mümkün olan her fırsatta yapay zekâ destekli uygulamaları ders içeriklerine ve öğrenci projelerine entegre etmeye özen gösterdiklerini ifade eden Prof. Dr. And Algül, “Örneğin, '2024 Güz Dönemi 2. Sınıf Dergi Kapak Tasarımı Sergisi' ve '2024 Güz Dönemi 1. Sınıf Yapay Zekâ ile Tasarım Sergisi' kapsamında, yapay zekâ araçları kullanılarak belirli temalar doğrultusunda içerik üretilmiş ve projelere entegre edilmiştir.” şeklinde konuştu.&nbsp;

Kullanmak tercih olabilir…&nbsp;

Günümüz görsel iletişim tasarımı alanında içerik üretiminde önemli bir yer edinmeye başlayan yapay zekâ araçlarını kullanmanın bir tercih meselesi olduğunu belirten Prof. Dr. Algül, “Ancak, günümüz koşulları bu araçlarla yoğun biçimde şekilleniyorsa, tasarımcıların konuyu öğrenmeleri ve sonrasında kullanıp kullanmamaya karar vermeleri daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır. Gelecekte, görsel iletişim alanında bugün henüz öngöremediğimiz yeni yapay zekâ araçlarının ortaya çıkması muhtemeldir. Bu nedenle, alanın güncel gelişmeleriyle yakından takip edilmesi; hangi yapay zekâ araçlarının ne amaçla, nasıl kullanılabileceği; bu araçlarla üretilen içeriklerin hangi yaratım süreçlerinden geçtiği gibi konularda bilgi sahibi olunması, tasarımcılar açısından büyük önem taşımaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ görsel iletişimi dönüştürüyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 26 Apr 2025 07:47:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-gorsel-iletisimi-donusturuyor-104800-20250426.webp" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-gorsel-iletisimi-donusturuyor-104800-20250426.webp"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-gorsel-iletisimi-donusturuyor-104800-20250426.webp" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay Zeka ile Risk Yönetiminde Dönüşüm]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-risk-yonetiminde-donusum-68504.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-risk-yonetiminde-donusum-68504.html</link>
                    <description><![CDATA[Sektör liderleri, yapay zeka odaklı inovasyon, yönetişim ve gerçek zamanlı karar alma süreçlerini keşfetmek için bir araya geldi

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Veri ve yapay zekâ alanında lider SAS, finans sektöründe risk yönetiminin dönüşümüne ışık tutan bir etkinliğe İstanbul’da ev sahipliği yaptı. “Güvenle Yenilik: Yapay Zekâ ile Geliştir, Yönetişimi Sağla, Karar Ver”&nbsp;(Innovating with Confidence: Develop, Govern, Decide with AI)&nbsp;temasıyla 16 Nisan’da İstanbul’da gerçekleştirilen etkinlikte, yapay zekâ destekli uygulamaların finansal hizmetlerdeki risk süreçlerine nasıl entegre edildiği ve bu dönüşümün sunduğu yeni fırsatlar ele alındı.

Finans ve teknoloji sektörlerinin önde gelen isimleri etkinlikte sahne aldı. Konuşmacılar arasında Türkiye’den Vakıf Katılım Bankası, Burgan Bank ve Türkiye İş Bankası,&nbsp;Suudi Arabistan’dan&nbsp;Al Rajhi Bank ve D360 Bank,&nbsp;Güney Afrika’dan Absa Bank ve FirstRand Bank,&nbsp;Katar’dan Bank of Qatar,&nbsp;Birleşik Arap Emirlikleri'nden Mashreq Bank ve Mısır’dan da Mısır Kredi Bürosu (ISCORE) gibi kurumlardan konuşmacılar da yer aldı. SAS uzmanlarıyla birlikte sahne alan konuşmacılar, yapay zekâ tabanlı risk yönetimi konusundaki deneyimlerini paylaştı. Gerçek kullanım örnekleri üzerinden yapılan paylaşımlar sayesinde katılımcılar, sektördeki yaygın zorluklara daha etkili ve sürdürülebilir çözümler geliştirmenin yollarını derinlemesine kavrama fırsatı buldu. Oturumlar, yalnızca teorik bilgiler değil, aynı zamanda pratik stratejiler sunmasıyla da büyük ilgi gördü.

Etkinliğin açılış oturumunda konuşan&nbsp;SAS Orta Doğu, Türkiye ve Afrika Bölge Direktörü Alexander Tikhonov şunları söyledi:&nbsp;“Bugünün hızla değişen risk ortamında önde kalmak, yalnızca son teknolojiye sahip olmayı değil, aynı zamanda ileri görüşlü liderlerden oluşan bir topluluğu da gerektiriyor. Bölgedeki risk yöneticilerini bir araya getirerek yalnızca bilgi ve yenilikleri paylaşmakla kalmıyor, aynı zamanda meslektaşların birbirleriyle bağlantı kurabileceği, fikir alışverişinde bulunabileceği ve birbirlerine ilham verebileceği bir alan da yaratıyoruz. Bu tür etkinlikler, fikirlerin eyleme dönüştüğü, ilişkilerin ise dönüşümün itici gücü haline geldiği yerlerdir.”

Etkinliğin öne çıkan başlıklarından biri, yapay zekâ destekli kredi risk modellemesinin finans sektörüne sağladığı somut değer oldu. Katılımcılar, yapay zekânın kredi değerlendirme süreçlerinde doğruluğu nasıl artırdığını, temerrüt riskini önemli ölçüde nasıl azalttığını ve kurumların değişen piyasa koşullarına daha hızlı uyum sağlamalarına nasıl yardımcı olduğunu pratik örnekler üzerinden gözlemledi. Bununla birlikte, model sayısının ve karmaşıklığının giderek artması, finansal kurumların yasal düzenlemelere uyum sağlamasını ve model yaşam döngüsünü etkin bir şekilde yönetmesini zorlaştırıyor. Bu durum, yönetişim odaklı yaklaşımların önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Gerçek zamanlı veri işleme ve karar alma süreçlerindeki hızlanmanın, yalnızca operasyonel verimliliği artırmakla kalmayıp, müşteri deneyimini de üst seviyeye taşıdığı vurgulandı. Tüm bu konular, etkinlik boyunca en ilgi çekici ve yakından takip edilen tartışma başlıkları arasında yer aldı.

SAS Bankacılık Risk, Dolandırıcılık ve Uyum Ön Satış Başkan Yardımcısı Anselmo Marmonti, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zekâ destekli risk yönetimi artık geleceğe yönelik bir yatırım değil, bugünün bir gerekliliği haline geldi. Finansal kurumların artan model sayısı, düzenleyici baskılar ve değişen müşteri beklentileriyle başa çıkabilmesi için yalnızca doğru teknolojileri değil, aynı zamanda güçlü yönetişim çerçevelerini de benimsemesi gerekiyor.”

Marmonti sözlerine şöyle devam etti: “Entegre risk çözümleri ve yapay zekânın artan gücü sayesinde, kurumların riski proaktif bir şekilde yönetirken aynı zamanda çeviklik, öngörü ve dayanıklılıkla inovasyonu da ileriye taşıyabilecekleri yeni bir döneme giriyoruz. Bu tür etkinlikler, yapay zekânın finansal kurumların günlük karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline nasıl gelebileceğini gerçek dünya örnekleriyle keşfetmek açısından büyük önem taşıyor. Kredi süreçlerinin başvuru aşamasından tahsilata kadar olan tüm yaşam döngüsünü sadeleştirmek ve otomatikleştirmek için yoğun biçimde yapay zekâ ve makine öğrenimini kullanıyoruz. Bu da yeni modellerin ve kredi kararlarının pazara sunulma süresini büyük ölçüde kısaltıyor.”

Finans dünyasının liderlerini İstanbul’da bir araya getiren bu özel etkinlik, yapay zekânın risk stratejilerine entegrasyonu yoluyla daha güvenli, düzenlemelere uyumlu ve etkili karar alma mekanizmalarının inşası yönünde atılmış güçlü bir adım olarak öne çıktı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay Zeka ile Risk Yönetiminde Dönüşüm - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 18 Apr 2025 12:09:28 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-risk-yonetiminde-donusum-151039-20250418.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-risk-yonetiminde-donusum-151039-20250418.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-risk-yonetiminde-donusum-151039-20250418.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ Yapay zeka ile CV  hazırlamak özgünlüğü azaltıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-cv-hazirlamak-ozgunlugu-azaltiyor-68466.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-cv-hazirlamak-ozgunlugu-azaltiyor-68466.html</link>
                    <description><![CDATA[İnsan kaynakları ve personel yönetimi platformu Kolay İK, iş başvurularında yapay zeka araçlarının kullanımına dair İK profesyonellerinin görüşlerini ortaya koyan bir araştırma yaptı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Buna göre yaklaşık her üç İK profesyonelinden ikisi yapay zeka ile hazırlanmış öz geçmişler

(CV) ile karşılaştığını belirtirken her iki profesyonelden biri bu CV’leri özgünlükten uzak olarak
değerlendirdi. Öte yandan katılımcıların yüzde 61’i CV’lerdeki bazı bölümleri gerçek dışı veya
abartılı bulduğunu ifade etti. Sonuçları değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, CV’lerdeki
bilgilerin yanıltıcı olması halinde bu durumun hem şirketler hem de çalışanlar açısından emek,

zaman ve maliyet kaybına yol açabileceğine dikkat çekti.

Özellikle son iki yıldır ChatGPT, Gemini gibi yapay zeka tabanlı metin üretim araçlarının
yaygınlaşmasıyla birlikte iş yapış şekilleri gibi işe alım süreçlerinde de köklü bir değişiklik
yaşanıyor. Şirketler öz geçmişleri yapay zeka ile değerlendirip filtrelerken ilk aşamadaki
görüşmeleri yapay zeka aracılığıyla yapan şirketlerin sayısı da artıyor. Ancak işe alım sürecinde
yapay zeka kullananlar yalnızca şirketler değil. Adaylar da öz geçmiş (CV) ve ön yazılarını
hazırlarken yapay zekadan yararlanıyor. Peki, bu durum ne kadar fark ediliyor ve İK
profesyonellerinin kararlarını nasıl etkiliyor? İnsan kaynakları ve personel yönetim platformu
Kolay İK tarafından çevrim içi anket yöntemiyle gerçekleştirilen ve yaklaşık 200 kişinin katıldığı
araştırma, İK profesyonellerinin bu konudaki yaklaşımını ortaya koydu.
İK profesyonelleri CV’lerin nasıl hazırlandığının farkında
Araştırmaya katılan İK profesyonellerinin yüzde 32’si son bir yılda birçok kez, yüzde 32’si ise
birkaç kez yapay zekayla hazırlanmış bir CV veya ön yazıyla karşılaştığını söylerken yüzde 36’sı
hiç rastlamadığını ifade etti. Ancak bu CV’lere denk gelmeyenlerin önemli bir bölümü de yapay
zeka kullanıldığını düşünüyor. Öyle ki, ‘adayların çoğu yapay zeka kullanmıyor’ diyen İK
profesyonellerinin oranı yalnızca yüzde 12.
İş başvurusu hazırlığında yapay zeka kullananların çok büyük bir bölümünü iş hayatının başında
olanlar oluşturuyor. İK profesyonellerinin yüzde 52’si yeni mezun ve stajyerlerin, yüzde 17’si 1-3
yıl deneyime sahip olanların, yüzde 4’ü orta düzey profesyonellerin öz geçmişlerinde yapay
zekanın izleriyle karşılaştığını dile getirirken yüzde 27’si ise yapay zekanın tüm aday gruplarının
CV’lerinde etkili olduğu görüşünü paylaştı.

Yapay zekalı CV’ler destekleniyor ama özgün bulunmuyor
İK profesyonellerinin yüzde 53’ü bir CV’nin yapay zeka ile hazırlanmasının kararlarını doğrudan
etkilemediğini, esas olanın adayın sahip olduğu beceriler olduğunu söylerken yüzde 29’u yapay
zeka kullanımını desteklediğini çünkü bu durumun adayın teknolojiyle uyum sağladığını
gösterdiğini vurguladı. Katılımcıların yüzde 18’i ise adayın gerçek yeteneklerini
yansıtmayabileceği düşüncesiyle bu CV hazırlama yöntemini olumsuz buluyor.
Öte yandan katılımcıların yüzde 50’si bu öz geçmişleri, tekrarlayan, kişisel olmayan ve
özgünlükten uzak, yüzde 37’si standart ama yeterli, yüzde 13’ü profesyonel ve etkileyici
buluyor. Bununla birlikte yüzde 15’i yapay zekalı CV’lerin çoğu zaman abartılı olduğunu veya
yanlış bilgiler içerdiğini, yüzde 62’si bazı bölümlerinin gerçek dışı olduğunu, yüzde 18’i bu
konuda kararsız kaldığını söylerken yalnızca yüzde 5’i genellikle doğru bilgiler ile karşılaştığını
belirtti.
Öz geçmişlerde abartılı veya gerçek dışı bir bilgi olması halinde, bu durum çoğu zaman
mülakatlarda anlaşılıyor. Katılımcıların yüzde 52’si birkaç kez, yüzde 20’si ise sık sık bu durumla
karşılaştığına dikkat çekti.
Yapay zekada etik tartışması
Kolay İK’nın araştırmasında İK profesyonellerine, adayların yapay zeka kullanımı hakkında bilgi
vermesinin gerekli olup olmadığı da soruldu. Buna göre katılımcıların yüzde 42’si bilgi verilmesi
gerektiği yönünde değerlendirmede bulundu. Yüzde 36’si böyle bir gereklilik olmaması
gerektiğini savunurken yüzde 22’si ise bu konuda kararsız kaldı.
Çağlar Yalı: “Adaylar yapay zekayı destek aracı olarak görmeli”
Araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Kolay İK CEO’su Çağlar Yalı, “Yapay zeka, adayların öz
geçmişlerini daha etkili şekilde hazırlamasına olanak tanıyarak yetkinliklerini öne çıkarmaları için
önemli bir araç haline geldi. Ancak bu süreçte özgünlük ve şeffaflık, aday ile şirket arasındaki
güvenin temelini oluşturuyor. Yanıltıcı veya abartılı bilgiler, kısa vadede işe alım sürecini
hızlandırsa da mülakat veya performans değerlendirmelerinde muhakkak anlaşılıyor. Bu da hem
şirketler hem de çalışanlar için zaman, emek ve maliyet kaybına neden olabiliyor. Bu nedenle
adaylar, yapay zekayı bir destek aracı olarak görmeli ancak CV’lerini mutlaka kendi
deneyimleriyle zenginleştirmeliler. Şirketler ise bu süreçte yalnızca teknolojiyi değil, insanı da
merkeze alan, adayın yetkinliklerini derinlemesine anlamaya odaklı bir değerlendirme yaklaşımı
benimsemeli” dedi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[ Yapay zeka ile CV  hazırlamak özgünlüğü azaltıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 16 Apr 2025 09:10:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-cv-hazirlamak-ozgunlugu-azaltiyor-121145-20250416.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-cv-hazirlamak-ozgunlugu-azaltiyor-121145-20250416.png"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-cv-hazirlamak-ozgunlugu-azaltiyor-121145-20250416.png" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Uzun süreli saldırılarda artış yaşanıyor: 2024'te saldırıların %35'i bir aylık süreyi aştı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-uzun-sureli-saldirilarda-artis-yasaniyor-2024te-saldirilarin-35i-bir-aylik-sureyi-asti-68316.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-uzun-sureli-saldirilarda-artis-yasaniyor-2024te-saldirilarin-35i-bir-aylik-sureyi-asti-68316.html</link>
                    <description><![CDATA[Kaspersky'nin Son Incident Response analist raporuna göre, 2024'te gerçekleşen saldırıların %35,2'sini bir aydan uzun süren saldırılar oluşturdu.
]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
Kaspersky Incident Response analist raporu, Kaspersky'nin 2024 yılında araştırdığı siber saldırıların ayrıntılı analizini ortaya koydu. Rapor hazırlanırken güvenlik olayları sırasında yardıma ihtiyaç duyan kuruluşlardan alınan bilgilerden yararlanılıyor ve farklı sektörler ve bölgelerdeki tehditlerde ortaya çıkan eğilimleri belirleniyor. Bu rapor, güvenlik operasyonlarını iyileştirmek ve gelecekteki olaylara etkili bir şekilde hazırlanmak isteyen kuruluşlar için değerli bir kaynak görevi görüyor.
Son rapor, ortalama gün sayısıyla ölçülen uzun süreli siber saldırıların ortalama süresinin 253 gün gibi şaşırtıcı bir rakam olduğunu gösteriyor. Bu olaylara yanıt olarak, olay müdahale çabalarının ortalama süresinin ise 50 saat olduğu tespit edildi. Bu da bu tür saldırıların etkisini azaltmanın karmaşıklığını ve zorluğunu ortaya koyuyor.
Uzun süreli siber saldırıların birincil etkileri, kurumlar için önemli riskler oluşturan veri şifreleme ve sızıntıları olarak belirlendi. Bu saldırılar için ilk giriş noktaları ağırlıklı olarak kamuya açık uygulamaları hedef alan, güvenilir ilişkilerden yararlanan ve geçerli hesapları kullanan suistimalleri içeriyor.
Kaspersky Global Acil Durum Müdahale Ekibi Başkanı Konstantin Sapronov, şunları söylüyor: "Gelişen siber tehdit ortamını anlamak, varlıklarını ve süreçlerini korumaya çalışan tüm kuruluşlar için çok önemlidir. Bulgularımız, teknoloji ilerledikçe siber suçluların direncinin arttığını ortaya koyuyor ve kurumları yalnızca yanıt vermeye değil, aynı zamanda güvenlik önlemlerini proaktif olarak öngörmeye ve uyarlamaya zorluyor."&nbsp;
Şirketinizin sofistike saldırılara karşı korumasını güçlendirmek için sağlam siber güvenlik çözümleri uygulayın, bunları yönetmek için kalifiye çalışanları işe alın veya Managed Detection and Response ve Incident Response gibi yönetilen güvenlik hizmetlerini benimseyin. Bu güvenlik hizmetleri, tehdit tanımlamasından sürekli koruma ve düzeltmeye kadar tüm olay yönetimi döngüsünü kapsar. Siber saldırılara karşı koruma sağlamaya, olayları araştırmaya ve şirkette güvenlik çalışanı olmasa bile uzman desteği sunmaya yardımcı olur.
Olay Müdahale analisti raporu 2024'ün tamamına bu bağlantıdan ulaşabilirsiniz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Uzun süreli saldırılarda artış yaşanıyor: 2024'te saldırıların %35'i bir aylık süreyi aştı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 04 Apr 2025 11:43:58 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/uzun-sureli-saldirilarda-artis-yasaniyor-2024te-saldirilarin-35i-bir-aylik-sureyi-asti-144455-20250404.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/uzun-sureli-saldirilarda-artis-yasaniyor-2024te-saldirilarin-35i-bir-aylik-sureyi-asti-144455-20250404.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/uzun-sureli-saldirilarda-artis-yasaniyor-2024te-saldirilarin-35i-bir-aylik-sureyi-asti-144455-20250404.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Neslişah Tavukçu: “Siber güvenlik artık stratejik bir zorunluluk”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-neslisah-tavukcu-siber-guvenlik-artik-stratejik-bir-zorunluluk-68085.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-neslisah-tavukcu-siber-guvenlik-artik-stratejik-bir-zorunluluk-68085.html</link>
                    <description><![CDATA[Geçtiğimiz yıl, siber güvenlik harcamalarının dünya genelinde 180 milyar doları bulduğu, buna karşın siber saldırılar nedeniyle uğranan zararın ise yıllık 6 trilyon doları aştığı bildiriliyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;&nbsp;Özellikle finansal kuruluşlar ve büyük veri işleyen şirketler, siber suçluların birincil hedefi haline gelmiş durumda. Ancak bu tehditten yalnızca büyük şirketler etkilenmiyor; küçük ve orta ölçekli işletmeler de savunmasızlıkları nedeniyle siber saldırılara karşı büyük risk altında. Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla her geçen gün daha fazla veri ve işlem çevrimiçi hale geliyor ve bu da güvenlik açıklarına fırsat tanıyor.

Siber güvenliğin önemine dikkat çeken Wixiw Yazılım ve Bilgi Güvenliği Teknoloji Şirketi Kurucusu Neslişah Tavukçu, şunları söyledi:

“Siber güvenlik yatırımları, yalnızca tehditlere karşı koruma sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda yasal uyumluluğun korunması ve iş sürekliliği açısından kritik bir rol oynuyor.” dedi.

Siber güvenliğe ayrılan bütçe artmaya devam edecek

Araştırmalar, şirketlerin 2024 yılı itibarıyla global çapta siber güvenlik yatırımlarına 180 milyar dolar ayırdığını ve bunun 2025 yılında ciddi oranda artacağını öngörüyor. Bu bütçelerin büyük kısmı, güvenlik yazılımları, altyapı güncellemeleri ve personel eğitimi gibi alanlara harcanıyor. Globaldeki ülkelerin yanı sıra, Türkiye’de de bu alana yapılan yatırımlar hızla artmakta, 2024 yılı itibarıyla Türk şirketlerinin siber güvenlik için ayırdığı bütçenin 2 milyar TL’yi geçtiği belirtiliyor.&nbsp;&nbsp;

Konuyu değerlendiren Wixiw Yazılım Kurucusu Neslişah Tavukçu, şunları kaydetti: “Dijitalleşme ve veri odaklı iş modellerinin artmasıyla birlikte siber güvenlik artık bir IT sorunu olmaktan çıkıp, stratejik bir zorunluluk oldu. Küçük ölçekli işletmeler ve KOBİ’ler de bu sürecin bir parçası olacak ve siber güvenlik altyapılarına daha fazla yatırım yapacaktır. Siber tehditlere karşı güçlü bir savunma sistemi oluşturmak, şirketlerin hem marka güvenini koruması hem de iş sürekliliği sağlanması için kritik bir ihtiyaçtır.” ifadelerini kullandı. Neslişah Tavukçu, siber saldırıların yalnızca mali kayıplara yol açmakla kalmayıp, şirket itibarını da ciddi şekilde olumsuz etkilediğini vurguladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Neslişah Tavukçu: “Siber güvenlik artık stratejik bir zorunluluk” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Mar 2025 10:15:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/neslisah-tavukcu-siber-guvenlik-artik-stratejik-bir-zorunluluk-131537-20250318.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/neslisah-tavukcu-siber-guvenlik-artik-stratejik-bir-zorunluluk-131537-20250318.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/neslisah-tavukcu-siber-guvenlik-artik-stratejik-bir-zorunluluk-131537-20250318.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yalnızlığa ‘robot eş’ çözümü korkutuyor!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yalnizliga-robot-es-cozumu-korkutuyor-68083.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yalnizliga-robot-es-cozumu-korkutuyor-68083.html</link>
                    <description><![CDATA[Modern yaşamın dayattığı bireyselleşme ve yalnızlık, teknoloji şirketlerini "dijiseksüelite" olarak adlandırılan, yapay zeka destekli "robot-eş" veya "robot-partner" gibi çözümler üretmeye yöneltiyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

&nbsp;Dijital çağda insan ilişkileri alarm veriyor!

&nbsp;

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte robotların aile yaşamında “eş” konumuna gelmesi olasılığının hem aile kurumu hem de insanlık için ciddi endişelere yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu tür birlikteliklerde insan nüfusunun artış süreci nasıl gerçekleşecek? Yoksa robot çocuklar mı imal edilecek? Demografik, etik ve sosyal açılardan büyük riskler barındıran bu olgu, günümüzde hukuki, dini ve felsefi tartışmaların odağı haline gelmiştir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, kadın eş robotların satışa sunulmasının arkasındaki nedenleri değerlendirdi.

Kronik yalnızlık, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyen yaygın bir sorun

Günümüzde bireyler arasında giderek artan kronik yalnızlığın teknoloji odaklı yeni çözümleri de beraberinde getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bilimsel literatürde ‘dijiseksüelite’ olarak adlandırılan ve yapay zeka destekli ‘robot-eş’ veya ‘robot-partner’ kavramına olan ilginin artışı, bu durumun en somut göstergelerinden biri. Modern yaşam, bireyleri giderek daha bağımsız hale getirirken aile bağlarının zayıflaması, sanal iletişim uygulamalarının günlük etkileşimi şekillendirmesi ve hızlı yaşam temposunun bireyselleşmeyi teşvik etmesi, sosyal bağlantıların azalmasına yol açıyor. Bunun bir sonucu olarak kronik yalnızlık, bireylerin ruh sağlığını olumsuz etkileyen yaygın bir sorun haline geliyor.” dedi.

Tek başına yaşam cazip hale geldi

Evlilik ve aile kurumuna yönelik toplumsal normlardaki değişim, “solo yaşam” (tek başına yaşam) modelinin daha cazip hale gelmesi ve iletişim sorunlarının, bireylerin evlenmesini zorlaştırdığını anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şöyle devam etti:

“Bu faktörler, yalnız yaşayan bireylerin sayısının artmasına ve tek kişilik hanelerin yaygınlaşmasına neden oluyor. Bu durum, insanın doğasında bulunan sosyal bağ kurma ihtiyacını ortadan kaldırmıyor. Aksine, bireyler yalnızlık hissini gidermek için teknoloji şirketlerinin sunduğu yapay zeka destekli robot partnerlere yönelmeye başlıyor. Yapılan araştırmalar ve bu tür birliktelik yaşayan kişilerin deneyimleri, bu eğilimin temel nedeninin yalnızlık duygusundan kurtulma arzusu olduğunu gösteriyor. Teknoloji şirketleri ise bu ilgiye kayıtsız kalmayarak, daha insansı ve gelişmiş yapay zeka tabanlı robotlar üretmeye devam ediyor. Sesli yanıt sistemleri, duygusal etkileşim özellikleri ve fiziksel gerçekçiliğin artırıldığı bu robotlar, giderek daha fazla bireyin ilgisini çekiyor. Bu gelişmeler, insan ilişkilerinin geleceği konusunda tartışmaları da beraberinde getiriyor.”

İnsansı “eş-robot”lar sahibinin her isteğini yerine getiriyor

Teknoloji şirketlerinin sunmuş olduğu rasyonel düşünme süreçlerini taklit eden yapay zeka tabanlı insansı “eş-robot”ların, insanın duygu, değer ve ruh hallerini de taklit etmeye yönelmesi ile kullanıcıların duygusal bağ kurma eğilimini artıran, hatta aşık olma noktasına kadar varan niteliklere sahip olduklarının gözlendiğini kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Hatta yapılan araştırmalarda, bireylerin sohbet sırasında daha az duyarlı insanlara kıyasla bu robotlarla daha güçlü bir duygusal bağ hissettiklerini göstermektedir. Öte yandan çok uzun ve yoğun çalışma günleri, yapay bile olsa modern bireyi rahatsız etmeyen, itaatkar ve devamlı aynı yaşta kalan bir ‘eş-partner’ istemesine neden olabilmektedir. ‘Robot-eş’&nbsp;sizinle tartışmıyor, şarkı söylemek, cinsel ihtiyaçları karşılamak, herhangi bir soruyu cevaplamak, gerektiğinde susmak gibi neredeyse sahibinin her isteğini yerine getirebiliyor. Hiçbir zaman hasta olmuyor ve sorunlarıyla ‘yük’ oluşturmuyor. Yapay zeka ile iletişim, insanlarla iletişimin aksine her zaman kolay, keyifli ve görece daha rahat olabilmektedir.” şeklinde konuştu.

İnsansı robotlar bir ailenin toplum yararına yaptığı şeylerden uzak…

Ancak tüm bu avantaj gibi görünen özelliklerine rağmen “eş-robotlar”ın nörofizyolojik ve sosyo-kültürel etkenlerden dolayı insanların sunabileceği duygusal etkileşimin yerini tutmalarının pek mümkün görünmediğini de dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Nörofizyolojik özelliklerden bahsedecek olursak, insan beyninde aile ve diğer insanlarla etkileşimle ilgili temel ihtiyaçlardan sorumlu merkezler bulunmaktadır. Bunlar cinsel davranışlar, annelik içgüdüsü,&nbsp;ebeveyn-çocuk davranışı ve duygusal etkileşimle ilgili ihtiyaçlardır. Yapay zeka temelli insansı robotlar bu davranış programlarına ancak kısmen karşılık verebilir. Sosyo-kültürel özelliklere gelince, yani bir ailenin toplum yararına yaptığı şeyler - çocuk doğurmak, onları eğitmek, onları ahlaki normlara uygun bir şekilde yetiştirmek ve aile içinde birbirlerine destek olmak (hem duygusal hem de ekonomik), bugün insansı robotların birçok yönüyle başa çıkamayacak özelliklerdir.” ifadesinde bulundu.

Şirketlerin hedef kitlesi yalnızlar

Bu robotları tasarlayan şirketlerin hedef kitlesinin tüm yaşlardan olan yalnız bireyler olduğunu belirten Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Fakat orta yaş ve gençlerin bu tür birlikteliklere daha eğilimli olduğunu göz önünde bulunduran teknoloji şirketleri bu yaş gruplarının zevkleri üzerine tasarımlarını geliştiriyorlar.” dedi.

Robotların aile yaşamında “eş” konumuna gelmesi endişe verici

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte robotların aile yaşamında “eş” konumuna gelmesi olasılığının hem aile kurumu hem de insanlık için ciddi endişelere yol açtığını vurgulayan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şunları kaydetti:

“En basitinden bu tür birlikteliklerde insan nüfusunun artış süreci nasıl gerçekleşecek? Yoksa robot çocuklar mı imal edilecek? Demografik, etik ve sosyal açılardan büyük riskler barındıran bu olgu, günümüzde hukuki, dini ve felsefi tartışmaların odağı haline gelmiştir. Bu tartışmaların büyük bir kısmı, robotların insan ilişkilerinde eksik kalacağı yönler üzerine yoğunlaşmaktadır. Ancak bu bile, insanın kendisini üstün ve ayrıcalıklı görme eğiliminin bir göstergesidir. Şu ana kadar yaygın görüş, robot partnerlerin kullanıcıları tarafından kontrol edilen, istismar edilebilen ve her zaman ikincil konumda kalacak varlıklar olduğudur. Oysa tarih, istismar edilenlerin zamanla güçlenerek istismar eden konumuna geçebileceğini göstermektedir.”

İnsanlarda akıllı cihazlar psikolojik bir bağımlılığa dönüştü

Benzer bir dönüşümü, sıradan nesneler olarak hayatımıza giren bilgisayarlar ve akıllı telefonlar üzerinden gözlemlenebileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bugün, bu cihazlar olmadan yaşamak neredeyse imkânsız hale gelmiş, insanlarda akıllı cihazlardan uzak kalma korkusu gelişmiş ve hatta bu durum psikolojik bir bağımlılığa dönüşmüştür. Yakın gelecekte, robotlara zihinsel olarak bağımlı hale gelen bireylerin artması olasılığı göz ardı edilemez. Bunun yanı sıra, robotların kullanımıyla ortaya çıkacak güvenlik ve gizlilik sorunları da ciddi bir kaygı kaynağıdır. Kişisel verilerin korunması, mahremiyetin ihlal edilmemesi ve robotların topladığı bilgilerin kötü amaçlarla kullanılmaması için hangi önlemler alınacaktır? Bu sorular henüz net bir yanıt bulmuş değil.” diye konuştu.

Aile hatta insanlığın geleceği tehdit altında

Aile ve evlilik kurumunun, hatta insanlığın geleceğini tehdit eden bu tür eğilimlere karşı önlem almanın son derece önemli olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu bağlamda, toplumbilimciler, devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliği yaparak aileyi destekleyici ve koruyucu politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Ancak bu sayede, teknolojinin insanlık için bir tehdit değil, fayda sağlayan bir araç olarak kullanılması sağlanabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yalnızlığa ‘robot eş’ çözümü korkutuyor! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Mar 2025 09:53:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yalnizliga-robot-es-cozumu-korkutuyor-125506-20250318.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yalnizliga-robot-es-cozumu-korkutuyor-125506-20250318.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yalnizliga-robot-es-cozumu-korkutuyor-125506-20250318.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Spotify hesabınızı siber suçluların   çalmasına izin vermeyin ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-spotify-hesabinizi-siber-suclularin-calmasina-izin-vermeyin-68021.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-spotify-hesabinizi-siber-suclularin-calmasina-izin-vermeyin-68021.html</link>
                    <description><![CDATA[Milyonlarca şarkıya ve içeriğe erişim sağlayan dijital müzik, podcast ve video hizmeti olan Spotify yaklaşık 700 milyon aktif kullanıcıya sahip.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Dünya çapında popülerliği olan uygulama bu büyüklüğü ile siber suçlular içinde öncelikli hedefler içerisinde yer alıyor. Siber güvenlik şirketi ESET, tehdit unsurlarını inceleyerek kullanıcıların uygulamayı güvenle kullanabilmeleri için önerilerini paylaştı.&nbsp;

&nbsp;

Siber dolandırıcılar için Spotify hesapları, dark web veya Telegram aracılığıyla paraya dönüştürülebilen değerli dijital varlıkları temsil eder. Ele geçirilen hesaplar toplu olarak satıldığında fiyatları önemli kârlar sağlar. Spotify kullanıcılarını hedef alan tek bir başarılı kimlik avı kampanyası çok sayıda hesap elde edilmesini sağlayabilir ve bu da önemli miktarda yasa dışı gelir anlamına gelir. Ele geçirilen hesaplar, kimlik hırsızlığı veya sosyal mühendislik saldırıları için kullanılabilecek değerli kişisel veriler sağlar. Bir Spotify hesabına erişim, kişisel bilgileri, ödeme ayrıntılarını, dinleme alışkanlıklarını ve sosyal medya ve diğer çevrimiçi hizmetlerle olan bağlantıları açığa çıkarabilir; bu da ek hedefli saldırılar için fırsatlar yaratır.&nbsp;

&nbsp;

Akış sahtekârlığına dikkat edin &nbsp;

Ele geçirilen hesaplar, akış sayılarını yapay olarak şişirmek için bir araç görevi görmektedir. "Akış sahtekârlığı" olarak bilinen bu uygulamada, ele geçirilmiş hesaplardan oluşan ağlar kullanılarak belirli parçalar tekrar tekrar çalınmakta ve hileli telif ödemeleri yapılmaktadır. İnternet üzerinden yapılan şarkı yayınlarındaki dolandırıcılığı tespit etme platformu Beatdapp'a göre tüm şarkı yayınlarının en az yüzde 10'u dolandırıcılık amaçlıdır ve bu durum her yıl küresel müzik endüstrisinden 3 milyar ABD dolarına yakın para kaybına neden olur.&nbsp;

&nbsp;

Spotify hesabınızın ele geçirildiğini nasıl anlayabilirsiniz?&nbsp;

En belirgin işaret, hesap ayarlarınızda veya abonelik ayrıntılarınızda yapılan beklenmedik değişikliklerdir. Bu, abonelik planınızda yetkisiz yükseltmeler veya düşürmeler, e-posta adresinizde değişiklikler veya ödeme değişiklikleri gibi durumları içerebilir. Dinleme geçmişinizdeki veya çalma listelerinizdeki olağan dışı etkinlikler de hesabınızın ele geçirildiğini gösterebilir. Bu, son çalınan parçalarınızda tanıdık olmayan sanatçıların görünmesi şeklinde ortaya çıkabilir. Diğer durumlarda, oluşturduğunuz çalma listelerinin açıklanamayan bir şekilde kaybolması veya oluşturmadığınız yeni çalma listelerinin ortaya çıkmasıyla karşılaşabilirsiniz. &nbsp;Aynı şey yetkisiz erişimi ortaya çıkarabilen oturum anormallikleri için de geçerlidir.&nbsp;

&nbsp;

Güçlü ve benzersiz parola kullanın&nbsp;

Spotify'ın hesap sayfası, hesabınızın o anda etkin olduğu tüm cihazları gösterir. Bu listedeki tanıdık olmayan cihazlar veya konumlar, hesabınızın ele geçirildiğini güçlü bir şekilde işaret eder. Benzer şekilde, kendinizi sık sık beklenmedik bir şekilde Spotify'dan çıkış yaparken buluyorsanız bu başka birinin hesabınıza eriştiğini ve oturum sınırlarını tetiklediğini gösterebilir. Bu tehlike işaretlerinden herhangi birini fark ederseniz Spotify sayfasına göz atın ve hemen harekete geçin. İlk olarak hesap ayarları sayfanızdan tüm cihazlardan çıkış yapın. &nbsp;Ardından parolanızı hemen değiştirin ve yeni parolanın güçlü ve benzersiz olduğundan emin olun. Tanımadığınız veya artık kullanmadığınız tüm üçüncü taraf uygulamalarını gözden geçirin ve erişimlerini iptal edin. Son olarak, yetkisiz erişimi bildirmek ve ek hesap güvenlik önlemleri talep etmek için Spotify müşteri desteğiyle iletişime geçin.

