“EV İŞÇİLERİNİN ÖRGÜTLENMESİ, İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR”

GÜNDEM 04.11.2026 - 15:13, Güncelleme: 04.11.2026 - 15:13 593 kez okundu.
 

“EV İŞÇİLERİNİN ÖRGÜTLENMESİ, İNSAN HAKLARI MÜCADELESİDİR”

HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyon olarak ev işçilerinin örgütlenmesi konusunda 3 yılda önemli mesafe aldıklarını söyledi. Konfederasyon üyesi Hizmet-İş Sendikası’na üye ev işçilerinin sayısının 165 bin 800’ü aştığını kaydeden Arslan, sendikanın 28 Kasım’da gerçekleştirilecek genel kuruluna kadar 200 bin ev işçisine ulaşılmasının hedeflendiğini vurguladı.
  Arslan, Hizmet-İş Sendikası’nın Genel Merkez Kadın Komitesi tarafından geçtiğimiz günlerde Antalya’da ikincisi düzenlenen “Kadın Emeğinde Örgütlü Güç: Dayanışma ve İletişim” konulu programa katıldı.  “200 Bin Ev İşçisi Hedefiyle Hazırlanıyoruz” Ev işçilerinin örgütlenmesinde üç yılda önemli mesafe katedildiğini belirten Arslan, Hizmet-İş Sendikasına üye ev işçilerinin sayısının 165 bin 800’ü aştığını söyledi. Sendikanın 28 Kasım’da gerçekleştirilecek 15. Olağan Genel Kuruluna kadar 200 bin ev işçisine ulaşılmasının hedeflendiğini ifade eden Arslan, nihai hedef olan 500 bin üyeye ulaşılması için Hizmet-İş teşkilatının örgütlenme çalışmalarına daha fazla katkı sunması gerektiğini vurguladı. Üç yıl önce başlatılan çalışmalarda önemli deneyimler kazanıldığını belirten Arslan, koordinasyon yapıları, dijital platformlar ve saha çalışmalarıyla örgütlenmenin daha sistemli yürütüldüğünü ifade etti. “Ev İşçileri Örgütlenmemiz Bir İnsan Hakları Projesidir” Ev işçilerinin örgütlenmesini bir insan hakları mücadelesi olarak gördüklerini belirten Arslan, kâğıt ve katı atık toplayıcıları, mevsimlik tarım işçileri ve platform çalışanları gibi dezavantajlı kesimlerin de benzer mağduriyetler yaşadığını ifade etti. Arslan, “HAK-İŞ olarak ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına borcumuz var. Toplumda dışlanmış, ayrımcılığa uğramış ve haklarına erişmekte zorlanan emekçilerin yanında olmak zorundayız. Ev işçileri örgütlenmemizi de bu sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu. “Ev İşçilerinin Sosyal Güvenlik Sistemine Dahil Edilmesini İstiyoruz” Ev işçilerinin kayıt dışı istihdamdan kurtarılarak İş Kanunu kapsamına alınması, sosyal güvenlik ve sendikal haklarının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Arslan, 1 milyon 300 bin ev işçisinin kayıtlı istihdama kazandırılmasının hem çalışanların haklarının korunmasına hem de sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti. “Emeklilik Sistemindeki Adaletsizliklerin Giderilmesi İçin Mücadelemizi Sürdürüyoruz” Arslan, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle oluşturulan emekli aylığı hesaplama sisteminin, enflasyon ve refah payı gibi unsurlar nedeniyle çalışanlar açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Mevcut sistemde emeklilik hakkı kazandığı hâlde çalışmaya devam eden işçilerin emekli aylıklarında önemli kayıplar yaşandığına dikkat çeken Arslan, 2024 yılında emekli olmak yerine 2025 yılında emekliliği tercih eden bir işçinin aylığında yaklaşık yüzde 30 oranında düşüş meydana geldiğini, benzer durumun sonraki yıllarda da devam ettiğini ifade etti. Sistemin çalışanları daha uzun süre istihdamda tutmak yerine erken emekliliğe yönlendirdiğini vurgulayan Arslan, çalışanların sistemde kaldıkça emekli aylıklarının düşmesinin kabul edilemez bir çelişki olduğunu söyledi. “HAK-İŞ Akademi Emeklilik Sistemine Yönelik Önemli Çalışmalar Yaptı” Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için HAK-İŞ’in kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Arslan, HAK-İŞ Akademi bünyesinde uzmanların katılımıyla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu emeklilik modeline ilişkin araştırmalar yapıldığını ifade etti. Arslan, hükümetin yalnızca düşük emekli aylığı alanlara ilave destek sağlamasının kalıcı bir çözüm olmayacağını vurgulayarak, “Bizim talebimiz, emeklilik sisteminin bütün yönleriyle yeniden ele alınmasıdır. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlarımızın emekli olduklarında insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşmaları gerekiyor. Sosyal devletin sorumluluğu budur. Hükümetin bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmasını istiyoruz. HAK-İŞ olarak mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi. “Filistin Davası HAK-İŞ’in 51 Yıllık Mücadelesinin Ayrılmaz Bir Parçasıdır” Filistin meselesinin HAK-İŞ’in 51 yıllık mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Arslan, Filistin halkına karşı üç temel sorumluluklarının bulunduğunu ifade etti. Filistin halkına karşı tarihî bağlardan, inançlarından ve insan hakları anlayışından kaynaklanan üç temel sorumlulukları bulunduğunu belirten Arslan, Osmanlı Devleti’nin bölgedeki dört asırlık varlığını, Kudüs’ün üç semavi din için önemini ve Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi ve Miraç hadisesinin önemli mekânlarından biri olduğunu hatırlattı. HAK-İŞ’in bir insan hakları örgütü olarak Bosna Hersek, Doğu Türkistan, Libya, Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere dünyanın bütün mazlum ve mağdurlarının yanında olduğunu vurguladı. “SUMUD Filosuna Katılma Kararımız İnsanlık Vicdanının Bir Gereğiydi” Gazze’de yaşanan insanlık dramına ve uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çeken Arslan, farklı din, kültür ve milletlerden insanlarla Gazze’ye yardım ulaştırmak, ablukayı kaldırmak ve zulmü dünyaya duyurmak amacıyla Küresel SUMUD Filosu’na katıldıklarını belirtti. Gemilerinin Gazze’ye yaklaşık 300 kilometre mesafede İsrail güçlerince durdurulduğunu anlatan Arslan, alıkonuldukları süreçte şiddet, kötü muamele ve hakaretlere rağmen mücadele kararlılıklarını koruduklarını söyledi. Arslan, kendileri Gazze’ye ulaşamasa da geminin parçaları ve dümeninin Han Yunus’a ulaşmasının, valizinin ise Gazzeli balıkçılar tarafından bulunmasının büyük manevi anlam taşıdığını belirtti. Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze’ye yönelik kapsamlı yardım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini, aşevleri, gıda ve ilaç yardımları ile yetim çocuklara düzenli destek ve eğitim projeleriyle Filistin halkının yanında olduklarını söyledi.
HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, konfederasyon olarak ev işçilerinin örgütlenmesi konusunda 3 yılda önemli mesafe aldıklarını söyledi. Konfederasyon üyesi Hizmet-İş Sendikası’na üye ev işçilerinin sayısının 165 bin 800’ü aştığını kaydeden Arslan, sendikanın 28 Kasım’da gerçekleştirilecek genel kuruluna kadar 200 bin ev işçisine ulaşılmasının hedeflendiğini vurguladı.

