“Emekliler asgaride, en dipte eşitlenecek”

GÜNDEM 11.01.2026 - 14:20, Güncelleme: 11.01.2026 - 14:20 680 kez okundu.
 

“Emekliler asgaride, en dipte eşitlenecek”

En düşük emekli aylığının yüzde 18,5 artışla ve Hazine katkısıyla 20 bin TL’ye yükseltilmesi öngören kanun teklifinin hafta sonu TBMM’ye sunulmasının yankıları sürüyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu teklifin emeklileri 2026’da da açlığa ve yoksulluğa mahkum edeceğini öne sürerek, “Açlık sınırı 30 bin liraya dayanmışken, asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmişken, 5 milyona yakın emekliye reva görülen en düşük aylık 20 bin lirada kaldı” dedi. Öte yandan en düşük emekli aylığına yüzde 18,5’lik bir artış öngörülürken diğer emekli aylıklarına yüzde 12,19 oranında bir zam yapılacağını belirten Arzu Çerkezoğlu, “Bu artış oranıyla, ortalama emekli aylığı yaklaşık 23 bin 550 lira olacak. Böylece milyonlarca emekli daha, en dibe, en düşük emekli aylığına mahkum edilmiş olacak” şeklinde konuştu. DİSK’in internet sitesinde açıklamasına yer verilen Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, daha sonra şunları dile getirdi: “Hazine katkısıyla en düşük aylık uygulamasının başladığı 2019’dan bugüne diğer emekli aylıklarına en düşük emekli aylığından daha az artış uygulandığı için ortalama emekli aylığı ve en düşük aylık arasındaki makas kapanıyor. Bu nedenle tüm emekliler en düşük aylığa yakın bir aylık alıyor. Ocak 2019’da en düşük emekli aylığı hazine katkısıyla 1000 lira, ortalama emekli aylığı ise 2.090 liraydı. Yani ortalama emekli aylığı, en düşük aylıktan yüzde 109 daha fazlaydı. Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselirken Ocak 2026’da ortalama emekli aylığı 23 bin 550 lira civarında gerçekleşecek. Ortalama aylık en düşük aylıktan yalnızca yüzde 18 fazla olacak. Emeklilerin büyük bir bölümü asgaride, sefalette, en dipte eşitlenecek. Türkiye’de yıllardır emeklilerin taleplerine kulak tıkanıyor, emekliler için insanca yaşamak giderek zorlaşıyor. Yıllarca bu ülkenin büyümesi için emek veren milyonlara büyümeden pay verilmiyor ve emekliler Türkiye’de bir geçim ücreti bile olmayan asgari ücretin altındaki aylıklarla geçinmeye zorlanıyor. Emeklilerin büyük bölümü çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Oysa emeklilik sosyal güvenlik hakkının ayrılmaz bir parçası olup temel yurttaşlık haklarından biridir. Belirli bir süre çalışan, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten herkesi insanca yaşatmak sosyal devletin temel bir görevidir. Ancak Türkiye’nin emeklilik sistemi 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu daha da kötüleşmiştir. Bu yasa ile benimsenen sistem sonucunda emekli aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları düşmüş; emekli aylıklarının hesaplanmasında milli gelirin payı iyice azalmıştır. Emekli aylıklarının artırılmasında sadece resmi enflasyon dikkate alınmaya başlanmış ve emekli aylıkları gerçek enflasyon karşısında büyük kayıplara uğramıştır. Tüm bunların sonunda aylıklarda yaşanan büyük gerileme, çeşitli yamalar ile (Hazine katkısı, ikramiye vs. ile) kapatılmaya çalışılıyor. Ancak bu “yamalar” işe yaramıyor. Emekli aylıkları iyice dibe vuruyor ve emeklilerin yaşam koşulları kötüleşiyor. Emeklilerin insanca yaşam taleplerine, hükümet “kaynak” yok söylemleriyle yanıt veriyor. Oysa emekliler yıllardır ekonomik büyümeden pay alamıyor ve emeklilerin milli gelirden aldıkları paydaki büyük düşüş, resmi verilerde de görülebiliyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında en düşük işçi emekli aylığı 257 liraydı ve en düşük işçi emekli aylığı kişi başına GSYH’nin yüzde 56’sıydı. 