&nbsp;

Güvende kalmanızı sağlayacak ipuçları&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kişisel bilgilerinize yönelik taleplere şüpheyle yaklaşın. Spotify hiçbir zaman ödeme yöntemleri veya parolanız gibi kişisel bilgilerinizi, üçüncü taraflar aracılığıyla ödeme yapmanızı veya e-posta eklerini indirmenizi istemez.

·&nbsp; &nbsp;E-posta göndericisinin adresini dikkatlice doğrulayın. Meşru Spotify e-postaları "@spotify.com" &nbsp;biten alan adları ile gelir.

·&nbsp; &nbsp;&nbsp;Yazım ve dil bilgisi hatalarını veya bir şeylerin doğru olmadığını gösteren diğer işaretleri kontrol edin. Yasal e-postalar genellikle bu tür hatalar içermez.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Gerçek hedef URL'yi görüntülemek için tıklamadan herhangi bir bağlantının üzerine gelin.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;E-posta bağlantılarına tıklamak yerine adresi tarayıcınıza yazarak Spotify'a manuel olarak gidin.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Hesabınızı bir parola yöneticisinde saklanan güçlü ve benzersiz bir parola ile koruyun ve tercihen bir kimlik doğrulama uygulaması aracılığıyla veya bir donanım güvenlik anahtarı ile iki faktörlü kimlik doğrulamayı etkinleştirin.

·&nbsp;&nbsp;Kendinizi korumak için resmi uygulama mağazalarına bağlı kalın ve Spotify uygulamasını yalnızca resmi kanallardan indirin.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Spotify'ı geliştirmeyi veya ödeme yapmadan premium özellikler sağlamayı vaat eden üçüncü taraf araçlardan uzak durun.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Gerçek zamanlı koruma özelliklerine sahip saygın bir güvenlik çözümü kullanın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Uygulamalara, özellikle de erişilebilirlik hizmetleri veya parola yöneticileri gibi hassas işlevlere erişim talep edenlere izin verirken dikkatli olun.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Spotify hesabınızı siber suçluların   çalmasına izin vermeyin  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 14 Mar 2025 06:42:36 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/spotify-hesabinizi-siber-suclularin-calmasina-izin-vermeyin-094317-20250314.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/spotify-hesabinizi-siber-suclularin-calmasina-izin-vermeyin-094317-20250314.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/spotify-hesabinizi-siber-suclularin-calmasina-izin-vermeyin-094317-20250314.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Dijital dünyada çocuk yetiştirme rehberi ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-dijital-dunyada-cocuk-yetistirme-rehberi-67958.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-dijital-dunyada-cocuk-yetistirme-rehberi-67958.html</link>
                    <description><![CDATA[Ebeveynler ve çocukları arasında her zaman kültürel bir uçurum olmuştur. Ancak dijital yerliler, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğu bu dijital devrin içine doğduklarından muhtemelen bu uçurum son on yılda daha da fazla büyüdü. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Bu yeni dijital çağa uyum sağlamak zorunda kalan "dijital göçmenler" içinse dünyayı çocuklarının bakış açısından anlamak zor. Siber güvenlik şirketi ESET, çocukların internetteki davranışlarını inceleyerek maruz kalabilecekleri tehlikeleri inceledi. Ebeveynlere önerilerde bulundu.&nbsp;

&nbsp;

Araştırmacılar, davranışların kontrolünde önemli bir rol oynayan beynin frontal ve prefrontal kortekslerinin ergenlerde tam olarak gelişmediğine inanıyor. Bunun sonucu da saha fazla dürtüsellik ve risk alma olarak öne çıkıyor. &nbsp;Çocukların deneyimleyerek öğrenmeleri açısından risk almak her zaman kötü bir şey değil. Ebeveynler için korkutucu olabilir ancak büyümenin önemli bir parçası. Çocukların güven ve dayanıklılık geliştirmelerine ve iyi muhakeme etmenin önemini anlamalarına olanak tanır. Sorun, dürtüselliğin pervasızlığa dönüşerek çocukların ruhsal ve fiziksel sağlıklarını, potansiyel olarak mali durumlarını ve başkalarının hayatlarını tehlikeye atmasıdır.

&nbsp;

Ne tür tehlikelerden bahsediyoruz?

Kişisel verilerin internette aşırı paylaşımı :&nbsp;Sosyal medya siteleri, çevrimiçi oyun ve sohbet odaları ve diğer platformlar çocukların kişisel bilgileriyle dolup taşıyor. Zorbalar ve kimlik hırsızları bu bilgileri onlara karşı kullanmak için hazır bekliyorlar.&nbsp;

İnternette yabancılarla konuşmak :&nbsp;Kişisel bilgilerin aşırı paylaşılması, çocukları çevrimiçi olarak taklit eden dolandırıcıların da dikkatini çekebilir. Nadiren de olsa bu durum fiziksel dünyada istismara dönüşebilir. Araştırmalar, 13-17 yaş arası Amerikalıların yaklaşık 10'da 1'inin kendi rızaları olmadan müstehcen görüntülerinin paylaşıldığını iddia ediyor. Bu tür görüntülerin paylaşılması yasa dışıdır ve bunun yasal sonuçları olabilir. Ayrıca beraberinde getirdiği tüm duygusal sıkıntılarla birlikte sextortion ve siber zorbalığa da kapı açabilir.

Çocuklar yaşlarını doğru söylemiyor:&nbsp;Birleşik Krallık düzenleyici kurumu Ofcom'un araştırmasına göre, sosyal medya profili olan 8-17 yaş arası çocukların üçte biri yaşını doğru söylemiyor. Buradaki problem, çocuklarınızın zararlı içeriklere ve yaşlarına uygun olmayan reklamlara maruz kalmasına neden olmasıdır.&nbsp;

Çocuklar arasında siber zorbalık:&nbsp;Zorbalık, birçok nedenden ötürü çocuklar arasında her zaman yaygın olmuştur. İnternet, bunun gerçekleşmesi için daha geniş bir akran yelpazesinden daha fazla fırsat yaratıyor.&nbsp;

İnternette başkalarını dolandırmak:&nbsp;Bazen çocuklar, eylemlerinin sonuçlarını net bir şekilde anlamadan teknik bilgilerini kötü amaçlar için kullanabilirler. İngiltere Ulusal Suç Ajansı'nın (NCA) birkaç yıl önce yayımladığı bir rapor, dokuz yaşından küçük çocukların DDoS saldırıları düzenlerken yakalandığını ortaya koymuştu

Ebeveynler çocuklar için ne yapabilir?


	Net temel kurallar belirleyin,
	Kendi dijital alışkanlıklarınızla örnek olun yani, aşırı paylaşım yapmaktan ve riskli çevrimiçi davranışlarda bulunmaktan kaçının,
	Kullanımı izlemek ve uygunsuz içeriğe erişimi engellemek için gerektiğinde ebeveyn kontrollerini kullanın,
	Uygunsuz davranışların (cinsel içerikli mesajlaşma, aşırı paylaşım, siber zorbalık vb.) tehlikeleri ve çevrimiçi güvenliğin ve başkalarına saygı göstermenin önemi hakkında samimi bir şekilde konuşun,
	Çocuğunuzun çevrimiçi hesaplarını ayarlayın ve yaşına uygun olanları seçin,
	Çocuklarınızı, kişisel bilgilerine dair işaretler için dark web'i izleyen bir kimlik koruma hizmetine kaydettirin,
	Çocuklarınızın gizlilik ayarlarının hesaplarını kimlerin görebileceğini sınırladığından emin olun,
	Çocuğunuzun bilgisayar becerilerini olumlu bir şekilde kullanabileceği yolların ayrıntılarını paylaşın&nbsp;
	Cihazlarına saygın bir satıcıdan güvenlik yazılımı indirin,
	Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirdiklerinden emin olun.


&nbsp;

Hepsinden önemlisi, iletişim kanallarını mümkün olduğunca açık tutun. Çocuklarınızın internette iyi ve kötü davranış arasındaki farkı anlamaları ve sizin de onları dinlemek için her zaman yanlarında olmanız önemlidir. Nihayetinde, bu sadece çocuklarınızı korumakla ilgili değildir. Bu durum onları, düşünceli, riskten kaçınan ve saygılı bir şekilde yetiştirmekle ilgilidir.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Dijital dünyada çocuk yetiştirme rehberi  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 11 Mar 2025 08:02:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-dunyada-cocuk-yetistirme-rehberi-110322-20250311.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-dunyada-cocuk-yetistirme-rehberi-110322-20250311.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-dunyada-cocuk-yetistirme-rehberi-110322-20250311.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Ele geçirilen tek bir e-postanın finansal, operasyonel ve itibar maliyeti çok büyük olabilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-ele-gecirilen-tek-bir-e-postanin-finansal-operasyonel-ve-itibar-maliyeti-cok-buyuk-olabilir-67636.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-ele-gecirilen-tek-bir-e-postanin-finansal-operasyonel-ve-itibar-maliyeti-cok-buyuk-olabilir-67636.html</link>
                    <description><![CDATA[E-posta iletişimi modern iş dünyasında kilit öneme sahip. Kişiler, kurumlar, sektörler arasında iş birliğini ve bağlantıyı mümkün kılar. E-postanın bu denli  yaygın kullanımı onu siber saldırılar için birincil hedef haline getiriyor. Siber güvenlik şirketi ESET, ‘Önce Önleme’ stratejisi kapsamında e-posta güvenliğinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini inceledi, önerilerde bulundu. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ E-posta güvenliği&nbsp;

artık bir zorunluluk

&nbsp;

E-posta tabanlı tehditlerin gelişen doğası, sürekli tetikte olmayı ve adaptasyonu gerektiriyor. Siber suçlular çeşitli güvenlik açıklarından faydalanmak için sürekli olarak yeni taktikler geliştirirler, bu da kurumların ortaya çıkan riskler ve teknolojideki gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmalarını zorunlu kılar. Önleme öncelikli uygulamalar, güvenlik farkındalığı kültürü ile birleştiğinde e-posta tabanlı saldırı riskini önemli ölçüde azaltabilir ve bir kuruluşun en kritik iletişim kanalını koruyabilir. İşletmeler giderek daha karmaşık hale gelen tehdit ortamında yol alırken proaktif önlemler artık isteğe bağlı değil, bir zorunluluktur. Ele geçirilen tek bir e-postanın finansal, operasyonel ve itibar maliyeti çok büyük olabilir

&nbsp;

Yapay zekâ odaklı kimlik dolandırıcılığı nasıl işliyor?

Verizon’un 2024 Veri İhlali Araştırmaları Raporu’na göre, kimlik avı en yaygın iki saldırı vektöründen bir tanesi. Güvenlik ihlallerinin yüzde 15’inde saldırganlar kimlik avından kazanç elde etmiş ve ihlal başına ortalama 4,88 milyon dolar zarara neden olmuştu. Bu istatistikler, kuruluşların e-posta güvenliği sağlamalarına ve giderek karmaşıklaşan siber tehditlere karşı korunmak için sağlam stratejiler benimsemelerine duyulan acil ihtiyacı vurguluyor. Birçok küçük ve orta ölçekli işletme (KOBİ) için bu zorluk özellikle ciddidir. Sınırlı kaynaklar ve uzmanlık, bu kuruluşların gelişmiş savunmalar uygulamasını genellikle zorlaştırır ve onları saldırılara karşı orantısız bir şekilde savunmasız bırakır. Siber suçlular bunun farkındadır ve hassas verilere erişmek, fidye yazılımı dağıtmak veya kimlik bilgilerini çalmak için güvenlik açıklarından yararlanırlar. Bu durum, e-posta güvenliğine&nbsp;yönelik önleme öncelikli yaklaşımı&nbsp;yalnızca ihtiyatlı olmakla kalmayıp aynı zamanda tehdit yüzeyini azaltmak için olmazsa olmaz bir araç haline getirmektedir.

E-posta tehdit ortamını anlamak

E-posta tehditlerinin doğasını anlamak, onlarla mücadele etmenin ilk adımıdır. Kimlik avı ve ilişkili sosyal mühendislik biçimleri, saldırganların alıcıları gizli bilgileri ifşa etmeleri için kandırmak üzere tasarlanmış inandırıcı mesajlar hazırlamasıyla en yaygın tehlikelerden biri olmaya devam etmektedir. Benzer şekilde, siber suçluların kullanıcı adlarını ve parolaları toplamak için sahte giriş sayfaları veya aldatıcı istemler kullandığı kimlik bilgisi hırsızlığı da başka bir risk oluşturmaktadır. Saldırganlar bu kimlik bilgileriyle iş ağlarına girebilir ve yanlara doğru hareket ederek değerli verilere erişim sağlayabilir veya başka saldırılar başlatabilir. &nbsp;E-posta güvenliği söz konusu olduğunda fidye yazılımları da büyük bir endişe kaynağıdır. Saldırganlar, bazı kullanıcı etkileşimlerinden sonra kritik dosyaları şifreleyen ve serbest bırakılmaları için ödeme (fidye) talep eden e-postalara kötü amaçlı bağlantılar veya ekler yerleştirir. Bunun sonuçları, operasyonların durdurulmasından itibar kaybına ve önemli mali kayıplara kadar yıkıcı olabilir.

&nbsp;

&nbsp;

E-posta tehditleriyle mücadele için temel adımlar ve teknolojiler&nbsp;

Önleme öncelikli bir strateji, riskleri artmadan önce azaltmak için kritik önem taşır. Bu proaktif yaklaşım, e-posta tabanlı saldırılara karşı çok katmanlı bir savunma oluşturmak için gelişmiş teknoloji, açık politikalar ve çalışan farkındalığının bir kombinasyonunu içerir.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp;&nbsp;Gelişmiş e-posta spam filtreleri:&nbsp;Gelişmiş spam filtreleri, sağlam bir e-posta güvenliği stratejisinin anahtarıdır. Bu araçlar, şüpheli e-postaları belirlemek ve karantinaya almak için gelen mesajları analiz eder.

·&nbsp; &nbsp;Siber güvenlik farkındalık eğitimleri:&nbsp;Kurum içinde bir farkındalık kültürünün geliştirilmesi de aynı derecede önemlidir. Çalışanlar genellikle siber saldırılara karşı ilk savunma hattıdır, bu da düzenli eğitim programlarını gerekli kılar.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Güvenlik denetimleri:&nbsp;E-posta güvenlik sistemlerinin düzenli olarak denetlenmesi, önleme öncelikli yaklaşımın bir diğer önemli bileşenidir. Bu denetimler mevcut önlemleri değerlendirir, genel güvenlik açıklarını tespit eder ve gelişen güvenlik standartlarına uygunluğu sağlar.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp;&nbsp;Parola politikası ve kimlik doğrulama:&nbsp;Güçlü parola politikaları ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ek koruma katmanları sağlar. Çalışanlardan karmaşık parolalar oluşturmalarını ve bunları düzenli olarak güncellemelerini istemek, hesapların ele geçirilmesi olasılığını azaltır.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;Gelişmiş e-posta güvenlik teknolojileri:&nbsp;Uç nokta koruması ve ağ izleme çözümleri de dahil olmak üzere gelişmiş güvenlik teknolojileri, sofistike tehditlere karşı savunmada önemli bir rol oynamaktadır.&nbsp;Görünüşte yasal e-postalar aracılığıyla iletilen sıfırıncı gün istismarları, geleneksel tespit sistemlerini atlatarak kötü amaçlı yükler yerleştirebilir veya kullanıcıları güvenliği ihlal edilmiş web sitelerine yönlendirebilir. Anormal davranışları tespit eden ve hızla karşı önlemler geliştiren yapay zekâ odaklı platformlar proaktif savunma için çok önemlidir. Sıfırıncı gün koruma özelliklerine sahip sağlam&nbsp;bulut e-posta güvenliği çözümlerine&nbsp;yatırım yapmak, kurumsal esnekliği önemli ölçüde artırabilir.

·&nbsp; &nbsp;İnsan faktörü:&nbsp;Teknoloji e-posta güvenliğinin kritik bir bileşeni olsa da insan davranışları da önemli bir rol oynar. Riskleri en aza indirmek için kurum içinde bir güvenlik bilinci kültürü oluşturmak şarttır.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Ele geçirilen tek bir e-postanın finansal, operasyonel ve itibar maliyeti çok büyük olabilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 08:15:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/ele-gecirilen-tek-bir-e-postanin-finansal-operasyonel-ve-itibar-maliyeti-cok-buyuk-olabilir-111637-20250218.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/ele-gecirilen-tek-bir-e-postanin-finansal-operasyonel-ve-itibar-maliyeti-cok-buyuk-olabilir-111637-20250218.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/ele-gecirilen-tek-bir-e-postanin-finansal-operasyonel-ve-itibar-maliyeti-cok-buyuk-olabilir-111637-20250218.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Novus’un yenilikçi yapay zekası Dot ilklerin müzesinde tanıtıldı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-novusun-yenilikci-yapay-zekasi-dot-ilklerin-muzesinde-tanitildi-67631.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-novusun-yenilikci-yapay-zekasi-dot-ilklerin-muzesinde-tanitildi-67631.html</link>
                    <description><![CDATA[  Yapay zeka ajanları bir araya gelerek departman gibi çalışıyor ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Novus, işletmeler için geliştirdiği ileri yapay zeka çözümleri barındıran Dot ürününü, İstanbul Modern’de teknoloji ve iş dünyasına sundu. Etkinlikte, Dot’un teknik altyapısı, sunduğu yenilikler, gerçek kullanım senaryoları ele alındı.&nbsp;

Finans, sigorta, sağlık, üretim ve medya sektörlerine kapsamlı yapay zeka desteği sunan Novus; işletmelere yönelik yeni yapay zeka platformu Dot’u özel bir lansmanla tanıttı. Teknoloji ve iş dünyasının büyük ilgi gösterdiği, İstanbul Modern’de gerçekleşen etkinlikte, Dot'un sektörde nasıl bir dönüşüm yaratacağı ve barındırdığı teknolojik yenilikler gözler önüne serildi.&nbsp;

‘’Kendi yapay zeka ajanlarınızı yalnızca emir vererek oluşturabiliyorsunuz.’’

Etkinliğin açılış konuşmasında Novus kurucusu ve CRO’su Vorga Can, katılımcılara şunları söyledi: ‘’2025 itibarıyla 25 kişilik bir ekibiz ve bugüne kadar fonlar hariç 2 milyon doların üzerinde yatırım aldık. ABD, Avrupa ve Türkiye’den yatırımcılarımız da lansmanızda bizlerle birlikteler. Bugün burada, yapay zeka modelleri, ajanları ve ajan takımları barındıran Dot ürünümüzle sektördeki spesifik problemlere çözümler geliştirdiğimizi paylaşıyoruz. Dot, bir yandan hazır AI ajanları ve iş akışlarını kullanmanıza olan sağlıyor bir yandan da kendi ajanlarınızı ve iş akışlarınızı yalnızca emir vererek oluşturmanıza imkan sağlıyor.’’

‘’Henüz bilinmeyen teknolojilerle geleceğe yön veriyoruz’’

Vorga Can’dan sahneyi devralan Novus kurucusu ve CEO’su Rıza Egehan Asad da açılış konuşmasında şunlara değindi: ‘’2020'de başlayan yolculuğumuzda en büyük hedefimiz fark yaratmak ve kendi teknolojilerimizi inşa etmekti. MIT’de temellerini attığımız bu süreçte, yapay zekâ sistemleri tasarladık ve MIT Sandbox programına katıldık. Amacımız ise kullanıcıların kendilerine özel yapay zeka modelleri oluşturabilecekleri bir sistem geliştirmekti. Dot’un adını koyarken de matematikteki nokta çarpım işleminden ilham aldık. Bugün, henüz tanıtılmamış yeni modeller ve teknolojilerle geleceğe yön veriyoruz. Amiral gemimiz olan bu projemizle, yapay zekayı inovasyonla birleştirerek, kullanıcıların teknolojiyi kendi iş süreçlerine entegre etmelerini sağlıyoruz.&nbsp;Yani kullanıcılarımızı bir uzay gemisine oturtup, saniyeler içinde dünyanın tüm inovasyonunu ve teknolojisini sunuyoruz. Bu sayede teknoloji, tasarım ve yeniliğin derinlemesine hissedilmesine, iş süreçlerine kolayca entegre edilmesine imkan sağlıyoruz’’ dedi.&nbsp;

‘’Dot’u dört temel modül ile geliştirdik’’

Asad’ "Dot’ı Keşfedin" başlıklı sunumuyla da katılımcıların karşısına çıktı.&nbsp;Asad, sunumunda ‘’Dot’u dört temel modül ile geliştirdik; Simplified, Focused, Playground ve Materials. &nbsp;Simplified modülümüzün adı basitleştirilmiş ama aslında olayı çok daha derin. Bu modülümüz günlük yapay zeka asistanınız gibi çalışıyor. Her isteğinizi yerine getirecek en uygun yapay zeka modelini seçerek en iyi sonuçları almanızı sağlıyor. İkinci modülümüz Focused ise yapay zeka canlılarının dünyasına giriş kapınız. Tamamen yapay zeka ile etkileşim kurabiliyor, kendi senaryolarınızı oluşturabiliyorsunuz. Gerçek anlamda yapay zekayla "konuştuğunuz" bir alan burası. Üçüncü modülümüz Playground, tam anlamıyla bir oyun alanı! Burada ajanları bir araya getirip, karmaşık görevler için bir takım yaratabiliyorsunuz. Ayrıca, oluşturduğunuz ajanların özelliklerini dilerseniz Playground üzerinden değiştirebiliyorsunuz. Düşünün,&nbsp;30 saniyede bile yepyeni bir şey geliştirebiliyorsunuz. Son modülümüz Materials ise kod geliştirme sürecinin tüm aşamalarını yapay zeka ajanlarına devrediyor. Kullanıcılar yalnızca istedikleri uygulama, web sitesi veya platformu tarif ediyor ve kod yazılmaya başlıyor. Biz Dot ürünümüzle yapay zekayı herkes için erişilebilir, güçlü ve etkileşimli hale getirmek istiyoruz. Ve işte bu dört modül, tam olarak bunu sağlıyor’’ diye konuştu.&nbsp;

‘’Göreve uygun ajan yoksa sistem kendi oluşturuyor’’

Tanıtımın üçüncü kısmında ise CTO Bedirhan Çaldır’ın Dot’un Sahne Arkası başlığı altında yaptığı teknik değerlendirme yer aldı. Dot’un farklılaştığı noktalar hakkında bilgi veren Çaldır, şöyle konuştu: ‘’Uzun bir süredir üzerinde çalıştığımız framework ile farklı ajan platformlarından beslenen bir yapı kurduk. Bu sayede, tüm platformlardaki ajanları kolayca sistemimize dahil edebiliyor ve birlikte çalışmalarını sağlayabiliyoruz. Orkestrasyonumuzun en önemli basamağı ise Meta Ajan dediğimiz task’i ilk karşılayan ajan. Verilen görevi ilk karşılayarak en uygun ajan zincirini dinamik olarak oluşturuyor. Bu sayede ucu açık bir şekilde ajan orkestrasyonu yapabiliyoruz ve bu Dot’u diğer tüm uygulamalardan ayrıştırıyor. Bağlam yönetimi konusunda da Dot, geliştirdiği özel tekniklerle bağlamı maksimum verimle parçalayıp ilgili ajanlara aktarıyor ve gerektiğinde yeniden kurguluyor. Bir diğer konu da Dot sayesinde gerektiğinde kendi ajanlarınızı oluşturabilmeniz. Eğer bir görev için uygun ajan yoksa&nbsp;kod bilmeye gerek kalmadan, yalnızca DOT ile konuşularak yeni bir ajan&nbsp;oluşturabiliyorsunuz.’’&nbsp;

Forbes Türkiye arşivi Novus’a emanet

Tanıtım bölümünün son kısmında ise, gerçek kullanıcı deneyimlerinin ele alındığı bir panel oturumu düzenlendi. CRO Vorga Can ve CEO Rıza Egehan Asad’ın moderetörlüğünü üstlendiği panelin konuşmacıları ise Forbes Türkiye Yazı İşleri Müdürü Nilgün Çavdar ve Zorlu Holding Kıdemli Dijital İş Geliştirme Uzmanı Ayşe Nisa Akgün oldu. Panelde, onlarca yıllık arşivini en hızlı ve doğru şekilde erişilebilir hale getirmek için Forbes Türkiye’nin Novus'un yapay zeka çözümlerini tercih ettiği belirtildi. Ardından bu tercihin altyapısı, Novus’un sunduğu çözümler, iş süreçlerine getireceği dönüşümler ele alındı.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Novus’un yenilikçi yapay zekası Dot ilklerin müzesinde tanıtıldı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 07:50:14 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/novusun-yenilikci-yapay-zekasi-dot-ilklerin-muzesinde-tanitildi-105130-20250218.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/novusun-yenilikci-yapay-zekasi-dot-ilklerin-muzesinde-tanitildi-105130-20250218.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/novusun-yenilikci-yapay-zekasi-dot-ilklerin-muzesinde-tanitildi-105130-20250218.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Büyük işletmeler, artan karmaşıklıkla karşı karşıya]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-buyuk-isletmeler-artan-karmasiklikla-karsi-karsiya-67628.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-buyuk-isletmeler-artan-karmasiklikla-karsi-karsiya-67628.html</link>
                    <description><![CDATA[Veriler, işletmelerin (ortalama) 15 karmaşık ve genellikle maliyetli güvenlik çözümünü 23 BT güvenlik uzmanı ile yönettiğini ortaya koyuyor. Bu uzmanlar kalifiye olmalarına rağmen sıklıkla manuel görevleri yerine getiriyor ve çok sayıda rutin süreçle karşı karşıya kalıyor.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Kuruluşlar, siber güvenlik konusunda çeşitli zorluklar yaşıyor. Nitelikli uzmanların yetersiz olması başlı başına bir zorluk ve aynı zamanda daha yüksek ücret talep ediyorlar. Sistemler arasında veri kopyalanması güvenlik operasyonlarını daha da karmaşık hale getirirken, silo halindeki telemetri kritik güvenlik verilerinin sorunsuz bir şekilde korelasyonunu engelleyerek tehdit tespitinde boşluklar oluşturuyor. Siber güvenlik ekipleri sürekli bir uyarı ve yanlış pozitifler seliyle boğulabiliyor ve bu da gerçek tehditleri tespit etmeyi zorlaştırıyor.

&nbsp;Bu sorunlara ek olarak, güvenlik uzmanları genellikle birden fazla, farklı güvenlik çözümünü yönetmekle uğraştıkları için derinlemesine araştırma yapacak zamana sahip değiller. Sonuç olarak, büyük işletmeler sofistike Gelişmiş Kalıcı Tehditlere (APT'ler) ve karmaşık, insan güdümlü siber saldırılara karşı giderek daha savunmasız hale geliyor.

&nbsp;Kaspersky, bu zorlukların üstesinden gelmek için kurumların farklı siber güvenlik çözümlerini birleştirmelerini veya farklı kaynaklardan gelen telemetriyi ilişkilendirebilen gelişmiş, her şeyi kapsayan ürünler kullanmalarını öneriyor. Örneğin, Genişletilmiş Algılama ve Yanıt (XDR)&nbsp;çözümleri&nbsp;ile bunu başarmak mümkün.

&nbsp;KOBİ'ler de zorluklarla karşı karşıya

Genellikle yalnızca temel işlevsellik sağlayan ortalama dokuz güvenlik çözümünü, standart süreçleri ve iyi bilinen tehditleri yöneten yalnızca dört uzmanla KOBİ'ler benzersiz siber güvenlik zorluklarıyla karşı karşıya kalıyor.

Burada en önemli sorunlardan biri, daha nitelikli bilgi güvenliği uzmanlarına duyulan ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Buna ek olarak sınırlı zaman ve kaynaklar, sürekli güvenlik bilinci eğitimi ve personel eğitiminin ihmal edilebileceği anlamına geliyor ve bilmeden siber saldırganlara yardım edebilecek çalışanların neden olduğu veri sızıntısı riskini artırıyor. Güvenlik politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması da kaynak kısıtlamaları nedeniyle zarar görürken, finansal sınırlamalar KOBİ'lerin daha gelişmiş güvenlik çözümlerine ve bunları yönetmek için gereken vasıflı personele yatırım yapmasını engelliyor.

Bu zorlukların üstesinden gelmek için KOBİ'ler, karmaşık güvenlik görevlerini Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları (MSP'ler) veya Yönetilen Güvenlik Hizmeti Sağlayıcıları (MSSP'ler) gibi deneyimli ekiplere aktararak fayda sağlayabilir. Bu yaklaşım genellikle kurum içinde özel bir güvenlik ekibi bulundurmaktan daha uygun maliyetlidir. Ayrıca kuruluşlar, güvenlik bilinci kültürünü teşvik etmek ve insan kaynaklı güvenlik açıklarını azaltmak için sadece BT ve güvenlik personeline değil, genel personele yönelik sürekli siber güvenlik eğitimlerine de öncelik vermelidir.&nbsp;Kaspersky Managed Detection and Response&nbsp;gibi yönetilen bir güvenlik hizmetinin benimsenmesi, gelişmiş otomatik güvenlik hizmetleri ve kurumsal verilerin 7/24 gerçek zamanlı analizini sağlayarak, özel güvenlik personelinin yokluğunda bile karmaşık siber saldırılara karşı korunmaya yardımcı olabilir.

Ayrıca işgücünüzü insan kaynaklı siber saldırılara karşı ekstra bir koruma katmanına dönüştürmek çok önemlidir. Güvenlik&nbsp;farkındalığını artırmayı&nbsp;amaçlayan çözümler, personele kimlik avı e-postalarını ve diğer sosyal olarak tasarlanmış yemleri nasıl tanıyacaklarını öğretmek için simüle edilmiş kimlik avı saldırısı alıştırmaları da dahil olmak üzere çalışanlara güvenli internet davranışlarını aşılar.

&nbsp;Daha büyük işletmeler ölçek ekonomisinden faydalanırken, BT güvenliğine yapılan oransal yatırım küçük kuruluşlarda daha yüksek. Bu durum, her büyüklükteki işletmenin karşılaştığı benzersiz zorlukları ele alan özel güvenlik stratejilerine duyulan ihtiyacın altını çiziyor.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Büyük işletmeler, artan karmaşıklıkla karşı karşıya - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 18 Feb 2025 07:22:03 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/buyuk-isletmeler-artan-karmasiklikla-karsi-karsiya-102252-20250218.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/buyuk-isletmeler-artan-karmasiklikla-karsi-karsiya-102252-20250218.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/buyuk-isletmeler-artan-karmasiklikla-karsi-karsiya-102252-20250218.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ odaklı dolandırıcıktan korunma yolları]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-odakli-dolandiriciktan-korunma-yollari-67571.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-odakli-dolandiriciktan-korunma-yollari-67571.html</link>
                    <description><![CDATA[Deepfake dolandırıcılığı, sentetik kimlikler ve yapay zekâ destekli dolandırıcılık, kimlik hırsızlığının tespit edilmesini ve önlenmesini zorlaştırıyor

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;&nbsp;Yapay zekâ (AI) dünyamızı öngörülemeyen şekillerde dönüştürüyor. Tüketiciler için bu teknoloji, daha doğru bir şekilde kişiselleştirilmiş dijital içerik, daha iyi sağlık teşhisi, gerçek zamanlı dil çevirisi ve iş yerinde üretkenliği artırmak için üretken AI asistanları anlamına geliyor. Ancak yapay zekâ aynı zamanda, özellikle günümüzde en yaygın dolandırıcılık türü olan kimlik dolandırıcılığı söz konusu olduğunda&nbsp;siber suçluların&nbsp;daha üretken olmalarına yardımcı olmak için de kullanılıyor.

&nbsp;

Birleşik Krallık, İspanya ve ABD'deki bankacılık risk ve inovasyon liderlerinin üçte birinden fazlası, günümüzdeki en büyük zorluklarının yapay zekâ tarafından üretilen dolandırıcılık ve derin sahtekârlıkların yükselişi olduğunu belirtiyor ve bunu bir numaralı cevap haline getiriyor. Siber güvenlik şirketi ESET, yapay zekâ destekli dolandırıcılık nasıl işliyor ve güvende kalmak için ne yapabilirsiniz sorularını masaya yatırdı ve güvenli kullanım ile ilgili önerilerde bulundu.&nbsp;

&nbsp;

Yapay zekâ odaklı kimlik dolandırıcılığı nasıl işliyor?

