Bazı köprüler vardır, yalnızca bir yakayı diğerine bağlamaz; toplumun hafızasına, vicdanına da bir anlam yükler. Cumhuriyet’in ilk büyük yatırımlarından Boğaziçi Köprüsü nasıl bir vizyonun sembolü olduysa, Adana’da Öğretmenler Bulvarı üzerine yapılan yeni köprü de kendi hikâyesiyle şehrimizin sembolleri arasına girmiştir.
Bu köprünün yapım süreci, siyasi tartışmaların, hukuki belirsizliklerin ve adalet arayışının gölgesinde geçti. Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, nedenini hâlâ kendisinin de bilmediği bir şekilde görevden alındı ve tutuklandı. O günlerde yarım kalan makam odası, bugün toplum vicdanında hâlâ yanıtını arayan sorulara işaret ediyor.
Ama köprü tamamlandı. Artık üzerinden geçen binlerce araç, aslında sadece bir yolculuğu değil, bir toplumsal hikâyeyi de taşımaktadır. Bu köprü, emeği geçen tüm mühendis ve işçilerin olduğu kadar, en çok da Zeydan Karalar’ın adıyla anılacaktır. Çünkü onun yaşadıkları, bu yapıyı sıradan bir ulaşım aracından çıkarıp, adaletin sembolüne dönüştürmüştür.
Bu nedenle ben, bu köprünün “Adalet Köprüsü” adıyla anılmasını öneriyorum. Çünkü köprüler sadece şehirleri değil, kalpleri de birbirine bağlar. Ve bizler biliyoruz ki, adalet er ya da geç yerini bulacaktır. İşte bu köprü de, o inancın bir nişanesi olarak yükselecek ve gelecek kuşaklara bir adalet hafızası bırakacaktır