“EŞİT BİR GELECEK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEĞİZ”

GÜNDEM 08.03.2026 - 14:58, Güncelleme: 08.03.2026 - 14:58 2119 kez okundu.
 

“EŞİT BİR GELECEK MÜCADELESİNİ SÜRDÜRECEĞİZ”

TMMOB Adana Kadın Komisyon üyeleri 8 Mart Dünya Kadınlar gününde, yaşam hakkı, laiklik ve eşit yurttaşlık çağrısı yaptı. Makina Mühendisleri Odası Adana Şubesi’nde bir araya gelen TMMOB’ne bağlı odaların kadın üyeleri adına MMO üyesi Dilan Afşar yaptığı açıklamada, “Laik, eşit ve özgür bir yaşam için buradayız. 8 Mart, yalnızca bir anma günü değil; eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin tarihsel birikiminin simgesidir.” dedi.
  Kadınların çalışma yaşamında, kamusal alanda ve toplumsal hayatta eşit yurttaşlık talebiyle verdiği mücadelenin, bugün de güncelliğini ve yakıcılığını koruduğuna dikkat çeken Afşar, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “TMMOB’li kadınlar olarak, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanlarında yürüttüğümüz mesleki faaliyet ile toplumsal sorumluluğumuzu birbirinden ayrı görmüyor; bilimin ve tekniğin ışığında eşit bir geleceğin kurulmasının zorunlu olduğunu savunuyoruz. Cumhuriyet’in kamusal akla, bilime ve laikliğe dayanan birikimi sistemli biçimde tasfiye edilirken, kadınların tarihsel kazanımları da hedef haline getirilmektedir. Bizleri hiçe sayan bu düzende yaşamayı kabul etmiyoruz! Haklarımızın bir bir elimizden alındığı, laikliğin aşındırıldığı, hukukun dini referanslarla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bir zeminde kadınların eşitliğinden söz edilemez. Laiklik, kadınların özgürce var olmasının ve haklarının güvence altına alınmasının temelidir; bu temel zayıflatıldığında hedef alınan doğrudan kadınların yaşam güvencesidir. Bir kez daha vurguluyoruz; ne haklarımızdan ne de yaşam güvencemiz olan laiklikten vazgeçiyoruz. Biliyoruz ki laiklik, başta kadınlar olmak üzere tüm ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin can simididir. Cumhuriyet’in eşitlikçi ve aydınlanmacı birikimini tasfiye etmeye dönük her girişimin karşısındayız. Haklarımızı geriye götüren hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyecek, laik ve eşit bir yaşam mücadelesinden geri adım atmayacağız. Bu politikalar yalnızca hukuki metinlerde değil, yaşamımızın dört bir yanında, çalışma yaşamında ve meslek alanlarımızda da kendini göstermekte; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanlarında da yapısal bir dışlanma biçiminde karşımıza çıkmaktadır. İşe alım süreçlerinde cinsiyetçi kriterler, terfi mekanizmalarında görünmez engeller, ücret eşitsizliği ve mobbing uygulamaları sistematik bir soruna işaret etmektedir. Aynı eğitimi almış, aynı sorumluluğu üstlenmiş, aynı projelere imza atmış olmamıza rağmen daha düşük ücretle çalıştırılmayı ve karar mekanizmalarından dışlanmayı kabul etmiyoruz. Güvenli ve güvenceli çalışma ortamları temel bir haktır; taciz ve ayrımcılık karşısında sessizlik bir seçenek değildir. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanları hiçbir cinsiyetin tekelinde değildir. TMMOB’li kadınlar olarak; yaşam hakkını, laikliği, eşit yurttaşlığı ve mesleki onurumuzu savunmaya devam edeceğiz. Haklarımızı geriye götüren her girişimin karşısında duracak; bilimin, aklın ve kamusal yararın rehberliğinde eşit bir gelecek mücadelesini sürdüreceğiz. Laik, demokratik ve eşit bir Türkiye için; 8 Mart’ta da her gün olduğu gibi buradayız. Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın TMMOB” Avukat  Umay Büyükdağ  ve Ayşe Zilan, TMMOB Adana İl Kadın Komisyonuna 8 Mart’ın önemi ile kadın hakları konusunda bilgiler verdi.
TMMOB Adana Kadın Komisyon üyeleri 8 Mart Dünya Kadınlar gününde, yaşam hakkı, laiklik ve eşit yurttaşlık çağrısı yaptı. Makina Mühendisleri Odası Adana Şubesi’nde bir araya gelen TMMOB’ne bağlı odaların kadın üyeleri adına MMO üyesi Dilan Afşar yaptığı açıklamada, “Laik, eşit ve özgür bir yaşam için buradayız. 8 Mart, yalnızca bir anma günü değil; eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesinin tarihsel birikiminin simgesidir.” dedi.