 

Arslan, Hizmet-İş Sendikası’nın Genel Merkez Kadın Komitesi tarafından geçtiğimiz günlerde Antalya’da ikincisi düzenlenen “Kadın Emeğinde Örgütlü Güç: Dayanışma ve İletişim” konulu programa katıldı. 

“200 Bin Ev İşçisi Hedefiyle Hazırlanıyoruz”

Ev işçilerinin örgütlenmesinde üç yılda önemli mesafe katedildiğini belirten Arslan, Hizmet-İş Sendikasına üye ev işçilerinin sayısının 165 bin 800’ü aştığını söyledi. Sendikanın 28 Kasım’da gerçekleştirilecek 15. Olağan Genel Kuruluna kadar 200 bin ev işçisine ulaşılmasının hedeflendiğini ifade eden Arslan, nihai hedef olan 500 bin üyeye ulaşılması için Hizmet-İş teşkilatının örgütlenme çalışmalarına daha fazla katkı sunması gerektiğini vurguladı. Üç yıl önce başlatılan çalışmalarda önemli deneyimler kazanıldığını belirten Arslan, koordinasyon yapıları, dijital platformlar ve saha çalışmalarıyla örgütlenmenin daha sistemli yürütüldüğünü ifade etti.

“Ev İşçileri Örgütlenmemiz Bir İnsan Hakları Projesidir”

Ev işçilerinin örgütlenmesini bir insan hakları mücadelesi olarak gördüklerini belirten Arslan, kâğıt ve katı atık toplayıcıları, mevsimlik tarım işçileri ve platform çalışanları gibi dezavantajlı kesimlerin de benzer mağduriyetler yaşadığını ifade etti. Arslan, “HAK-İŞ olarak ülkemizin, bölgemizin ve küremizin bütün mağdur ve mazlumlarına borcumuz var. Toplumda dışlanmış, ayrımcılığa uğramış ve haklarına erişmekte zorlanan emekçilerin yanında olmak zorundayız. Ev işçileri örgütlenmemizi de bu sorumluluğun bir parçası olarak görüyoruz” diye konuştu.

