“Adaletsizlik çarşıda, pazarda, her yerde”

GÜNDEM 05.03.2026 - 14:01, Güncelleme: 05.03.2026 - 14:01 298 kez okundu.
 

“Adaletsizlik çarşıda, pazarda, her yerde”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Adana’da katıldığı iftar programında, ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu. Oruç ayının, sabır, kanaat, şükür ayı olduğunu söyleyen Özdağ, “Ama Ramazan ayı aynı zamanda adalet ayı olmalı, kul hakkının yenilmediği ay olmalı” diye konuştu. Özdağ, ülkenin en büyük sorunlarının başında “adalet”in geldiğini savlayarak, iktidar yanlılarının da muhaliflerin de yasalar önünde eşit olmasını istediklerini dile getirdi.
Bir tarafta insanların açlıkla boğuşurken, bir tarafta küçük bir azınlığın her geçen gün zenginleşmeye devam ettiğini savunan Özdağ, “Pazarlarda dolaşıyorum. 250 lirayla pazara alışverişe giden mutsuz kadınları görüyorum. Ama öte yandan bir parfümeriye giriyorum Eyüp Sultan'da. Herhalde diyorum bunun işleri kötü. Yok dedi, işlerimiz çok iyi maşallah. Nasıl dedim ya? Biz ithal parfüm getiriyoruz dedi. Merak ettim birden, ‘en pahalı parfüm kaça?’ dedim ‘68 bin lira’ dedi” ifadesini kullandı. ………………….. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin Adana il teşkilatı tarafından bir otelde düzenlenen iftar programına katıldı. İftar sonrası partililerine seslenen Özdağ, “Ne yazık ki Ramazanları Ramazan, bayramları bayram tadında kutlayamıyoruz artık. Ramazan oruç ayı ama o kadar ağır bir ekonomik krizden geçiyor ki ülkemiz, 16 milyon emekli dul ve yetim aldıkları maaşla zaten oruç tutmak zorunda kalıyorlar, Ramazan dışında da çünkü açlıkla boğuşuyorlar. Asgari ücretliler aldıkları maaşla açlık seviyesindeler. Onunla mücadele ediyorlar” diye konuştu. Oruç ayının sabır, kanaat, şükür ayı olduğunu vurgulayan Özdağ, “Ama Ramazan ayı aynı zamanda adalet ayı olmalı, kul hakkının yenilmediği ay olmalı” dedi. Ramazanlarda da Ramazan dışında da kul hakkının yendiğini, adaletsizliğin zirve yaptığının görüldüğünü iddia eden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, adaletsizliğin sadece mahkemelerde, yargıda görülmediğini ileri sürerek, adaletsizliğin sokaklarda, AVM’lerde, çarşıda, pazarda, her yerde görüldüğünü belirtti. Özdağ, özetle şöyle konuştu: “İnsanlar açlıkla boğuşuyorlar. Bakın bir tarafta küçük bir azınlık her geçen gün son 10 seneden bu yana zenginleşmeye devam ediyor. Onların milli gelirden aldığı pay artıyor. Ama geriye kalan milyonlar her geçen gün daha yoksullaşıyorlar. Onların milli gelirden aldığı pay azalıyor. Pazarlarda dolaşıyorum. 250 lirayla pazara alışverişe giden mutsuz kadınları görüyorum. Pazarda dolaşıyorum. Elinde boş torbayla, cebinde 100-150 lirayla bir kilo patates, bir kilo ıspanak alıp evine dönmek zorunda kalan emeklileri görüyorum. 50 liralık turp tarttığı zaman pazarcıya 40 liralığı yok mu deyip 10 lira için o turpu almaktan vazgeçen kadınları görüyorum. Ama öte yandan bir parfümeriye giriyorum Eyüp Sultan'da. Herhalde diyorum bunun işleri kötü, neticede parfümeri. İnsanın ilk vazgeçeceği şey parfümdür. Yok dedi, işlerimiz çok iyi maşallah. Nasıl dedim ya? Biz ithal parfüm getiriyoruz dedi. Merak ettim birden, ‘en pahalı parfüm kaça?’ dedim ‘68 bin lira’ dedi. Arkadaşlar üç tane emekli bir araya gelse alamıyor. 68 bin lira. Bu konuşmanın videosu var bende. Onları tüketenler parfüm banyosu yapabiliyorlar.  