Asgari ücretteki erime sürüyor

GÜNDEM 04.05.2026 - 13:22, Güncelleme: 04.05.2026 - 13:22 122 kez okundu.
 

Asgari ücretteki erime sürüyor

DİSK-AR Enflasyon Bülteni (Mayıs 2026) yayınlandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 artarken, DİSK-AR’a göre asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 110 TL’ye, en düşük emekli aylığındaki kayıp ise 2 bin 928 TL’ye ulaştı.
DİSK’in internet sitesinde, rapora ilişkin şunlara yer verildi: “TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan 2026 sonuçlarını açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 32,37. TÜFE'deki değişim 2026 Nisan ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı ise yüzde 4,18 oranında açıklandı. Aylık fiyat artışı Nisan 2025’te yüzde 3 ve Nisan 2024’te ise yüzde 3,18 olarak açıklanmıştı. Resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor. Nisan 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 50,60 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 7,99 ile konut oldu. Asgari ücretin Nisan 2026’da kaybı 4 bin 110! Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Nisan’da asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 110 TL oldu. En düşük emekli aylığı ise 2026 Nisan itibarıyla 2 bin 928 TL’sini kaybetti. FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDİYOR! TÜİK’e göre yıllık enflasyon artış hızında bir yavaşlama söz konusu. Bunun temel nedenlerinden birinin baz etkisi olduğu biliniyor. Baz etkisi bir önceki yılın daha yüksek aylık enflasyonunun yerini cari yılda daha düşük bir aylık enflasyonun almasından kaynaklanıyor. Fiyatlar artmaya devam ediyor. Fiyatlarda bir düşüş söz konusu değil. Enflasyon hesabına esas olan fiyat endeksleri, madde fiyatlarının derlenmesiyle oluşturuluyor ve fiyatlardaki artışı daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Buna göre TÜFE ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam ediyor. 2025:100 bazlı TÜFE, Nisan 2005’te 3,6 iken Nisan 2026’da 126,6’ya yükseldi. 2025:100 bazlı olan TÜFE’ye göre ortalama madde fiyatları 2005’ten bu yana 34,8 kat artış gösterdi. Gıda fiyatları, ortalama fiyatlardan daha hızla artış göstermeye devam ediyor. 2025:100 bazlı gıda fiyatları endeksi ise Nisan 2005’te 2,5 iken Nisan 2026’da 132,3’e yükseldi. 2025:100 bazlı olan endekse göre gıda fiyatları 2005’ten bu yana 52,9 kat artış gösterdi. TÜİK’e göre 2005 yılına göre genel fiyatlar 34,8 kat artarken, gıda fiyatları 52,9 kat arttı. Gıda fiyatlarının ortalama madde fiyatlarından daha hızlı artması sebebiyle son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki makas açılmaya devam ediyor. Uzun dönemde gıda fiyatlarının genel ortalamadan çok artması gıda harcaması yüksek olan düşük gelir gruplarının geçim sıkıntısının artmasına yol açıyor. ENFLASYONUN YÜKÜ DAR GELİRLİYE Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. TÜİK verilerine (2023) göre en düşük yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3'ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4’tür. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1'ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,8’de kalmaktadır. Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazladır. Bu durum pahalılığın farklı toplumsal kesimlerde farklı hissedilmesine yol açmaktadır. Dar gelirlilerin harcanabilir gelirlerinin sınırlı olması nedeniyle daha yoğun bir geçim sıkıntısı çekmektedir. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor. Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor Öte yandan TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması 2023 ve 2024 verilerine bakıldığında en düşük yüzde 20’lik gelir grubunda hanehalkının ortalama gıda harcamasının payının (en fazla bütçe ayrılan kategori olmakla birlikte) yüzde 36,6’dan yüzde 30,4’e gerilediği görülmektedir. Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut ve kira ile ulaştırmada olmaktadır. Ulaştırma ve konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 6 puanlık bir gerileme yaşanmıştır. Bu, yüzde 20’lik en yoksul grubun var olan gelirle haneyi geçindirmekteki zorluğunu göstermesi bakımından önemlidir”
DİSK-AR Enflasyon Bülteni (Mayıs 2026) yayınlandı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre nisan ayında enflasyon aylık yüzde 4,18, yıllık yüzde 32,37 artarken, DİSK-AR’a göre asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 110 TL’ye, en düşük emekli aylığındaki kayıp ise 2 bin 928 TL’ye ulaştı.

DİSK’in internet sitesinde, rapora ilişkin şunlara yer verildi:

