DİSK-AR Raporu: Sendikal haklarda tarihi gerileme

GÜNDEM 31.07.2026 - 15:19, Güncelleme: 31.07.2026 - 15:19 258 kez okundu.
 

DİSK-AR Raporu: Sendikal haklarda tarihi gerileme

DİSK-AR'ın yayımladığı "Sendikal Haklar Raporu: Sendikalaşma, Toplu İş Sözleşmeleri, Grevler", Türkiye'de işçilerin örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarında ciddi bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre her 100 işçiden yalnızca 13'ü sendikalı. Özel sektörde bu oran yüzde 5,7'ye kadar düşerken, her 100 kadın işçiden sadece 9'u, her 100 kayıtlı genç işçiden ise yalnızca 6'sı sendikaya üye olabiliyor. Ayrıca her dört sendikadan üçünün işkolu barajını aşamadığı belirtilirken, toplu iş sözleşmesi kapsamının da yüzde 10 seviyesinde kaldığı vurgulandı. Özel sektörde çalışan her 100 işçiden 96'sının toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığı, 628 binden fazla sendika üyesinin ise toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında bulunduğu ifade edildi.
Raporda grev hakkının da fiilen kullanılamaz hale geldiği belirtildi. 1980 yılında greve çıkan işçi sayısı 70 binin üzerindeyken, AKP döneminde bu sayının 4 bin 669'a kadar düştüğüne dikkat çekildi. DİSK, sendikalaşmanın önündeki engeller, toplu iş sözleşmesi hakkının daraltılması ve grevlerin "erteleme" adı altında engellenmesinin aynı politikanın parçaları olduğunu savundu. Türkiye'nin, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) Küresel Haklar Endeksi'nde yıllardır işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldığı hatırlatılan raporda, örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık ve grev hakkının yalnızca çalışma yaşamı için değil, demokrasi, sosyal adalet ve eşitlik açısından da temel öneme sahip olduğu vurgulandı.
DİSK-AR'ın yayımladığı "Sendikal Haklar Raporu: Sendikalaşma, Toplu İş Sözleşmeleri, Grevler", Türkiye'de işçilerin örgütlenme, toplu iş sözleşmesi ve grev haklarında ciddi bir gerileme yaşandığını ortaya koydu. Rapora göre her 100 işçiden yalnızca 13'ü sendikalı. Özel sektörde bu oran yüzde 5,7'ye kadar düşerken, her 100 kadın işçiden sadece 9'u, her 100 kayıtlı genç işçiden ise yalnızca 6'sı sendikaya üye olabiliyor. Ayrıca her dört sendikadan üçünün işkolu barajını aşamadığı belirtilirken, toplu iş sözleşmesi kapsamının da yüzde 10 seviyesinde kaldığı vurgulandı. Özel sektörde çalışan her 100 işçiden 96'sının toplu iş sözleşmesinden yararlanamadığı, 628 binden fazla sendika üyesinin ise toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında bulunduğu ifade edildi.


Raporda grev hakkının da fiilen kullanılamaz hale geldiği belirtildi. 1980 yılında greve çıkan işçi sayısı 70 binin üzerindeyken, AKP döneminde bu sayının 4 bin 669'a kadar düştüğüne dikkat çekildi. DİSK, sendikalaşmanın önündeki engeller, toplu iş sözleşmesi hakkının daraltılması ve grevlerin "erteleme" adı altında engellenmesinin aynı politikanın parçaları olduğunu savundu. Türkiye'nin, Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu'nun (ITUC) Küresel Haklar Endeksi'nde yıllardır işçiler açısından dünyanın en kötü 10 ülkesi arasında yer aldığı hatırlatılan raporda, örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık ve grev hakkının yalnızca çalışma yaşamı için değil, demokrasi, sosyal adalet ve eşitlik açısından da temel öneme sahip olduğu vurgulandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.