2026’da ise 20 bin lira olması öngörülen en düşük emekli aylığı kişi başına GSYH’nin yüzde 26’sına gerileyecek. Bu adaletsiz karşısında, emeklileri yük olarak gören zihniyet karşısında emekliler örgütlenmeye ve mücadelelerini büyütmeye devam edecektir. DİSK olarak yıllardır olduğu gibi 2026’da da emeklilerin insanca yaşam taleplerinin ve mücadelesinin yanında olacağız: En düşük emekli aylığı en az asgari ücrete yükseltilmelidir. Bu tutar emeklilerin kök aylığı kabul edilmelidir. Ucube bir sistem olan tamamlama işleminden vazgeçilmelidir. Bunun yerine en düşük aylık asgari ücrete çekilmeli, diğer aylıklar da ödenen pirime ve alışma süresine bağlı olarak adaletli bir şekilde yükseltilmelidir. Sadece en düşük emekli aylığını iyileştirilmesi yetmez. Bütün emekli aylıkları insanca yaşayacak düzeye yükseltilmeli. Aylık Bağlama Oranları ve güncelleme katsayısı eski düzeyine yükseltilmeli ve kapsamlı intibak düzenlemesi ile emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilmelidir. Emekli aylıklarının bağlanmasında 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere var olan üç ayrı sistemden doğan farklar ve dengesizlikler giderilmelidir. Aynı sürelerle çalışan ve eşit prim ödeyen emeklilerin aylıkları arasındaki farklar eşitlik ilkesine aykırıdır. Emeklilik yaşı konusunda adalet ve denge sağlanmalıdır. Emeklilikte adil bir kademeli geçiş sistemi uygulanmalıdır. Uzun yıllardır verilen mücadele sonucu yapılan EYT düzenlemesi önemli bir mağduriyeti giderirken yeni adaletsizlikler yaratmıştır. 8 Eylül 1999 gününden önce sigortalı olanlar için emeklilikte yaş koşulu olmadan emeklilik imkânı tanınırken, 9 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olan kadınlarda 20 ve erkeklerde 17 yıl daha geç emeklilik söz konusu olacaktır. Bir gün, bir ay, bir yıl farkla ortaya büyük bir dengesizlik çıkmıştır Böylece Anayasa’nın eşitlik ilkesi ihlal edilmiştir Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 ve sonrası olanlar için adil bir kademeli geçiş sistemi kabul edilmelidir. Emekli ile dul ve yetim aylıkları belirlenirken emekliler söz ve karar sahibi olmalıdır. Emeklilerin sendika kurma hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, işçi emeklilerine aylıklar belirlenirken toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır. Emekli sendikalarına dönük kapatma davalarından vazgeçilmelidir”
En düşük emekli aylığının yüzde 18,5 artışla ve Hazine katkısıyla 20 bin TL’ye yükseltilmesi öngören kanun teklifinin hafta sonu TBMM’ye sunulmasının yankıları sürüyor. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bu teklifin emeklileri 2026’da da açlığa ve yoksulluğa mahkum edeceğini öne sürerek, “Açlık sınırı 30 bin liraya dayanmışken, asgari ücret 28 bin 75 lira olarak belirlenmişken, 5 milyona yakın emekliye reva görülen en düşük aylık 20 bin lirada kaldı” dedi. Öte yandan en düşük emekli aylığına yüzde 18,5’lik bir artış öngörülürken diğer emekli aylıklarına yüzde 12,19 oranında bir zam yapılacağını belirten Arzu Çerkezoğlu, “Bu artış oranıyla, ortalama emekli aylığı yaklaşık 23 bin 550 lira olacak. Böylece milyonlarca emekli daha, en dibe, en düşük emekli aylığına mahkum edilmiş olacak” şeklinde konuştu. DİSK’in internet sitesinde açıklamasına yer verilen Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, daha sonra şunları dile getirdi: “Hazine katkısıyla en düşük aylık uygulamasının başladığı 2019’dan bugüne diğer emekli aylıklarına en düşük emekli aylığından daha az artış uygulandığı için ortalama emekli aylığı ve en düşük aylık arasındaki makas kapanıyor. Bu nedenle tüm emekliler en düşük aylığa yakın bir aylık alıyor. Ocak 2019’da en düşük emekli aylığı hazine katkısıyla 1000 lira, ortalama emekli aylığı ise 2.090 liraydı. Yani ortalama emekli aylığı, en düşük aylıktan yüzde 109 daha fazlaydı. Bugün en düşük emekli aylığı 20 bin liraya yükselirken Ocak 2026’da ortalama emekli aylığı 23 bin 550 lira civarında gerçekleşecek. Ortalama aylık en düşük aylıktan yalnızca yüzde 18 fazla olacak. Emeklilerin büyük bir bölümü asgaride, sefalette, en dipte eşitlenecek. Türkiye’de yıllardır emeklilerin taleplerine kulak tıkanıyor, emekliler için insanca yaşamak giderek zorlaşıyor. Yıllarca bu