13 yılda en az 836 çocuk iş cinayetine kurban gitti
13 yılda en az 836 çocuk iş cinayetine kurban gitti
Yayımlanan son küresel raporlara göre dünyada yaklaşık 138 milyon çocuğun çalıştığı, bu çocukların yaklaşık 54 milyonunun sağlıklarını, güvenliklerini ve gelişimlerini doğrudan tehdit eden tehlikeli işlerde çalıştırıldığı vurgulandı. 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kabaloğlu, bugün çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutları gösteren en acı göstergelerden biri, ölümle sonuçlanan “iş kazaları” olduğuna dikkat çekti.
2024 yılında 71, 2025 yılında en az 94 çocuk işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiğinin altını çizen Kabaloğlu, “Son 13 yılda en az 836 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu tablo, çocuk işçiliğinin artık yalnızca çalışma hayatı sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu göstermektedir” dedi. Kabaloğlu, çocuk işçiliğinin en temel nedeninin “yoksulluk” olduğunu belirterek, Çocuk işçiliği yoksulluğu ortadan kaldırmaz; aksine kuşaktan kuşağa aktarır. Kayıt dışılığı artırır, iş kazalarını çoğaltır ve eğitimden kopuşu derinleştirir” dedi.
……………
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kabaloğlu, “12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” kapsamında Uluslararası Çalışma Örgütü-ILO, Birleşmiş Milletlere Bağlı Diğer Kuruluşlar olan UNICEF ve FAO tarafından Ankara’da düzenlenen etkinliğe katıldı.
Çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılmasına yönelik farkındalığın artırılması ve ortaklıkların güçlendirilmesi doğrultusunda önem arz eden etkinliğe Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Lutfihak Alpkan, Birleşmiş Milletler Mukim Koordinatörü Dr. Babatunde A. Ahonsi, ILO Türkiye Ofisi Direktörü Yasser Hassan ve Birleşmiş Milletlere bağlı diğer kuruluşların temsilcileri, Aile ve Milli Eğitim Bakanlıklarının temsilcileri ile işçi ve işveren sendikalarının temsilcileri katıldı.
TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı İrfan Kabaloğlu, etkinlikte yaptığı konuşmada, çocuk işçiliğinin en temel nedeninin yoksulluk olduğunu vurguladı.
Kabaloğlu, şöyle konuştu:
““12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen bu etkinlikte sizlerle birlikte olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyor, TÜRK-İŞ Konfederasyonu adına hepinizi saygıyla selamlıyorum. Öncelikle Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO), UNICEF ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’ne (FAO), çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda gösterdikleri duyarlılık ve bu ortak etkinliği düzenledikleri için teşekkür ediyorum.
TÜRK-İŞ olarak, çalışma hayatını, geleceğimizi ve vicdanımızı ilgilendiren çocuk işçiliğinin sona erdirilmesi için uzun yıllardır kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Özellikle ILO tarafından yürütülen programlarda aktif rol aldık.
Türkiye’nin taraf olduğu 138 Sayılı Asgari Yaş Sözleşmesi ile 182 Sayılı En Kötü Biçimlerdeki Çocuk İşçiliğinin Yasaklanması Sözleşmesi’nin etkin uygulanması için ILO ile yakın iş birliği içerisinde çalıştık. Üye sendikalarımızla birlikte işçilere ve ailelere yönelik eğitimler ve etkinlikler düzenledik. Çocukların eğitimde kalmasına yönelik projeleri destekledik ve toplumsal farkındalığın artırılması için çaba gösterdik.
Eğitim olanaklarının artırılması, sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi, okullaşma oranlarının yükselmesi ve denetimlerin etkinleşmesiyle çocuk işçiliğinde önemli ilerlemeler kaydedildi. Ancak bugün geldiğimiz noktada hem dünyada hem de ülkemizde çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılamadığını üzülerek görmekteyiz.
Yayımlanan son küresel raporlara göre dünyada yaklaşık 138 milyon çocuk çalışmaktadır. Bu çocukların yaklaşık 54 milyonu sağlıklarını, güvenliklerini ve gelişimlerini doğrudan tehdit eden tehlikeli işlerde çalıştırılmaktadır. Savaşlar, göç hareketleri, derinleşen yoksulluk, ekonomik krizler, gelir eşitsizliği, alım gücündeki düşüş ve kayıt dışı çalışma bu tablonun başlıca nedenleridir. Türkiye de bu tablodan bağımsız değildir. Bugün çocuk işçiliğinin ulaştığı boyutları gösteren en acı göstergelerden biri, ölümle sonuçlanan iş kazalarıdır. 2024 yılında 71, 2025 yılında en az 94 çocuk işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirmiştir. Son 13 yılda en az 836 çocuk çalışırken hayatını kaybetmiştir. Bu tablo, çocuk işçiliğinin artık yalnızca çalışma hayatı sorunu değil, derin bir toplumsal yara olduğunu göstermektedir.
Değerli Katılımcılar, Çocuk işçiliğinin en temel nedeni yoksulluktur. Çocuklar çoğu zaman ailelerinin tercihiyle değil, başka bir seçenek kalmadığı için çalışma hayatına sürüklenmektedir. Ailelerin insanca yaşamaya yetecek gelire sahip olamaması, çocukların kazancını zorunlu bir gelir haline getirmektedir. Bugün milyonlarca insan için gıda, barınma, ulaşım, enerji ve eğitim harcamaları ağır bir yük oluşturmaktadır. Dolayısıyla çocuk işçiliği yalnızca çalışma hayatının değil, ekonomik, sosyal ve eğitim politikalarının da bir sonucudur. Bizler biliyoruz ki çocukların yeri okullar, parklar, spor sahaları ve oyun alanlarıdır. Erken yaşta çalışma hayatına giren çocukların sağlıkları, fiziksel ve psikolojik gelişimleri zarar görmektedir. Sosyal yaşamları ve geleceğe dair umutları zedelenmektedir.
Çocuk işçiliği yoksulluğu ortadan kaldırmaz; aksine kuşaktan kuşağa aktarır. Kayıt dışılığı artırır, iş kazalarını çoğaltır ve eğitimden kopuşu derinleştirir. Bu nedenle toplumun tüm kesimlerine önemli sorumluluklar düşmektedir. Sendikalar olarak daha güçlü bir mücadele yürütmeliyiz. Kayıt dışılıkla mücadeleyi büyütmeli, farkındalık çalışmalarını artırmalı ve çocuk emeğinin sömürüsüne karşı daha güçlü bir toplumsal duruş sergilemeliyiz. Ancak açıkça ifade etmek gerekir ki çocuk işçiliğiyle mücadelenin asli sorumluluğu devlete aittir.
Çocukları çalışmaya iten ekonomik ve sosyal nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Gelir adaletsizliği ve yoksulluk azaltılmadan, ailelerin yaşam koşulları iyileştirilmeden ve nitelikli eğitim erişilebilir hale getirilmeden kalıcı sonuçlar alınması mümkün değildir. Bu nedenle mücadele; etkin denetim mekanizmaları, adil ekonomi politikaları ve güçlü bir sosyal devlet anlayışıyla yürütülmelidir. Çocuklarımızın çalışmak zorunda kalmadığı, eğitimden kopmadığı ve çocukluklarını özgürce yaşayabildiği bir toplum hepimizin ortak hedefidir. Bu hedef ancak ortak sorumluluk, kararlı irade ve güçlü iş birliğiyle mümkündür. Bu etkinliğin düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurumlara ve uluslararası kuruluşlara teşekkür ediyor, TÜRK-İŞ adına hepinizi saygıyla selamlıyorum”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
