Bir Annenin Gözünden Otizm: Sessiz Ama Güçlü Bir Yolculuk

SAĞLIK-YAŞAM 02.04.2026 - 12:44, Güncelleme: 02.04.2026 - 12:44 388 kez okundu.
 

Bir Annenin Gözünden Otizm: Sessiz Ama Güçlü Bir Yolculuk

Adana’da yaşayan Akan ailesinin üçüz çocukları üzerinden şekillenen yaşam mücadelesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında anlamlı bir hikâyeye dönüştü.
Mekselina ve Sabahattin Akan çiftinin 2020 yılında dünyaya gelen üçüzleri Poyraz, Doruk ve Ege, farklı sağlık süreçleriyle ailenin hayatını bambaşka bir noktaya taşıdı. İki kardeşe serebral palsi (beyin felci) tanısı konulurken, Ege ise otizm tanısı aldı. Üçüzlerle Başlayan Zorlu Ama Umut Dolu Yolculuk Akan ailesi için üçüzlerin doğumu büyük bir mutluluk olurken, ardından gelen teşhisler hayatlarını tamamen değiştirdi. Poyraz ve Doruk’un fiziksel destek gerektiren süreçleri devam ederken, Ege’nin otizm tanısı ile birlikte aile için iletişim ve anlayış temelli yeni bir dönem başladı. Ege’nin Sessiz Dünyası, Güçlü İfadesi Henüz 5,5 yaşında olan Ege, kelimelerle değil; bakışları, mimikleri ve işaretleriyle kendini ifade ediyor. Her geçen gün biraz daha iletişim kurabilen Ege, anlaşıldıkça kendini daha fazla açıyor ve çevresiyle daha güçlü bağlar kuruyor. Bir Annenin Dilinden Ege’nin Hikâyesi Ege’nin annesi Mekselina Akan, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlatıyor: “2 Nisan sadece bir gün… ama bizim için her gün farkındalık. Ege bize sabretmeyi, anlamayı ve gerçekten dinlemeyi öğretti. O konuşmasa da kendini anlatıyor. Bazen bir bakışıyla, bazen bir hareketiyle… Onu anladıkça daha çok açılıyor. Her çocuk kendi yolunda yürür. Ege de kendi yolunu çiziyor. Biz onun hızına ayak uydurmayı öğrendik.” Akan, otizmin bir eksiklik değil, farklı bir iletişim biçimi olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam ediyor: “Ege’nin dünyası sessiz değil aslında… sadece farklı. Onu anlamak için kelimeler yetmiyor, kalple dinlemek gerekiyor. Her çocuk duyulmak ister. Bazen bunu kelimelerle değil, başka yollarla yaparlar. Yeter ki biz anlamaya hazır olalım.” “Sevgi Her Dili Anlar” Anne Akan, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen en güçlü bağın sevgi olduğunu ifade ediyor: “Bizim öğrendiğimiz en büyük şey şu oldu: Sevgi her dili anlar. Ege bize bunu öğretti. Sabırla, sevgiyle ve anlayışla yaklaştığınızda, o da size kendi dünyasının kapılarını açıyor.” Farkındalık Bir Gün Değil, Bir Süreç 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün önemine değinen Akan ailesi, asıl ihtiyacın bir gün değil, sürekli anlayış olduğunu vurguluyor. Ege’nin hikâyesi, sadece bir çocuğun değil; aynı zamanda bir ailenin sabır, sevgi ve kabullenme yolculuğunu gözler önüne seriyor.
Adana’da yaşayan Akan ailesinin üçüz çocukları üzerinden şekillenen yaşam mücadelesi, 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında anlamlı bir hikâyeye dönüştü.

Mekselina ve Sabahattin Akan çiftinin 2020 yılında dünyaya gelen üçüzleri Poyraz, Doruk ve Ege, farklı sağlık süreçleriyle ailenin hayatını bambaşka bir noktaya taşıdı. İki kardeşe serebral palsi (beyin felci) tanısı konulurken, Ege ise otizm tanısı aldı.

Üçüzlerle Başlayan Zorlu Ama Umut Dolu Yolculuk

Akan ailesi için üçüzlerin doğumu büyük bir mutluluk olurken, ardından gelen teşhisler hayatlarını tamamen değiştirdi. Poyraz ve Doruk’un fiziksel destek gerektiren süreçleri devam ederken, Ege’nin otizm tanısı ile birlikte aile için iletişim ve anlayış temelli yeni bir dönem başladı.

Ege’nin Sessiz Dünyası, Güçlü İfadesi

Henüz 5,5 yaşında olan Ege, kelimelerle değil; bakışları, mimikleri ve işaretleriyle kendini ifade ediyor.

Her geçen gün biraz daha iletişim kurabilen Ege, anlaşıldıkça kendini daha fazla açıyor ve çevresiyle daha güçlü bağlar kuruyor.

Bir Annenin Dilinden Ege’nin Hikâyesi

Ege’nin annesi Mekselina Akan, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlatıyor:

“2 Nisan sadece bir gün… ama bizim için her gün farkındalık. Ege bize sabretmeyi, anlamayı ve gerçekten dinlemeyi öğretti.

O konuşmasa da kendini anlatıyor. Bazen bir bakışıyla, bazen bir hareketiyle… Onu anladıkça daha çok açılıyor. Her çocuk kendi yolunda yürür. Ege de kendi yolunu çiziyor. Biz onun hızına ayak uydurmayı öğrendik.”

Akan, otizmin bir eksiklik değil, farklı bir iletişim biçimi olduğunu vurgulayarak sözlerine şöyle devam ediyor:

“Ege’nin dünyası sessiz değil aslında… sadece farklı. Onu anlamak için kelimeler yetmiyor, kalple dinlemek gerekiyor. Her çocuk duyulmak ister. Bazen bunu kelimelerle değil, başka yollarla yaparlar. Yeter ki biz anlamaya hazır olalım.”

“Sevgi Her Dili Anlar”

Anne Akan, yaşadıkları tüm zorluklara rağmen en güçlü bağın sevgi olduğunu ifade ediyor:

“Bizim öğrendiğimiz en büyük şey şu oldu: Sevgi her dili anlar.

Ege bize bunu öğretti. Sabırla, sevgiyle ve anlayışla yaklaştığınızda, o da size kendi dünyasının kapılarını açıyor.”

Farkındalık Bir Gün Değil, Bir Süreç

2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü’nün önemine değinen Akan ailesi, asıl ihtiyacın bir gün değil, sürekli anlayış olduğunu vurguluyor.

Ege’nin hikâyesi, sadece bir çocuğun değil; aynı zamanda bir ailenin sabır, sevgi ve kabullenme yolculuğunu gözler önüne seriyor.

Adana HABERİ

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.