Kimlik dolandırıcılığı, kişisel olarak tanımlanabilir bilgilerinizin, adınıza kredi kartı borcu çıkarmak veya bir banka ya da başka bir hesaba erişmek gibi bir suç işlemek için kullanılması anlamına gelir. Bir tahmine göre, yapay zekâ odaklı dolandırıcılık şu anda finans ve ödeme sektörü tarafından kaydedilen tüm dolandırıcılık girişimlerinin beşte ikisinden fazlasını (%43) oluşturuyor. Bu girişimlerin yaklaşık üçte birinin (%29) başarılı olduğu düşünülüyor. Peki yapay zekâ siber suçlulara nasıl yardımcı oluyor?


	Deepfake hesap ele geçirme (ATO'lar) ve hesap oluşturma:&nbsp;Dolandırıcılar, müşterilerin söyledikleri kişi olduklarını doğrulamak için finansal hizmet şirketleri tarafından kullanılan Müşterini Tanı (KYC) kontrollerini atlamak için yasal kullanıcıların deepfake ses ve video benzerliklerini kullanıyor.&nbsp;
	Belge sahteciliği:&nbsp;Dolandırıcılar genellikle belge şablonlarına çevrimiçi olarak erişir veya veri ihlallerinde çalınan belge görüntülerini indirir ve ardından Photoshop'ta ayrıntıları değiştirir. Üretken Yapay Zekâ (GenAI) araçları bunu hızlı ve büyük ölçekte yapmalarına yardımcı oluyor.
	Sentetik dolandırıcılık: Dolandırıcılar ya gerçek (çalıntı) ve uydurma kişisel bilgileri birleştirerek tamamen yeni (sentetik) bir kimlik oluştururlar ya da sadece uydurma verileri kullanarak yeni bir kimlik oluştururlar. Bu daha sonra örneğin bankalarda ve kredi kartı şirketlerinde yeni hesaplar açmak için kullanılır.&nbsp;
	Arkadaşları ve aileyi kandıran derin sahtecilikler:&nbsp;Bazen, sevdiklerinizi bile kandıran dolandırıcılıklarda sahte video veya ses kullanılabilir. Bu taktiklerden biri, akrabalarınızın sizi kaçırdığını iddia eden bir tehdit aktöründen telefon aldığı sanal kaçırmadır. Kanıt için sesinizin deepfake bir kaydını dinletirler ve ardından fidye talep ederler. GenAI, dolandırıcıların olası bir kurban bulmalarına yardımcı olmak için bu çabalarda da kullanılabilir.
	Kimlik bilgisi doldurma (ATO için):&nbsp;Kimlik bilgisi doldurma, aynı kullanıcı adı ve parolayı kullanmış olabileceğiniz diğer hesaplara erişmek için otomatik girişimlerde çalınan oturum açma bilgilerinin kullanılmasını içerir. Yapay zekâ destekli araçlar, birden fazla veri kaynağından bu kimlik bilgileri listelerini hızla oluşturarak saldırıların ölçeklendirilmesine yardımcı olabilir. Ayrıca savunma filtrelerini kandırmak için oturum açarken insan davranışını doğru bir şekilde taklit etmek için de kullanılabilirler.


Kimliğinizi yapay zekâ odaklı dolandırıcılıktan nasıl koruyabilirsiniz?

Yapay zekânın kendilerine karşı saldırgan kullanımıyla mücadele etmek isteyen kuruluşlar, dolandırıcılığın işaretlerini tespit etmek için giderek daha fazla savunma amaçlı yapay zekâ araçlarına yöneliyor. Bireylerin uygulayabileceği en etkili strateji, tehdit aktörlerinin ilk etapta PII ve ses veya video verilerini elde etme fırsatlarını en aza indirmektir. Bu şu anlama geliyor:

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Sosyal medyada aşırı bilgi paylaşmayın ve gizlilik ayarlarınızı kısıtlayın,

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimlik avı konusunda bilinçli olun: Gönderen alan adlarını kontrol edin, yazım ve dil bilgisi hatalarına bakın ve istenmeyen e-postalardaki bağlantılara asla tıklamayın veya ekleri açmayın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tüm hesaplarda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Her zaman bir parola yöneticisinde saklanan güçlü, benzersiz parolalar kullanın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tüm dizüstü bilgisayarlarda ve mobil cihazlarda yazılımı güncel tutun.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Banka ve kart hesaplarını yakından takip edin. Şüpheli faaliyetleri düzenli olarak kontrol edin ve doğru görünmeyen bir şey varsa hesapları derhal dondurmayı unutmayın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Tüm cihazlarda saygın ve &nbsp;çok katmanlı güvenlik yazılımı kullanın.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;En son yapay zekâ destekli dolandırıcılık taktiklerinden haberdar olmayı ve arkadaşlarınızı ve ailenizi deepfake ve yapay zekâ dolandırıcılığı konusunda eğitmeyi düşünün.

&nbsp;

Yapay zekâ güdümlü dolandırıcılık saldırıları, teknoloji ucuzladıkça ve daha etkili hâle geldikçe artmaya devam edecek. Bu yeni siber silahlanma yarışı kurumsal ağ savunucuları ve onların düşmanları arasında gerçekleşirken arada kalanlar tüketiciler olacak.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ odaklı dolandırıcıktan korunma yolları - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 14 Feb 2025 08:38:17 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-odakli-dolandiriciktan-korunma-yollari-113913-20250214.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-odakli-dolandiriciktan-korunma-yollari-113913-20250214.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-odakli-dolandiriciktan-korunma-yollari-113913-20250214.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[5G teknolojisinin sağlık ve güvenlik üzerindeki etkileri ne olacak?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-5g-teknolojisinin-saglik-ve-guvenlik-uzerindeki-etkileri-ne-olacak-67549.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-5g-teknolojisinin-saglik-ve-guvenlik-uzerindeki-etkileri-ne-olacak-67549.html</link>
                    <description><![CDATA[İnsan vücudu bir elektromanyetik sistem!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 5G ile dijital saldırılara açık hale geleceğiz!

5G teknolojisinin sağlık ve güvenlik üzerindeki etkileri konusunu değerlendiren Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Şeker, “İnsan vücudu da bir elektromanyetik sistemdir. Cihazların birbirini etkilediği gibi, insan bedeni de çevresindeki elektromanyetik dalgalardan etkilenir.” dedi.

Prof. Dr. Selim Şeker,&nbsp;“5G teknolojisiyle birlikte milyarlarca cihaz internete bağlanacak. Tüm sistemler birbirine entegre hale gelecek. Böylece dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişi, hiç tanımadığınız biri, size kötü niyetli mesajlar gönderebilir veya dijital saldırılarda bulunabilir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selim Şeker, 5G teknolojisinin sağlık ve güvenlik üzerindeki etkileri konusunu değerlendirdi.

İyonize etmeyen radyasyon uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabiliyor

Radyasyonun nükleer radyasyon ve iyonize etmeyen radyasyon olarak ikiye ayrıldığını dile getiren Prof. Dr. Selim Şeker, nükleer radyasyon, çok yüksek enerjiye sahip olduğunu ve insan vücuduna temas ettiğinde anında ölümcül olabildiğini, iyonize etmeyen radyasyonun ise enerji seviyesi daha düşük olduğu için doğrudan hücre yapısını bozmadığını ama uzun vadede ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi.

5G teknolojisinde çoklu anten sistemi kullanılıyor

5G teknolojisinin telefon değil, bir platform olduğunu kaydeden Prof. Dr. Selim Şeker, “4G telefonlarda tek anten bulunurken, 5G teknolojisinde çoklu anten sistemi (Multiple In, Multiple Out - MIMO) kullanılır. Bu sistem, yalnızca telefonlar için değil, dünyadaki tüm elektronik cihazların birbirine bağlanmasını sağlamak için geliştirilmiştir. 5G’nin en büyük farkı, çok daha fazla anten kullanımı nedeniyle daha yüksek düzeyde radyasyon yaymasıdır. 5G’de cep telefonlarının ne kadar güçte çalışacağı veya baz istasyonlarının hangi güçte olacağı resmi olarak açıklanmadı. Mesela 4G’de cep telefonu gücü 1 W, 3G’de ise 2 W olarak belirlenmiştir. Ancak 5G’de bu değerin 10 W ve üzeri olması bekleniyor. Aynı şekilde, mevcut baz istasyonları 50-100 W gücünde çalışırken, 5G baz istasyonlarının 500 W’a kadar çıkabileceği iddia ediliyor. 5G ile ilgili BTK’nın detaylı bir kitabı bulunuyor ayrıca üniversitelerde 5G’nin yerli üretimi üzerine araştırmalar devam ediyor.” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü, elektromanyetik alanların zararını kabul etti

Tüm elektromanyetik radyasyonlar ve elektromanyetik alanların, temelde radyasyon olarak kabul edildiğini belirten Prof. Dr. Selim Şeker, şöyle devam etti:

“Ancak, bulunduğumuz ortamdaki elektromanyetik alanların tamamı doğrudan radyasyon olarak nitelendirilemez. Radyasyonun bir kaynaktan yayılması gerekir; örneğin, baz istasyonları veya elektronik cihazlar gibi. Bilim insanlarının ortak görüşü, tüm frekanslardaki elektromanyetik radyasyonun ve elektromanyetik alanların biyolojik etkileri olduğu yönündedir. Bu etkiler de ısısal etki ve ısısal olmayan etki diye ikiye ayrılıyor. Isısal etki şu şekilde açıklanabilir; insan vücudunun sıcaklığı bir derece arttığında, termal düzenleyici sistem devreye girer ve biyolojik yapıda zararlı etkiler oluşmaya başlar. Bu, tıbbi olarak kanıtlanmış bir durumdur ve evrensel olarak kabul edilmiş bir bilgidir. Elektrik mühendisleri, elektromanyetik radyasyonun bu ısı eşiğine ulaşmasını önlemek için güvenlik standartları beliyor. Uygulamalar arasında bazı farklılıklar var. Ancak, önemli bir gerçek var ki 2001 ve 2011 yıllarında Dünya Sağlık Örgütü, elektromanyetik alanların biyolojik zararlarını resmi olarak kabul etmiş ve bunları risk grubuna dahil etmiştir.” &nbsp;

İnsan vücudu da bir elektromanyetik sistem!

Dünya Ekonomik Forumu’nda dünyayı bekleyen en büyük tehlikeler listesinde “Elektromanyetik radyasyon, uzun vadede insan sağlığına yönelik ciddi tehlikeler barındırıyor.” İfadesinin yer aldığını anlatan Prof. Dr. Selim Şeker, “Kanserler arttı. Eskiden, 15 yaşında kalp rahatsızlığı olan bireyler neredeyse yokken, günümüzde genç yaşta ciddi sağlık sorunları yaşayan insan sayısı hızla artıyor. Bunun temel nedenlerinden biri de değişen çevresel faktörler ve elektromanyetik alanların yaygınlaşması. İnsan vücudu da bir elektromanyetik sistemdir. Cihazların birbirini etkilediği gibi, insan bedeni de çevresindeki elektromanyetik dalgalardan etkilenir. Bu konuyu incelemek için elektromanyetik uyumluluk (Electromagnetic Compatibility - EMC) adı verilen bir bilim dalı geliştirilmiştir.”

Elektromanyetik radyasyon insan DNA’sını kırarak genetik hasara neden oluyor

Avrupa'da 7 ülkede, 12 farklı araştırma yürütüldüğünü ve toplamda yaklaşık 3 milyon Euro harcandığını kaydeden Prof. Dr. Selim Şeker, “Bu araştırmalar, elektromanyetik radyasyonun insan DNA’sını kırarak genetik hasara neden olduğunu ortaya koydu.&nbsp;Amerika, Rusya ve Avrupa ülkelerinden uzmanlar tarafından hazırlanmış olan bu raporda, elektromanyetik alanların, insan sağlığını bozduğu, bağışıklık sistemini zayıflattığı, cinsel sağlığı olumsuz etkilediği, kalp ve beyin üzerinde ciddi etkiler yarattığı belirtiliyor.” şeklinde konuştu.

Raporda, dünya genelindeki bilimsel yayınların taranarak analiz edildiğini de dile getiren Prof. Dr. Selim Şeker, “Özellikle 5G teknolojisi üzerine yapılan araştırmalar, elektromanyetik radyasyonun uzun vadede kanserle ilişkili olabileceğini gösterdi.” ifadesinde bulundu.

5G ile kişisel gizlilik tehlike altında!

5G’nin siber güvenlik konusundaki risklerine de vurgu yapan Prof. Dr. Selim Şeker, şöyle devam etti:

“İşte, 5G’nin beklenilen büyük zararı. Öncelikle, 5G teknolojisiyle birlikte milyarlarca cihaz internete bağlanacak. Tüm sistemler birbirine entegre hale gelecek. Böylece dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişi, hiç tanımadığınız biri, size kötü niyetli mesajlar gönderebilir veya dijital saldırılarda bulunabilir. Çünkü bütün cihazlar birbirine bağlı olacak.&nbsp;İnsanlara çip takılması gündeme gelebilir. Bazı kişiler zaten çip taktırmış durumda. Eğer tüm insanlar bir sistem üzerinden birbirine bağlanırsa, merkezi bir otorite herkesin hareketlerini kontrol edebilir. 5G teknolojisi bunu mümkün kılıyor. İşte bu yüzden kişisel gizlilik tehlike altında. Banka hesaplarına erişmek, kişisel verileri ele geçirmek veya şifreleri kırmak daha kolay hale gelebilir. Güvenlik kameralarının entegrasyonu ile evlerin içi bile izlenebilir hale gelebilir. Bir kişi, bir başka kişinin nerede yaşadığını, ne yaptığını kolayca takip edebilir. Bu, mahremiyetin tamamen ortadan kalkabileceği bir duruma işaret ediyor.”

5G teknolojisinin faydaları neler?

5G teknolojisinin de faydasının da olduğunu ifade eden Prof. Dr. Selim Şeker, “Bağlantı hızı inanılmaz derecede artacak, kapasite çok daha geniş olacak. Daha hızlı internet, daha iyi bağlantılar ve teknolojik gelişmeler sağlayacak. Ancak, bu faydaların yanında büyük güvenlik ve gizlilik riskleri de bulunuyor.” diye konuştu.

5G’nin insan sağlığına zararsız olduğu kanıtlanana kadar durdurulması talep edildi

5G teknolojisi ile gizlilik diye bir şey kalmadığını dile getiren Prof. Dr. Selim Şeker, “5G ile her şey birbirine bağlanacak. Tabii ki buna karşı güvenlik önlemleri de alınmalı. İşte bu yüzden 5G’nin 2020’de hayata geçirilmesi planlanırken, 2025’e ertelendi. Peki neden ertelendi? Çünkü 5G’nin sağlık üzerindeki etkileriyle ilgili yeterli araştırma yapılmamıştı. Şu an dünya genelinde birçok bilim insanı Birleşmiş Milletler’e çağrıda bulunarak, 5G’nin insan sağlığına zararsız olduğu kanıtlanana kadar durdurulmasını talep etti. Aynı şekilde, Avrupa Birliği de bu konuda uyarıldı. Bu süreçte Elon Musk da büyük bir adım attı. Her gün yeni uydular fırlatıyor. Şu anda dünyanın etrafında 5-6 bin uydu bulunuyor. Peki, bu uyduların amacı ne? İletişim altyapısını güçlendirmek. Çünkü bu uydular, dünyanın dönüşüyle senkronize bir şekilde hareket ederek minimum enerji tüketiyor.” şeklinde konuştu.

Gökyüzüne baktığımızda uyduları çıplak gözle görebileceğiz

5G’nin aynı zamanda istihbarat ve casusluk amaçlı da kullanılabileceği iddiasının olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Selim Şeker, “Öte yandan Elon Musk, 5 bin uydu göndermiş durumda ama hedefi 20 bin uyduya ulaşmak. Dahası, onun gibi üç büyük isim daha var ve her biri 20 bin uydu fırlatmayı planlıyor. Yani toplamda 60 bin uydu dünya yörüngesinde dönecek. Bundan sonra ne olacak? Gökyüzüne baktığımızda bu uyduları çıplak gözle görebileceğiz. Bu duruma NASA bile karşı çıkıyor. Ancak, şirketler o kadar güçlü ki, NASA’nın itirazlarına rağmen projelerini hayata geçirmeye devam ediyorlar.” dedi.

5G olmadan da yüksek hızlı internet sağlayabilecek bir çözüm mevcut: Fiber optik sistemler…

5G’nin, milimetrik dalga kullandığı için frekansı çok yüksek ve bu nedenle menzilinin oldukça sınırlı olduğunu söyleyen Prof. Dr. Selim Şeker, “İşte bu yüzden 5G’nin her yerde kesintisiz çalışabilmesi için uydu sistemleri devreye giriyor. Şu an İstanbul’daki mevcut baz istasyonları korunacak, ancak yeni uydu baz istasyonu devreye girecek.” diye konuştu.

Bu sistemin bir parçası olarak şehirlerdeki sokak lambalarına bile baz istasyonları yerleştirildiğini anlatan Prof. Dr. Selim Şeker, “Bu durum devasa bir ekonomi pazarı yaratıyor. Sadece bu alanda 10 trilyon doları aşan bir iş sahası oluşacağı tahmin ediliyor. İşte bu yüzden Japonya, Çin, ABD gibi ülkeler büyük yatırımlar yapıyor ve bu teknolojinin liderliğini ele geçirmek için kıyasıya rekabet ediyorlar. Türkiye de bu pazarda yer almak için yatırımlar yapıyor ve 5G'nin getireceği ekonomik fırsatları değerlendirmek istiyor. Ancak bu teknolojinin alternatifi var mı? Evet, var. 5G olmadan da yüksek hızlı internet sağlayabilecek bir çözüm mevcut: Fiber optik sistemler. Fiber optik teknolojisi yıllar önce keşfedildi ve hâlâ en güvenilir internet altyapılarından biri. Fiber sayesinde veri iletiminde kanal sınırı olmadan kesintisiz ve yüksek hızlı bağlantı sağlanabiliyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[5G teknolojisinin sağlık ve güvenlik üzerindeki etkileri ne olacak? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 07:31:52 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/5g-teknolojisinin-saglik-ve-guvenlik-uzerindeki-etkileri-ne-olacak-103256-20250213.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/5g-teknolojisinin-saglik-ve-guvenlik-uzerindeki-etkileri-ne-olacak-103256-20250213.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/5g-teknolojisinin-saglik-ve-guvenlik-uzerindeki-etkileri-ne-olacak-103256-20250213.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekâ orkestrasyonuyla içerik üretimi 4 kat daha hızlı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-orkestrasyonuyla-icerik-uretimi-4-kat-daha-hizli-67548.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-orkestrasyonuyla-icerik-uretimi-4-kat-daha-hizli-67548.html</link>
                    <description><![CDATA[Şirketlere kişiselleştirilmiş içerik deneyimi sunan KLOK; hızın, verimliliğin ve stratejik uyumun kapılarını ardına kadar aralıyor

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Günümüzde içerik üretimi, hız ve verimlilik gerektiren bir süreç haline geldi. Geleneksel yöntemlerle içerik üretmek, zaman ve maliyet açısından giderek daha fazla kaynak gerektirirken, yapay zekâ destekli çözümler markalara büyük avantajlar sunuyor. Tam da bu noktada yapay zekâ orkestrasyonuyla şirketlere kişiselleştirilmiş içerik deneyimi sunan KLOK; kullanıcı verilerini eğiterek ürettiği uygun içeriklerle yatırım getirisi (ROI) açısından firmalara önemli bir avantaj sağlıyor. Firmaların içerik üretim süreçlerini 4 kat hızlandırdıklarını söyleyen KLOK Kurucusu Deniz Bensusan, “Müşterilerimize hız, verimlilik ve stratejik uyum fırsatı sunarak rekabette bir adım öne geçmelerini sağlıyoruz” diyor.


Dijital çağın hızla evrilen dinamikleri, içerik üretim süreçlerinde de köklü değişimlere yol açıyor. Markalar, hedef kitleleriyle daha etkili iletişim kurabilmek için özgün ve kişiselleştirilmiş içeriklere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. Geleneksel yöntemlerle içerik üretmenin zaman alıcı ve maliyetli bir süreç olduğuna değinenKLOK Kurucusu Deniz Bensusan,&nbsp;yapay zekâ ile içerik üretiminin avantajlarına değindi.



&nbsp;

Firmaların yapay zekâ destekli çözümlerle hedef kitlelerinin ilgi alanlarına göre optimize edilmiş içerikleri çok daha hızlı ve verimli şekilde üretebileceklerine dikkat çeken&nbsp;Deniz Bensusan; “Yapay zekâ, trendleri analiz ederek markalara içerik üretiminde yol gösterirken, dinamik ve etkileşim odaklı içeriklerin oluşturulmasını sağlıyor. Klasik içerik üretim süreçlerine göre daha hızlı içerik oluşturmayı mümkün kılan yapay zekâ; aynı zamanda maliyetleri azaltarak içerik pazarlamasının yatırım getirisini (ROI) de artırıyor. Ayrıca firmalar, hedef kitlenin ilgi alanlarına uygun, kişiselleştirilmiş içeriklerle daha yüksek etkileşim sağlama imkânı yakalıyor. Özellikle büyük ölçekli kampanyalar ve blog içerikleri metinleri gibi alanlarda yapay zekâ ile üretilen içerikler, manuel üretim süreçlerine kıyasla çok daha hızlı, verimli ve etkili sonuçlar sunuyor” dedi.

&nbsp;
4 kat daha hızlı içerik üretimiyle maksimum verimlilikGünümüz dijital dünyasında içeriklerin yalnızca kaliteli olmasının yeterli olmadığına dikkat çeken“Firmalara dijital dünyada fark yaratma fırsatı sunuyoruz”

İçerik üretiminin firmalar için artık bir rekabet unsuru halini aldığına işaret eden&nbsp;Deniz Bensusan; “Özellikle dijital dünyada görünür olmanın yolu düzenli, kaliteli ve SEO uyumlu içerikler üretmekten geçiyor. İşte tam da bu noktada yapay zekâ orkestrasyonumuz devreye girerek şirketlere hız, verimlilik ve stratejik uyum imkânı sağlıyor. KLOK olarak bu süreçte içerik stratejisini en verimli hale getirmeyi amaçlayan ileri seviye yapay zekâ teknolojileri kullanıyoruz. Geniş hacimde SEO uyumlu makaleler üreterek firmaların organik trafiğini artırırken, aynı zamanda otomatik içerik optimizasyonu gibi akıllı çözümler sunuyoruz. Bu sayede, üretilen her içeriği güncel trendlere ve sektör dinamiklerine uygun hale getirerek müşterilerimizin dijital dünyada fark yaratmasının önünü açıyoruz. Yapay zekâ orkestrasyonumuz, işletmelerin hedef kitlesine en doğru içerikle ulaşmasını sağlarken, faaliyette oldukları pazarlarda güçlü bir varlık göstermelerine yardımcı oluyoruz. Farklı dillerde, farklı hedef kitlelere özel stratejiler geliştirerek işletmelerin global ölçekte etkileşimini artırmasına da destek oluyoruz” ifadelerini kullandı.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekâ orkestrasyonuyla içerik üretimi 4 kat daha hızlı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 07:29:53 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-orkestrasyonuyla-icerik-uretimi-4-kat-daha-hizli-103121-20250213.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-orkestrasyonuyla-icerik-uretimi-4-kat-daha-hizli-103121-20250213.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-orkestrasyonuyla-icerik-uretimi-4-kat-daha-hizli-103121-20250213.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay Zeka İle Pazarlamanın Kuralları Yeniden Yazılıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-pazarlamanin-kurallari-yeniden-yaziliyor-67545.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-ile-pazarlamanin-kurallari-yeniden-yaziliyor-67545.html</link>
                    <description><![CDATA[2025’te İşletmenizi Büyütecek En Güçlü 6 Yapay Zeka Trendi]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dijital dünya son 10 yılda hızla evrilirken bu evrimin odak noktasında olan yapay zeka ve otomasyon, şirketlerin sadece pazarlama stratejilerini değiştirmekle kalmıyor; aynı zamanda pazarlamanın anlamını yeniden tanımlıyor. Dijital dünyada üretilen bilgi ve içerik üretiminin son 10 yılda 150 yıldan fazla arttığını söyleyen Dijital Pazarlama Okulu Kurucusu Yasin Kaplan, arama motorlarında araştırma yapmanın tarih olacağını söyledi. Dijital avatarların ve yapay zeka kişiliklerin pazarlama dünyasına damga vuracağını aktaran Kaplan, 2025 yılında pazarlama sektöründe öne çıkacak 6 yapay zeka trendini açıkladı.

&nbsp;

Teknolojinin baş döndürücü bir hızla geliştiği son yıllarda yapay zekânın sunduğu hız ve yenilikçi yöntemler, işletmelerin hedef kitleleriyle daha kişiselleştirilmiş ve etkili bir şekilde iletişim kurmasını&nbsp;mümkün hale getiriyor.&nbsp;

&nbsp;

“Arama Motorlarının Yerini&nbsp;Yapay Zeka&nbsp;Araçları Alıyor”

Geleneksel yöntemlerin önüne geçen yapay zekanın pazarlama sektörüne yenilikçi bir boyut kazandırdığını ve sektörel bir değişime öncülük ettiğini belirten&nbsp;Dijital Pazarlama Okulu&nbsp;Kurucusu Yasin Kaplan,&nbsp;“2025, şüphesiz ki yapay zekanın yılı olacak. Çok&nbsp;formatlı bilgileri işleyebilen, mantık yürütebilen ve karmaşık iş akışlarını yönetebilen akıllı yazılımlar, işletmelerin dönüşümüne öncülük edecek. Mobil uygulama pazarlamasından reklam stratejilerine kadar pek çok alanda yapay zekanın etkisi daha da derinleşecek. Pazarlama dünyası, bu dönüşüme ayak uyduranlar için yeni fırsatlar ve heyecan verici yeniliklerle dolu olacak” dedi.&nbsp;

&nbsp;

Kaplan, pazarlama sektöründe öne çıkacak 6 yapay zeka trendini şöyle anlattı:&nbsp;

&nbsp;

1.&nbsp;Dinamik İçerik Üretiminde Artış&nbsp;

Üretken yapay zeka, özellikle ChatGPT’nin yeni sürümleri ve Google’ın Gemini altyapısı gibi gelişmelerle içerik üretiminde büyük bir ivme sağlayacak. Dijital dünyada üretilen bilgi ve içerik miktarı son 10 yılda önceki 150 yıldan fazla artış gösterdi. Gelecek yıllarda bu hızın daha da artması bekleniyor. Bu durum, tüketicinin davranışlarına, günün saatine ve küresel olaylara göre şekillenen dinamik içeriklerin yaygınlaşmasını sağlayacak. Pazarlamanın "mikro anları" olarak adlandırılan kavram, tamamen yeni bir seviyeye taşınacak.

&nbsp;

2. Yapay Zeka Stratejik Pazarlamayı Devralacak

Yapay zeka, stratejik pazarlama süreçlerinde giderek daha etkin bir ortak haline gelecek. Veri analitiği ve öneri sistemlerinin ötesine geçerek üst düzey planlama araçları olarak kullanılacak. Strateji geliştirme süreçlerinde insan gücünü tamamlayan ve hatta aşan yapay zeka çözümleri, işletmelere daha hızlı ve etkili sonuçlar sunacak.


3. Arama Alışkanlıkları Yeniden Tanımlanacak


2025 yılında kısa arama sorguları yerini daha uzun ve ayrıntılı sorgulara bırakacak. Google ve Bing gibi arama motorlarının, yapay zeka tarafından üretilen yanıtları doğrudan arama sonuçlarına yerleştirmesiyle, pazarlama dünyasında görünürlük stratejileri yeniden şekillenecek. Geleneksel SEO’nun yerini, "AI Search Optimization" olarak adlandırılan yeni bir kavram alabilir. Yani dijital pazarlama sektöründe oyun yeniden başlayacak diyebiliriz.&nbsp;


4. Video Pazarlaması Daha da Yükselecek


Pazarlamada içerik "kral" ise video "taç"tır. Kısa, hızlı ve ilgi çekici videolar, 2025’te pazarlama stratejilerinin temel taşlarından biri olacak. Yapay zeka destekli video araçları sayesinde daha net, gerçekçi ve etkileşimli içerikler üretilecek. Alışveriş yapılabilir videolar gibi yenilikçi formatların artacağını söyleyebiliriz.

&nbsp;

5. Dijital Avatarlar ve Yapay Zeka Kişilikleri Yaygınlaşacak

Etkileyici olan insanın değil yapay zekanın olduğu bir süreç başlayacak. Hedef kitle ile anlamlı ve gerçek zamanlı etkileşim kurabilen yapay zeka destekli kişilikler pazarlama dünyasına damga vuracak. Markaların temsilcisi olarak, marka değerleriyle uyumlu dijital avatarlar öne çıkacak.


6. Gizlilik ve Kişiselleştirme Dengeleyen Kazanacak&nbsp;


Pazarlama dünyası, kişiselleştirme ile gizlilik arasındaki hassas dengeyi sağlamak için çalışıyor. Tarayıcıların üçüncü taraf verilerini paylaşmaması ve tüketicilerin dijital ayak izleri konusundaki artan farkındalığı, pazarlamacıların yeni yaklaşımlar geliştirmesini zorunlu kılıyor. 2025’te başarılı pazarlamacılar, tüketicilerin gizliliğini korurken aynı zamanda kişiselleştirilmiş deneyimler sunmayı başarabilenler olacak.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay Zeka İle Pazarlamanın Kuralları Yeniden Yazılıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 13 Feb 2025 07:13:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-pazarlamanin-kurallari-yeniden-yaziliyor-120721-20250213.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-pazarlamanin-kurallari-yeniden-yaziliyor-120721-20250213.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-ile-pazarlamanin-kurallari-yeniden-yaziliyor-120721-20250213.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[YAPAY ZEKA TEMELLİ KİŞİYE ÖZEL ÖĞRENME DÖNEMİ BAŞLADI]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-temelli-kisiye-ozel-ogrenme-donemi-basladi-67367.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zeka-temelli-kisiye-ozel-ogrenme-donemi-basladi-67367.html</link>
                    <description><![CDATA[Eğitimde bireyselleştirilmiş öğrenme deneyimini bir üst seviyeye taşıyan CatchUpper, öğrenci ve öğretmenler için daha güçlü ve etkili bir eğitim aracı haline geldi. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye Özel Okullar Derneği’nin XXIII. Geleneksel Eğitim Sempozyumu’nda tanıtılan yeni sürüm, yapay zeka temelli dokuz yeni özelliğiyle kişiye özel öğrenme modelinde devrim yaratıyor.

&nbsp;

Antalya Kaya Palazzo Otel’de gerçekleşen sempozyuma, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, özel okul yöneticileri, akademisyenler ve eğitimciler katıldı. Eğitimin geleceği ve yenilikçi modellerin tartışıldığı bu önemli etkinlikte, CatchUpper tanıtımı büyük ilgi gördü. Eğitim dünyasının önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Uğur Batı ve Prof. Dr. Yavuz Samur &nbsp;katılımıyla gerçekleşen panelde, CatchUpper’ın bireyselleştirilmiş öğrenme deneyimine sunduğu katkılar ve yapay zekanın eğitimdeki rolü ele alındı.

&nbsp;

CATCHUPPER İLE KİŞİYE ÖZEL ÖĞRENME YENİDEN TANIMLANIYOR

CatchUpper, her öğrencinin bireysel öğrenme hızına ve ihtiyacına uygun içerikler sunarak kişiye özel öğrenme deneyimini optimize eden yenilikçi bir eğitim platformu olarak dikkat çekiyor. Bilişim Garajı CEO’su Zerrin Topal, CatchUpper birlikte eğitimde bir dönüşüm başlattığını belirterek şu açıklamayı yaptı:&nbsp;

“Eğitimde herkesin aynı hızda öğrenmesini beklemek yerine, her öğrencinin kendi hızına uygun bir model sunmak gerekiyor. CatchUpper’ın yapay zeka temelli yeni sürümü, öğrencilerin bireysel öğrenme süreçlerine odaklanarak onların en verimli şekilde bilgi edinmesini sağlıyor. Aynı zamanda öğretmenlerin iş yükünü hafifletiyor, onları değerlendirme süreçlerinde destekliyor ve dijital araçlarla derslerini daha etkili hale getirmelerine yardımcı oluyor.”

&nbsp;

CATCHUPPER’IN 9 ÖNEMLİ ÖZELLİĞİ

CatchUpper, eğitim süreçlerini daha verimli ve etkileşimli hale getiren dokuz güçlü özellikle öğretmen ve öğrencilerin yanında.

&nbsp;

Soru Üretim Merkezi&nbsp;– Yapay zeka ile ders içeriğine uygun özgün sorular üretiyor.

Görselden Soru Çözümü&nbsp;– Öğrenciler, bir sorunun fotoğrafını çekerek anında çözüm alabiliyor.

Açık Uçlu Soru Değerlendirme&nbsp;– Yapay zeka, açık uçlu soruları analiz edip değerlendirme yapıyor.

Otomatik Ödev Değerlendirme&nbsp;– Ödevler, platform tarafından otomatik olarak analiz edilip değerlendiriliyor.

Otomatik Ödev Atama –&nbsp;Öğrencilerin seviyelerine göre bireyselleştirilmiş ödevler öneriliyor.

Zorlu Sorular İçin İpucu Üretme –&nbsp;Öğrencinin gelişimine uygun şekilde kademeli ipuçları sunuyor.

Sınıf İçi Etkinlikleri Değerlendirme –&nbsp;Öğretmenlere, sınıf içi aktiviteler hakkında analizler sunarak ders planlamalarını iyileştirme fırsatı veriyor.

Yazılı Değerlendirme –&nbsp;Kapsamlı yazılı sınav analizleri sunarak öğrencinin eksik olduğu noktaları belirliyor.

Bursluluk Sınavı Modülü –&nbsp;Özel okullar için kapsamlı bursluluk sınav yönetimi sağlıyor.

Bu yenilikler sayesinde öğrenciler kendi hızlarında, öğretmenler ise daha etkili bir eğitim süreci yöneterek zamandan tasarruf edebiliyor.

&nbsp;

CATCHUPPER SEMPOZYUMDA AKADEMİSYENLERDEN TAM NOT ALDI

Eğitimde yapay zekanın dönüştürücü etkisini vurgulayan “Eğitimde Dijitalleşme ve Yapay Zekanın Rolü” başlıklı panelde, Prof. Dr. Uğur Batı ve Prof. Dr. Yavuz Samur, CatchUpper’ın öğrenci odaklı ve veri destekli eğitim modeliyle sektörde yeni bir çağ başlattığını ifade etti.