BMW'nin Orta Doğu Bölge Müdürü açıklama yapıyor: ‘Biz 2030'a kadar Türkiye pazarında müthiş mal satmaya devam edeceğiz, Türkiye pazarı öncülük yapıyor’ diyor. Kim bunları alıyor? İşte bu küçük azınlık, bunlar alıyorlar. Öbür tarafta ise 28 bin lira asgari ücretle yaşamaya çalışan insanlarımız. Onlar açlıkla mücadele ediyor. Emekliler, dullar, yetimler, onlar da açlıkla mücadele ediyor. Bakın açlık sınırı 32 bin lira, yoksulluk sınırı 105 bin lira arkadaşlar bu ülkede. Evet, ne yazık ki öyle. En düşük emekli maaşı 20 bin lira diyoruz, ya dulsanız? 14 bin lira, 15 bin lira. Tek başınıza o parayla geçinmek zorundasınız. Ama bu arada bir AK Partili milletvekili kalkıyor diyor ki ‘500 bin lira maaş alıyorum ama yetmiyor, size vereyim siz geçinin’ diyor. 500 bin lira. Milletvekili hem emekli maaşını alıyor hem milletvekili maaşını alıyor, ikisi ayda 500 bin lirayı ediyor arkadaşlar. Öbür taraftan bir Genel Başkan Yardımcısı da diyor ki, Gabar'da petrol bulduk, merak etmeyin, o petrol çıkacak, oradan gelecek refahı hep birlikte paylaşacağız. Hani Nasrettin Hoca'dan borcunu istemiş ya adam, demiş ki Nasrettin Hoca kolay, borcumu öderim. Nasıl ödeyeceksin? Hoca demiş, şuraya tel örgü öreceğim. Buradan koyun sürüleri geçecek. Ben oraya takılan yünleri toplayacağım, onları satacağım, borcunu ödeyeceğim. Adam gülmeye başlayınca peşin parayı gördün ya gülüyorsun demiş. Evet, aynı şeyi şimdi bize AKP grup başkan vekili yapıyor. Gabar Petrolü'nü gördük ya, hepimiz güldük zaten. Bizim önerimiz şu: Zafer Partisi olarak, madem Sayın Grup Başkan Vekili Gabar Petrolü'nün bu kadar zenginlik getireceğinden eminsiniz, Gabar Petrolü'nden zenginlik gelene kadar siz emekli maaşınızı almaktan vazgeçin, bunu halka verin de görelim. “İKTİDAR YANLILARININ DA MUHALİFLERİN DE YASALAR ÖNÜNDE AYNI HAKLARA SAHİP OLMASINI İSTİYORUZ” Bakın, adaletsizlik deyince ‘devletin dini adalettir’ diyen bir dinin mensuplarıyız. ‘Adalet mülkün temelidir’ diyen bir devlet anlayışını temsil ediyoruz. Hazreti Muhammed, Peygamberimiz diyor ki, sizden önceki toplumların helak olmasına neden olan şey, onların içinden zengin ve soylu suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve yoksul birisi suç işlediği zaman ona ceza verilirdi. Arkadaşlar, biz şimdi bunu yaşıyoruz. Zengin ve soyluysanız ceza almıyorsunuz, fakirseniz ceza alıyorsunuz. İşte Kızılay eski Genel Müdürünün kızı, trafik kazasında bir gencin ölümüne neden oldu, hiç tutuklanmadı, istenen hapis cezası düşürüldü, dava devam ediyor, çocuğun annesi sonuçta vazgeçti davacı olmaktan. Bu adalet değil. Bir de ilahi adalet var. Ama ilahi adalet olmadan önce yeryüzünde adalet istemek de bizim hakkımız. Biz de o adaleti istiyoruz. İktidar yanlılarının da muhaliflerin de yasalar önünde aynı haklara sahip olmasını istiyoruz”
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Adana’da katıldığı iftar programında, ülke gündemine dair açıklamalarda bulundu. Oruç ayının, sabır, kanaat, şükür ayı olduğunu söyleyen Özdağ, “Ama Ramazan ayı aynı zamanda adalet ayı olmalı, kul hakkının yenilmediği ay olmalı” diye konuştu. Özdağ, ülkenin en büyük sorunlarının başında “adalet”in geldiğini savlayarak, iktidar yanlılarının da muhaliflerin de yasalar önünde eşit olmasını istediklerini dile getirdi.