 

Kadınların çalışma yaşamında, kamusal alanda ve toplumsal hayatta eşit yurttaşlık talebiyle verdiği mücadelenin, bugün de güncelliğini ve yakıcılığını koruduğuna dikkat çeken Afşar, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“TMMOB’li kadınlar olarak, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanlarında yürüttüğümüz mesleki faaliyet ile toplumsal sorumluluğumuzu birbirinden ayrı görmüyor; bilimin ve tekniğin ışığında eşit bir geleceğin kurulmasının zorunlu olduğunu savunuyoruz.
Cumhuriyet’in kamusal akla, bilime ve laikliğe dayanan birikimi sistemli biçimde tasfiye edilirken, kadınların tarihsel kazanımları da hedef haline getirilmektedir. Bizleri hiçe sayan bu düzende yaşamayı kabul etmiyoruz!
Haklarımızın bir bir elimizden alındığı, laikliğin aşındırıldığı, hukukun dini referanslarla yeniden şekillendirilmeye çalışıldığı bir zeminde kadınların eşitliğinden söz edilemez. Laiklik, kadınların özgürce var olmasının ve haklarının güvence altına alınmasının temelidir; bu temel zayıflatıldığında hedef alınan doğrudan kadınların yaşam güvencesidir.
Bir kez daha vurguluyoruz; ne haklarımızdan ne de yaşam güvencemiz olan laiklikten vazgeçiyoruz. Biliyoruz ki laiklik, başta kadınlar olmak üzere tüm ezilenlerin ve ötekileştirilenlerin can simididir. Cumhuriyet’in eşitlikçi ve aydınlanmacı birikimini tasfiye etmeye dönük her girişimin karşısındayız. Haklarımızı geriye götüren hiçbir düzenlemeyi kabul etmeyecek, laik ve eşit bir yaşam mücadelesinden geri adım atmayacağız.
Bu politikalar yalnızca hukuki metinlerde değil, yaşamımızın dört bir yanında, çalışma yaşamında ve meslek alanlarımızda da kendini göstermekte; mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanlarında da yapısal bir dışlanma biçiminde karşımıza çıkmaktadır. İşe alım süreçlerinde cinsiyetçi kriterler, terfi mekanizmalarında görünmez engeller, ücret eşitsizliği ve mobbing uygulamaları sistematik bir soruna işaret etmektedir. Aynı eğitimi almış, aynı sorumluluğu üstlenmiş, aynı projelere imza atmış olmamıza rağmen daha düşük ücretle çalıştırılmayı ve karar mekanizmalarından dışlanmayı kabul etmiyoruz. Güvenli ve güvenceli çalışma ortamları temel bir haktır; taciz ve ayrımcılık karşısında sessizlik bir seçenek değildir. Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı alanları hiçbir cinsiyetin tekelinde değildir.
TMMOB’li kadınlar olarak; yaşam hakkını, laikliği, eşit yurttaşlığı ve mesleki onurumuzu savunmaya devam edeceğiz. Haklarımızı geriye götüren her girişimin karşısında duracak; bilimin, aklın ve kamusal yararın rehberliğinde eşit bir gelecek mücadelesini sürdüreceğiz.
Laik, demokratik ve eşit bir Türkiye için; 8 Mart’ta da her gün olduğu gibi buradayız. Yaşasın kadın dayanışması. Yaşasın 8 Mart. Yaşasın TMMOB”
Avukat  Umay Büyükdağ  ve Ayşe Zilan, TMMOB Adana İl Kadın Komisyonuna 8 Mart’ın önemi ile kadın hakları konusunda bilgiler verdi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.