Prof. Dr. Uğur Batı,&nbsp;CatchUpper’ın eğitimde kişiselleştirilmiş yaklaşıma yaptığı katkıları şu sözlerle değerlendirdi:

“Artık bilgi aktarımı, yapay zeka tarafından sağlanabiliyor. Şimdi de yapay zeka ile beraber aslında herkesin bir lalası var gibi. Çünkü her sorduğun soruya cevap alabiliyor, doğru bir cevap buluyor ve aynı zamanda sabırlı. Edinmek istediği bilgilerin hepsini edinebiliyor ancak beceri kısmı sanki geride kalıyor. Bu noktada değerlerin evrensel mi, yoksa yerel mi olduğu sorusu önemli bir tartışma alanı yaratıyor. Yapay zeka, sonuçta algoritmik bir düzende çalışan, dolayısıyla yüklediğin şeyi sana daha efektif bir biçime sunabilen bir formasyon. Bence en önemli odak noktamız, bu yeni dönemde değerleri ve becerileri nasıl geliştireceğimiz olmalı. Ahlak, erdem, dürüstlük gibi kavramların eğitimdeki yeri üzerine daha fazla düşünmemiz gerekiyor.’’&nbsp;

&nbsp;

Prof. Dr. Yavuz Samur&nbsp;ise eğitimde oyunlaştırma ve yapay zekanın gücüne dikkat çekerek şunları söyledi:

“Yapay zekanın eğitimi kişiselleştirmesi, öğrencilerin kendi hızlarına göre öğrenmelerini sağlamak, öğrenme süreçlerini daha verimli hale getirmek gibi potansiyel faydalarından bahsediliyor. Öğrenciler için de yapamadığı soruları yapabilmek, tekrardan çözebilmek, aynı zamanda fotoğraf çekip cevap alabilmek ve bunun yanında da kişiselleştirilmiş öğrenme imkanıyla kendi bilimsel seviyesine uygun soruyla karşılaştırabilme imkanı var. Öte yandan, bu yeni düzende beceri geliştirme ve insan odaklı değerlerin önemi de vurgulanıyor. Eğitimin geleceği, bilgi aktarımından çok, öğrencilerin düşünme, analiz yapma ve değerlerle şekillenen yetkinlikler kazanmaları üzerine odaklanmalı gibi görünüyor. CatchUpper, 2024-2025 yılında 20 noktada hayata geçti. Önümüzdeki yılda yüzlerce noktada yine hayata geçiyor olacağız.’’

&nbsp;

CATCHUPPER İLE EĞİTİMİN GELECEĞİNE ADIM ATIN!

CatchUpper, öğrencilerin bireysel öğrenme süreçlerine tam uyum sağlayan yapay zeka destekli özellikleriyle eğitimde devrim yaratmaya devam ediyor. Eğitimcilerin işini kolaylaştıran, öğrencilerin başarısını artıran ve özel okullara çağın gerekliliklerine uygun çözümler sunan CatchUpper, kişiselleştirilmiş öğrenmenin yeni nesil adresi olmaya aday.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[YAPAY ZEKA TEMELLİ KİŞİYE ÖZEL ÖĞRENME DÖNEMİ BAŞLADI - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 01 Feb 2025 09:50:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-temelli-kisiye-ozel-ogrenme-donemi-basladi-125136-20250201.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-temelli-kisiye-ozel-ogrenme-donemi-basladi-125136-20250201.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zeka-temelli-kisiye-ozel-ogrenme-donemi-basladi-125136-20250201.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yapay zekayla ilgili distopik senaryolar gerçek olabilir mi?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yapay-zekayla-ilgili-distopik-senaryolar-gercek-olabilir-mi-67342.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yapay-zekayla-ilgili-distopik-senaryolar-gercek-olabilir-mi-67342.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekanın insanlar üzerinde kontrol sağlaması veya zarar verme ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını ifade eden Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Bu tür distopik senaryoların tamamen imkansız olduğunu söylemek zor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Yapay zekanın hızlı gelişimi kontrol edilmezse gerçek bir tehdit oluşturabilir!

Ancak, mevcut yapay zeka (YZ) sistemleri, önceden belirlenmiş hedeflere bağlı olarak çalışır ve kendi başına amaç oluşturamaz.” dedi.

Yapay zekanın hızla geliştiği günümüzde, bu teknolojinin potansiyel tehditlerini önlemek için küresel iş birliği ve etik standartların daha hızlı geliştirilmesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Büyük kısmı varsayımsal olsa da YZ’nin hızlı gelişimi kontrol edilmezse uzun vadede gerçek bir tehdit oluşturabilir.” dedi.

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi&nbsp;(MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekanın insanlığı yok etme olasılığı&nbsp;konusunu değerlendirdi.

Yapay Genel Zeka ve riskleri neler?

Yapay zekanın babası olarak tanınan Geoffrey Hinton’un, yapay zeka teknolojisinin gelecek 30 yılda insanlığı yok etme olasılığının arttığına ilişkin sözlerini değerlendiren Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Geoffrey Hinton'un uyarısı, yapay zekanın (YZ) gelişimi sırasında kontrol mekanizmalarının yetersiz kalabileceği endişesini yansıtıyor. Bu görüş, özellikle ‘yapay genel zeka’ (AGI) olarak adlandırılan, insana benzer öğrenme ve karar verme kapasitesine sahip sistemlerin ortaya çıkma ihtimaliyle ilgilidir. Riskler şunlar; Otonom kontrol: YZ’nin kendi hedeflerini belirleyip bu hedeflere ulaşmak için insan çıkarlarını göz ardı etmesi. Silahlanma riski: Otonom silahların geliştirilmesi ve YZ’nin yanlış ellerde tehlikeli bir şekilde kullanılması. Bilgi manipülasyonu: Sahte bilgi üretimi, seçimler ve toplumsal karar alma süreçlerini manipüle edebilir. Ekonomik kontrol: Büyük şirketlerin YZ’yi tekelleştirmesi ve gelir eşitsizliğini artırması.” şeklinde konuştu.

Fiziksel, ekonomik, sosyal ve kültürel tehditler&nbsp;

YZ’nin tehditlerinin sadece fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kültürel dönüşümleri de içerdiğini dile getiren Prof. Dr. Burhan Pektaş, şu tehditleri şöyle sıraladı:

“Fiziksel tehditler: Otonom silah sistemleri, güvenlik açıklarına sahip YZ uygulamaları.

Ekonomik tehditler: YZ’nin iş gücünü ikame etmesi sonucu geniş çaplı işsizlik.

Sosyal tehditler: Dijital eşitsizlik, mahremiyetin yok edilmesi ve gözetim toplumlarının oluşumu.

Kültürel tehditler: İnsan değerlerinin ve özgün yaratıcılığın YZ sistemleriyle rekabetinde erozyon.”

Etik ve güvenlik standartları yeterli mi?

Yapay zeka teknolojilerinde etik kurallar ve güvenlik standartlarının geliştirilmesi konusuna ilişkin de Prof. Dr. Burhan Pektaş, şu bilgileri verdi:

“Günümüzde bu alanda bazı ilerlemeler kaydedilse de (örneğin Avrupa Birliği'nin AI Act’i gibi), küresel düzeyde standartların geliştirilmesi halen yavaş ilerliyor. Bunun başlıca nedenleri: Uluslararası iş birliği eksikliği: Farklı ülkeler arasında çıkar çatışmaları. Teknolojik hız: YZ’nin gelişme hızı, düzenlemelerin uygulanma hızını aşıyor. Şirketlerin etkisi: Büyük teknoloji şirketlerinin lobicilik faaliyetleri.”

Büyük teknoloji şirketlerinin lobicilik faaliyetlerinin süreci yavaşlattığını dile getiren Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Küresel bağlayıcılığı olan kurallar oluşturulmalı. Bağımsız denetleme kurumları kurulmalı. Eğitim programlarıyla etik farkındalık artırılmalı.” dedi.

Çözüm önerileri neler?

Yapay zekanın kontrol dışına çıkmasını önlemek için atılması gereken adımlara da işaret eden Prof. Dr. Burhan Pektaş, kontrol dışına çıkmayı önlemek için önerilerini şöyle sıraladı:

“Şeffaflık: Tüm YZ modellerinin nasıl çalıştığı kamuoyuna açık olmalı.

Güvenlik testleri: YZ sistemlerinin insan zararına yol açmayacağını garanti eden bağımsız testler yapılmalı.

Uluslararası iş birliği: Tüm ülkeler arasında bağlayıcı anlaşmalar sağlanmalı.

Etik denetim: YZ geliştiren şirketler düzenli etik denetimlerden geçirilmeli.

Kill switch mekanizmaları: YZ’nin istenmeyen bir duruma yol açması halinde durdurulmasını sağlayan teknik çözümler uygulanmalı.”

Distopik senaryolar gerçek olabilir mi?

Prof. Dr. Burhan Pektaş, yapay zekanın insanlar üzerinde kontrol sağlaması veya zarar verme ihtimalinin tamamen dışlanamayacağını ifade ederek, “Bu tür distopik senaryoların tamamen imkansız olduğunu söylemek zor. Ancak, mevcut YZ sistemleri, önceden belirlenmiş hedeflere bağlı olarak çalışır ve kendi başına amaç oluşturamaz. Buna rağmen; Riskli senaryolar: Otonom sistemlerin yanlış algoritmalarla çalışması veya kötü niyetli kişiler tarafından kötüye kullanılması tehlike oluşturabilir. Gerçeklik payı: Günümüzde bu risklerin büyük kısmı varsayımsal olsa da YZ’nin hızlı gelişimi kontrol edilmezse uzun vadede gerçek bir tehdit oluşturabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yapay zekayla ilgili distopik senaryolar gerçek olabilir mi? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 31 Jan 2025 09:05:32 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zekayla-ilgili-distopik-senaryolar-gercek-olabilir-mi-120707-20250131.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zekayla-ilgili-distopik-senaryolar-gercek-olabilir-mi-120707-20250131.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yapay-zekayla-ilgili-distopik-senaryolar-gercek-olabilir-mi-120707-20250131.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ESET yeni bir tehdit grubu tespit etti]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-eset-yeni-bir-tehdit-grubu-tespit-etti-67241.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-eset-yeni-bir-tehdit-grubu-tespit-etti-67241.html</link>
                    <description><![CDATA[ESET, Çin bağlantılı APT grubu PlushDaemon'u ve Güney Kore VPN hizmetine yönelik tedarik zinciri saldırısını keşfetti

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ ESET, PlushDaemon olarak adlandırdığı siber casusluk operasyonları yürüten bir Çin bağlantılı Gelişmiş Kalıcı Tehdit (APT) grubunu keşfetti. ESET araştırmacıları bu grubun Güney Kore'deki bir VPN hizmetine yönelik tedarik zinciri saldırısı düzenlediğini de tespit etti.

&nbsp;

Bu siber casusluk operasyonunda saldırganlar, yasal yükleyiciyi, ESET'in SlowStepper adını verdiği ve 30'dan fazla bileşenden oluşan bir araç setine ve zengin özelliklere sahip bir arka kapı olan grubun imza implantını da dağıtan bir yükleyiciyle değiştirdiler. Çin'e bağlı tehdit aktörü en az 2019'dan beri aktif. Çin, Tayvan, Hong Kong, Güney Kore, Amerika Birleşik Devletleri ve Yeni Zelanda'daki kişi ve kuruluşlara karşı casusluk operasyonları yürütüyor.

&nbsp;

Keşfi yapan ESET araştırmacısı Facundo&nbsp;Muñoz&nbsp;"Mayıs 2024'te, Güney Kore'deki kullanıcıların yasal VPN yazılımı IPany'nin web sitesinden indirdikleri Windows için bir NSIS yükleyicisinde kötü amaçlı kod tespit ettik. Analizin daha sonrasında yükleyicinin hem yasal yazılımı hem de arka kapıyı dağıttığını keşfettik. VPN yazılımının geliştiricisiyle temasa geçerek durumu bildirdik ve kötü amaçlı yükleyici web sitelerinden kaldırıldı. PlushDaemon araç setindeki çok sayıda bileşen ve zengin sürüm geçmişi, daha önce bilinmeyen bu Çin bağlantılı APT grubunun çok çeşitli araçlar geliştirmek için özenle çalıştığını gösteriyor ve bu da onu dikkat edilmesi gereken önemli bir tehdit haline getiriyor” açıklamasını yaptı.&nbsp;

&nbsp;

PlushDaemon, trafiği saldırgan kontrolündeki sunuculara yönlendirerek Çin uygulamalarının meşru güncellemelerini ele geçirme tekniğiyle ilk erişimi elde ediyor. ESET, grubun yasal web sunucularındaki güvenlik açıkları üzerinden erişim sağladığını da gözlemledi.

&nbsp;

SlowStepper arka kapısı sadece PlushDaemon tarafından kullanılmaktadır. Bu arka kapı, DNS kullanan çok aşamalı C&amp;C protokolünün yanı sıra casusluk yeteneklerine sahip düzinelerce ek Python modülünü indirme ve çalıştırma yeteneği ile dikkat çekiyor. Kötü amaçlı yazılım web tarayıcılarından çok çeşitli veriler toplar; fotoğraf çekebilir, belgeleri tarar, mesajlaşma uygulamaları (örneğin WeChat, Telegram) dahil olmak üzere çeşitli uygulamalardan bilgi toplar, ses ve video yoluyla casusluk yapabilir ve parola kimlik bilgilerini çalabilir.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[ESET yeni bir tehdit grubu tespit etti - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Jan 2025 07:37:54 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-yeni-bir-tehdit-grubu-tespit-etti-103844-20250124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-yeni-bir-tehdit-grubu-tespit-etti-103844-20250124.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-yeni-bir-tehdit-grubu-tespit-etti-103844-20250124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[15 Yaşındaki Hacker Akdeniz’deki Petrol Tankerlerini   Hedef Aldı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-15-yasindaki-hacker-akdenizdeki-petrol-tankerlerini-hedef-aldi-67240.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-15-yasindaki-hacker-akdenizdeki-petrol-tankerlerini-hedef-aldi-67240.html</link>
                    <description><![CDATA[Siber saldırganların kendilerini test etmek için güçlü sistemlere girme çabalarına her geçen gün bir yenisi daha ekleniyor. 15 yaşındaki bir hacker’ın sadece notlarını yükseltme isteğiyle başlayan saldırı, Akdeniz'deki petrol tankerlerinin rotalarını değiştirmesiyle ciddi bir boyuta evrildi.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 15 Yaşındaki Hacker'ın Saldırısı&nbsp;

Siber Tehditlerin Boyutunu Gözler Önüne Seriyor!

&nbsp;

&nbsp;Bu tür saldırıların iş dünyası için ciddi sonuçlar doğurabileceğine vurgu yapan Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, şirketlerin siber saldırılara karşı alınması gereken 6 yöntemi sıralıyor.

&nbsp;

İtalya’nın Cesena kentindeki 15 yaşında bir hacker, notlarını yükseltmek için Eğitim ve Liyakat Bakanlığı'na ait sistemlere sızdı. Bu girişim, İtalya'daki bir dizi çevrimiçi portala erişim sağlayarak Akdeniz'deki petrol tankerlerinin rotalarını değiştirmeye yönelince tüm dikkatleri üzerine çekti. Gelişen teknoloji ve artan hedef çeşitliliğiyle saldırganlar, saldırı çeşitlerini boyutlandırarak daha sofistike ve hedeflenmiş yöntemler kullanıyor. Şirketlerin yalnızca dışarıdan gelen tehditlere karşı değil, iç kaynaklı tehlikelere karşı da savunma stratejileri geliştirmesi gerektiğini belirten&nbsp;Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, ‘’Bu tehditlerin boyutları, özellikle fidye yazılımlarının yaygınlaşmasıyla daha da büyüdü. Saldırganlar, şirketlerin kritik verilerini ele geçirirken, aynı zamanda iş süreçlerini durdurarak büyük mali kayıplara yol açabiliyor. Bu yüzden şirketlerin, yalnızca teknolojik güvenlik önlemleriyle sınırlı kalmayıp, tüm çalışanları kapsayan bir güvenlik kültürü oluşturmaları kritik önem taşıyor.’’ açıklamasında bulunarak şirketlerin siber saldırılara karşı alınması gereken 6 yöntemi sıralıyor.

&nbsp;

1. Kötü amaçlı yazılımlara karşı güvenliğinizi artırın.&nbsp;Virüsler, solucanlar ve fidye yazılımları gibi kötü amaçlı yazılımlar hem kuruluşlar hem de bireysel kullanıcılar için önemli bir tehdit oluşturuyor. Kötü amaçlı yazılım tehdidinden korunmak için güçlü bir antivirüs programının kullanılması ve düzenli olarak güncelleme yapılması kritik rol oynuyor. Ayrıca, bilinmeyen kaynaklardan dosya indirmekten kaçınılması ve önemli verilerin düzenli olarak yedeklenmesi, olası bir saldırılara karşı alınması gereken önlemler arasında yer alıyor.

&nbsp;

2. DDoS ataklarına karşı sistem güvenliğinizi arttırın. DDos atakları, sunucuların tüm hizmetlerinde anlık olarak ciddi bir yoğunluk oluşmasına ve kaynak tüketiminin doruk noktalara çıkmasına neden oluyor. Kuruluşlarda hizmet kesintilerine yol açan bu saldırı türü, maddi kayıplarla yanı sıra itibar kaybına da yol açıyor. Trafiği birden çok sunucuya dağıtmak veya yük dengeleme gibi taktikler uygulamak, DDoS ataklarının etkilerini azaltma konusunda fayda sağlıyor. İçerik sağlama ağları (CDN) ve bulut tabanlı koruma çözümlerinin uygulanması, dağıtım yoluyla meydana gelen aşırı yüklenmelerin önüne geçiyor.

&nbsp;

3. SQL enjeksiyonu ile veri tabanı güvenliğinizi sağlayın.&nbsp;Siber saldırganların hassas verileri elde etmesine veya çıkarmasına olanak sağlayan SQL enjeksiyon saldırıları, web uygulamalarının güvenlik açıklarından yararlanıyor. İzinsiz erişimi engellemek için giriş doğrulama gibi güvenli uygulamaları kullanarak bu saldırılara karşı önlem alınması kritik rol oynuyor. Ayrıca veri tabanlarının da düzenli olarak güncellemesi gerekiyor.

&nbsp;

4. Sosyal mühendislikle mücadele için eğitim alınmalı.&nbsp;Sosyal mühendislik, bireylerin psikolojik manipüle yoluyla bilgi edinme veya güvenlik önlemlerini aşma amacıyla yapılan bir saldırı yöntemi. Kuruluşların bu tarz saldırılara maruz kalmamak için çalışanlarına siber saldırganların kullandığı kandırma ve kimlik avı gibi taktiklere yönelik eğitim vermesi, olası felaket senaryolarının önüne geçiyor.

&nbsp;

5. Kimlik avı saldırılarına karşı tuzağa düşmeyin.&nbsp;Siber saldırganlar tarafından en etkili ve en yaygın yöntem olan kimlik avı saldırıları, aldatıcı mesaj, e-postalar ya da web siteler aracılığıyla kişisel hassas bilgileri ortaya çıkararak ifşalamayı içeriyor. Kuruluşların bilinmeyen e-posta veya mesajlara karşı dikkatli olması ve gelen iletilerde yer alan web sitelerinin güvenirliliğini doğrulaması önem taşıyor. Son olarak çalışanlarını kimlik avı saldırı konusunda eğitilmesi, bu tarz saldırıların önlenmesinde en büyük rolü oynuyor.

&nbsp;

6. Düzenli güncellemeler ile güvenliğinizi sağlam tutun.&nbsp;Kuruluşlarda meydana gelen güvenlik açıkları, saldırganların bu zayıflıkları kullanarak sistemlere sızmasına davetiye çıkarıyor. Kuruluşların bilinen siber tehditlere karşı önlem alması için sistemlerinde güncel güvenlik uygulamalarını kullanması gerekiyor. Bu uygulamalar arasında yer alan işletim sistemlerinin ve yazılım uygulamalarının düzenli olarak güncellenmesi, güvenlik açıklarını gidermek için büyük önem taşıyor.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[15 Yaşındaki Hacker Akdeniz’deki Petrol Tankerlerini   Hedef Aldı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 24 Jan 2025 07:36:16 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/15-yasindaki-hacker-akdenizdeki-petrol-tankerlerini-hedef-aldi-103725-20250124.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/15-yasindaki-hacker-akdenizdeki-petrol-tankerlerini-hedef-aldi-103725-20250124.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/15-yasindaki-hacker-akdenizdeki-petrol-tankerlerini-hedef-aldi-103725-20250124.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber güvenlik ve yapay zekâ: 2025'te neler olacak?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlik-ve-yapay-zeka-2025te-neler-olacak-67128.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlik-ve-yapay-zeka-2025te-neler-olacak-67128.html</link>
                    <description><![CDATA[Yapay zekâ geçtiğimiz yıl siber güvenlik silahlanma yarışına büyük bir ivme kazandırdı. Önümüzdeki 12 ay da bu yarışa hiç ara vermeyecek.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Yapay zekâ güvenlik kalkanı mı, tehdit aracı mı?

&nbsp;

&nbsp;Bu durum, kurumsal siber güvenlik ekipleri ve işverenlerinin yanı sıra günlük web kullanıcıları için de önemli sonuçlar doğuruyor.&nbsp;

Siber güvenlik sektörünün lideri ESET, yapay zekâ araçlarının kötü aktörlerin elinde her türlü dolandırıcılığın, dezenformasyon kampanyasının diğer tehditlerin ölçeğini ve şiddetini artırabileceğini belirterek 2025 yılında nelere dikkat edilmesi gerektiğinin altını çizdi. &nbsp;Birleşik Krallık Ulusal Siber Güvenlik Merkezi (NCSC) 2024'ün başında, yapay zekânın halihazırda her tür tehdit aktörü tarafından kullanıldığı ve "önümüzdeki iki yıl içinde siber saldırıların hacmini ve etkisini artıracağı" uyarısında bulundu. Tehdit en çok, üretken yapay zekânın (GenAI) kötü niyetli aktörlerin hatasız yerel dillerde ikna edici kampanyalar hazırlamasına yardımcı olabildiği sosyal mühendislik alanında görülebilir.&nbsp;

&nbsp;

Bu trendler 2025 yılında devam edecek olsa da yapay zekânın şu amaçlarla kullanıldığını da görebiliriz:

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimlik doğrulama baypası:&nbsp;Dolandırıcıların yeni hesap oluşturma ve hesap erişimi için selfie ve video tabanlı kontrollerde müşterileri taklit etmelerine yardımcı olmak için kullanılan Deepfake teknolojisi.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İş e-postalarının ele geçirilmesi (BEC):&nbsp;Yapay zekâ bir kez daha sosyal mühendislik için kullanıldı ancak bu kez kurumsal alıcıyı kandırıp dolandırıcının kontrolü altındaki bir hesaba para havale etmesi için. Deepfake ses ve video, telefon görüşmelerinde ve sanal toplantılarda CEO'ları ve diğer üst düzey liderleri taklit etmek için de kullanılabiliyor.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Taklit dolandırıcılığı: Açık kaynaklı büyük dil modelleri (LLM'ler) dolandırıcılar için yeni fırsatlar sunacaktır. Dolandırıcılar, hacklenmiş veya halka açık sosyal medya hesaplarından toplanan veriler üzerinde bu modelleri eğiterek arkadaşlarını ve ailelerini kandırmak için tasarlanmış sanal adam kaçırma ve diğer dolandırıcılıklarda kurbanların kimliğine bürünebilirler.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Influencer dolandırıcılığı:&nbsp;Benzer bir şekilde, GenAI'nin 2025 yılında dolandırıcılar tarafından ünlüleri, influencer'ları ve diğer tanınmış kişileri taklit eden sahte veya kopya sosyal medya hesapları oluşturmak için kullanıldığını görmeyi bekliyoruz. Deepfake videolar, ESET'in en son Tehdit Raporu'nda vurgulanan türden hileler de dahil olmak üzere, örneğin yatırım ve kripto dolandırıcılıklarında takipçilerin kişisel bilgilerini ve paralarını teslim etmelerini sağlamak için yayımlanacaktır. Bu durum, etkili hesap doğrulama araçları ve rozetleri sunmaları için sosyal medya platformları üzerinde daha fazla baskı oluşturacak ve sizin de tetikte olmanızı sağlayacaktır.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Dezenformasyon:&nbsp;Düşman devletler ve diğer gruplar, saf sosyal medya kullanıcılarının sahte hesapları takip etmelerini sağlamak amacıyla kolayca sahte içerik üretmek için GenAI'dan yararlanacaktır. Bu kullanıcılar daha sonra içerik/trol çiftliklerinden daha etkili ve tespit edilmesi daha zor bir şekilde etki operasyonları için çevrimiçi amplifikatörlere dönüştürülebilir.

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Parola kırma:&nbsp;Yapay zekâ odaklı araçlar, kurumsal ağlara ve verilere ve ayrıca müşteri hesaplarına erişim sağlamak için kullanıcı kimlik bilgilerini saniyeler içinde toplu olarak açığa çıkarabilir.&nbsp;

&nbsp;

2025 için yapay zekâ gizlilik endişeleri

Yapay zekâ önümüzdeki yıl sadece tehdit aktörleri için bir araç olmayacak. Aynı zamanda yüksek bir veri sızıntısı riskini de beraberinde getirecek. LLM'ler kendilerini eğitmek için büyük hacimlerde metin, görüntü ve videoya ihtiyaç duyarlar. Genellikle bu verilerin bazıları hassas olacaktır: Biyometri, sağlık bilgileri veya finansal veriler gibi. Bazı durumlarda, sosyal medya ve diğer şirketler, müşteri verilerini modelleri eğitmek için kullanmak üzere Şartlar ve Koşullar’ı değiştirebilir. Bu bilgiler yapay zekâ modeli tarafından toplandıktan sonra, yapay zekâ sisteminin kendisinin hacklenmesi durumunda ya da bilgiler LLM üzerinde çalışan GenAI uygulamaları aracılığıyla başkalarıyla paylaşılırsa bireyler için bir risk teşkil eder. Kurumsal kullanıcılar için de GenAI istemleri aracılığıyla farkında olmadan işle ilgili hassas bilgileri paylaşabileceklerine dair bir endişe var. Bir ankete göre, Birleşik Krallık'taki şirketlerin beşte biri, çalışanların GenAI kullanımı yoluyla potansiyel olarak hassas kurumsal verileri yanlışlıkla ifşa etti.&nbsp;

&nbsp;

2025'te savunmacılar için yapay zekâ

İyi haber şu ki yapay zekâ yeni ürün ve hizmetlere dahil edildikçe önümüzdeki yıl siber güvenlik ekiplerinin çalışmalarında daha büyük bir rol oynayacak.&nbsp;

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Kullanıcıları, güvenlik ekiplerini ve hatta yapay zekâ güvenlik araçlarını eğitmek için sentetik veriler oluşturmak


	Analistler için uzun ve karmaşık tehdit istihbarat raporlarını özetlemek
	İş yükü fazla olan ekipler için uyarıları bağlamsallaştırıp önceliklendirerek ve araştırma ve düzeltme için iş akışlarını otomatikleştirerek SecOps verimliliğini artırmak
	Şüpheli davranış belirtileri için büyük veri hacimlerini taramak
	Yanlış yapılandırma olasılığını azaltmaya yardımcı olmak için çeşitli ürünlerde yerleşik olarak bulunan "yardımcı pilot" işlevi aracılığıyla BT ekiplerine beceri kazandırmak


Bununla birlikte, BT ve güvenlik liderleri yapay zekânın sınırlarını ve karar verme sürecinde insan uzmanlığının önemini de anlamalıdır. Sanrı, model bozulması ve diğer potansiyel olumsuz sonuçlar riskini azaltmak için 2025 yılında insan ve makine arasında bir dengeye ihtiyaç duyulacaktır. Yapay zekâ sihirli bir değnek değildir. Optimum sonuçlar için diğer araç ve tekniklerle birleştirilmelidir.

Uyum ve uygulamada yapay zekâ zorlukları

Tehdit ortamı ve yapay zekâ güvenliğinin gelişimi bir boşlukta gerçekleşmiyor. Başta ABD olmak üzere 2025'teki jeopolitik değişiklikler, teknoloji ve sosyal medya sektörlerinde deregülasyona bile yol açabilir. Bu da dolandırıcıların ve diğer kötü niyetli aktörlerin çevrimiçi platformları yapay zekâ tarafından üretilen tehditlerle doldurmasını sağlayabilir. Bu arada AB'de, uyum ekipleri için hayatı daha zor hale getirebilecek yapay zekâ düzenlemesi konusunda hâlâ bazı belirsizlikler var. Hukuk uzmanlarının belirttiği gibi uygulama kurallarının ve rehberliğin hâlâ çözülmesi ve yapay zekâ sistem arızaları için sorumluluğun hesaplanması gerekiyor. Teknoloji sektöründen gelen lobi faaliyetleri, AB yapay zekâ yasasının pratikte nasıl uygulanacağını değiştirebilir.&nbsp;

&nbsp;

Bununla birlikte açık olan şey, yapay zekânın 2025 yılında teknolojiyle etkileşim şeklimizi iyi ve kötü yönde kökten değiştireceğidir. İşletmeler ve bireyler için büyük potansiyel faydalar sunarken aynı zamanda yönetilmesi gereken yeni riskler de barındırıyor. Bunun gerçekleştiğinden emin olmak için önümüzdeki yıl boyunca daha yakın çalışmak herkesin yararına olacaktır. Hükümetler, özel sektör işletmeleri ve son kullanıcılar, yapay zekânın risklerini azaltırken potansiyelinden yararlanmak için üzerlerine düşeni yapmalı ve birlikte çalışmalıdır.

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber güvenlik ve yapay zekâ: 2025'te neler olacak? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 17 Jan 2025 06:57:51 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-ve-yapay-zeka-2025te-neler-olacak-095906-20250117.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-ve-yapay-zeka-2025te-neler-olacak-095906-20250117.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlik-ve-yapay-zeka-2025te-neler-olacak-095906-20250117.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Fidye yazılımları devletlerin kasasını mı dolduruyor?]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-fidye-yazilimlari-devletlerin-kasasini-mi-dolduruyor-67030.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-fidye-yazilimlari-devletlerin-kasasini-mi-dolduruyor-67030.html</link>
                    <description><![CDATA[Devlete bağlı gelişmiş kalıcı tehdit (APT) grupları giderek daha fazla fidye yazılımı kullanıyor]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Siber suçlar ve devlet destekli saldırılar arasındaki çizgilerin bulanıklaşması, günümüz siber tehditlerinin giderek daha akışkan ve çok yönlü hale geldiğini gösteriyor. &nbsp;Organize suçlar geçen yıl veri ihlallerinin yüzde 60'ını oluştururken ulus devletlere atfedilen oranın ise yüzde 5 olduğu düşünülüyor. Siber güvenlik şirketi ESET devlet destekli siber saldırıların payının giderek arttığının altını çizerek sürekli farkındalık ve proaktif risk yönetiminin esas olduğu vurguladı. ESET,&nbsp;fidye yazılımı saldırılarının etkisini azaltmanın 10 yolu hakkında bilgi paylaşımında bulundu.

&nbsp;

Bir zamanlar siber suçlar ile devlete bağlı tehdit faaliyetleri arasındaki sınırı ayırt etmek oldukça kolaydı. Siber suçlular yalnızca kâr güdüsüyle hareket ediyordu. Devletteki muadilleri ise işverenlerinin jeopolitik hedeflerini ilerletmek için çoğunlukla siber casusluk kampanyaları ve ara sıra da yıkıcı saldırılar gerçekleştiriyordu. ESET'in son Tehdit Raporu'nda da belirtildiği gibi fidye yazılımları da dahil olmak üzere bu çizgi kaybolmaya başladı.

&nbsp;

Siber uzayda bulanık çizgiler

2017 yılında, Kuzey Kore'ye bağlı ajanların ilk küresel fidye solucanı olan WannaCry'ı başlattığı düşünülüyor. Bu saldırı ancak bir güvenlik araştırmacısının kötü niyetli kodun içine gizlenmiş bir "öldürme anahtarını" bulup aktif hale getirmesiyle durdurulabildi. Aynı yıl, devlet destekli bilgisayar korsanları Ukraynalı hedeflere karşı NotPetya kampanyasını başlattı ancak bu durum da aslında araştırmacıların izini sürmek için fidye yazılımı olarak gizlenmiş yıkıcı bir kötü amaçlı yazılımdı. ESET, 2022 yılında Rus Sandworm grubunun&nbsp;&nbsp;fidye yazılımını benzer bir şekilde, yani veri silici olarak kullandığını gözlemledi. Devlet destekli operasyonlar ile mali amaçlı suçlar arasındaki çizgi o zamandan beri bulanıklaşıyor. Birçok dark web satıcısı devlet aktörlerine istismarlar ve kötü amaçlı yazılımlar satarken bazı hükümetler belirli operasyonlara yardımcı olmaları için serbest çalışan hackerlar kiralıyor. Ancak bu eğilimler hızlanıyor gibi görünüyor. Özellikle yakın geçmişte, ESET ve diğer siber güvenlik şirketleri birkaç belirgin neden gözlemledi.

&nbsp;

Fidye yazılımları devlet kasasına mı &nbsp;gidiyor?

Devlet bilgisayar korsanları, fidye yazılımlarını devlet için bir para kazanma aracı olarak kasıtlı olarak kullanıyor. Bu durum en bariz şekilde tehdit gruplarının sofistike mega soygunlarla kripto para şirketlerini ve bankaları da hedef aldığı Kuzey Kore'de görülüyor. Aslında 2017 ile 2023 yılları arasında bu faaliyetten yaklaşık 3 milyar dolar yasa dışı kâr elde ettiklerine inanılıyor.&nbsp;

&nbsp;

Mayıs 2024'te Microsoft, Pyongyang'a bağlı Moonstone Sleet'in önce hassas bilgileri çaldıktan sonra birkaç havacılık ve savunma kuruluşunun sonraki çalışmalarına "FakePenny" adlı özel fidye yazılımı dağıttığını gözlemledi. Bu davranış, “aktörün hem istihbarat toplama hem de erişiminden para kazanma hedefleri olduğunu gösteriyor” dendi. Kuzey Koreli grup Andariel'in, Play olarak bilinen fidye yazılımı grubuna ilk erişim ve/veya ortaklık hizmetleri sağladığından şüpheleniliyor. Bunun nedeni Play fidye yazılımının daha önce Andariel tarafından ele geçirilmiş bir ağda tespit edilmiş olmasıdır.