Bir tarafta insanların açlıkla boğuşurken, bir tarafta küçük bir azınlığın her geçen gün zenginleşmeye devam ettiğini savunan Özdağ, “Pazarlarda dolaşıyorum. 250 lirayla pazara alışverişe giden mutsuz kadınları görüyorum. Ama öte yandan bir parfümeriye giriyorum Eyüp Sultan'da. Herhalde diyorum bunun işleri kötü. Yok dedi, işlerimiz çok iyi maşallah. Nasıl dedim ya? Biz ithal parfüm getiriyoruz dedi. Merak ettim birden, ‘en pahalı parfüm kaça?’ dedim ‘68 bin lira’ dedi” ifadesini kullandı.

…………………..


Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin Adana il teşkilatı tarafından bir otelde düzenlenen iftar programına katıldı. İftar sonrası partililerine seslenen Özdağ, “Ne yazık ki Ramazanları Ramazan, bayramları bayram tadında kutlayamıyoruz artık. Ramazan oruç ayı ama o kadar ağır bir ekonomik krizden geçiyor ki ülkemiz, 16 milyon emekli dul ve yetim aldıkları maaşla zaten oruç tutmak zorunda kalıyorlar, Ramazan dışında da çünkü açlıkla boğuşuyorlar. Asgari ücretliler aldıkları maaşla açlık seviyesindeler. Onunla mücadele ediyorlar” diye konuştu.
Oruç ayının sabır, kanaat, şükür ayı olduğunu vurgulayan Özdağ, “Ama Ramazan ayı aynı zamanda adalet ayı olmalı, kul hakkının yenilmediği ay olmalı” dedi.
Ramazanlarda da Ramazan dışında da kul hakkının yendiğini, adaletsizliğin zirve yaptığının görüldüğünü iddia eden Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, adaletsizliğin sadece mahkemelerde, yargıda görülmediğini ileri sürerek, adaletsizliğin sokaklarda, AVM’lerde, çarşıda, pazarda, her yerde görüldüğünü belirtti.
Özdağ, özetle şöyle konuştu:
“İnsanlar açlıkla boğuşuyorlar. Bakın bir tarafta küçük bir azınlık her geçen gün son 10 seneden bu yana zenginleşmeye devam ediyor. Onların milli gelirden aldığı pay artıyor. Ama geriye kalan milyonlar her geçen gün daha yoksullaşıyorlar. Onların milli gelirden aldığı pay azalıyor. Pazarlarda dolaşıyorum. 250 lirayla pazara alışverişe giden mutsuz kadınları görüyorum. Pazarda dolaşıyorum. Elinde boş torbayla, cebinde 100-150 lirayla bir kilo patates, bir kilo ıspanak alıp evine dönmek zorunda kalan emeklileri görüyorum. 50 liralık turp tarttığı zaman pazarcıya 40 liralığı yok mu deyip 10 lira için o turpu almaktan vazgeçen kadınları görüyorum. Ama öte yandan bir parfümeriye giriyorum Eyüp Sultan'da. Herhalde diyorum bunun işleri kötü, neticede parfümeri. İnsanın ilk vazgeçeceği şey parfümdür. Yok dedi, işlerimiz çok iyi maşallah. Nasıl dedim ya? Biz ithal parfüm getiriyoruz dedi. Merak ettim birden, ‘en pahalı parfüm kaça?’ dedim ‘68 bin lira’ dedi. Arkadaşlar üç tane emekli bir araya gelse alamıyor. 68 bin lira. Bu konuşmanın videosu var bende. Onları tüketenler parfüm banyosu yapabiliyorlar. 