ülkenin büyümesi için emek veren milyonlara büyümeden pay verilmiyor ve emekliler Türkiye’de bir geçim ücreti bile olmayan asgari ücretin altındaki aylıklarla geçinmeye zorlanıyor. Emeklilerin büyük bölümü çalışmaya devam etmek zorunda kalıyor. Oysa emeklilik sosyal güvenlik hakkının ayrılmaz bir parçası olup temel yurttaşlık haklarından biridir. Belirli bir süre çalışan, bu ülkenin tüm değerlerini ve güzelliklerini üreten herkesi insanca yaşatmak sosyal devletin temel bir görevidir. Ancak Türkiye’nin emeklilik sistemi 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu daha da kötüleşmiştir. Bu yasa ile benimsenen sistem sonucunda emekli aylık bağlama oranları ve güncelleme katsayıları düşmüş; emekli aylıklarının hesaplanmasında milli gelirin payı iyice azalmıştır. Emekli aylıklarının artırılmasında sadece resmi enflasyon dikkate alınmaya başlanmış ve emekli aylıkları gerçek enflasyon karşısında büyük kayıplara uğramıştır. Tüm bunların sonunda aylıklarda yaşanan büyük gerileme, çeşitli yamalar ile (Hazine katkısı, ikramiye vs. ile) kapatılmaya çalışılıyor. Ancak bu “yamalar” işe yaramıyor. Emekli aylıkları iyice dibe vuruyor ve emeklilerin yaşam koşulları kötüleşiyor. Emeklilerin insanca yaşam taleplerine, hükümet “kaynak” yok söylemleriyle yanıt veriyor. Oysa emekliler yıllardır ekonomik büyümeden pay alamıyor ve emeklilerin milli gelirden aldıkları paydaki büyük düşüş, resmi verilerde de görülebiliyor. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında en düşük işçi emekli aylığı 257 liraydı ve en düşük işçi emekli aylığı kişi başına GSYH’nin yüzde 56’sıydı. 2026’da ise 20 bin lira olması öngörülen en düşük emekli aylığı kişi başına GSYH’nin yüzde 26’sına gerileyecek. Bu adaletsiz karşısında, emeklileri yük olarak gören zihniyet karşısında emekliler örgütlenmeye ve mücadelelerini büyütmeye devam edecektir. DİSK olarak yıllardır olduğu gibi 2026’da da emeklilerin insanca yaşam taleplerinin ve mücadelesinin yanında olacağız: En düşük emekli aylığı en az asgari ücrete yükseltilmelidir. Bu tutar emeklilerin kök aylığı kabul edilmelidir. Ucube bir sistem olan tamamlama işleminden vazgeçilmelidir. Bunun yerine en düşük aylık asgari ücrete çekilmeli, diğer aylıklar da ödenen pirime ve alışma süresine bağlı olarak adaletli bir şekilde yükseltilmelidir. Sadece en düşük emekli aylığını iyileştirilmesi yetmez. Bütün emekli aylıkları insanca yaşayacak düzeye yükseltilmeli. Aylık Bağlama Oranları ve güncelleme katsayısı eski düzeyine yükseltilmeli ve kapsamlı intibak düzenlemesi ile emekli aylıkları arasındaki eşitsizlik giderilmelidir. Emekli aylıklarının bağlanmasında 2000 öncesi, 2000-2008 arası ve 2008 sonrası olmak üzere var olan üç ayrı sistemden doğan farklar ve dengesizlikler giderilmelidir. Aynı sürelerle çalışan ve eşit prim ödeyen emeklilerin aylıkları arasındaki farklar eşitlik ilkesine aykırıdır. Emeklilik yaşı konusunda adalet ve denge sağlanmalıdır. Emeklilikte adil bir kademeli geçiş sistemi uygulanmalıdır. Uzun yıllardır verilen mücadele sonucu yapılan EYT düzenlemesi önemli bir mağduriyeti giderirken yeni adaletsizlikler yaratmıştır. 8 Eylül 1999 gününden önce sigortalı olanlar için emeklilikte yaş koşulu olmadan emeklilik imkânı tanınırken, 9 Eylül 1999 ve sonrasında sigortalı olan kadınlarda 20 ve erkeklerde 17 yıl daha geç emeklilik söz konusu olacaktır. Bir gün, bir ay, bir yıl farkla ortaya büyük bir dengesizlik çıkmıştır Böylece Anayasa’nın eşitlik ilkesi ihlal edilmiştir Sigorta başlangıcı 9 Eylül 1999 ve sonrası olanlar için adil bir kademeli geçiş sistemi kabul edilmelidir. Emekli ile dul ve yetim aylıkları belirlenirken emekliler söz ve karar sahibi olmalıdır. Emeklilerin sendika kurma hakkı önündeki engeller kaldırılmalı, işçi emeklilerine aylıklar belirlenirken toplu sözleşme hakkı tanınmalıdır. Emekli sendikalarına dönük kapatma davalarından vazgeçilmelidir”
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.