Ek iş olarak para kazanmak

Devletlerin fidye yazılım saldırılarına müdahil olmasının bir başka nedeni de hükümet hackerlarının ek iş yaparak para kazanmalarını sağlamak. Bunun bir örneği FBI tarafından tespit edilen "fidye ödemelerinin bir yüzdesi karşılığında şifreleme işlemlerini etkinleştirmek için doğrudan fidye yazılımı iştirakleriyle iş birliği yaptığı” İranlı grup Pioneer Kitten’dır. &nbsp;NoEscape, Ransomhouse ve ALPHV ile yakın bir şekilde çalıştı. Yalnızca ilk erişimi sağlamakla kalmadı aynı zamanda kurban ağlarını kilitlemeye ve kurbanları gasp etme yolları üzerinde iş birliği yapmaya yardımcı oldu.

Müfettişlerin izini kaybettirmek

Devlet bağlantılı APT grupları da saldırıların gerçek amacını gizlemek için fidye yazılımı kullanıyor. Çin bağlantılı ChamelGang'in &nbsp;Doğu Asya ve Hindistan'ın yanı sıra ABD, Rusya, Tayvan ve Japonya'daki kritik altyapı kuruluşlarını hedef alan çok sayıda kampanyada bunu yaptığına inanılıyor. CatB fidye yazılımını bu şekilde kullanmak sadece bu siber casusluk operasyonlarına kılıf sağlamakla kalmıyor aynı zamanda operatörlerin veri hırsızlığına kanıtları yok etmelerini de sağlıyor.

&nbsp;

Bununla birlikte, düşmanınızın kimliğini bilmiyorsanız fidye yazılımı saldırılarının etkisini azaltmanın hâlâ yolları var. İşte en iyi 10 uygulama adımı:


	Güncellenmiş güvenlik eğitimi ve farkındalık programları ile sosyal mühendislikle mücadele edin,
	Hesapların uzun, güçlü ve benzersiz parolalar ve çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) ile korunduğundan emin olun,
	Saldırıların "patlama alanını" azaltmak ve yanal hareketi sınırlamak için ağları bölümlere ayırın,
	Şüpheli davranışları erkenden belirlemek için sürekli izleme (uç nokta algılama ve yanıtlama veya yönetilen algılama ve yanıtlama) uygulayın,
	Sürekli iyileştirme sağlamak için güvenlik kontrollerinin, politikalarının ve süreçlerinin etkinliğini düzenli olarak test edin,
	Gelişmiş güvenlik açığı ve yama yönetimi araçlarını uygulayın,
	Tüm hassas varlıkların masaüstü bilgisayarlar, sunucular ve dizüstü bilgisayarlar/mobil cihazlar da dahil olmak üzere saygın bir tedarikçiden alınan çok katmanlı güvenlik yazılımı ile korunduğundan emin olun,
	Güvenilir bir ortaktan tehdit istihbaratına yatırım yapın,
	En iyi uygulamalar doğrultusunda düzenli yedeklemeler gerçekleştirin,
	Etkili bir olay müdahale stratejisi geliştirin ve uygulayın.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Fidye yazılımları devletlerin kasasını mı dolduruyor? - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jan 2025 09:03:27 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/fidye-yazilimlari-devletlerin-kasasini-mi-dolduruyor-120420-20250111.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/fidye-yazilimlari-devletlerin-kasasini-mi-dolduruyor-120420-20250111.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/fidye-yazilimlari-devletlerin-kasasini-mi-dolduruyor-120420-20250111.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[“Dijital dönüşüme ve   yeni nesil küresel teknoloji trendlerine yön veriyoruz”]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-dijital-donusume-ve-yeni-nesil-kuresel-teknoloji-trendlerine-yon-veriyoruz-67029.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-dijital-donusume-ve-yeni-nesil-kuresel-teknoloji-trendlerine-yon-veriyoruz-67029.html</link>
                    <description><![CDATA[CES’te açıklamalarda bulunan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’de dijital dönüşümün öncüsü Türk Telekom, uluslararası alanda küresel trendleri belirleyen çalışmalarıyla sektörde öncülüğünü sürdürüyor. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, CES 2025’te yaptığı açıklamada, Türk Telekom’un yenilikçi ekosistemiyle hem Türkiye’de hem de global arenada fark yarattığını belirterek, “Ülkemiz için dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını 81 ilde uçtan uca sağladığımız güçlü fiber altyapımızla oluştururken, 5G ve yeni nesil teknolojiler konusunda dünya trendlerine yön verecek çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Fiberin gücünü mobile yansıttığımız erişim ağımız ile dijital yaşamı her yerde hızlı ve kesintisiz bağlantı deneyimiyle desteklediğimiz fiber mobilite çağını başlatarak dijital dönüşümde liderliğimiz taçlandırdık.&nbsp;Türk Telekom Ventures ile yerli girişimlerimizi küresel oyuncular arasına katıyor,&nbsp;ülkemizin inovasyon gücünü geleceğin teknolojilerine yön vererek ortaya koyuyoruz. Dijitalden altyapıya, fiberden mobile, müşteri deneyiminden girişimlere, her alanda faaliyetlerimizle ülkemizin teknoloji ihracında bayrak taşıyıcısı olmaya tüm gücümüzle devam edeceğiz" diye konuştu.&nbsp;

&nbsp;

Las Vegas’ta bu yıl 7-10 Ocak 2025 tarihleri arasında gerçekleşen dünyanın en büyük tüketici elektroniği fuarı CES, “Dive In” (Derinlemesine Keşfet) temasıyla geleceğin teknolojik yeniklerine odaklanırken, yapay zekâ, dijital sağlık, mobilite ve sürdürülebilirlik konuları öne çıkan başlıklar oldu. &nbsp;

&nbsp;

CES 2025 kapsamında açıklamalarda bulunan Türk Telekom CEO’su Ümit Önal, Türk Telekom’un yenilikçi yaklaşımıyla hem Türkiye’de hem de global arenada fark yarattığını belirterek, “Türk Telekom olarak, sadece teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda onu geliştiren ve ihraç eden bir ekosistemin merkezindeyiz.&nbsp;Milli sorumluluk&nbsp;bilincimizle&nbsp;ülkemiz için dijitalleşmeyi sağlayan kilometre taşlarını oluşturmaya liderlik ederken, bir yandan yerli iş birliklerimizle güçleniyor, diğer yandan da global firmalarla gerçekleştirdiğimiz ortaklıklarla bölgemizin teknolojici taşıyıcısı olma sorumluluğunu yerine getiriyoruz. Bölgenin teknoloji taşıyıcısı olarak, küresel iş birliklerimiz ve grup şirketlerimizin de katkılarıyla RIC ve SEBA gibi ticarileştirdiğimiz ürünlerimizi dünya pazarlarına sunuyoruz. Dünyaya kazandırdığımız bir diğer yeni teknoloji olan uydu bağımsız 5G senkronizasyon çözümümüzün ise uluslararası standardizasyon süreçlerini tamamlamak üzereyiz. Grup şirketimiz Argela ve onun Amerika’daki iştiraki Netsia'nın 5G ve fiber alanlarındaki kazanımları dünya trendlerine yön veren bir seviyeye ulaştı.&nbsp;Bugün, Argela ve Netsia'nın; 5G ve fiber alanları dahil 70&nbsp;adet uluslararası patenti bulunuyor.&nbsp;Girişim sermayesi şirketimiz Türk Telekom Ventures’ın yerli girişimlerimizi küresel oyuncular arasına katan rolü ile de ülkemizin inovasyon gücünü dünya sahnesine taşıyoruz” dedi.&nbsp;

&nbsp;

Türk Telekom 5G ve teknoloji ihracı ile dijital dönüşümde liderliğini sürdürüyor&nbsp;

&nbsp;

Türk Telekom’un telekomünikasyon şirketi olmanın ötesinde teknolojisini ihraç etme misyonu olduğunun altını çizen&nbsp;Önal, “Sektörümüzün önünde bir 5G süreci var. Bu süreçte hedefimiz 5G’ye olabildiğince yerli unsurlarla geçerek, bu teknolojiyi sadece kullanan değil etrafına da kullandıran bir güç olmak. 5G vizyonumuz sadece altyapı yatırımlarıyla da sınırlı değil elbette. Saha testlerinden uzun yıllardır devam eden Ar-Ge çalışmalarımıza kadar, 5G konusunda kapsamlı bir hazırlık süreci yürüttük. Dijitalleşmenin ön koşullarından biri olan fiberleşme ve 5G sürecinde başarılı bir strateji ile emin adımlarla ilerliyoruz. 5G’nin efektif kullanılması için&nbsp;fibere bağlı LTE mobil baz istasyonu oranımızı ise %53’e yükselttik.&nbsp;Bu erişim ağı ile dijital yaşamı her yerde hızlı ve kesintisiz bağlantı deneyimiyle desteklediğimiz fiber mobilite çağını başlatarak dijital dönüşümde liderliğimiz taçlandırdık.&nbsp;Türk Telekom olarak, ülkemizde neredeyse tüm sektörlerde dijitalleşmeye katkı sağlıyoruz.&nbsp;Dijitalden altyapıya, fiberden mobile, müşteri deneyiminden girişimlere, her alanda faaliyetlerimizle ülkemizin teknoloji ihracında bayrak taşıyıcısı olmaya tüm gücümüzle devam edeceğiz" şeklinde konuştu. &nbsp;&nbsp;

&nbsp;

Destek verdikleri girişimlerin dünya çapında başarılar elde ettiğini ifade eden&nbsp;Önal&nbsp;“TT Ventures PİLOT programının girişimleri CES gibi dünya çapında prestijli bir etkinlikte yer alarak, teknoloji çözümlerini ve önemli projelerini tanıtma fırsatı yakaladılar. &nbsp; Ülkemizde girişimcilere en çok destek veren şirketlerin başında yer alırken, destek verdiğimiz girişimlerin küresel arenada başarılarını görmek bizi çok mutlu ediyor. PİLOT ile bugüne kadar 121 girişime toplamda yaklaşık 70 milyon TL nakit desteği sağladık. Nakit desteği de sağladığımız 66 PİLOT girişimi yurt içi ve yurt dışından toplam tutarı 51 milyon doları aşan yatırım alarak girişimlerini geliştirme fırsatı yakaladı” dedi.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[“Dijital dönüşüme ve   yeni nesil küresel teknoloji trendlerine yön veriyoruz” - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 11 Jan 2025 09:01:43 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusume-ve-yeni-nesil-kuresel-teknoloji-trendlerine-yon-veriyoruz-120259-20250111.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusume-ve-yeni-nesil-kuresel-teknoloji-trendlerine-yon-veriyoruz-120259-20250111.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/dijital-donusume-ve-yeni-nesil-kuresel-teknoloji-trendlerine-yon-veriyoruz-120259-20250111.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Karmaşıklığa bağlı güvenlik risklerini   önlemek için 5 ipucu]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-karmasikliga-bagli-guvenlik-risklerini-onlemek-icin-5-ipucu-66957.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-karmasikliga-bagli-guvenlik-risklerini-onlemek-icin-5-ipucu-66957.html</link>
                    <description><![CDATA[Günümüzün dijital çağında kuruluşlar giderek artan bir dizi teknoloji, sistem ve süreçle boğuşuyor. BT ortamında yönetilecek birden fazla farklı sistem ve cihaz bulunuyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Çeşitli güvenlik çözümleri, gösterge tabloları, yeni teknoloji ve sıkı uyumluluk talepleri ilgili ek bilgi ihtiyaçları beraberinde karmaşıklıkları da getiriyor. Bu da işletmeler için daha fazla güvenlik riski oluşturabiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET, “Önce Önleme” &nbsp;stratejisine dayanarak, yaşanabilecek karmaşıklıkları iş süreçlerini engellemeden yönetmek için beş temel ipucu paylaştı.&nbsp;

&nbsp;

Karmaşıklıklar şirketlerin güvenlik risklerini istemeden de olsa artırabilir. İşletme, iş süreçlerini kesintiye uğratmadan etkili bir şekilde yönetebilecek profesyonellerden yoksunsa işletmenin potansiyel tehditleri etkili bir şekilde yönetmesi ve azaltması zor olacaktır. Bunun nedeni kurum içi veya kurum dışı nedenler olabilir. Ancak bir işletme “Önce Önleme” yaklaşımını benimseyerek bu karmaşıklığı azaltabilir ve sağlam bir güvenlik sağlayabilir.&nbsp;

Kuruluşlar, proaktif önlemlere odaklanarak ve tehditlerin ilk etapta ağlarına girmesini önleyerek ortaya çıkan risklerin önüne geçebilir.&nbsp;ESET uzmanları bu kapsamda yararlı olabilecek beş öneriyi şöyle sıraladı:

&nbsp;

1.&nbsp; &nbsp; &nbsp;Temel yetenekleri konsolide edin

Birden fazla, birbirinden kopuk güvenlik aracına olan bağımlılığı azaltın. Uç nokta koruması, şifreleme ve tehdit algılama, erişim yönetimi gibi temel önleme yeteneklerini tek bir platformda birleştirin. Bu sadece yönetimi basitleştirmekle kalmaz aynı zamanda kuruluşun güvenlik duruşunda tam görünürlük sağlayarak gözden kaçan tehditlerin olasılığını azaltır.

2.&nbsp; &nbsp; &nbsp;Tehdit algılama ve müdahaleyi otomatikleştirin

Tehditleri tam gelişmiş olaylara dönüşmeden önce tespit etmek ve etkisiz hale getirmek için yapay zekâ destekli otomasyonu kullanın.&nbsp;ESET Inspect ve yapay zekâ destekli araçları&nbsp;gibi çözümler, riskleri kısa sürede analiz edip önlemeye yardımcı olarak BT ekiplerinin yükünü hafifletir ve insan hatasını azaltarak saldırıların artmasını önler.

3.&nbsp; &nbsp; &nbsp;Uyumluluk ve yönetişimi kolaylaştırın

Güvenlik kontrollerini ve uyumluluk denetimlerini otomatikleştirerek kuruluşunuzun endüstri standartlarıyla uyumlu kalmasını sağlayın. Bu, manuel süreçleri azaltmaya yardımcı olur ve olası veri ihlallerini önlerken en iyi güvenlik uygulamalarını sürdürmeyi kolaylaştırır.

4.&nbsp; &nbsp; &nbsp;Kimlik ve erişim yönetimini basitleştirin

Sıfır Güven&nbsp;ilkelerini kullanarak kritik veri ve sistemlere erişimi sınırlayın. Kullanıcıların ve cihazların kimliğini sürekli olarak doğrulayarak saldırı yüzeyini azaltır ve yetkisiz erişimin bir tehdit haline gelmesini önlersiniz. Bu proaktif kontrol, içeriden saldırı riskini önemli ölçüde azaltır.

5.&nbsp; &nbsp; &nbsp;Çok katmanlı güvenliği benimseyin

E-postadan uç noktalara ve mobil cihazlara kadar dijital ortamınızın tüm yönlerinde&nbsp;katmanlı güvenlik önlemleri&nbsp;uygulayın. Bu, bir katman tehlikeye girse bile ek savunmaların daha fazla yayılmayı önlemesini, tehditleri ağınızın dışında tutmayı ve riski en aza indirmeyi sağlar.

&nbsp;

Güvenlik riskleri karşısında proaktif yaklaşım

Bu stratejileri benimseyen kuruluşlar, karmaşıklıkla ilgili güvenlik risklerini etkili bir şekilde azaltabilir ve genel güvenlik duruşlarını güçlendirebilirler. İhlallere, meydana geldikten sonra tepki vermek yerine proaktif bir yaklaşım, tehditlerin ağa sızmadan önce durdurulmasını sağlayarak karmaşık bir BT ortamında daha güçlü, daha verimli koruma sağlar.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Karmaşıklığa bağlı güvenlik risklerini   önlemek için 5 ipucu - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 08:18:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/karmasikliga-bagli-guvenlik-risklerini-onlemek-icin-5-ipucu-111850-20250107.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/karmasikliga-bagli-guvenlik-risklerini-onlemek-icin-5-ipucu-111850-20250107.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/karmasikliga-bagli-guvenlik-risklerini-onlemek-icin-5-ipucu-111850-20250107.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[2025’te Rekabette Öne Geçmesini Sağlayacak 10 Teknoloji Trendi ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-2025te-rekabette-one-gecmesini-saglayacak-10-teknoloji-trendi-66954.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-2025te-rekabette-one-gecmesini-saglayacak-10-teknoloji-trendi-66954.html</link>
                    <description><![CDATA[Nagarro + MBIS, İşletmelerin 2025’te Rekabette Öne Geçmesini Sağlayacak 10 Teknoloji Trendini Açıkladı

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Türkiye’nin ilk SAP Gold Partner’ı Nagarro + MBIS, geniş sektör deneyiminden yararlanarak 2025’te öne çıkacak 10 teknoloji trendini açıkladı. Endüstri spesifik ve etik yapay zekâ uygulamalarından veri analitiğine kadar işletmelere katma değer sağlayan yeni teknolojiler, çevikliği artırarak rekabet koşullarını değiştirecek.&nbsp;

Operasyonel verimliliği artıran ve kârlılığa katkı sağlayan teknolojilere olan ilgi giderek artıyor. Bu talep, teknoloji yatırımlarını şirketlerin geleceklerine yön veren vazgeçilmez çözümler haline getiriyor. &nbsp;Bu kapsamda 2025’in, dijital dönüşümün her sektörde derinlemesine hissedileceği, inovasyonun hız kazanacağı, gerçek zamanlı veri analizinin rekabet koşullarını değiştireceği bir yıl olması bekleniyor.

Bilgi teknolojileri ekosistemindeki ihtiyaçları yakından takip eden Türkiye’nin ilk SAP Gold Partner’ı Nagarro + MBIS, 2025 yılında iş dünyasında öne çıkacak teknoloji trendleri ve öngörülerini paylaştı. İşte yapay zekanın en gelişmiş versiyonlarından şirketleri sürdürülebilirlik hedeflerinde öne çıkaracak teknolojilere kadar Nagarro + MBIS’in uzman danışmanlarının derin sektör deneyimiyle hazırlanan 2025’in teknoloji trendleri…

1.Yapay zekâ - makine entegrasyonu artacak

Yapay zekâ, yenilikçi uygulamaları, endüstri spesifik özellikleri ve makine öğrenimi entegrasyonlarıyla gündemde olmaya devam edecek. Özellikle otomasyon alanlarında yenilikçi teknolojilerin hızla benimsenmesi, küçük ve orta ölçekli işletmelerin rekabet gücünü artıracak. Bu kapsamda yapay zekâ, IoT, makine öğrenimi ve blockchain gibi ileri teknolojileri bir araya getirerek işletmelerin süreçlerini dijitalleştiren ve verimliliği artıran yapay zekâ çözümleri, işletmelerin büyük veriyi anlamlı öngörülere dönüştürerek daha proaktif stratejiler geliştirmelerine imkân tanıyacak.

2.Enerji verimli ve etik yapay zekâ uygulamaları ön plana çıkacak

Enerji verimli ve sektöre özgü "Edge AI" çözümleri, sağlık, üretim ve perakende gibi gerçek zamanlı karar gerektiren alanlarda öne çıkacak. GPT ve DALL-E gibi "Foundation Models" ise daha özelleştirilmiş ve iş süreçlerine entegre edilebilir hale gelerek sektörel yapay zekâ çözümleri geliştirilmesine olanak tanıyacak. Ayrıca, şeffaf karar alma mekanizmaları sunan "Explainable AI" (Açıklanabilir Yapay Zekâ) ve etik uygulamalar, teknolojinin şeffaflığını ve güvenilirliğini artıracak.

3.Bulut ERP sistemleri tercih edilecek

Bulut ERP sistemlerinin gelişmiş özellikleri, işletmelere düşük maliyet, esneklik ve ölçeklenebilirlik avantajı sağlaması nedeniyle daha çok tercih edilecek. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler, yapay zekâ, makine öğrenimi ve otomasyon gibi yenilikçi teknolojileri daha kapsamlı kullanarak işlevselliği artırabilecek. Bu süreçte SAP çözümleri, bulut tabanlı hizmetleriyle dijital dönüşümü desteklemede öncü teknolojiler olmaya devam edecek.

4.Dijital dönüşüm ve otomasyon hız kazanacak

“Dijital Dönüşüm ve Otomasyon” 2025 yılının bilgi teknolojileri sektörünün gündeminde kalmaya devam edecek. Hem kamuda hem de özel sektörde çokça alanda karşılık bulan dijital dönüşüm, özellikle e-dönüşüm, yasal uyumluluk ve bankacılık işlemlerinde daha çok tercih edilecek. Dijital teknolojilerle uyumlu hale gelerek süreçlerini optimize eden, maliyetlerini düşüren ve bu sayede rekabet gücünü artıran işletmeler kazançlı çıkacak.

5.Veri yönetimi ve analitiklerin önemi artacak

Yapay zekâyı besleyen veri ve analitiklerin yönetimi daha da önemli hale gelecek. Bu kapsamda veri gölü ve veri ambarı teknolojilerinin en iyi yönlerini birleştirerek şirketlere kapsamlı bir veri yönetim altyapısı sunan Data Lakehouse yatırımları iş dünyasında fark yaratacak.

6.Regülasyon ve veri güvenliği ön planda

GDPR, KVKK gibi regülasyonlara uyumlu çözümler ve siber güvenlik alanlarında yatırımlar artacak. SAP’nin GRC (İşletme Risk ve Uyumluluk) çözümleri, &nbsp;riskleri etkili bir şekilde yönetmesi nedeniyle önümüzdeki dönemde daha çok talep görecek.

7.RPA ile mikro otomasyon, stratejik dönüşüm aracı haline gelecek

Niş çözümlerle işletmelerin operasyonel verimliliğini artıran Robotik Süreç Otomasyonu (RPA) çözümleri, klasik otomasyon paradigmasının ötesine geçerek iş dünyasında stratejik bir dönüşüm aracı haline gelecek. &nbsp;Finans sektöründe algoritmik risk analizi veya sağlık sektöründe hasta kayıtlarının dinamik entegrasyonu gibi yalnızca sektörün ihtiyaçlarına yönelik "akıllı mikro botlar" yaygınlaşacak.

8.Müşteri deneyimi her zamankinden önemli olacak

Önümüzdeki dönemde müşterilerine en fazla kanal seçeneği sunarak en doğru yöntemlerle iletişim kuran şirketler öne çıkacak. Bu kapsamda SAP’nin Customer Experience (CX) ve SAP Marketing Cloud çözümleri, güçlü altyapısıyla marka sadakatinde önemli altyapılar sunuyor.

9.Gerçek zamanlı veri analitiği ile karar alma süreçleri hızlanacak

Geçmiş verilerle gerçek zamanlı verilere dayalı karar alma mekanizmalarını harmanlayarak pazar dinamiklerine hızlı cevap verebilmek giderek daha çok önem kazanıyor. Bu kapsamda farklı veri kaynaklarını birleştirerek veri entegrasyonu ve yönetimi sağlayan bir platform olan SAP Datasphere gibi çözümler, karar vericilerin daha hızlı ve doğru aksiyonlar almasına yardımcı olacak.

10.Sürdürülebilir teknoloji, ESG ve yeşil ERP’nin önemi artacak

Hem regülasyonların sıkılaşması hem de tüketicilerin çevre bilincinin artmasıyla sürdürülebilirlik ve ESG (Çevresel, Sosyal, Yönetişim) odaklı stratejiler ön planda olacak. Daha az enerji tüketen yazılım çözümleri ve karbon ayak izini azaltmaya yönelik teknolojiler, 2025’te şirketlerin odak noktasında olacak. SAP’nin Climate 21 ve SAP S/4HANA’nın Sürdürülebilirlik Modülü bu süreçte işletmelerin en büyük yardımcısı olmaya devam edecek.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[2025’te Rekabette Öne Geçmesini Sağlayacak 10 Teknoloji Trendi  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 07 Jan 2025 08:11:06 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/2025te-rekabette-one-gecmesini-saglayacak-10-teknoloji-trendi-111201-20250107.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/2025te-rekabette-one-gecmesini-saglayacak-10-teknoloji-trendi-111201-20250107.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/2025te-rekabette-one-gecmesini-saglayacak-10-teknoloji-trendi-111201-20250107.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber güvenlikte öncelik   önleme ile başlar]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlikte-oncelik-onleme-ile-baslar-66877.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-guvenlikte-oncelik-onleme-ile-baslar-66877.html</link>
                    <description><![CDATA[Siber güvenlik çözümlerinde dünya lideri olan ESET, "Önce Önleme" başlılı küresel bir kampanya başlattı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp; Kampanya her büyüklükteki kuruluşu siber tehditlerin önüne geçmek için proaktif, önce önleme yaklaşımını benimseyerek siber güvenlik stratejilerini geliştirme konusunda eğitmeyi amaçlıyor.&nbsp;

&nbsp;

Genellikle işletmeler reaktif bir yaklaşım benimseyerek siber saldırıları ancak meydana geldikten sonra tespit etmeye ve bunlara yanıt vermeye odaklanırlar. Tespit çok önemli olsa da bu yaklaşım işletmeleri giderek daha sofistike hale gelen tehditlere karşı mücadele etmek zorunda bırakabilir. "Önce Önleme" kampanyası bu anlatıyı değiştirmek için tasarlandı. İşletmeler saldırı yüzeylerini azaltmaya, sağlam savunmalara yatırım yapmaya ve siber güvenlik konusunda proaktif bir duruş benimsemeye teşvik etmeye yönlendiriliyorlar.

&nbsp;

ESET &nbsp;Pazarlama Müdürü Mária Trnková, "Önleme, doğru araçlarla başarılabilir" diyerek şunları söyledi: "Bu kampanyayı, kurumların tehditleri daha ağlarına girmeden durdurmalarına yardımcı olmak için oluşturduk. Amacımız, günümüzün dijital dünyasında işletmelerin kendilerini korumak için ihtiyaç duydukları sadece bilgiyi değil, eyleme geçirilebilir içgörüleri de sağlamak. Kampanyanın kilit unsurlarından biri siber güvenliğin kodlarının çözülmesinde yatıyor ve karmaşık önleme kavramlarını net, eyleme geçirilebilir içgörülere dönüştürmeyi amaçlıyor. İşletmelerin, saldırı yüzeylerini en aza indirmekten karmaşıklığı azaltmaya, daha iyi siber hijyen elde etmeye ve uyumlu kalmaya kadar bütünsel bir güvenlik stratejisinin kritik bileşenlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olacak.” &nbsp;

&nbsp;

2025 yılında ESET'in dünya çapındaki ofislerinde yaygınlaştırılacak olan kampanya, siber güvenliğin karmaşıklığını çözmeye ve yenilikçi önleyici tedbirler uygulamaya yardımcı olacak eğitim içerikleri, görsel araçlar ve bir sosyal medya uzantısı içerecek.

&nbsp;

ESET, 30 yılı aşkın bir süredir kendini kurumları gelişen dijital tehditlerden korumaya adamıştır. Yapay zekâ, makine öğrenimi, insan uzmanlığı ve önce önleme yaklaşımıyla desteklenen gelişmiş güvenlik çözümleriyle ESET, inovasyona ve kapsamlı koruma sağlamaya olan bağlılığını sürdürüyor. ESET'in "Önce Önleme (Decoding to Protect Business)" kampanyası, kurumları proaktif bir duruş sergilemeleri için güçlendiriyor ve yarının dijital dünyasının zorluklarına hazır olmalarını sağlıyor. ESET, karmaşık siber güvenlik konularının şifrelerini çözerek ve işletmelere önleyici tedbirleri uygulamak için doğru araçları sağlayarak, kurumların dayanıklılık oluşturmalarına ve giderek dijitalleşen bir dünyada güvende kalmalarına yardımcı oluyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber güvenlikte öncelik   önleme ile başlar - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:17:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlikte-oncelik-onleme-ile-baslar-131805-20250102.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlikte-oncelik-onleme-ile-baslar-131805-20250102.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-guvenlikte-oncelik-onleme-ile-baslar-131805-20250102.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[JAPON TEKNOLOJİ DEVİ CYBERDYNE KURUCUSU PROF. DR. YOSHİYUKİ SANKAI TÜRKİYE’YE GELDİ!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-japon-teknoloji-devi-cyberdyne-kurucusu-prof-dr-yoshiyuki-sankai-turkiyeye-geldi-65893.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-japon-teknoloji-devi-cyberdyne-kurucusu-prof-dr-yoshiyuki-sankai-turkiyeye-geldi-65893.html</link>
                    <description><![CDATA[TÜRKİYE, GİYİLEBİLİR ROBOT TEKNOLOJİSİNDE TÜRKİ CUMHURİYETLER VE ORTADOĞU’NUN MERKEZ ÜSSÜ OLACAK

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ GÜLNİHAL SEZER : “2025 YILINDA TÜRKİ CUMHURİYETLERDE VE ORTADOĞU’DA MERKEZ AÇACAĞIZ”

“GİYİLEBİLİR REHABİLİTASYON ROBOTUNU KULLANABİLEN FİZYOTERAPİSTLERİ YETİŞTİRECEĞİZ”

Nörorehabilitasyonda Kullanılan Giyilebilir Robot (Hal) , Türkiye’nin işbirliği ile Türki Cumhuriyetlerde ve Ortadoğu'daki hastalarda da kullanılacak.&nbsp;

&nbsp;Robot; Ms, Omurilik Yaralanması, Serebral Palsi, Yaşlılıkta Performans Düşüklüğünde, Spor Yaralanmalarında Kullanılabiliyor.

Omurga yaralanmaları, serebral palsi, inme, MS ve diğer nöromüsküler hastalıklar; konuşmayı, yürümeyi, kısaca vücuttaki en temel fonksiyonları engelliyor, ömür boyu sürüyor, kişinin sadece kendisini değil tüm ailesini etkiliyor. Tüm dünyada binlerce kişi bu hastalıklara çare bulunmasını bekliyor. Tıp teknolojisi ise bu hastalıkların tedavisi için büyük bir çaba içinde. CYBERDYNE Inc.'in kurucusu Japon Akademisyen Prof.Dr. Yoshiyuki Sankai tarafından geliştirilen ve FDA tarafından onaylanan HAL (Hybrid Assitive Limb) de bu çabanın ürünü. Sankai’nin geliştirdiği Bu teknoloji, tedavisi zor görülen 25 farklı, nörolojik ve kas-iskelet sistemi bozukluklarının tedavisinde geniş çaplı kullanılıyor. HAL, kullanıcının vücut işlevlerini destekleyen, cyborg tipi robot dış iskeleti olarak biliniyor. Giyilebilir robot, hastanın beyninden gelen sinyalleri okuyor, hareket edeceğini algılayarak kaslara destek sağlıyor. Bu teknoloji, fiziksel zorluklar yaşayan bireylerin tedavi süreçlerini hızlandırarak sinir sistemlerini yeniden eğitiyor. HAL’in çocuklarda ve erişkinlerde kullanılabilen iki versiyonu bulunuyor. Türkiye’de şu anda özel iki hastane 40 robot kullanılıyor ve bunların 4’ü çocuklar, 36’sı ise erişkinlerin hizmetine sunulmuş durumda.&nbsp;

&nbsp; TÜRKİYE GİYİLEBİLİR ROBOT TEKNOLOJİSİNDE BÖLGESEL EĞİTİM MERKEZİ OLACAK

İstanbul’da bu teknolojinin mucidi, Prof. Yoshiyuki Sankai ve Diagenics Arge ve Berton Robotik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gülnihal Sezer düzenlenen basın toplantısında konuştu.&nbsp;

Toplantıda HAL teknoloji hakkında açıklamada bulunan Prof. Dr. Sankai, “HAL teknolojisi, beyin sinir sinyallerini kullanmaktadır. İnsan bazen hareket etme isteği duyar, bu durumda beyin niyet sinyalleri üretir. Bu niyet sinyalleri, omurilik, motor sinir ve kaslara, ardından kalbe iletilir. İnsan hareket etmek istediğinde bu sistem çalışmaya başlar ve aynı anda içsel insan duyusal sinyalleri, insan ile robot arasındaki geri besleme döngülerini kurmak için beyne geri iletilecektir.” diye konuştu.

Prof. Dr. Sankai, HAL teknolojisinin çeşitli hastalıklarda kullanım alanlarını genişletme hedeflerinden bahsederek, “Dünyada spinal müsküler atrofi (SMA), ALS ve kas distrofisi gibi hastalıkların tedavi yöntemleri yok.

Ancak HAL teknolojisi bu gibi ilerleyici nöromüsküler hastalıklarda kullanımda. Bunun yanı sıra omurilik yaralanması ve inme gibi durumlarda da kullanılıyor. Bir sonraki hedefimiz ise Parkinson hastalığı.”

Çocukluk hayalinin insanlara her yaşta yardımcı olabilecek bir teknoloji geliştirmek olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sankai, HAL teknolojisinin gençler, yaşlılar ve uzun çalışma saatlerine maruz kalan bireyler için sunduğu faydalardan da bahsetti. Sankai, “Bu teknoloji gençlerde olduğu kadar yaşlılarda da etkilidir. Özellikle uzun çalışma hayatı olan bireylerde bel ağrısı ve fıtık gibi ömür boyu sürebilecek rahatsızlıkları önlemeye yardımcı olabiliyor. Günlük yaşamda da büyük destek sunuyor; örneğin evde yaşlı bakımı yapanlar ya da fiziksel yük taşıyan kadınlar için bel yükünü hafifletiyor” dedi.

Prof. Dr. Sankai, HAL teknolojisinin global olarak da geniş bir alanda benimsendiğini vurgulayarak, “Bugüne kadar 20 ülkede tıbbi cihaz olarak kullanım izni aldı ve yeni bir tedavi yöntemi olarak kabul ediliyor. Almanya ve Malezya gibi ülkelerle iş birliği yapıyoruz; Malezya’da 15,6 hektarlık bir Cybernicx merkezi kuruluyor ve yılsonunda tamamlanması planlanıyor. Bu merkezden başka iki tane daha açılacak. Tayvan ve Amerika’da da kullanımda, ve insanlar büyük bir ilgiyle karşılıyor” diye konuştu.

Sankai sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin genç nüfus yapısı ve güçlü altyapısına dikkat çeken Prof. Sankai, Türkiye ile kurulan ortaklığın bu nedenle çok değerli olduğunu belirterek şu sözleri söyledi: “Türkiye genç ve güçlü bir ülke. Farklı kültürlerin bir arada bulunduğu bir coğrafya ve bu çok önemli. Şu anda mevcut nesil ve bir sonraki nesil için güncellenmiş versiyonları Türkiye’de geliştiriyoruz. Türkiye’deki ekiplerle zaten mükemmel bir ilişkiye sahibiz ve bu ilişkileri genişleterek Türkiye üzerinden diğer ülkelere bu teknolojileri dağıtmayı amaçlıyoruz.”