“Ev İşçilerinin Sosyal Güvenlik Sistemine Dahil Edilmesini İstiyoruz”

Ev işçilerinin kayıt dışı istihdamdan kurtarılarak İş Kanunu kapsamına alınması, sosyal güvenlik ve sendikal haklarının yasal güvenceye kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Arslan, 1 milyon 300 bin ev işçisinin kayıtlı istihdama kazandırılmasının hem çalışanların haklarının korunmasına hem de sosyal güvenlik sisteminin güçlenmesine katkı sağlayacağını belirtti.

“Emeklilik Sistemindeki Adaletsizliklerin Giderilmesi İçin Mücadelemizi Sürdürüyoruz”

Arslan, 2008 yılında yapılan düzenlemelerle oluşturulan emekli aylığı hesaplama sisteminin, enflasyon ve refah payı gibi unsurlar nedeniyle çalışanlar açısından ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirtti. Mevcut sistemde emeklilik hakkı kazandığı hâlde çalışmaya devam eden işçilerin emekli aylıklarında önemli kayıplar yaşandığına dikkat çeken Arslan, 2024 yılında emekli olmak yerine 2025 yılında emekliliği tercih eden bir işçinin aylığında yaklaşık yüzde 30 oranında düşüş meydana geldiğini, benzer durumun sonraki yıllarda da devam ettiğini ifade etti. Sistemin çalışanları daha uzun süre istihdamda tutmak yerine erken emekliliğe yönlendirdiğini vurgulayan Arslan, çalışanların sistemde kaldıkça emekli aylıklarının düşmesinin kabul edilemez bir çelişki olduğunu söyledi.

“HAK-İŞ Akademi Emeklilik Sistemine Yönelik Önemli Çalışmalar Yaptı”

Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için HAK-İŞ’in kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdiğini belirten Arslan, HAK-İŞ Akademi bünyesinde uzmanların katılımıyla Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu emeklilik modeline ilişkin araştırmalar yapıldığını ifade etti.

Arslan, hükümetin yalnızca düşük emekli aylığı alanlara ilave destek sağlamasının kalıcı bir çözüm olmayacağını vurgulayarak, “Bizim talebimiz, emeklilik sisteminin bütün yönleriyle yeniden ele alınmasıdır. Yıllarca çalışmış, prim ödemiş insanlarımızın emekli olduklarında insanca yaşayabilecekleri bir gelire kavuşmaları gerekiyor. Sosyal devletin sorumluluğu budur. Hükümetin bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmasını istiyoruz. HAK-İŞ olarak mücadelemizi sürdürmeye devam edeceğiz” dedi.

“Filistin Davası HAK-İŞ’in 51 Yıllık Mücadelesinin Ayrılmaz Bir Parçasıdır”

Filistin meselesinin HAK-İŞ’in 51 yıllık mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Arslan, Filistin halkına karşı üç temel sorumluluklarının bulunduğunu ifade etti. Filistin halkına karşı tarihî bağlardan, inançlarından ve insan hakları anlayışından kaynaklanan üç temel sorumlulukları bulunduğunu belirten Arslan, Osmanlı Devleti’nin bölgedeki dört asırlık varlığını, Kudüs’ün üç semavi din için önemini ve Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ilk kıblesi ve Miraç hadisesinin önemli mekânlarından biri olduğunu hatırlattı. HAK-İŞ’in bir insan hakları örgütü olarak Bosna Hersek, Doğu Türkistan, Libya, Yemen, Suriye, Irak ve Lübnan başta olmak üzere dünyanın bütün mazlum ve mağdurlarının yanında olduğunu vurguladı.

“SUMUD Filosuna Katılma Kararımız İnsanlık Vicdanının Bir Gereğiydi”

Gazze’de yaşanan insanlık dramına ve uluslararası toplumun sessizliğine dikkat çeken Arslan, farklı din, kültür ve milletlerden insanlarla Gazze’ye yardım ulaştırmak, ablukayı kaldırmak ve zulmü dünyaya duyurmak amacıyla Küresel SUMUD Filosu’na katıldıklarını belirtti.

Gemilerinin Gazze’ye yaklaşık 300 kilometre mesafede İsrail güçlerince durdurulduğunu anlatan Arslan, alıkonuldukları süreçte şiddet, kötü muamele ve hakaretlere rağmen mücadele kararlılıklarını koruduklarını söyledi. Arslan, kendileri Gazze’ye ulaşamasa da geminin parçaları ve dümeninin Han Yunus’a ulaşmasının, valizinin ise Gazzeli balıkçılar tarafından bulunmasının büyük manevi anlam taşıdığını belirtti. Arslan, HAK-İŞ olarak Gazze’ye yönelik kapsamlı yardım faaliyetleri gerçekleştirdiklerini, aşevleri, gıda ve ilaç yardımları ile yetim çocuklara düzenli destek ve eğitim projeleriyle Filistin halkının yanında olduklarını söyledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.