“TÜİK Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan 2026 sonuçlarını açıkladı. TÜİK’e göre TÜFE yıllık yüzde 32,37. TÜFE'deki değişim 2026 Nisan ayında on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,43 olarak gerçekleşti. TÜFE’deki aylık değişim oranı ise yüzde 4,18 oranında açıklandı. Aylık fiyat artışı Nisan 2025’te yüzde 3 ve Nisan 2024’te ise yüzde 3,18 olarak açıklanmıştı.
Resmi enflasyon verileri konusundaki şaibe devam ediyor. TÜİK’in Haziran 2022’de madde fiyat listesini açıklamaktan vazgeçmesi nedeniyle enflasyon verileri daha da tartışmalı hale gelmişti. TÜİK’in şaibeli enflasyon verilerine göre bile Türkiye’de enflasyon yüksek seyretmeye devam ediyor. Nisan 2026 itibarıyla yıllık enflasyonun en yüksek görüldüğü harcama grubu yüzde 50,60 ile eğitim oldu. Aylık en yüksek artışın görüldüğü harcama grubu yüzde 8,94 ile giyim ve ayakkabı olarak gerçekleşti. Aylık yüksek artışın görüldüğü ikinci grup ise yüzde 7,99 ile konut oldu.
Asgari ücretin Nisan 2026’da kaybı 4 bin 110!
Türkiye’de birkaç yıldır devam eden yüksek enflasyon dar gelirlilerin ve işçilerin alım güçlerinin düşmesine yol açıyor. Büyük ölçüde baz etkisi nedeniyle enflasyonun artış hızı yavaşlamış olsa da fiyatlar artmaya devam ediyor. Enflasyonun artış hızındaki düşüş fiyatların düşmesi anlamına gelmiyor. Dahası enflasyon farklı toplumsal sınıf ve kesimleri farklı etkiliyor. Dar gelirlilerin alım gücünü çok daha fazla düşürüyor ve gelir dağılımını bozucu bir işlev görüyor. Asgari ücret enflasyon karşısında eriyor. 2026 Nisan’da asgari ücretin enflasyon karşısındaki kaybı 4 bin 110 TL oldu. En düşük emekli aylığı ise 2026 Nisan itibarıyla 2 bin 928 TL’sini kaybetti.
FİYATLAR ARTMAYA DEVAM EDİYOR!
TÜİK’e göre yıllık enflasyon artış hızında bir yavaşlama söz konusu. Bunun temel nedenlerinden birinin baz etkisi olduğu biliniyor. Baz etkisi bir önceki yılın daha yüksek aylık enflasyonunun yerini cari yılda daha düşük bir aylık enflasyonun almasından kaynaklanıyor.
Fiyatlar artmaya devam ediyor. Fiyatlarda bir düşüş söz konusu değil. Enflasyon hesabına esas olan fiyat endeksleri, madde fiyatlarının derlenmesiyle oluşturuluyor ve fiyatlardaki artışı daha çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Buna göre TÜFE ile gıda fiyatları endeksi arasındaki fark açılmaya devam ediyor.
2025:100 bazlı TÜFE, Nisan 2005’te 3,6 iken Nisan 2026’da 126,6’ya yükseldi. 2025:100 bazlı olan TÜFE’ye göre ortalama madde fiyatları 2005’ten bu yana 34,8 kat artış gösterdi. Gıda fiyatları, ortalama fiyatlardan daha hızla artış göstermeye devam ediyor. 2025:100 bazlı gıda fiyatları endeksi ise Nisan 2005’te 2,5 iken Nisan 2026’da 132,3’e yükseldi. 2025:100 bazlı olan endekse göre gıda fiyatları 2005’ten bu yana 52,9 kat artış gösterdi.
TÜİK’e göre 2005 yılına göre genel fiyatlar 34,8 kat artarken, gıda fiyatları 52,9 kat arttı. Gıda fiyatlarının ortalama madde fiyatlarından daha hızlı artması sebebiyle son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki makas açılmaya devam ediyor. Uzun dönemde gıda fiyatlarının genel ortalamadan çok artması gıda harcaması yüksek olan düşük gelir gruplarının geçim sıkıntısının artmasına yol açıyor.
ENFLASYONUN YÜKÜ DAR GELİRLİYE
Gelir düzeyi ve harcama kalıplarının farklı olması nedeniyle toplumsal sınıf ve kesimler enflasyon sonucu ortaya çıkan pahalılığı çok farklı hissediyor. TÜİK verilerine (2023) göre en düşük yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 6,3'ünü alırken, bu grubun harcamaları içinde gıdanın payı yüzde 30,4’tür. En yüksek yüzde 20'lik gelir grubu toplam gelirin yüzde 48,1'ini elde ederken harcamaları içindeki gıdanın payı yüzde 12,8’de kalmaktadır. Böylece dar gelirli grupların gıda dışı harcamalar için geliri daha sınırlı kalırken yüksek gelir gruplarında bu miktar oldukça fazladır. Bu durum pahalılığın farklı toplumsal kesimlerde farklı hissedilmesine yol açmaktadır. Dar gelirlilerin harcanabilir gelirlerinin sınırlı olması nedeniyle daha yoğun bir geçim sıkıntısı çekmektedir. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.
Düşük gelirliler gıdadan kısıp kira ve ulaşıma harcıyor
Öte yandan TÜİK Hanehalkı Tüketim Harcaması Araştırması 2023 ve 2024 verilerine bakıldığında en düşük yüzde 20’lik gelir grubunda hanehalkının ortalama gıda harcamasının payının (en fazla bütçe ayrılan kategori olmakla birlikte) yüzde 36,6’dan yüzde 30,4’e gerilediği görülmektedir. Bu gelir grubunun bütçesinden ayırdığı paydaki belirgin artışlar ise konut ve kira ile ulaştırmada olmaktadır. Ulaştırma ve konut ve kiradaki fiyat artışları ile buralardan bütçelerinde kesintiye gidemeyen en düşük gelir grubu hanelerinin, temel ihtiyaç olan gıdaya ayırdıkları payda yaklaşık 6 puanlık bir gerileme yaşanmıştır. Bu, yüzde 20’lik en yoksul grubun var olan gelirle haneyi geçindirmekteki zorluğunu göstermesi bakımından önemlidir”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.