&nbsp;

HAL, DÜŞÜNCE GÜCÜ İLE HAREKET EDİYOR

Diagenics Ar-Ge ve Berton Robotik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gülnihal Sezer, Türkiye’nin giyilebilir robot teknolojisi konusundaki potansiyelini anlattı. Bu teknolojiyi bir ‘Cyborg’ olarak tanımlayan Sezer, robot olmadığını ve insanın düşünce gücü ile hareket ettiğini belirtti. Sezer şöyle konuştu:

&nbsp;“Bu bir cyborg, robot değil. Düşündüğünüz anda sizinle birlikte hareket edebiliyor. Vücudunuza giydirildiğinde sinir sistemlerinizi harekete geçiriyor. Dünyada FDA onayını yaklaşık 25 hastalık için aldı ve şu an Türkiye’de iki özel hastanede hizmet veriyor. Hedefimiz, bu projeyi Türkiye merkezli olarak Japonya ile geniş kitlelere ulaştırmak.”

&nbsp;Türkiye’nin genç nüfusunu eğitme ve istihdam sağlama hedefi ile hareket ettiklerini vurgulayan Sezer, “Bu teknolojiyi genç nüfusumuza öğretip, eğitmen olmalarını istiyoruz. İtalya ile uluslararası sertifikalı bir eğitim anlaşması yaptık. Amacımız Türkiye’yi hem üretimde, hem ticarette, hem de akademide merkez üs olarak konumlandırmak” dedi.

Diagenics Arge ve Berton Robotik Yönetim Kurulu Başkan Vekili Gülnihal Sezer, Türkiye'nin bu iş birliğindeki rolüne vurgu yaptı ve duyduğu gururu şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye için önemli olduğunu düşünüyorum. Böyle bir teknolojiyi kendi ülkemize getirdiğimiz için gurur duyuyorum. Diagenics Arge ve Berton Grup olarak bu yolculuğa 5 yıl önce başladık. Türkiye'nin, teknoloji, akademi ve bilimsel yönde bir merkez üssü olmasını hedefledik ve bugün, açılışını ve panelini gerçekleştirdik. Türkiye’nin yaklaşık 36 tane robotu var, bunların 4 tanesi ise dünyada ilk defa çocuk robotu olarak Türkiye’de, Japonya'dan sonra devrede. Sağlık turizminde de Türkiye çok güçlü bir ülke. Neden çocuklar konusunda da bir merkez üs olmasın dedik. Bu teknolojiyi sadece sağlık alanında değil, daha geniş kapsamlı bir inovasyon sürecinin parçası olarak düşünüyoruz.”

Sezer, Cyberdyne ile yürütülen çalışmaların tarihsel kökenlerinden de bahsederek, Japonya ve İtalya gibi ülkelerin projeye dahil olduğunu söyledi. İtalya’nın önemli üniversiteleri olan La Sapienza ve Politecnico di Milano ile yapılan iş birliklerinin yanı sıra, Türkiye’ye yeni bir uluslararası telematik üniversitenin de giriş yaptığını açıkladı. Bu üniversitenin Türkiye’de gerçekleştireceği akademik çalışmaların, uluslararası sertifikasyon sürecine taşınacağını belirten Sezer: “Dünyanın dört bir yanından, birçok sektörden insan Cybernix ve Cyberdyne deneyimine ulaşabilecek. Gençlerimizi, yeni nesilleri bu proje ile daha donanımlı hale getireceğiz.” dedi.

Prof. Dr. Sankai’nin ana konuşmacı olarak HAL teknolojisinin nörorehabilitasyonda sunduğu çözümleri tanıttığı ‘Cybernicx Future: Geleceğe Adım’ panelinde HAL robotunun pratik işleyişi de uygulamalı olarak katılımcılara gösterildi.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[JAPON TEKNOLOJİ DEVİ CYBERDYNE KURUCUSU PROF. DR. YOSHİYUKİ SANKAI TÜRKİYE’YE GELDİ! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 31 Oct 2024 09:35:01 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/japon-teknoloji-devi-cyberdyne-kurucusu-prof-dr-yoshiyuki-sankai-turkiyeye-geldi-123637-20241031.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/japon-teknoloji-devi-cyberdyne-kurucusu-prof-dr-yoshiyuki-sankai-turkiyeye-geldi-123637-20241031.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/japon-teknoloji-devi-cyberdyne-kurucusu-prof-dr-yoshiyuki-sankai-turkiyeye-geldi-123637-20241031.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[84 Yaşında, Teknolojinin Bütün Nimetlerinden Faydalandı]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-84-yasinda-teknolojinin-butun-nimetlerinden-faydalandi-65778.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-84-yasinda-teknolojinin-butun-nimetlerinden-faydalandi-65778.html</link>
                    <description><![CDATA[84 Yaşındaki Tevfik Yüksel Güven, Özel Sağlık Hastanesi Robotik Cerrahi Direktörü Prof. Dr. Burak Turna tarafından 10 yıl arayla gerçekleştirilen prostat ve böbrek operasyonu sayesinde yaşama tutundu.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Hastanın yaşı nedeniyle riskli bir operasyona imza attıklarını belirten Prof. Dr. Burak Turna, bu alandaki deneyimleri ve teknolojik altyapı ile birlikte hastayı sağlığına kavuşturduklarını söyledi

Operasyon hakkında bilgi veren Prof. Dr. Burak Turna, “Tevfik bey, 10 yıl önce robotik yöntemle prostat kanserini tedavi ettiğim bir hastamdı. Bundan yaklaşık 1 ay önce sağ böbreğindeki kitle nedeniyle bize başvurdu. Yapılan tahlil ve tetkikler sonucunda sağ böbreğin alınmasına karar verdik. Tevfik beyin çeşitli sağlık sorunları vardı ve yaşı itibariyle de bu ameliyat riskliydi. Bu ameliyatı laparoskopik (kapalı) yöntemle gerçekleştirdik. Operasyonu bir hafta önce tamamladık. Şu anda kendisi kontroller için hastanemize geldi. Genel sağlık durumu çok iyi. Ürolojinin iki teknolojik yöntemini de kullanarak hem prostat kanserini hem de böbrek kanserini tedavi etmiş olduk. Kendisine sağlıklı bir ömür diliyoruz” dedi.

AVANTAJ SAĞLIYOR

Robotik cerrahinin hastalara ve hekimlere avantaj sağladığını kaydeden Prof. Dr.Turna: “Robotik cerrahi ya da robot yardımlı cerrahi, küçük kesilerden girilerek bazı ameliyatların gerçekleştirilmesi işlemidir. Hem hasta hem de cerrah için avantajları olan robotik cerrahide, el bileğini model almış kollar yardımıyla yüksek çözünürlüklü üç boyutlu görüntülerin eşliğinde cerrahi müdahale yapılmaktadır. Geleneksel açık ve kapalı ameliyat teknolojilerinin kısıtlamaları aşılarak karmaşık ameliyatların yapılmasını sağlamaktadır. Bu yöntem genellikle küçük kesilerle robot kolların vücuda müdahalesiyle gerçekleştirilir. Geleneksel yöntemlere göre daha fazla hassasiyet, esneklik ve kontrol sağlayan bu teknoloji hekim hatasını en aza indirir. Küçük kesi ile gerçekleştirilen operasyon hastanın vücudundaki travma ve kanamayı da en aza indirger. Böylelikle hastanın iyileşme ve normal yaşamına dönme süresi de kısalır. Ameliyat sonrasında hasta ve hasta yakınları açısından avantaj sağlar” diye konuştu.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[84 Yaşında, Teknolojinin Bütün Nimetlerinden Faydalandı - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 24 Oct 2024 09:47:22 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/84-yasinda-teknolojinin-butun-nimetlerinden-faydalandi-124836-20241024.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/84-yasinda-teknolojinin-butun-nimetlerinden-faydalandi-124836-20241024.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/84-yasinda-teknolojinin-butun-nimetlerinden-faydalandi-124836-20241024.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Turkcell’den yarınlar için tekno atık seferberliği]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-turkcellden-yarinlar-icin-tekno-atik-seferberligi-65596.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-turkcellden-yarinlar-icin-tekno-atik-seferberligi-65596.html</link>
                    <description><![CDATA[Turkcell, gerçekleştirdiği bir etkinlikle ‘14 Ekim Uluslararası E-Atık Günü’nü şirket çalışanlarıyla kutladı.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;2019’dan bu yana devam eden ‘Eğitime Dönüştür’ projesinin bir ayağı olan etkinlikte, İstanbul, Ankara ve Trabzon’da en az 50 kilo tekno atık toplayan üç Turkcell çalışanı ödüllendirildi.&nbsp;Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, “Çevreye olan etkimizi en aza indirip çocuklarımıza çok daha yaşanabilir bir dünya emanet etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. Türkiye’de müşterilerinden tekno atık toplayan ilk telekom şirketi olmanın yanı sıra, tüm bayilerinde toplama çalışması yapan tek operatörüz. ‘Eğitime Dönüştür’ projesi kapsamında şu ana dek yaklaşık 40 ton tekno atık toplayarak geri dönüşüme kazandırdık. 450 kadar çocuğumuza da nitelikli eğitim desteği sağladık. Tekno atıklarla eğitime destek projemiz sadece 14 Ekim’e özel değil. Yıl boyunca dileyen herkes, mağazalarımıza tekno atıklarını getirebilecekler. Projeye ve etkinliğimize destek veren tüm Turkcell çalışanlarına yürekten teşekkür ederim” dedi.

&nbsp;

Sürdürülebilirlik ve çevre alanındaki çalışmalarıyla sektöre öncülük eden Turkcell, bu çerçevede çok özel bir etkinliğe daha imza attı.&nbsp;‘14 Ekim Uluslararası E-Atık Günü’ kapsamında 2019’dan bu yana devam eden ‘Eğitime Dönüştür’ projesinin bir ayağı olan etkinlik, 7-8-9 Ekim tarihlerinde İstanbul’daki Küçükyalı Plaza, Ankara Plaza ve Trabzon plaza çalışanları arasında düzenlendi. En az 50 kilo tekno atık toplayan üç Turkcell çalışanı, elektrikli scooter ödülünün sahibi olurken, tekno atık getiren Turkcell çalışanının paycell hesaplarına da pasajda geçerli hediye çeki tanımlandı.&nbsp;

Elektrikli scooter kazanan Turkcell çalışanlarına ödülü, Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç tarafından verildi.&nbsp;

&nbsp;

“40 ton tekno atık toplandı, 450 kadar öğrenciye eğitim desteği sağlandı”

Turkcell çalışanlarının etkinliğe gösterdiği ilgiden büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Dr. Ali Taha Koç şunları söyledi: “Enerji yoğun bir sektörde faaliyet gösteren bir şirket olarak, çevreye olan etkimizi en aza indirip çocuklarımıza çok daha yaşanabilir bir dünya emanet etmek için var gücümüzle çalışıyoruz. TÜBİSAD (Bilişim Sanayicileri Derneği) ve TEGV (Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı) iş birliği ile 2019’dan beri devam eden ‘Eğitime Dönüştür’ projesi de bu bilincin çok anlamlı bir yansıması. Bu proje ile hem çocuklarımızın hem de dünyamızın yarınlarına yatırım yapıyoruz. Şu ana dek yaklaşık 40 ton tekno atık toplayarak geri dönüşüme kazandırdık. Bu sayede 450’ye yakın çocuğun 1 yıllık nitelikli eğitimine destek olduk. &nbsp;Bu konudaki farkındalığı pekiştirmek amacıyla ‘14 Ekim Uluslararası E-Atık Günü’ kapsamında düzenlediğimiz etkinliğe çalışanlarımız büyük ilgi gösterdi. Kendilerine hassasiyetleri için yürekten teşekkür ediyorum. Ayrıca proje sadece bugünle sınırlı değil, dileyen herkes, tüm yıl boyunca tekno atıklarını mağazalarımıza getirebilecek. Turkcell olarak ülkemizin ve yaşadığımız gezegenin geleceğine yönelik çalışmalarımıza ilk günkü kararlılıkla devam edeceğiz.”
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Turkcell’den yarınlar için tekno atık seferberliği - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 14 Oct 2024 08:36:12 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/turkcellden-yarinlar-icin-tekno-atik-seferberligi-114017-20241014.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/turkcellden-yarinlar-icin-tekno-atik-seferberligi-114017-20241014.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/turkcellden-yarinlar-icin-tekno-atik-seferberligi-114017-20241014.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber Zorbalık ve Sağlık Turizmi İstanbul’da Buluşuyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-zorbalik-ve-saglik-turizmi-istanbulda-bulusuyor-65432.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-zorbalik-ve-saglik-turizmi-istanbulda-bulusuyor-65432.html</link>
                    <description><![CDATA[Ünlü iş insanı Agnivesh Agarwal ve siber zorbalık aktivisti Monica Lewinsky, Ekim ayında İstanbul’da bir araya gelerek hem Türkiye’nin sürekli gelişmekte olan medikal turizm endüstrisini teşvik edecek hem de siber zorbalık gibi önemli sosyal sorunları ele alacak.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ İstanbul, Ulusal Siber Güvenlik Farkındalık Ayı olarak kabul edilen Ekim ayında önemli bir ziyarete ev sahipliği yapacak. &nbsp;Siber zorbalıkla mücadelenin simge isimlerinden Monica Lewinsky, Hindistan’ın önde gelen iş insanı Agnivesh Agarwal’ın davetiyle İstanbul’da olacak.

İnternet çağının siber zorbalığa uğrayan ilk isimlerinden biri olan ve yaşadıklarını anlattığı "Utanmanın Bedeli" adlı TED konuşmasıyla dünya çapında tanınan Lewinsky’nin İstanbul programı arasında , özel bir lisede yapacağı “Siber Zorbalık” konuşması ve İstanbul’daki son teknoloji medikal tesisleri &nbsp;ziyaretleri de yer alıyor.

“Sağlık turizmi ruhsal ve toplumsal iyilik halini destekleyen bir araç”&nbsp;

Türkiye’de sağlık hizmetleri ve wellness alanındaki yatırımlarını genişletmek üzere İstanbul’a gelen ve Türkiye'yi küresel sağlık turizmi için bir merkez olarak tanıtmayı amaçlayan Agarwal,&nbsp;sağlık turizmini yalnızca fiziksel sağlığı değil, ruhsal ve toplumsal iyilik halini de destekleyen bir araç olarak gördüğünün altını çiziyor:&nbsp;“Türkiye’de sağlık hizmetleri ve medikal turizm alanlarında çalışmalarımı artırmaktan dolayı çok mutluyum. Monica Lewinsky’'nin siber zorbalığa karşı savunuculuğu, insanların psikolojik ve sosyal refahını iyileştirme misyonumuzla birebir örtüşüyor ve bu iş birliğini çok daha anlamlı hale getiriyor. İstanbul ise bizler için kaliteli sağlık hizmetlerine sahip ve global çapta sağlık turizmi için en çok tercih edilen şehirlerin başında geliyor.’’&nbsp;&nbsp;

Vedanta Resources'ın yan kuruluşu Fujairah Gold'un sahibi olan Hindistanlı iş insanı Agnivesh Agarwal, 2015 yılında İstanbul’da kurulan Primeks Medical ile sağlık hizmetleri sektöründe faaliyet yürütüyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber Zorbalık ve Sağlık Turizmi İstanbul’da Buluşuyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 03 Oct 2024 07:31:37 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-zorbalik-ve-saglik-turizmi-istanbulda-bulusuyor-103206-20241003.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-zorbalik-ve-saglik-turizmi-istanbulda-bulusuyor-103206-20241003.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-zorbalik-ve-saglik-turizmi-istanbulda-bulusuyor-103206-20241003.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kaspersky: Dark web açık listelerinin yarısı sıfırıncı gün açıklarının ticaretine odaklanıyor ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-kaspersky-dark-web-acik-listelerinin-yarisi-sifirinci-gun-aciklarinin-ticaretine-odaklaniyor-65430.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-kaspersky-dark-web-acik-listelerinin-yarisi-sifirinci-gun-aciklarinin-ticaretine-odaklaniyor-65430.html</link>
                    <description><![CDATA[Kaspersky Digital Footprint Intelligence uzmanları, dark web üzerinde Ocak 2023 ile Eylül 2024 arasında yazılım açıklarını hedef alan 547 açık alım satım ilanı tespit etti.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Çeşitli dark web forumlarında ve gölge Telegram kanallarında yayınlanan bu ilanların yarısı sıfırıncı gün ve bir günlük güvenlik açıklarını içeriyor. Ancak, dark web dolandırıcılarla dolu olduğu için bu açıkların işlevsel olup olmadığını doğrulamak zor. Ayrıca Kaspersky, uzaktan kod çalıştırma açıklarına yönelik istismarların maliyetinin ortalama 100 bin dolar olduğunu tespit etti.

&nbsp;

Söz konusu açıklar, siber suçlular tarafından Microsoft'unkiler gibi yaygın yazılımların sahip olduğu açıklardan yararlanarak yetkisiz erişim elde etmek veya veri çalmak gibi yasadışı faaliyetlerde bulunmak için kullanılan araçlara verilen isim. Dark web gönderilerinin yarısından fazlası (%51) sıfırıncı gün veya bir günlük güvenlik açıklarından yararlandırmayı teklif ediyor veya satın almaya çalışıyordu. Sıfırıncı gün istismarları, yazılım satıcılarının henüz tespit etmediği ve yamalamadığı keşfedilmemiş güvenlik açıklarını hedef alırken, bir günlük istismarlar yaması yüklü olmayan sistemlere odaklanıyor.

&nbsp;

Kaspersky Digital Footprint Intelligence Kıdemli Analisti&nbsp;Anna Pavlovskaya, şunları söylüyor:&nbsp;"İstismarlar herhangi bir programı hedef alabilir, ancak en cazip ve pahalı olanlar genellikle kurumsal düzeydeki yazılımlara odaklanır. Bu araçlar, siber suçluların kurumsal bilgileri çalmak ya da hedeflenen kuruluşu fark edilmeden gözetlemek gibi kendileri adına önemli kazançlar sağlayacak saldırılar gerçekleştirmesini sağlar. Bununla birlikte dark web'deki bazı teklifler sahte veya eksik olabilir, yani reklamı yapıldığı gibi çalışmayabilirler. Ayrıca işlemlerin önemli bir kısmının gizli gerçekleşmesi muhtemeldir. Bu iki faktör, işlevsel açıklar için gerçek pazar hacminin değerlendirilmesini zorlaştırıyor."

&nbsp;

Dark web pazarı çok çeşitli ve farklı türde açıklar sunuyor. Bunlardan en yaygın ikisi RCE (Remote Code Execution) ve LPE (Local Privilege Escalation) güvenlik açıkları olarak geçiyor. 20'den fazla listenin analizine göre, RCE açıkları için ortalama fiyat 100 bin dolar civarındayken, LPE açıkları fiyat genellikle 60 bin dolar civarındaydı. RCE güvenlik açıkları, saldırganların bir sistemin veya bileşenlerinin ya da gizli verilerin kontrolünü ele geçirmesine izin verdiği için daha tehlikeli olarak kabul ediliyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Kaspersky: Dark web açık listelerinin yarısı sıfırıncı gün açıklarının ticaretine odaklanıyor  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 03 Oct 2024 07:26:14 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-dark-web-acik-listelerinin-yarisi-sifirinci-gun-aciklarinin-ticaretine-odaklaniyor-102709-20241003.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-dark-web-acik-listelerinin-yarisi-sifirinci-gun-aciklarinin-ticaretine-odaklaniyor-102709-20241003.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-dark-web-acik-listelerinin-yarisi-sifirinci-gun-aciklarinin-ticaretine-odaklaniyor-102709-20241003.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber casusluk saldırıları   artarak devam ediyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-casusluk-saldirilari-artarak-devam-ediyor-65348.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-casusluk-saldirilari-artarak-devam-ediyor-65348.html</link>
                    <description><![CDATA[ESET Research, Ukrayna ve NATO ülkelerindeki yüksek profilli hedeflere yönelik siber casusluk saldırıları yapan Gamaredon APT grubu ile ilgili araştırmasını yayımladı

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Siber güvenlik şirketi ESET şu anda Ukrayna'da en çok faaliyet gösteren Rusya bağlantılı gelişmiş kalıcı tehdit (APT) grubu Gamaredon'un operasyonlarını inceledi. ESET araştırmacıları &nbsp;Bulgaristan, Letonya, Litvanya ve Polonya gibi birkaç NATO ülkesindeki hedefleri tehlikeye atmaya yönelik birkaç girişim de gördüğünü &nbsp;ancak başarılı bir ihlal gözlemlenmediğini açıkladı.

&nbsp;

2013 yılından bu yana aktif olan ve Ukrayna'da en çok faaliyet gösteren APT grubu olan Rusya bağlantılı Gamaredon'un operasyonlarını inceledi. Gamaredon, Ukrayna Güvenlik Servisi (SSU) tarafından, Kırım'da faaliyet gösteren FSB'nin Rusya 18. Bilgi Güvenliği Merkezi'ne atfedildi. ESET, bu grubun ESET Research tarafından keşfedilen ve InvisiMole olarak adlandırılan başka bir tehdit aktörü ile iş birliği yaptığına inanıyor. Bulgulara göre &nbsp;Gamaredon'un siber casusluk saldırılarının çoğu Ukrayna devlet kurumlarına yönelik. ESET Nisan 2022 ve Şubat 2023'te Bulgaristan, Letonya, Litvanya ve Polonya gibi çeşitli NATO ülkelerindeki hedefleri tehlikeye atmaya yönelik birkaç girişim gördü ancak başarılı bir ihlal gözlemlenmediğini paylaştı.

&nbsp;

Word belgelerini ve USB sürücülerini silah haline getiriyor

Gamaredon sürekli değişen gizleme hileleri ve alan tabanlı engellemeyi atlamak için kullanılan çok sayıda teknik kullanıyor. Bu taktikler, sistemlerin grubun araçlarını otomatik olarak tespit etmesini ve engellemesini zorlaştırdığından izleme çabaları için önemli bir zorluk oluşturuyor. Araştırması kapsamında ESET uzmanları bu taktikleri tanımlamayı ve anlamayı başararak Gamaredon'un faaliyetlerini takip ettiler. Verilere göre, grup 2022 istilasının çok daha öncesinden beri kötü niyetli araçlarını hedeflerine karşı metodik olarak kullanıyor. Gamaredon, yeni kurbanları tehlikeye atmak için kimlik avı kampanyaları yürütüyor. Ardından ilk kurbanın erişebildiği Word belgelerini ve USB sürücülerini silah haline getirmek için özel kötü amaçlı yazılımını kullanıyor ve bunların diğer potansiyel kurbanlarla paylaşılmasını bekliyor.&nbsp;

&nbsp;

Casusluk yeteneklerini geliştiriyor

2023 yılı boyunca Gamaredon siber casusluk yeteneklerini önemli ölçüde geliştirdi. PowerShell'de e-posta istemcilerinden, Signal ve Telegram gibi anlık mesajlaşma uygulamalarından ve internet tarayıcılarında çalışan web uygulamalarından değerli verileri çalmaya odaklanan birkaç yeni araç geliştirdi. &nbsp;Bununla birlikte, ESET'in Ağustos 2023'te keşfettiği bir bilgi hırsızı olan PteroBleed de bir Ukrayna askeri sistemiyle ilgili verileri ve bir Ukrayna devlet kurumu tarafından kullanılan web posta hizmetinden veri çalmaya odaklanıyor.&nbsp;

&nbsp;

Gamaredon'u araştıran ESET araştırmacısı Zoltán Rusnák yaptığı açıklamada "Gamaredon, çoğu APT grubunun aksine, siber casusluk operasyonlarını yürütürken yeni teknikler kullanarak gizli olmaya ve mümkün olduğunca uzun süre gizli kalmaya çalışmıyor. Aksine operatörler pervasız ve faaliyetleri sırasında savunmacılar tarafından keşfedilmeyi umursamıyorlar. Gürültülü olmayı çok fazla önemsemeseler de güvenlik ürünleri tarafından engellenmemek için çok çaba harcıyorlar ve ele geçirilmiş sistemlere erişimi sürdürmek için çok uğraşıyorlar. Tipik olarak Gamaredon aynı anda birden fazla basit indirici ya da arka kapı kullanarak erişimini korumaya çalışır. Gamaredon araçlarının karmaşıklık eksikliği, sık güncellemeler ve düzenli olarak değişen şaşırtmaca kullanımı ile telafi ediliyor. Araçlarının görece basitliğine rağmen Gamaredon'un agresif yaklaşımı ve ısrarcılığı onu önemli bir tehdit haline getiriyor. Bölgede devam eden savaş göz önüne alındığında Gamaredon'un Ukrayna'ya odaklanmaya devam etmesini bekliyoruz" dedi.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber casusluk saldırıları   artarak devam ediyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 27 Sep 2024 07:01:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-casusluk-saldirilari-artarak-devam-ediyor-100224-20240927.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-casusluk-saldirilari-artarak-devam-ediyor-100224-20240927.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-casusluk-saldirilari-artarak-devam-ediyor-100224-20240927.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Gençleri iş ve burs vaadiyle   kandırmaya çalışıyorlar   ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-gencleri-is-ve-burs-vaadiyle-kandirmaya-calisiyorlar-65294.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-gencleri-is-ve-burs-vaadiyle-kandirmaya-calisiyorlar-65294.html</link>
                    <description><![CDATA[İlk ve orta derece okulların açılmasının ardından üniversiteler de eğitim dönemine merhaba dedi. Siber güvenlik şirketi ESET gençlerin siber suçlular tarafından nasıl hedef alındıklarını inceledi, gençler için önerilerini paylaştı. Burs, konaklama ve eğitimlerine destek olabilecek iş fırsatlarını araştıran gençlerin özellikle dikkatli olması gerekiyor.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Siber suçlular hedefine ulaşabilmek için her fırsatı değerlendirmeye çalışıyor. Dolandırıcılar gündemi ve hedef kitlenin beklentilerini yakından takip ederek tuzağına düşürebileceği kurbanlarının ilgisini çekebilecek konuları araştırıyorlar.&nbsp;

&nbsp;

Gençleri kandırmaya yönelik olarak kullanılan dolandırıcılık yöntemlerinden en çok kullanılanlar uzmanları tarafından şu şekilde sıralandı. &nbsp; &nbsp;

İstihdam dolandırıcılığı&nbsp;

İş arayan gençleri hedefleyen siber suçlular, iş arama platformlarında sahte iş ilanları yayımlayarak genellikle gerçek olamayacak kadar iyi görünen hileli istihdam teklifleri yaratıyorlar. Bunun için esnek zaman dilimlerinde ve evden çalışmaya uygun, &nbsp;yüklü bir maaş almaya imkân veren pozisyonlar sunabiliyorlar. Kimlik hırsızlığı ile tuzağa düşürdükleri kişilerin verilerini kullanarak onların &nbsp;adına banka hesapları açabilir, kimliklerini sahte belgeler oluşturmak için kullanabilirler. &nbsp;

Burs dolandırıcılığı

Dolandırıcılar, çeşitli şekillerde hileli burslar oluşturarak maddi yardım arayan öğrencileri avlamaya çalışırlar. &nbsp;Aracı kurum olduklarını söyleyerek belli bir ücret talep edebildikleri gibi kimlik hırsızlığı için de elde ettikleri verileri kullanabilirler. &nbsp;

Sosyal medya dolandırıcılıkları

Sosyal medya çoğu genç için dijital oyun alanı olduğundan, girişimci dolandırıcılar onları, zamanlarının çoğunu geçirdikleri yerde hedeflemeye çalışırlar. Sosyal medya dolandırıcılığı çeşitli şekil ve boyutlarda olabilir. Dolandırıcılar kurbanlarıyla yarışmalara veya çekilişlere katılma teklifleri içeren mesajlar aracılığıyla doğrudan iletişime geçebilirler ancak yine de paylaşılan bağlantı, gençleri cihazlarını zararlı yazılımlarla istila edecek veya hassas bilgilerini onlardan almaya çalışacak hileli bir web sitesine yönlendirecektir.&nbsp;

İndirimli lüks ürünler

İnternette artan bir başka yaygın aldatmaca ise sosyal medyada yayımlanan sahte reklamlarla, düşük fiyatlarla lüks ürün satışı tekliflerine yönlendiren içeriklerdir. Dolandırıcılar, tekliflerini gençlere cazip hale getirmek için pahalı olan markalardan kıyafetler, onlara hitap edecek markalar ve ürünler sunmaya çalışırlar. Bu hile, bu ürünlerin geniş bir yelpazesini sunan sahte bir e-ticaret sitesi oluşturmaktan ibarettir; ancak satın alma işleminden sonra, size ya bir sahte ürün gönderirler ya da hiçbir şey göndermezler. En kötü senaryoda, kredi kartı bilgilerinizi paylaştıysanız siber suçlular bu bilgileri kullanarak kartınızdan izinsiz harcamalar yapacaktır.&nbsp;

&nbsp;

Romantik &nbsp;dolandırıcılıklar

Dijital çağdaki birçok şeyde olduğu gibi, romantizm arayışı bile çevrimiçi hale geldi. Çevrimiçi arkadaşlık platformları romantizm dolandırıcıları için bol ödüllü bir avlanma alanı. Siber suçlular kurbanlarını genellikle sosyal medyada arayarak onlara özel mesaj yoluyla ulaşırlar. Hile genellikle hedeflerinin çekici bulacağı bir kişiyi taklit etmekten ibarettir. Dolandırıcı daha sonra nihai hedeflerine yani kurbanının parasına ulaşana kadar onları kandırmaya devam edecektir.&nbsp;

&nbsp;

Gençleri hedef alan bu dolandırıcılık yöntemlerine maruz kalmamak için uzmanları şu önerilerde bulundu;


	Cazip görünen bir iş teklifine rastlarsanız şüpheli bir şey olup olmadığını görmek için şirketle ilgili hızlı bir web araması yapın. Kişisel bilgilerinizi yalnızca işe alındıktan sonra, maaşınızı alabilmek için paylaşmanız gerekeceğini unutmayın.
	Eğer bir burs arıyorsanız yine bir web araması yapın. Doğrudan ofisleriyle iletişime geçerek bursu sunan kuruluşun meşru olup olmadığını kontrol edin. İşlem &nbsp;ya da avans ücreti gibi ödemeler yapmayın.
	İnternetin altın kuralını unutmayın: “Bir teklif gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa o zaman muhtemelen gerçek değildir”. Hâlâ ilginizi çekiyorsa satıcıyla ilgili kötü bir şey olup olmadığını görmek için internette araştırma yapın.
	Tanımadığınız birinden istenmeyen bir mesaj aldığınızda dikkatli olun. Bu mesaj özellikle şüpheli bir teklif veya bağlantı içeriyorsa gözünüzü açık tutmalısınız. Her durumda, yapılacak en iyi şey mesajı görmezden gelmek ve tanımadığınız kişilerden gelen bağlantılara tıklamamaktır.
	Bir yabancının sizle temas kurmaya çalışması durumunda çok dikkatli olun.&nbsp;


·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;İşletim sisteminizi güncel tutun

·&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;Her hesabınız için ayrı ve güçlü bir parola kullanın
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Gençleri iş ve burs vaadiyle   kandırmaya çalışıyorlar    - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 24 Sep 2024 06:24:48 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/gencleri-is-ve-burs-vaadiyle-kandirmaya-calisiyorlar-092530-20240924.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/gencleri-is-ve-burs-vaadiyle-kandirmaya-calisiyorlar-092530-20240924.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/gencleri-is-ve-burs-vaadiyle-kandirmaya-calisiyorlar-092530-20240924.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sürekli öğrenme: Kaspersky uzmanları, Eğitim sektöründeki kuruluşlar için siber güvenlik kılavuzlarını paylaştı ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-surekli-ogrenme-kaspersky-uzmanlari-egitim-sektorundeki-kuruluslar-icin-siber-guvenlik-kilavuzlarini-paylasti-65273.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-surekli-ogrenme-kaspersky-uzmanlari-egitim-sektorundeki-kuruluslar-icin-siber-guvenlik-kilavuzlarini-paylasti-65273.html</link>
                    <description><![CDATA[Kaspersky uzmanları, eğitim sektörünü hedef alan siber tehditlere genel bir bakışın yanı sıra bu sektördeki kuruluşlar için siber güvenlik yönergelerini ve en iyi uygulama önlemlerini paylaştı.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Kaspersky uzmanlarına göre, eğitim kurumlarına yönelik en önemli siber tehditler arasında şunlar yer alıyor:

&nbsp;


	Tehdit aktörlerinin dosyaları şifrelediği ve şifre çözme anahtarı için ödeme talep ettiği fidye yazılımı saldırıları. Bu saldırılar, kritik veri ve sistemleri erişilemez hale getirerek veya veri kaybına yol açarak operasyonları ciddi şekilde aksatabiliyor. Geçtiğimiz yıl Avustralya'nın en büyük üniversitelerinden biri olan Queensland Üniversitesi, akademik ve idari sistemlere erişimi kesintiye uğratan bir&nbsp;fidye yazılımı olayı&nbsp;yaşadı.
	Veri ihlalleri, hassas verilere yetkisiz erişim anlamına gelir. Bu tür saldırılar bilgisayar korsanlığı veya içeriden tehdit yoluyla meydana gelebilir ve kişisel ve finansal bilgilerin açığa çıkmasına, kimlik hırsızlığına, yasal ve regülasyona dair olumsuz sonuçlara yol açabilir. Örneğin geçen yıl ABD Stanford Üniversitesi, 897 kişinin doktora programı başvuru bilgilerini içeren bir&nbsp;veri ihlali&nbsp;bildirmişti.
	Kimlik avı saldırıları, bireyleri oturum açma bilgileri veya finansal ayrıntılar gibi hassas bilgileri ifşa etmeleri için kandıran aldatma e-postaları veya mesajları içerir. Bu da finansal kayıplara ve veri ihlallerine yol açabilir. Kaspersky kısa süre önce öğrencileri ve eğitimcileri hedef alan kimlik avı kampanyalarına ilişkin&nbsp;bilgileri&nbsp;açıkladı.


&nbsp;

Diğer siber tehditler arasında çalışanlar veya yükleniciler gibi kurum içindeki bireylerden kaynaklanan içeriden tehditler, bir ağın veya web sitesinin sahte trafik seliyle boğulduğu ve yavaşlamasına veya tamamen kullanılamaz hale gelmesine neden olan dağıtık hizmet reddi (DDoS) saldırıları ve sistemlere ve verilere zarar vermek veya yetkisiz erişim sağlamak için tasarlanmış kötü amaçlı yazılımlar ve yazılım açıklarının istismar edilmesi sayılabilir.