BMW'nin Orta Doğu Bölge Müdürü açıklama yapıyor: ‘Biz 2030'a kadar Türkiye pazarında müthiş mal satmaya devam edeceğiz, Türkiye pazarı öncülük yapıyor’ diyor. Kim bunları alıyor? İşte bu küçük azınlık, bunlar alıyorlar. Öbür tarafta ise 28 bin lira asgari ücretle yaşamaya çalışan insanlarımız. Onlar açlıkla mücadele ediyor. Emekliler, dullar, yetimler, onlar da açlıkla mücadele ediyor. Bakın açlık sınırı 32 bin lira, yoksulluk sınırı 105 bin lira arkadaşlar bu ülkede. Evet, ne yazık ki öyle. En düşük emekli maaşı 20 bin lira diyoruz, ya dulsanız? 14 bin lira, 15 bin lira. Tek başınıza o parayla geçinmek zorundasınız. Ama bu arada bir AK Partili milletvekili kalkıyor diyor ki ‘500 bin lira maaş alıyorum ama yetmiyor, size vereyim siz geçinin’ diyor. 500 bin lira. Milletvekili hem emekli maaşını alıyor hem milletvekili maaşını alıyor, ikisi ayda 500 bin lirayı ediyor arkadaşlar. Öbür taraftan bir Genel Başkan Yardımcısı da diyor ki, Gabar'da petrol bulduk, merak etmeyin, o petrol çıkacak, oradan gelecek refahı hep birlikte paylaşacağız. Hani Nasrettin Hoca'dan borcunu istemiş ya adam, demiş ki Nasrettin Hoca kolay, borcumu öderim. Nasıl ödeyeceksin? Hoca demiş, şuraya tel örgü öreceğim. Buradan koyun sürüleri geçecek. Ben oraya takılan yünleri toplayacağım, onları satacağım, borcunu ödeyeceğim. Adam gülmeye başlayınca peşin parayı gördün ya gülüyorsun demiş. Evet, aynı şeyi şimdi bize AKP grup başkan vekili yapıyor. Gabar Petrolü'nü gördük ya, hepimiz güldük zaten. Bizim önerimiz şu: Zafer Partisi olarak, madem Sayın Grup Başkan Vekili Gabar Petrolü'nün bu kadar zenginlik getireceğinden eminsiniz, Gabar Petrolü'nden zenginlik gelene kadar siz emekli maaşınızı almaktan vazgeçin, bunu halka verin de görelim.
“İKTİDAR YANLILARININ DA MUHALİFLERİN DE YASALAR ÖNÜNDE AYNI HAKLARA SAHİP OLMASINI İSTİYORUZ”
Bakın, adaletsizlik deyince ‘devletin dini adalettir’ diyen bir dinin mensuplarıyız. ‘Adalet mülkün temelidir’ diyen bir devlet anlayışını temsil ediyoruz. Hazreti Muhammed, Peygamberimiz diyor ki, sizden önceki toplumların helak olmasına neden olan şey, onların içinden zengin ve soylu suç işlediği zaman cezasız bırakılır, fakir ve yoksul birisi suç işlediği zaman ona ceza verilirdi. Arkadaşlar, biz şimdi bunu yaşıyoruz. Zengin ve soyluysanız ceza almıyorsunuz, fakirseniz ceza alıyorsunuz. İşte Kızılay eski Genel Müdürünün kızı, trafik kazasında bir gencin ölümüne neden oldu, hiç tutuklanmadı, istenen hapis cezası düşürüldü, dava devam ediyor, çocuğun annesi sonuçta vazgeçti davacı olmaktan. Bu adalet değil. Bir de ilahi adalet var. Ama ilahi adalet olmadan önce yeryüzünde adalet istemek de bizim hakkımız. Biz de o adaleti istiyoruz. İktidar yanlılarının da muhaliflerin de yasalar önünde aynı haklara sahip olmasını istiyoruz”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.