&nbsp;

Kaspersky Kurumsal Grup Müdürü&nbsp;Yuraisha Mari, şunları söylüyor:&nbsp;"Eğitim kurumları, eğitim süreçlerinde devamlılığın önemi ve değerli verilere (kişisel, finansal bilgiler, bilimsel araştırmalar vb.) sahip olmaları nedeniyle siber saldırganların, özellikle de fidye yazılımı ve kimlik avı saldırılarının hedefi haline geldi. Uzaktan ve hibrit öğrenme ortamları nedeniyle bu kuruluşlar için saldırı yüzeyi de artmış durumda. Bu durum, sektör için tek bir yönetim platformu tarafından birleştirilen sağlam siber güvenlik çözümlerine duyulan ihtiyacı vurguluyor. Aynı zamanda diğer önlemlerin yanı sıra, politikaları ve eğitimleri de içeren siber güvenliğin hem teknik hem de insani yönüne dikkat edilmesini gerekli kılıyor."

&nbsp;

Kaspersky uzmanları, eğitim sektöründeki kuruluşlar için siber tehditlere karşı nasıl güvende kalacaklarına dair ayrıntılı kılavuzunda şu önerileri paylaşıyor:


	Uç noktalar, ağ ve bulut sistemleri için çok katmanlı güvenlik çözümlerine sahip olun
	Tüm yazılımları güncel tutun
	Tüm kullanıcılar için güvenlik politikaları geliştirin ve bunları zorunlu kılın
	Kritik sistemlere ve hassas verilere erişim için parolaların ötesinde çok faktörlü kimlik doğrulama kullanın
	Kurumdan ayrılan veya farklı bir pozisyona geçen çalışanlar için erişim kontrolleri uygulamak üzere erişim politikalarını güncelleyin
	Hassas verileri yetkisiz erişime karşı korumak için hem aktarım hem depolama sırasında şifreleyin
	Kritik verileri düzenli olarak yedekleyin, yedeklerin güvenli bir şekilde saklandığından ve bütünlüğünün test edildiğinden emin olun
	Ortaya çıkan tehditleri ve en iyi uygulamaları takip etmesi gereken BT personeli için profesyonel eğitimler düzenleyin
	Tüm kullanıcıları kimlik avı girişimlerini fark etme, hassas verilerin güvenli kullanımı ve BT kaynaklarının doğru kullanımı gibi konularda eğitin. Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu'nda sağlanan&nbsp;özel eğitim kursları&nbsp;bu konuda size yardımcı olabilir
	Düzenli siber güvenlik denetimleri gerçekleştirin
	Herhangi bir siber güvenlik olayını hızlı bir şekilde ele almak ve etkilerini azaltmak için olay müdahale planları hazırlayın ve düzenli olarak güncelleyin
	Fidye yazılımı kurbanı olmanız durumunda fidyeyi ödemeyin. Bu, verilerinizi geri almanızı garanti etmeyeceği gibi siber suçluları faaliyetlerine devam etmeye teşvik edecektir. Bunun yerine olayı yerel emniyet teşkilatınıza bildirin. İnternette bir şifre çözücü bulmaya çalışın, bunların bir kısmını&nbsp;www.nomoreransom.org&nbsp;adresinde bulabilirsiniz

 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Sürekli öğrenme: Kaspersky uzmanları, Eğitim sektöründeki kuruluşlar için siber güvenlik kılavuzlarını paylaştı  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Mon, 23 Sep 2024 07:10:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/surekli-ogrenme-kaspersky-uzmanlari-egitim-sektorundeki-kuruluslar-icin-siber-guvenlik-kilavuzlarini-paylasti-101105-20240923.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/surekli-ogrenme-kaspersky-uzmanlari-egitim-sektorundeki-kuruluslar-icin-siber-guvenlik-kilavuzlarini-paylasti-101105-20240923.jpeg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/surekli-ogrenme-kaspersky-uzmanlari-egitim-sektorundeki-kuruluslar-icin-siber-guvenlik-kilavuzlarini-paylasti-101105-20240923.jpeg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Yeni teknolojilerle gelen zorluklar]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-yeni-teknolojilerle-gelen-zorluklar-65253.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-yeni-teknolojilerle-gelen-zorluklar-65253.html</link>
                    <description><![CDATA[Siber güvenlikte küresel bir lider olan ESET teknolojik gelişmeleri ve trendleri yakından takip ediyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;Start-up’ların yapay zekâ teknolojilerini, &nbsp;siber güvenlik alanındaki çalışmalarını inceleyen uzmanlar güvenlik kategorisinin çok fazla dinamiği olduğunun altını çizerek, kullanılan yapay zekâ araçlarının bunlardan sadece bir tanesi olduğunu vurguluyorlar. Uzmanlar yapay zekâ teknolojileri ve güvenlik araçlarının dikkatlice incelenmesi ve kıyaslanması gerektiğini belirtiyorlar.

&nbsp;

Teknoloji hem iş hayatımızın hem de gündelik yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline geldi. Bu hızlı ve kapsayıcı dijitalleşme dönemi siber güvenliğin önemini her sektörde hissettiriyor. Yapay zekâ ve ona bağlı olarak gelişen iş kolları yeni girişimleri, start-up’ları da cezbediyor. Büyük teknoloji firmaları tarafından satın alınma umudu ile ortaya çıkan ve popülerleşen yapay zekâ tabanlı start-up’ların bir kısmının iş sonuçları henüz istenilen değerlerden uzak görünüyor. Siber güvenlik şirketi ESET,&nbsp;yapay zekâ ve makine öğrenimini (ML) her zaman güvenlik çarkının sadece bir dişlisi olarak gördüklerinin altını çizerek güvenliğin birçok bileşeni olduğunun altını önemle çiziyor.

&nbsp;

Yapay zekâ siber güvenlik için kullanılan araçlardan sadece bir tanesi

Uzmanları zor olanın sadece yapay zekâ güvenliği olmadığını aktararak tanım gereği, güvenlik yazılımlarının yüzeyin derinliklerinde gerçekleşen "kötü şeyleri" izlemek için düşük seviyeli işletim sistemi kaynaklarına erişimi ve etkileşimi olduğunu; bunun aynı zamanda aşırı endişeli bir güncellemenin bir bilgisayarın ya da bulutu oluşturan birçok bilgisayarın başına iş açabileceği anlamına geldiğini belirterek çok dikkatli olunması gerektiğini özellikle vurguluyorlar . Teknoloji muazzam bir güç ve çeviklik sunsa da kötü aktörlerin sinsi bir istismarla küresel bir bulutu ele geçirerek bir dizi şirketi alaşağı edebileceği uyarısında da bulunuyorlar.&nbsp;

&nbsp;

Yapay zekâ güvenliğini kıyaslayın

Henüz emekleyen bir &nbsp;sektörün raydan çıkmasına engel olmak adına, LLM'ler için uygulanabilecek ölçütleri tanımlamak üzere sıkı bir çalışma yürüten ekipler de var. Bu ekipler kullanılabilir bir referans üretmeye çalışıyorlar ve "şu anda neyin mümkün olup neyin mümkün olmadığına dair net bir resme sahip olmanın zor olduğu konusunda hemfikirler. Kanıta dayalı kararlar almak için karar alma sürecini ampirik ölçümlere dayandırmak gerekiyor. Bunlar bir start-up değiller, yani bir grup araştırmacıyı görevin gerektireceği zor ve sıkıcı işi yapacak kadar uzun süre bir arada tutmak için gereken önemli kaynaklara sahipler. Bu ekipler önceki çalışmalarında "otomatik istismar üretimi, güvensiz kod çıktıları, LLM'lerin siber saldırılara yardımcı olmayı kabul ettiği içerik riskleri ve hızlı enjeksiyon saldırılarına duyarlılık" gibi konuları ele almışlardı. En yeni sürüm "otomatik sosyal mühendislik, manuel saldırgan siber operasyonların ölçeklendirilmesi ve otonom siber operasyonlar dahil olmak üzere saldırgan güvenlik yeteneklerine odaklanan yeni alanları" da kapsayacak. Kamuya da açık olan The National Institute of Standards and Technology (NIST) gibi grupların çalışmaları bu nedenle çok önemle takip ediliyor.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Yeni teknolojilerle gelen zorluklar - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 21 Sep 2024 06:27:29 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/yeni-teknolojilerle-gelen-zorluklar-092810-20240921.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/yeni-teknolojilerle-gelen-zorluklar-092810-20240921.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/yeni-teknolojilerle-gelen-zorluklar-092810-20240921.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KÜÇÜK İŞLETMELERİ HEDEF ALAN EN YAYGIN 10 DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-kucuk-isletmeleri-hedef-alan-en-yaygin-10-dolandiricilik-yontemi-65197.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-kucuk-isletmeleri-hedef-alan-en-yaygin-10-dolandiricilik-yontemi-65197.html</link>
                    <description><![CDATA[KÜÇÜK İŞLETMELERİ HEDEF ALAN 10 DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ VE KORUNMA İPUÇLARI

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Küçük işletmeler, dijitalleşme ile birlikte yeni fırsatlara kavuşurken, aynı zamanda dolandırıcılık girişimlerine karşı da daha savunmasız hale geliyor. Siber suçlular, özellikle yeterli kaynaklara sahip olmayan küçük işletmeleri hedef alarak, dolandırıcılık yöntemleriyle finansal kayıplar yaşatabiliyor. Teknolojinin gelişmesiyle dolandırıcıların kullandığı taktiklerin de geliştiğini belirten Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, küçük işletmeleri hedef alan en yaygın 10 dolandırıcılık yöntemini ve alınması gereken önlemleri paylaşıyor.

&nbsp;

Küçük işletmeler, dolandırıcılık faaliyetlerine karşı dijitalleşme ile birlikte daha fazla risk altında kalırken, bu tür tehditlerle başa çıkmak için çeşitli stratejiler geliştirmeleri gerekiyor. Bu risklerin yönetilebilmesi için işletmelerin teknolojik güvenlik önlemlerini en üst düzeyde tutmaları büyük önem taşıyor. Bu tür dolandırıcılıklara karşı küçük işletme sahiplerinin bilinçli olması gerektiğini ifade eden Bitdefender Antivirüs Türkiye distribütörü Laykon Bilişim’in Operasyon Direktörü Alev Akkoyunlu, küçük işletmeleri hedef alan en yaygın 10 dolandırıcılık yöntemini ve alınması gereken önlemleri paylaşıyor.

&nbsp;

Küçük İşletme Sahiplerinin Karşılaştıkları En Yaygın 10 Dolandırıcılık

&nbsp;

1. Kimliğe Bürünme Dolandırıcılığı:&nbsp;Saldırganlar, hedefledikleri kişileri ödeme yapmaları ya da hassas bilgilerini paylaşmalarına ikna etmek için güvenilir kişi veya kuruluşların kimliğine bürünüyor. Bu dolandırıcılık yönteminde saldırganlar genellikle sahte e-posta adresleri, telefon numaraları veya sosyal medya hesapları kullanarak hedef kişilere ulaşıyor. Saldırganlar, gerçek bir banka, resmi bir kurum veya iş ortağı gibi görünerek, acil bir ödeme talebi, hesap güncellemesi ya da güvenlik uyarısı gibi gerçekçi bahaneler sunuyor.&nbsp;

&nbsp;

2. Ofis Malzemeleri Dolandırıcılığı:&nbsp;Saldırganlar, işletmelerin her zamanki ofis tedarikçileri gibi davranarak kağıt, toner veya diğer ofis malzemelerinin yeniden sipariş edilmesi gerektiğini hatırlatan sahte talepler oluşturuyor. Genellikle küçük işletmelerdeki yoğunluk ve dikkatsizlikten faydalanarak gerçekleşen bu dolandırıcılık yönteminde saldırganlar, sahte fatura veya tekliflerle ofis yöneticilerini kandırarak gereksiz siparişler vermelerini sağlıyor.

&nbsp;

3. Pazarlama, Reklam ve İnceleme Dolandırıcılığı:&nbsp;Saldırganlar, işletmelere sahte reklam teklifleri veya var olmayan bir işletme rehberinde yer alma fırsatları sunarak onları kandırmaya çalışıyor. Genellikle "ücretsiz" bir listeleme teklifiyle ya da işletme bilgilerini güncelleme bahanesiyle arayarak kişisel veya iş bilgileri talep ediliyor. Bu tür bir dolandırıcılıkta, işletme bilgilerinin onaylandığını belirten bir görüşme kaydı elde ettikten sonra, beklenmedik bir fatura gönderiliyor. Saldırganlar, ödeme yapılması için bu kaydı kullanarak baskı kurabiliyor ve bu yöntemle, sahte reklam maliyetleri veya listeleme ücretleri adı altında işletmelerden para talep edebiliyorlar.

&nbsp;

4. Ödül Dolandırıcılığı:&nbsp;Bazı saldırganlar, işletmelerin prestijli bir unvan için seçildiklerini veya bir yayında yer aldıklarını iddia ederek sahte ödüllerle işletme sahiplerini hedef alıyor. Bununla birlikte, baskı veya tanıtım masraflarını karşılamak için bir ücret talep ediliyor.

&nbsp;

5. Sahte Fatura Dolandırıcılığı:&nbsp;Dolandırıcılar, hiç gösterilmeyen reklamlar, var olmayan ticaret gruplarına üyelikler, hiç sipariş edilmeyen veya alınmayan ofis malzemeleri gibi hiç talep edilmeyen ürün veya hizmetler için ücret talep edebiliyor.&nbsp;

&nbsp;

6. Kamu Hizmeti Dolandırıcılığı:&nbsp;Dolandırıcılar, işetme sahiplerinin kamu hizmeti şirketlerini temsil ediyor gibi arama yapabiliyor ya da e-posta gönderebiliyor. Örneğin, ödeme yapılmaması durumunda elektriğin veya internetin kesileceğini iddia edebiliyorlar. Bu dolandırıcılar, düşünmeden hareket edileceğini umarak aciliyet hissi yaratmaya güveniyor.&nbsp;

&nbsp;

7. Değerleme Dolandırıcılığı:&nbsp;Bu dolandırıcılıkta, sahte bir işletme komisyoncusu işletmenizi satmak için yardımcı olmayı teklif ediyor. Değerleme veya diğer hizmetler için ücret aldıktan sonra, hiçbir şey sağlamadan ortadan kaybolurlar.&nbsp;

&nbsp;

8. CEO Dolandırıcılığı:&nbsp;Saldırganlar, bu yöntemde kendilerini bir şirketin CEO'su ya da üst düzey yöneticisi olarak tanıtıyor. Genellikle finans departmanından birine bir e-posta göndererek dolandırıcılar tarafından kontrol edilen bir hesaba para transferi yapılmasını istiyorlar.

&nbsp;

9. Kredi Kartı İşlemleri Dolandırıcılığı:&nbsp;Dolandırıcılar genellikle kredi kartı işlemleri için daha düşük oranlar veya daha iyi fırsatlar vaat ederek kurbanlarını kandırmaya çalışıyor. Bu tür dolandırıcılık, genellikle sahte web siteleri veya phishing e-postaları aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Dolandırıcılar, kişisel bilgileri çalmak amacıyla güvenilir gibi görünen tekliflerle kullanıcıları tuzağa düşürüyor. Bu tür dolandırıcılık vakalarında, kredi kartı bilgilerini ele geçiren suçlular, kart sahiplerinin hesaplarına izinsiz erişim sağlayabiliyor ve büyük finansal kayıplara yol açabiliyor.

&nbsp;

10. Küçük İşletme Kredisi Dolandırıcılığı:&nbsp;Küçük işletmeler kredi başvurusunda bulunurken, kendilerini bankalardan temsilci olarak tanıtan dolandırıcıların kurbanı olma riski altındadır. Bu dolandırıcılar, işletmelerden hassas finansal bilgiler talep edebiliyor veya ücret isteyebiliyor.

&nbsp;

Küçük İşletmeler için 7 Siber Güvenlik İpucu

&nbsp;

1. Kimlikleri, e-postaları, faturaları ve işlemleri doğrulayın. Ödeme yapmadan önce ödeme taleplerini ve fatura ayrıntılarını iki kez kontrol edin. Herhangi bir şüpheniz varsa taleplerin meşruiyetini ayrı bir iletişim kanalı üzerinden teyit edin.

&nbsp;

2. Çalışanlarınıza düzenli olarak kimlik avı girişimlerini ve diğer dolandırıcılıkları nasıl tespit edeceklerini öğretin. Önemli olan nelere dikkat etmeleri gerektiğini bilmelerini sağlamaktır.

&nbsp;

3. Herkesi benzersiz, güçlü parolalar kullanmaya teşvik edin ve ekstra bir güvenlik katmanı eklemek için çok faktörlü kimlik doğrulama ayarlayın.

&nbsp;

4. Tüm yazılım ve sistemlerinizi en son güncellemeler ve güvenlik yamaları ile güncel tutun. Bu, bilgisayar korsanlarının yararlanabileceği olası açıkların kapatılmasına yardımcı olur.

&nbsp;

5. Hassas bilgileri şifreleyin ve ana ağınızdan ayrı, güvenli bir yerde çevrimdışı olarak yedekleyin.

&nbsp;

6. Çalışanlara yalnızca işleri için ihtiyaç duydukları verilere ve sistemlere erişim izni verin. Bu, riski en aza indirmeye yardımcı olur.

&nbsp;

7. Ortaya çıkan güvenlik sorunlarını hızlı bir şekilde ele alabilmek için bir olay müdahale planı hazırlayın.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[KÜÇÜK İŞLETMELERİ HEDEF ALAN EN YAYGIN 10 DOLANDIRICILIK YÖNTEMİ - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 18 Sep 2024 07:18:49 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/kucuk-isletmeleri-hedef-alan-en-yaygin-10-dolandiricilik-yontemi-101925-20240918.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/kucuk-isletmeleri-hedef-alan-en-yaygin-10-dolandiricilik-yontemi-101925-20240918.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/kucuk-isletmeleri-hedef-alan-en-yaygin-10-dolandiricilik-yontemi-101925-20240918.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Siber saldırıların maliyeti: Siber güvenlik ihlali bir işletmeyi nasıl batırabilir? ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-siber-saldirilarin-maliyeti-siber-guvenlik-ihlali-bir-isletmeyi-nasil-batirabilir-65196.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-siber-saldirilarin-maliyeti-siber-guvenlik-ihlali-bir-isletmeyi-nasil-batirabilir-65196.html</link>
                    <description><![CDATA[Günümüzün birbirine bağlı dünyasında siber saldırılar her zamankinden daha sık gerçekleşiyor ve daha tehlikeli hale geliyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Büyüklüğü veya sektörü ne olursa olsun işletmeler, siber suçluların başlıca hedefleri haline geldi. Bu saldırılar yaygın hasara neden olabiliyor ve uzun vadeli sonuçlar doğurabiliyor. Kaspersky, siber saldırıların işletmeler üzerindeki etkisini inceledi ve korumasız bir işletmenin uğrayabileceği önemli kayıpları ortaya koydu.

Siber saldırıların işletmeler üzerindeki etkisini düşündüğümüzde ilk dikkat ettiğimiz şey mali kayıplardır. Büyük mali kayıpların yaşandığı bir olaya örnek olarak, bina teknolojileri sektöründe önemli bir şirket olan Johnson Controls'ün Dark Angels hack grubu tarafından gerçekleştirilen önemli bir&nbsp;fidye yazılımı olayıyla&nbsp;karşı karşıya kalmasını örnek gösterebiliriz. Bu olayda saldırganlar 27 terabayt hassas veri çaldıklarını iddia etmiş ve 51 milyon dolar fidye talep etmişlerdi. Bu ihlal, şirketin sistemlerinde ciddi kesintilere neden oldu ve toplamda 27 milyon doların üzerinde zarara yol açtı. Saldırı, Johnson Controls'ün faturalama sistemlerindeki aksaklıklar ve kurtarma giderleri de dahil olmak üzere ticari faaliyetlerini önemli ölçüde etkiledi. Küresel varlığı olan bir şirket olarak, söz konusu güvenlik ihlali iş ilişkilerinin ve operasyonlarının önemli ölçüde aksamasına neden oldu.

Kaspersky olarak bir siber saldırının işletmenize zarar verebileceği birkaç temel yolu aşağıda şekilde aktarabiliriz.

Finansal kayıplar

Siber saldırılar genellikle doğrudan mali kayıplara neden olur. Bilgisayar korsanlarının verilere erişimi yeniden sağlamak veya doğrudan para çalmak için ödeme talep ettiği fidye yazılımı saldırıları bunun açık bir örneğidir. Ancak bu sadece bir başlangıçtır, çünkü bu tarz saldırıların dolaylı mali kayıplara yol açabilecek çok sayıda başka sonuçları vardır. Bunların maliyeti, olayın doğrudan sonucu olan kayıpları kolayca aşabilir.

&nbsp;Operasyonel kesintiler

Siber saldırılar operasyonlarınızı durma noktasına getirebilir. Birçok işletme günlük faaliyetleri için dijital altyapılarına bağlıdır. Sistemler tehlikeye girerse üretkenlik düşer. Ciddi durumlarda, tüm operasyonlar&nbsp;günlerce hatta haftalarca&nbsp;kesintiye uğrayabilir. Bu da gelir kaybına, hizmet kalitesinin düşmesine ve hayal kırıklığına uğramış müşterilere ve iş ortaklarına neden olur. Şirketinizin itibarı üzerinde olumsuz bir etki yaratır.

&nbsp;Uzun vadeli dolaylı maliyetler

Bir siber saldırının hemen ardından bile işletmeler genellikle uzun vadeli finansal etkilerle karşı karşıya kalırlar. Sistemleri geri yüklemek, siber güvenlik altyapısını iyileştirmek ve yasal sonuçları yönetmek, devam eden maliyetlerden sadece birkaçıdır. Ayrıca, kaybedilen işlerin ve zarar gören müşteri ilişkilerinin yeniden inşa edilmesi aylar ya da yıllar alabilir.

İtibar kaybı

Müşterilerinizin size duyduğu güven çok değerlidir. Olası bir ihlalde müşteri verileri çalınırsa, bu durum markanızın itibarına ciddi zarar verebilir. Oluşacak güven kaybı müşterilerin ayrılmasına ve işlerin uzun vadede azalmasına neden olabilir. Bazı durumlarda, tek bir ihlal bir şirketin kamuoyundaki imajını onarılamayacak şekilde mahvetmek için yeterlidir.

&nbsp;İşletmeniz bir saldırıya maruz kalırsa, bu durum iş ortaklarınız ve satıcılarınızla olan ilişkilerinizi de etkileyebilir. Üçüncü parti iş ortakları, paylaşılan verileri koruma konusundaki becerinize olan güvenlerini kaybedebilir. Hızlı bir şekilde toparlanamazsanız veya sistemleriniz iş ortaklarınızın operasyonlarını tehlikeye atarsa, iş açısından kritik ilişkileriniz tehlikeye girebilir.

Yasal mevzuat ve uyumluluk sorunları

Avrupa'daki GDPR veya ABD'deki HIPAA gibi veri koruma düzenlemeleri yüzünden veri ihlalleri ağır para cezalarına yol açabilir. Hassas müşteri veya çalışan verilerinin korunmaması cezalara ve davalara neden olabilir. Ayrıca ihlallerin kurbanı olan şirketler genellikle uzun süren yasal mücadelelerle karşı karşıya kalırlar ve bu da şirketin mali ve itibar yükünü artırır.

&nbsp;Fikri mülkiyet kaybı

Birçok işletme için fikri mülkiyet (Intellectual Property - IP) en değerli varlıkları arasındadır. Fikri mülkiyeti hedef alan siber saldırılar ürün tasarımlarını, pazarlama stratejilerini ve özel bilgileri çalabilir. Bu durum özellikle teknoloji ve ilaç gibi rekabetçi sektörlerde büyük zarara yol açabilir. Fikri mülkiyet hırsızlığı bir şirketin yıllarını harcayarak oluşturduğu avantajı silebilir.

&nbsp;Kaspersky Güvenlik Evangelisti&nbsp;Oleg Gorobets, şunları söylüyor:&nbsp;"Saldırganlar asla boş durmazlar. Avlarını hazırlıksız yakalamak için sürekli dolaşan kurtlar gibidirler. Dolayısıyla şirketlerin her zamankinden daha uyanık ve çevik olmaları gerekiyor. Etkin tehdit keşfi ve kontrol altına almanın yanı sıra hızlı kurtarma için doğru çözümlere ve süreçlere sahip olduklarından emin olmalılar. Kaspersky olarak, işletmelerin ihtiyaç duyduğu çevik güvenliği sunma konusunda son derece kararlıyız. Proaktif değerlendirmeler ve çok katmanlı koruyucu çözümlerin yanı sıra yönetilen güvenlik ve eyleme geçirilebilir tehdit istihbaratı, bunların hepsi bizde var. Daha da önemlisi, bireysel profiliniz için tam siber güvenlik yapısını bir araya getirecek uzmanlığa sahibiz. Yalnızca bunun gibi tutarlı ve kapsamlı bir yaklaşım, günümüzün siber risklerine karşı gerçek bir işletme dayanıklılığı sağlayabilir."&nbsp;

&nbsp;Kaspersky, işletmenizin siber tehditler karşısında dirençli kalmasına yardımcı olacak bazı önerilerini şöyle sıralıyor:

&nbsp;&nbsp;


	Şirketi çok çeşitli tehditlere karşı korumak için, her büyüklükteki ve sektördeki kuruluşlara gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü ve EDR ile XDR'nin araştırma ve yanıt yeteneklerini sağlayan&nbsp;Kaspersky Next&nbsp;ürün serisindeki çözümleri kullanın.
	Şirketinizin özel bir BT güvenlik işlevi yoksa ve uzman düzeyinde tespit ve müdahale çözümleri için gereken uzmanlık becerilerine sahip olmayan BT yöneticileri varsa,&nbsp;Kaspersky MDR&nbsp;gibi yönetilen bir hizmete abone olmayı değerlendirin. Bu, kurum içi uzmanlık oluşturmaya odaklanmanızı sağlarken güvenlik yeteneklerinizi büyük ölçüde artıracaktır.
	Saldırganların güvenlik açıklarından yararlanarak ağınıza sızmasını önlemek için kullandığınız tüm cihazlardaki yazılımları her zaman güncel tutun. Uç noktalarınızın Exploit Prevention teknolojisi ile korunduğundan emin olun.
	Yeni güvenlik açıkları için yamaları mümkün olan en kısa sürede yükleyin. Yamalar indirildikten sonra, tehdit aktörleri artık güvenlik açıklarını kötüye kullanamaz. Kaspersky Next ürün serisi hem Güvenlik Açığı ve Yama yönetimi hem de İstismar Önleme özellikleri sunar.
	Davetsiz misafirlerin kurcalayamayacağı çevrimdışı yedekler oluşturun. Gerektiğinde acil bir durumda bunlara hızla erişebileceğinizden emin olun.
	Küçük işletmelerin korunması için, bir BT yöneticisi olmadan da siber güvenliğinizi yönetmenize yardımcı olacak çözümler kullanın.&nbsp;Kaspersky Small Office Security, 'Kur ve unut' koruması sayesinde size aradığınız güvenliği sunar ve özellikle iş geliştirmenin ilk aşamalarında çok önemli olan bütçeden tasarruf sağlar. &nbsp;
	Güvenli internet davranışını aşılayan ve simüle edilmiş bir kimlik avı saldırısı alıştırması içeren bir çözüm olan&nbsp;Kaspersky Otomatik Güvenlik Farkındalığı Platformu&nbsp;ile iş gücünü insan kaynaklı siber saldırılara karşı ekstra bir koruma katmanına dönüştürün. Böylece çalışanlarınız kimlik avı e-postalarını ve diğer sosyal odaklı tasarlanmış yemleri nasıl tanıyacaklarını bilirler.
	Kaspersky Profesyonel Hizmetlerinden&nbsp;yararlanmak, iş yükü altında zorlanan BT departmanınızın iş yükünü optimize eder. Kaspersky uzmanları mevcut BT güvenliğinizin durumunu değerlendirir, ardından sorunsuz performans sağlamak için Kaspersky yazılımını hızlı ve düzgün bir şekilde dağıtır ve yapılandırır.&nbsp;Kaspersky Premium Destek&nbsp;ise iş süreçlerini minimum düzeyde etkileyerek teknik olayların daha hızlı çözülmesini sağlar.
	Korumanıza büyük bir titizlikle yaklaşın ve ek güçlendirme seçeneklerini değerlendirin. İstenmeyen uygulamaların, web sitelerinin ve çevre birimlerinin kullanımını sınırlayan uygulama, web ve cihaz kontrollerine sahip siber güvenlik çözümleri kullanın. Bu, çalışanların gölge BT kullandığı veya siber güvenlik alışkanlıklarının olmaması nedeniyle hata yaptığı durumlarda bile bulaşma riskini önemli ölçüde azaltır.


&nbsp;

Kaspersky çözümleri bağımsız testlerde düzenli olarak ödüllendiriliyor ve&nbsp;lider olarak&nbsp;konumlandırılıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Siber saldırıların maliyeti: Siber güvenlik ihlali bir işletmeyi nasıl batırabilir?  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 18 Sep 2024 07:16:44 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-saldirilarin-maliyeti-siber-guvenlik-ihlali-bir-isletmeyi-nasil-batirabilir-101817-20240918.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-saldirilarin-maliyeti-siber-guvenlik-ihlali-bir-isletmeyi-nasil-batirabilir-101817-20240918.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/siber-saldirilarin-maliyeti-siber-guvenlik-ihlali-bir-isletmeyi-nasil-batirabilir-101817-20240918.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Türkiye dijital liranın tanıtımını yapmalı!]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-turkiye-dijital-liranin-tanitimini-yapmali-65148.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-turkiye-dijital-liranin-tanitimini-yapmali-65148.html</link>
                    <description><![CDATA[Dijital lira Türkiye'nin ekonomik geleceğini şekillendirebilir!]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Dijital paranın Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerin değerlendiren Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Türkiye, dijital ekonomi stratejisinin önemli bir bileşeni olabilecek dijital liranın tanıtımını gerçekleştirmelidir.” dedi.

Prof. Dr. Burhan Pektaş:&nbsp;

“Dijital para, Türkiye'yi küresel dijital ekonomilerle daha yakından bütünleştirerek sınır ötesi işlemleri kolaylaştırabilir.”

Üsküdar Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi&nbsp;(MDBF) Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Burhan Pektaş, dijital paraya geçişin avantajlarını, dezavantajlarını ve ülke ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini değerlendirdi.

Dijital paranın avantajları neler?

Dijital paranın hızla hayatımıza giren yeni bir uygulama olduğunu belirten Prof. Dr. Burhan Pektaş, işletmelerin dijital ödeme sistemlerine geçişinde önemli artılar ve bazı riskler bulunduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Burhan Pektaş, dijital paraya geçmenin avantajlarını şöyle sıraladı:

“Dijital para kolay, hızlı ve temassız işlemlere olanak tanır ve kullanıcı deneyimini geliştirir. Basım, dağıtım ve elleçleme gibi fiziksel nakitle ilişkili maliyetleri azaltır. Ayrıca dijital işlemler takip edilebilir, dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer yasa dışı faaliyetleri azaltır. Cep telefonları ve internet erişimi aracılığıyla banka hesabı olmayan veya yetersiz banka hesabı olan kişilere finansal hizmetlere erişim sağlar. İşlemleri hızlandırır, ödeme sürelerini azaltır ve genel ekonomik üretkenliği artırabilir.”

Yaşlı nüfus veya dijital cihazlara erişimi olmayanlar uyum sağlamada zorlanabilir&nbsp;

Dijital paraya geçmenin dezavantajları konusunda da bilgi veren Prof. Dr. Burhan Pektaş, şöyle devam etti:

“Dijital para işlemleri takip edilebilir, bu da veri gizliliği ve gözetim konusunda endişelere yol açar. Dijital cüzdanları ve ödeme sistemlerini hedef alan bilgisayar korsanlığı, dijital hırsızlık ve siber saldırı riskinin artmasına neden olur. Tüm bölgelerde mevcut veya güvenilir olmayabilecek sağlam bir dijital altyapı gerektirir. Üstelik internet erişimindeki kesintiler, elektrik kesintileri veya sistem arızaları işlemleri durdurabilir. Yaşlı nüfus veya dijital cihazlara erişimi olmayanlar uyum sağlamayı zor bulabilir.”

Dijital para kullanımının etkileri…

Dijital para kullanımının etkilerine de işaret eden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “E-ticaretin artması ve nakit işleme maliyetlerinin azalmasıyla işletmelerin çalışma şeklini yeniden şekillendirebilir. Merkez bankaları para arzı üzerinde daha fazla kontrole sahip olabilir ve bu da para politikasının uygulanmasını kolaylaştırabilir. Dijital cüzdanlar ve finansal teknoloji çözümleri öne çıktıkça geleneksel bankacılık hizmetlerine olan bağımlılığın azalmasına yol açabilir.” şeklinde konuştu.

Dijital paranın güvenlik riskleri nelerdir?

“Dijital paranın siber saldırılar, veri ihlalleri, sahtekarlık, teknik güvenlik açıkları gibi birçok farklı yönden güvenlik riskleri bulunmaktadır.” diyen Prof. Dr. Burhan Pektaş, şöyle devam etti:

“Bunları şöyle özetleyebiliriz. Dijital ödeme sistemleri ve cüzdanlar, bilgisayar korsanlığı, kimlik avı ve kötü amaçlı yazılım saldırılarına karşı savunmasızdır. Kişisel ve finansal veriler tehlikeye atılabilir ve bu da kimlik hırsızlığına ve finansal kayıplara yol açabilir. Yetkisiz işlem ve dijital para birimlerinin sahtekarca kullanımı riskinin artmasına neden olur. Dijital platformların yazılımlarındaki hatalar ve kusurlar kötü niyetli kişiler tarafından istismar edilebilir. Bu durumlara karşı işletmelerin alabileceği bazı önlemler vardır. Bunları da kısaca şöyle sıralayabiliriz; Güçlü şifreleme, çok faktörlü kimlik doğrulama ve düzenli güvenlik güncellemeleri uygulamak. Çalışan personeli kimlik avı girişimlerini ve diğer yaygın siber tehditleri tanıma konusunda eğitmek. Güvenlik açıklarını belirlemek ve azaltmak için düzenli olarak güvenlik denetimleri ve risk değerlendirmeleri yapmak. Güvenli veri depolama çözümleri kullanmak ve veri koruma yönetmeliklerine uyumu sağlamak. Ayrıca siber olaylardan kaynaklanabilecek olası finansal kayıplara karşı korunmak için işletmeler siber sigorta yaptırmayı düşünebilirler.”

Dijital paranın Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkileri nelerdir?

Prof. Dr. Burhan Pektaş, dijital paranın Türkiye ekonomisi üzerindeki potansiyel etkilerini de şu şekilde değerlendirdi:

“Dijital para, Türkiye'deki yeterince hizmet alamayan bölgelere finansal erişim sağlayarak ekonomik katılımı artırabilir. Çevrimiçi işlemleri kolaylaştırır, potansiyel olarak e-ticareti ve dijital işletmeleri canlandırır. Dijital işlemlerin takibi daha kolaydır, bu da gayri resmi ekonominin boyutunu küçültebilir ve vergi gelirlerini artırabilir. Türkiye Merkez Bankası, para arzı üzerinde daha kesin bir kontrole sahip olabilir ve ekonomik istikrarı iyileştirebilir. Ulusal bir dijital para birimi, yabancı dijital para birimlerine olan bağımlılığı azaltarak Türk lirasının istikrarına yardımcı olabilir.”

Türkiye'de dijital para kullanımı nasıl bir gelişim gösterebilir?

Bu konudaki tahminlere de işaret eden Prof. Dr. Burhan Pektaş, “Türkiye, dijital ekonomi stratejisinin önemli bir bileşeni olabilecek dijital liranın tanıtımını gerçekleştirmelidir. Dijital altyapı iyileştikçe ve akıllı telefon penetrasyonu arttıkça, daha fazla işletme ve tüketicinin dijital ödemeleri benimsemesi muhtemeldir. Finansal teknoloji (fintech) sektörünün, dijital paraya göre uyarlanmış daha yenilikçi finansal çözümler sunarak genişlemesi beklenebilir. Güvenliği, tüketici korumasını ve finansal istikrarı sağlamak için dijital para birimleri ve ödeme sistemleri etrafında daha kapsamlı düzenlemeler beklenebilir. Dijital para, Türkiye'yi küresel dijital ekonomilerle daha yakından bütünleştirerek sınır ötesi işlemleri kolaylaştırabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Türkiye dijital liranın tanıtımını yapmalı! - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Sat, 14 Sep 2024 06:46:34 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-dijital-liranin-tanitimini-yapmali-094719-20240914.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-dijital-liranin-tanitimini-yapmali-094719-20240914.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-dijital-liranin-tanitimini-yapmali-094719-20240914.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[ESET, mobil güvenlikte de   en iyiler arasında]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-eset-mobil-guvenlikte-de-en-iyiler-arasinda-65132.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-eset-mobil-guvenlikte-de-en-iyiler-arasinda-65132.html</link>
                    <description><![CDATA[ESET, Mobil Tehdit Savunma Çözümleri raporunda önemli tedarikçiler arasında yer aldı]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Siber güvenlik çözümlerinde küresel bir lider olan ESET, en iyi mobil tehdit savunma (MTD) sağlayıcılarını belirleyen ve değerlendiren The Forrester Wave Mobile Threat Defense Solutions, Q3 2024 raporunda yer aldı. ESET Mobile Threat Defense, bu rapora dahil edilerek MTD pazarındaki en önemli çözümler arasında gösterildi.

&nbsp;

Mobil cihazlar saldırılara karşı geleneksel uç noktalar kadar savunmasız durumda. Mobil işletim sistemleri ve uygulamalar genellikle güvenlik göz önünde bulundurularak tasarlanmış olsa da siber tehditlere karşı bağışıklığa sahip değiller ve hem cihazları hem de üzerlerinde bulunan verileri korumak için ek koruma katmanlarına ihtiyaç duyarlar.&nbsp;

&nbsp;

Mobil güvenlik artık bir zorunluluk

ESET Bulut MDM ve ESET Endpoint Security for Android Ürün Müdürü Zdenka Rybanská, "MTD artık isteğe bağlı değil: Günümüzün gelişen dijital ortamında faaliyet gösteren işletmeler için bir zorunluluk" açıklamasını yaparak şunları söyledi : "Mobil cihazlar iş döngüsünün ayrılmaz parçaları haline geldi ve siber tehditler için başka bir saldırı yolu açtı. Söz konusu yolun tehditlerden uzak kalmasını sağlamak için ESET Mobile Threat Defense, en küçük uç nokta cihazlarını bile proaktif olarak korumak isteyen her ölçekteki işletme için sınıfının en iyisi korumayı sunuyor."

&nbsp;

ESET Mobile Threat Defense, mobil cihazlar için hem yaygın hem de gelişmiş tehditleri kapsayan kapsamlı koruma sağlar. ESET PROTECT Platformu ile sorunsuz bir şekilde entegre olan çözüm, birden fazla konsol ihtiyacını ortadan kaldırarak güvenlik yönetimini basitleştiriyor. Çözüm, uç noktalara bire bir oranla tam mobil filo kapsamı sağlar ve ESET PROTECT Advanced ile başlayan tüm bulut abonelik katmanlarına ek ücret olmadan dahil edilir. Ayrıca işletmeler, Microsoft Intune, Microsoft Entra ID, VMware Workspace ONE ve Apple Business Manager (ABM) dahil olmak üzere desteklenen bir dizi çözümle cihaz yönetimini basitleştirebilir.

&nbsp;

ESET'in güçlü yönleri arasında KOBİ'ler arasında güçlü benimsenme ve kapsamlı bir küresel iş ortağı ekosistemi tarafından desteklenen işletmeler arasında daha da hızlı büyüme yer alıyor. Özellikle diğer ESET çözümlerini kullanan ve ağırlıklı olarak Android cihazlar kullanan kuruluşlar için çok uygun. Ayrıca ESET, mobil saldırı vektörü kapsamı sunarak rakiplerinden farklılaşıyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[ESET, mobil güvenlikte de   en iyiler arasında - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 13 Sep 2024 11:07:40 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-mobil-guvenlikte-de-en-iyiler-arasinda-140817-20240913.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-mobil-guvenlikte-de-en-iyiler-arasinda-140817-20240913.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/eset-mobil-guvenlikte-de-en-iyiler-arasinda-140817-20240913.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[KOBİ’lere fidye tuzağı  ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-kobilere-fidye-tuzagi-65088.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-kobilere-fidye-tuzagi-65088.html</link>
                    <description><![CDATA[ESET araştırmacıları, CosmicBeetle tehdit grubunun son faaliyetlerini haritalandırarak yeni ScRansom fidye yazılımının konuşlandırıldığını belgeledi ve diğer köklü fidye yazılımı çeteleriyle bağlantılarını keşfetti. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ CosmicBeetle, özellikle Avrupa ve Asya'daki küçük ve orta ölçekli işletmelere (KOBİ'ler) fidye yazılımı yayıyor. Siber suçluların Türkçe fidye notu ve mail adresleri kullanmaları bu zararlı yazılımın ardında bir Türk mü var şüphesi uyandırdı.&nbsp;

&nbsp;

ESET Research, tehdit aktörünün sızdırılan LockBit oluşturucusunu kullandığını ve LockBit'in fidye yazılımı itibarından yararlanmaya çalıştığını gözlemledi. LockBit'in yanı sıra ESET, CosmicBeetle'ın muhtemelen Mart 2024'ten bu yana aktif olan ve hızla artan faaliyetleriyle yeni bir fidye yazılımı çetesi olan hizmet olarak fidye yazılımı aktörü RansomHub'ın yeni bir iştiraki olduğuna inanıyor.&nbsp;

&nbsp;

CosmicBeetle'ın son faaliyetlerini analiz eden ESET araştırmacısı Jakub Souček, "Muhtemelen sıfırdan özel fidye yazılımı yazmanın getirdiği zorluklar nedeniyle CosmicBeetle temel fidye yazılımındaki sorunları maskelemek ve kurbanların ödeme yapma şansını artırmak için LockBit'in itibarından yararlanmaya çalıştı“ dedi." Buna ek olarak, yakın zamanda ScRansom ve RansomHub yüklerinin sadece bir hafta arayla aynı makineye yerleştirildiğini gözlemledik. RansomHub'ın bu şekilde çalıştırılması, ESET telemetrisinde gördüğümüz tipik vakalara kıyasla çok sıra dışıydı ancak CosmicBeetle'ın çalışma yöntemine oldukça benziyordu. RansomHub'ın halka açık sızıntıları olmadığından bu durum, CosmicBeetle'ın onların yeni bir iştiraki olabileceğine inanmamıza yol açıyor" diye ekledi.

&nbsp;

Saldırıların arkasında bir Türk olabilir mi?

CosmicBeetle, muhtemelen son birkaç yılın en kötü şöhretli fidye yazılımı çetesi olan ve kısa süre önce çökertilen LockBit'i taklit ederek bu sorunları kısmen ele almaya ya da daha doğrusu gizlemeye çalıştı. LockBit adını kullanarak kurbanları ödeme yapmaya daha kolay ikna etmeyi umuyordu. CosmicBeetle ayrıca Türkçe fidye notu içeren özel örneklerini oluşturmak için sızdırılan LockBit Black builder'ı kullandı. Zaufana Trzencia Strona analistleri yakın zamanda CosmicBeetle hakkında bir blog yazısı yayımlayarak CosmicBeetle'ı gerçek bir kişiye - bir Türk yazılım geliştiricisine - atfetmiş olsalar da ESET araştırmacıları bu atfın doğru olduğunu düşünmüyor.

&nbsp;

Saldırıdan etkilenen sektörler: Üretim, ilaç, hukuk, eğitim, sağlık, teknoloji, konaklama-eğlence, finansal hizmetler ve yerel yönetimler

CosmicBeetle hedeflerine saldırmak için genellikle kaba kuvvet yöntemlerini benimser. Bunun yanı sıra bilinen çeşitli güvenlik açıklarını da kötüye kullanır. Dünyanın dört bir yanındaki her türlü dikey sektörden küçük ve orta ölçekli işletmeler, bu tehdit aktörünün en yaygın kurbanlarıdır çünkü etkilenen yazılımı kullanma olasılığı en yüksek olan veya sağlam yama yönetimi süreçlerine sahip olmayan kesim budur. ESET Research, KOBİ'lere yönelik saldırıları şu sektörlerde gözlemledi: Üretim, ilaç, hukuk, eğitim, sağlık, teknoloji, konaklama-eğlence, finansal hizmetler ve bölgesel yönetim.

&nbsp;

ScRansom şifrelemenin yanı sıra etkilenen makinedeki çeşitli işlemleri ve hizmetleri de öldürebilir. CosmicBeetle ilginç hedefleri tehlikeye atmayı ve onlara büyük zarar vermeyi başarmış olsa da ScRansom çok karmaşık bir fidye yazılımı değildir. Bunun nedeni çoğunlukla CosmicBeetle'ın fidye yazılımı dünyasında olgunlaşmamış bir aktör olması ve ScRansom'un dağıtımında yaşanan sorunlardır. ScRansom'dan etkilenen ve ödeme yapmaya karar veren kurbanlar dikkatli olmalıdır.&nbsp;

&nbsp;

ESET Research, CosmicBeetle tarafından son şifreleme şeması için kullanılan bir şifre çözücü elde etmeyi başardı. ScRansom sürekli geliştiriliyor, bu da fidye yazılımları için asla iyi bir işaret değil. Şifreleme (ve şifre çözme) sürecinin aşırı karmaşıklığı hatalara açık ve tüm dosyaların geri yüklenmesini şüpheli hale getirir. Başarılı bir şifre çözme işlemi, şifre çözücünün düzgün çalışmasına ve CosmicBeetle'ın gerekli tüm anahtarları sağlamasına bağlıdır ve bu durumda bile bazı dosyalar tehdit aktörü tarafından kalıcı olarak yok edilebilir. En iyi senaryoda bile şifre çözme işlemi uzun ve karmaşıktır.&nbsp;

&nbsp;

En az 2020'den beri aktif olan CosmicBeetle, ESET araştırmacılarının 2023'te keşfettiği bir tehdit aktörüne verdiği isimdir. Bu tehdit aktörü en çok ScHackTool, ScInstaller, ScService ve ScPatcher'dan oluşan ve genellikle Spacecolon olarak adlandırılan özel Delphi araçları koleksiyonunu kullanmasıyla biliniyor.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[KOBİ’lere fidye tuzağı   - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Wed, 11 Sep 2024 06:23:00 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/kobilere-fidye-tuzagi-092329-20240911.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/kobilere-fidye-tuzagi-092329-20240911.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/kobilere-fidye-tuzagi-092329-20240911.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kötü amaçlı yazılımlar çevrimiçi reklam ağları ile geniş kitlelere ulaşıyor]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-kotu-amacli-yazilimlar-cevrimici-reklam-aglari-ile-genis-kitlelere-ulasiyor-65020.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-kotu-amacli-yazilimlar-cevrimici-reklam-aglari-ile-genis-kitlelere-ulasiyor-65020.html</link>
                    <description><![CDATA[Saldırganlar, kötü amaçlı yazılımlarını geliştirmeye ve son kullanıcıları tehlikeye atmanın farklı yollarını bulmak için çok fazla yatırım yapıyor.]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ &nbsp;

Tehlike arama motorları ile yayılıyor

&nbsp;

&nbsp;Kötü amaçlı yazılımların reklamlar aracılığıyla yayılması da bu yöntemlerden bir tanesi. Siber suçlular uzun süredir dağıtım vektörü olarak çevrimiçi reklam ağlarını hedefliyor. Dijital güvenlik şirketi ESET arama sonuçlarında gizlenen kötü amaçlı reklamları inceledi. Kötü amaçlı reklamlara karşı neler yapılabileceğini, hangi önlemlerin alınması gerektiğini paylaştı.

&nbsp;

Sadece bir tıklama ile bir kişinin bilgisayarı ve hatta tüm ağ istila edilebilir. Reklam engelleyicilerin ve gelişmiş güvenlik yazılımlarının sürekli kullanımına rağmen reklamlar yoluyla yayılan kötü amaçlı yazılımlar, özellikle yasal sitelerin reklamları gibi göründüklerinde hala büyük bir sorun. &nbsp;Kötü amaçlı arama reklamları, tehdit aktörleri tarafından reklam istismarının yalnızca bir biçimini temsil ediyor. Diğer türler arasında, steganografi kullanarak kötü kod gizleyen kötü huylu banner reklamların yasal web sitelerinde dağıtılması yer alır. Kötü amaçlı reklamlarla metin içi köprüler, açılır pencereler ve daha fazlası aracılığıyla da karşılaşılabilir.

&nbsp;

Arama motorlarında kötü amaçlı reklamlar nasıl çalışır?

90'lı yıllar boyunca çeşitli arama motorlarında yaşanan patlamanın ardından ve çevrimiçi dünyanın fiziksel günlük yaşamlarımıza giderek daha fazla nüfuz ettiği düşünüldüğünde reklam şirketlerinin bu tür alanları hedeflemek istemesi şaşırtıcı değil. Ancak bu arama reklamları arasında kötü niyetli olanlar da bulunabilir. Kötü amaçlı reklamlar genellikle tehdit aktörlerinin potansiyel kurbanları reklamlarına tıklamaya ikna etmek için arama motorlarından en iyi reklam alanını satın almasını içerir. Arama reklamları için ödeme yapan dolandırıcılar, kötü amaçlı sayfalarını otomatik olarak insanların arama sonuçlarının en üstüne getirir. Belirli ürünleri arayan internet kullanıcıları, meşru ve kötü niyetli bir reklam veya sayfayı ayırt etmek için yalnızca ince ipuçlarının mevcut olduğu bu tür durumlarla karşılaşabilir.

&nbsp;

2023 yılında Google, kötü amaçlı yazılımları teşvik eden reklamlar da dahil olmak üzere reklam ağını kötüye kullanan 1 milyardan fazla reklamı engelledi veya kaldırdı. &nbsp;Diğer çevrimiçi reklamverenler de mağdurdur. Reklamcılık işinin doğası gereği, kötü niyetli kişiler tüm bir reklam zincirini manipüle edebilir ve reklam satın almaktan arama motoru sağlayıcılarını taklit etmeye, web sitelerini ve reklam sunucularını hacklemeye kadar çeşitli olası yollarla tehlikeye atabilir.

&nbsp;

Arama motoru sağlayıcıları kötü niyetli reklamları veya web sitelerini arama sonuçlarından sürekli olarak kaldırırken bilgisayar korsanları ısrarcıdır ve içerik filtrelemeye karşı koymak için yeni yollar bulmaya devam ederek arama sağlayıcıları ve suçlular arasında bir köstebek oyunu yaratırlar. Sonuç olarak, tıkladığınız şeyin kötü amaçlı bir bağlantı olup olmadığından asla &nbsp;yüzde 100 emin olamazsınız.

&nbsp;

Kötü amaçlı reklamlara karşı nasıl korunulur?

En cazip teklif bile bazen beklenmedik tehlikeleri gizleyebileceğinden dikkatli olmalısınız.&nbsp;Siber tehditlere karşı korunmak için atabileceğiniz temel adımlar var ve aynı şey kötü amaçlı reklamcılık için de geçerli. İşte bunlardan birkaçı:


	Farkındalık geliştirmek, siber güvenli bir yaşama doğru atılan ilk adımdır. Sadece bu blog yazısını okumuş olmanız bile kötü amaçlı reklamcılığın kurbanı olmamanız için önleyici bir tedbirdir.
	Tarayıcı parmak izini sınırlayın, sadece gizlilik için değil. Kötü niyetli sitelerin ve aktörlerin cihazınızı tanıması için potansiyel bir yolu ortadan kaldırır.
	Saygın bir reklam engelleyici kullanın; bu reklamların size ulaşmasını engellemenin&nbsp;bir yoludur ve yüzde 100 etkili olmasa da diğer ipuçlarımızla birlikte işe yarayacaktır.
	Çeşitli açılır pencerelere, izin isteklerine ve diğer istenmeyen tarayıcı davranışlarına karşı&nbsp;dikkatli olun.
	Cihazlarınızı ve yazılımlarınızı güncel tutun. Bazı güvenlik açıkları kolayca istismar edilebilir ve bilgisayar korsanlarının işini kolaylaştırabilir.
	Gerçek zamanlı korumaya sahip güçlü&nbsp;bir&nbsp;güvenlik çözümü kullanın.

 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Kötü amaçlı yazılımlar çevrimiçi reklam ağları ile geniş kitlelere ulaşıyor - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Fri, 06 Sep 2024 07:55:21 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/kotu-amacli-yazilimlar-cevrimici-reklam-aglari-ile-genis-kitlelere-ulasiyor-105549-20240906.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/kotu-amacli-yazilimlar-cevrimici-reklam-aglari-ile-genis-kitlelere-ulasiyor-105549-20240906.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/kotu-amacli-yazilimlar-cevrimici-reklam-aglari-ile-genis-kitlelere-ulasiyor-105549-20240906.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Kaspersky, açık kaynak projeleri Suricata ve FreeRDP'de yedi güvenlik açığı tespit etti ]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-kaspersky-acik-kaynak-projeleri-suricata-ve-freerdpde-yedi-guvenlik-acigi-tespit-etti-64894.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-kaspersky-acik-kaynak-projeleri-suricata-ve-freerdpde-yedi-guvenlik-acigi-tespit-etti-64894.html</link>
                    <description><![CDATA[Kaspersky, yayın öncesi sızma testleri sırasında yaygın olarak kullanılan açık kaynak projeleri Suricata ve FreeRDP'de ikisi rastgele kod çalıştırmaya izin verebilecek yedi güvenlik açığı ortaya çıkardı.

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ Kaspersky'nin güvenlik uzmanları, yaygın olarak kullanılan açık kaynak projeleri Suricata ve FreeRDP'de yedi güvenlik açığı buldu. Bu güvenlik açıklarından ikisi olan CVE-2024-32664 ve CVE-2024-32039, saldırganların savunmasız sistemde rastgele kod çalıştırmasına izin verirken, diğerleri yetkisiz bellek erişimine olanak sağlıyor.

Bu güvenlik açıkları, Suricata ve FreeRDP açık kaynak bileşenlerini entegre eden Kaspersky Thin Client (KTC) ve Kaspersky IoT Secure Gateway (KISG) dahil olmak üzere KasperskyOS tabanlı ürünlerin güvenlik değerlendirmesinin bir parçası olarak yayın öncesi sızma testi sırasında keşfedildi. Kaspersky ekibi bu güvenlik açıklarını derhal ilgili kütüphane geliştiricilerine bildirdi.

Açık kaynak topluluğu bulguları doğruladı ve bulunan açıklara yedi CVE atadı:


	FreeRDP:

	
		CVE-2024-32041
		CVE-2024-32039
		CVE-2024-32040
		CVE-2024-32458
		CVE-2024-32459
		CVE-2024-32460
	
	
	Suricata:
	
		CVE-2024-32664
	
	


Raporların yanı sıra Kaspersky, FreeRDP'deki sorunların tespit edilmesinde etkili olan fuzzing testlerini de sundu. Açık kaynak topluluğu bu testleri kullanarak yaklaşık 10 güvenlik açığını daha ortaya çıkardı. Tüm güvenlik açıkları, yeni sürümler herkese açık olarak yayınlanmadan önce hem açık kaynaklı projelerde hem de Kaspersky'nin ürünlerinde yamalandı.

Kaspersky Uygulama Güvenliği Uzmanı&nbsp;Denis Skvortsov, şunları söyledi:&nbsp;"'Tasarımla güvenli' ilkesi, sistem mimarisinin ötesine geçerek tüm geliştirme sürecini kapsıyor. Yayınlanmadan önce tüm sistem bileşenlerini titizlikle test ederek, yaygın olarak kullanılan iki açık kaynak projesindeki ciddi sorunların çözülmesine katkıda bulunduk. Suricata ve FreeRDP bakımcılarına bulgularımıza hızlı yanıt verdikleri ve yamaları hızla dağıttıkları için minnettarız."

Kaspersky, kullanıcıların sistemlerinin korunduğundan emin olmak için Suricata ve FreeRDP'nin en son sürümlerine güncelleme yapmalarını tavsiye ediyor. Bu sürümün yayınlandığı sırada en güncel sürümler şunlardı:


	Suricata:&nbsp;6.0.19 and 7.0.5
	FreeRDP:&nbsp;2.11.7 and 3.5.1


Keşfedilen güvenlik açıkları hakkında daha fazla bilgi için&nbsp;Securelist.com&nbsp;adresini ziyaret edebilirsiniz.
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Kaspersky, açık kaynak projeleri Suricata ve FreeRDP'de yedi güvenlik açığı tespit etti  - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 07:11:24 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-acik-kaynak-projeleri-suricata-ve-freerdpde-yedi-guvenlik-acigi-tespit-etti-101202-20240829.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-acik-kaynak-projeleri-suricata-ve-freerdpde-yedi-guvenlik-acigi-tespit-etti-101202-20240829.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/kaspersky-acik-kaynak-projeleri-suricata-ve-freerdpde-yedi-guvenlik-acigi-tespit-etti-101202-20240829.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[TÜRKİYE SAAT TEKNOLOJİSİNDE DE DÜNYA İLE YARIŞIYOR]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-turkiye-saat-teknolojisinde-de-dunya-ile-yarisiyor-64884.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-turkiye-saat-teknolojisinde-de-dunya-ile-yarisiyor-64884.html</link>
                    <description><![CDATA[DÜNYANIN EN BÜYÜK SAAT FUARINDA TÜRKİYE’Yİ TEMSİL EDECEK

]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ SERHAT SAAT HONG KONG WATCH &amp; CLOCK FUARI’NDA TÜRKİYE’NİN İLK VE TEK SERİ SAAT ÜRETİCİSİ OLARAK YER ALACAK

&nbsp;

Çin’in en önemli ticaret merkezlerinden Hong Kong’ta 3-7 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek Hong Kong Watch &amp; Clock Fuarı, klasik, lüks, moda ve son teknoloji akıllı saatleri dünya ile buluşturacak. Serhat Saat fuarda kendi ürettiği spor modellerden oluşan DAVID GUNER, Lüks kadın saatlerine yönelik DICE KAYEK ve klasik saat koleksiyonuna sahip RMS Zeitmeister markalarıyla yer alacak.

&nbsp;

Serhat Saat, Türkiye’nin ilk ve tek seri saat üreticisi olarak 1964 yılından bu yana Türkiye saat endüstrisinde 3. Jenerasyon temsilcileriyle beraber öncü rol oynamaya devam ediyor. 1989 yılında markalaşarak Serhat Saat A.Ş adıyla ticari hayatına adım atan firma, kısa sürede Türkiye'nin önde gelen saat toptancılarından biri olmayı başardı. &nbsp;

Dakikada 1 ve yılda ürettiği 600 bin kol saatiyle adından söz ettiren Serhat Saat dünyanın en prestijli saat fuarı olarak kabul edilen&nbsp;Hong Kong Watch &amp; Clock Fuarı’nda uluslararası markalarıyla ülkemizi temsil edecek.&nbsp;

Dünyanın En Prestijli Saat Fuarı

Hong Kong Watch &amp; Clock Fuarı, dünya saat ve saatçilik endüstrisinin en prestijli etkinliklerinden biri olarak kabul ediliyor. Fuar, saat ve saatçilik endüstrisindeki en son yeniliklerin sergilenmesi, iş bağlantılarının kurulması ve sektördeki profesyonellerin bir araya gelmesi için önemli bir platform sunuyor.&nbsp;

3-7 Eylül’de Hong Kong’da gerçekleşecek fuarda lüks saatler, moda saatler, klasik saatler, akıllı saatler, saat bileşenleri ve aksesuarlarına yönelik sayısız model ve ürün dünyanın birçok ülkesinden gelen binlerce ziyaretçinin beğenisine sunulacak.&nbsp;

DAVID GUNER, DICE KAYEK Ve RMS Zeitmeister Markaları Öne Çıkacak&nbsp;

Serhat Saat Hong Kong Watch and Clock Fuarında ağırlıklı olarak Çin ve Türkiye’deki fabrikalarında&nbsp;kendi ürettiği spor modellerden oluşan DAVID GUNER, lüks kadın saat modellerinin yer aldığı DICE KAYEK ve klasik saat koleksiyonuna sahip RMS Zeitmeister markalarıyla yer alacak. 5 gün sürecek fuarda uluslararası şirketi&nbsp;OVERSEAS HONEST LTD. adıyla yer alacak olan Serhat Saat bu markalarına yönelik ürettiği en son modelleri sektör profesyonellerine ve ziyaretçilere tanıtacak.&nbsp;

Dünya üzerinde dört kıtada faaliyet gösteren ofisleri&nbsp;(İstanbul, Hong Kong, San Diego, Çin)&nbsp;Türkiye içinde 1000’den fazla bayide, 100’den fazla çalışanı ve 60'tan fazla ülkeye gerçekleştirdiği ihracatla Serhat Saat, &nbsp;Türkiye saat endüstrisine katma değer katmaya devam ediyor.&nbsp;

&nbsp;
 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[TÜRKİYE SAAT TEKNOLOJİSİNDE DE DÜNYA İLE YARIŞIYOR - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Thu, 29 Aug 2024 06:10:26 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-saat-teknolojisinde-de-dunya-ile-yarisiyor-091111-20240829.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-saat-teknolojisinde-de-dunya-ile-yarisiyor-091111-20240829.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/turkiye-saat-teknolojisinde-de-dunya-ile-yarisiyor-091111-20240829.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item><item><title><![CDATA[Sizin çöpünüz bir suçlunun   hazinesi olabilir]]></title>
            <guid isPermaLink="true">https://egemengzt.com/haber-sizin-copunuz-bir-suclunun-hazinesi-olabilir-64856.html</guid>
                    <link>https://egemengzt.com/haber-sizin-copunuz-bir-suclunun-hazinesi-olabilir-64856.html</link>
                    <description><![CDATA[Dijital mezarlıkta yeni bir tehdit kıpırdanıyor. Destek dışı kalan IoT cihazlar kötü niyetli aktörlerin esiri oluyor. ]]></description>
                    <content:encoded><![CDATA[ 
	
		
			
			
				
					
					
					
						
						
							
								
									
									Dijital güvenlik şirketi ESET eski, istismar edilebilecek güvenlik açıklarına sahip, kullanım ömürlerinin sona ermesi nedeniyle herhangi bir yama alamayan cihazların saldırganlar için kolay hedef olduğunu paylaştı.

									&nbsp;

									Bir cihazın çok yavaşlaması, sahibinin yeni bir cihaz satın alması veya güncel haline kıyasla işlevsellikten yoksun olması gibi nedenlerle kullanımdan kalktığı bir zaman gelir. Üretici odağını yeni bir modele kaydırarak eskisinin kullanım ömrünü sonlandırır. Bu aşamada, üreticiler ürün için parça, hizmet veya yazılım güncellemelerinin sağlanmasını, satışını veya pazarlanmasını durdurur. Bu birçok anlama gelebilir ancak ESET uzmanlarına göre cihaz güvenliğinin artık düzgün bir şekilde sürdürülmediği ve son kullanıcıyı savunmasız hale getirdiği sonucunu da doğurur. Destek sona erdikten sonra siber suçlular üstünlüğü ele geçirmeye başlayabilir. Kameralar, telekonferans sistemleri, yönlendiriciler ve akıllı kilitler gibi cihazların işletim sistemleri veya aygıt yazılımları bir kez eskidiğinde artık güvenlik güncellemeleri almaz ve bilgisayar korsanlığına veya diğer kötüye kullanımlara açık kapı bırakır.

									&nbsp;

									IOT cihaz sayısı 17 milyara ulaştı

									Tahminlere göre kapı kameralarından akıllı TV'lere kadar dünyada yaklaşık 17 milyar IoT cihazı var&nbsp;ve bu sayı artmaya devam ediyor. Bunların sadece üçte birinin beş yıl içinde kullanılmaz hale geldiğini varsayalım. Bu, 5.6 milyardan biraz fazla cihazın istismara açık hale gelebileceği anlamına gelir. Destek azaldıkça olasılık da artacaktır. Çoğu zaman, bu savunmasız cihazlar bir botnet'in parçası, bir bilgisayar korsanının emri altında zombilere dönüşen ve onların emirlerini yerine getiren cihazlardan oluşan bir ağ haline gelebilir.

									&nbsp;

									Birinin çöpü diğerinin hazinesidir

									Mozi, Güncelliğini yitirmiş ve savunmasız IoT cihazlarından yararlanan botnetlere iyi bir örnekdir. Bu botnet her yıl yüz binlerce internete bağlı cihazı ele geçirmesiyle ünlüydü. Bu cihazlar ele geçirildikten sonra veri hırsızlığı ve kötü amaçlı yazılım yüklerinin dağıtılması da dahil olmak üzere çeşitli kötü amaçlı faaliyetler için kullanıldı. Botnet çok ısrarcıydı ve hızlı genişleme yeteneğine sahipti ancak 2023 yılına kadar çökertildi. IoT video kamera gibi bir cihazdaki güvenlik açıklarından faydalanılması, bir saldırganın bu cihazı bir gözetleme aracı olarak kullanmasını ve sizi ve ailenizi gözetlemesini sağlayabilir. Uzaktan saldırganlar, IP adresleri keşfedildikten sonra kameraya daha önce erişimleri olmadan veya giriş bilgilerini bilmeden savunmasız, internete bağlı kameraları ele geçirebilirler. Savunmasız, kullanım dışı IoT cihazlarının listesi uzayıp gidiyor ve üreticiler genellikle bu tür savunmasız cihazları yamamak için harekete geçmiyor; hatta üreticiler iflas ettiğinde cihazlarına yama yayımlamaları da mümkün olamıyor.&nbsp;

									&nbsp;

									Eski cihaz, yeni amaç

									Aramızdaki IoT cihazlarının bolluğu nedeniyle yeni bir trend ortaya çıktı: Eski cihazların yeni amaçlar için yeniden kullanılması. Örneğin eski iPad'inizi akıllı bir ev kumandasına dönüştürmek ya da eski bir telefonu dijital fotoğraf çerçevesi veya arabanın GPS'i olarak kullanmak gibi. Olasılıklar çok ancak güvenlik yine de akılda tutulmalı. Bu elektronik cihazlar savunmasız yapıları nedeniyle internete bağlanmamalıdır. Öte yandan, eski bir cihazı çöpe atarak ondan kurtulmak da güvenlik açısından iyi bir fikir değildir. Çöp sahalarını zehirli maddelerle kirletmemek gibi çevresel bir bakış açısının yanı sıra eski cihazlar gizli bilgi hazineleri içerebilir. Desteklenmeyen cihazlar, bir saldırgan tarafından kontrol edilen ve hain amaçlar için kullanılan, güvenliği ihlal edilmiş cihazlardan oluşan bir ağ olan botnet'te zombi olarak da yer alabilir. Bu zombi cihazlar genellikle birisinin ağını veya web sitesini intikam almak için aşırı yükleyen dağıtılmış hizmet reddi (DDoS) saldırıları için veya dikkatleri başka bir saldırıdan uzaklaştırmak gibi farklı bir amaç için kullanılır.

									&nbsp;

									Akıllı dünya, akıllı suçlular ve zombiler

									Cihazlarınızı her zaman güncel tutmalı ve bu mümkün olmadığında eski verileri silerek güvenli bir şekilde imha etmeye çalışmalısınız. İmha ettikten sonra da yeni bir cihazla değiştirmeniz veya onlara yeni, çok daha az bağlantılı bir amaç bulmalısınız. Eski cihazlar kolay hedefler olabilir, bu nedenle onları internetten uzak tutarak veya kullanımlarını durdurarak, onlar aracılığıyla herhangi bir siber zarara karşı kendinizi güvende ve emniyette hissedebilirsiniz.
									
								
							
						
						
					
					
						
						
							
								
									
									&nbsp;
									
									
									&nbsp;
									
								
							
						
						
					
				
			
			
		
	

 ]]> </content:encoded><category domain="https://egemengzt.com/teknoloji-haberleri">TEKNOLOJİ</category><dc:creator><![CDATA[Sizin çöpünüz bir suçlunun   hazinesi olabilir - Haberler]]></dc:creator>
                 <pubDate>Tue, 27 Aug 2024 09:55:39 +0000</pubDate>
                    <media:content url="https://egemengzt.com/images/haber/sizin-copunuz-bir-suclunun-hazinesi-olabilir-125627-20240827.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                    <media:thumbnail url="https://egemengzt.com/images/haber/sizin-copunuz-bir-suclunun-hazinesi-olabilir-125627-20240827.jpg"/>
                    <enclosure url="https://egemengzt.com/images/haber/sizin-copunuz-bir-suclunun-hazinesi-olabilir-125627-20240827.jpg" length="50000" type="image/jpeg"/>
                </item></channel></rss>