Gıda enflasyonu cüzdan boşaltıyor

GÜNDEM 30.04.2026 - 16:17, Güncelleme: 30.04.2026 - 16:17 248 kez okundu.
 

Gıda enflasyonu cüzdan boşaltıyor

Açlık sınırı 35 bin liraya dayandı, yoksulluk sınırı 112 bin lirayı aşarken, gıda enflasyonu da yükselişini sürdürüyor
TÜRK-İŞ, Nisan 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, açlık sınırı 34 bin 587 liraya yükseldi. Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 112 bin 661 liraya ulaştı. Türk-İş, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetini de 44 bin 802 lira olarak hesapladı. Mutfak enflasyonu aylık 5,47, 12 aylık yüzde 43,89, yıllık ortalama yüzde 40 olarak hesaplandı. TÜRK-İŞ, mevcut ekonomik koşullarda ücretli çalışanların önemli bir bölümünde hane gelirinin tek kişinin kazancına dayandığını vurguladı. Açıklamada, özellikle asgari ücret düzeyinin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı ifade edildi. Sendikaya göre, asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya göre 2.217 TL ek açık oluştu. Nisan itibarıyla bir kişinin aylık yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark ise 16 bin 726 TL’ye ulaştı. ……………… TÜRK-İŞ, Nisan 2026 dönemine ait "Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekonomik veriler, özellikle dar gelirli ailelerin temel gıda maddelerine erişiminin her geçen gün zorlaştığını ortaya koyuyor. Sendikanın internet sitesinde araştırmayla ilgili şu bilgiler paylaşıldı: “Açlık ve yoksulluk sınırı verileri, belirli bir ücret düzeyini değil bir hanenin insanca yaşayabilmesi için ihtiyaç duyduğu toplam geliri ifade etmektedir. Bu çerçevede yapılan hesaplamalar işçinin yalnızca kendisi için değil, ailesiyle birlikte insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli harcama düzeyine ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu harcama düzeyinin belirlenmesinde ise temel alınan unsur, sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli asgari ihtiyaçların bilimsel yöntemlerle tespit edilmesidir. Nitekim bu çalışmada, dört kişilik bir ailenin gereksinimleri esas alınmakta ve hesaplamalar bilimsel olarak belirlenmiş bir beslenme kalıbına dayandırılmaktadır. Ancak mevcut ekonomik koşullar altında, özellikle ücretli çalışanların büyük bir bölümünde hane gelirinin tek bir kişinin kazancıyla sağladığı görülmektedir. Bu durum, başta asgari ücret olmak üzere mevcut ücret düzeylerinin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Nitekim asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya kıyasla 2.217 liralık ek bir açık oluşmuştur. Başka bir ifadeyle, yılın dördüncü ayı itibarıyla bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark 16,726 liraya ulaşmıştır. TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2026 Nisan ayı sonucuna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 34.586,86 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 112.660,80 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 44.802,03 TL ’ye yükseldi. TÜRK-İŞ’ e göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Nisan 2026 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir: ● Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 5,47 oranında gerçekleşti. ● On iki aylık değişim oranı yüzde 43,90 oldu. ● Yıllık ortalama artış ise yüzde 40,00 olarak gerçekleşti. ● Dört aylık artış oranı ise yüzde 14,74 oranında oldu. TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan çarşı-pazar-market dolaşılarak gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Nisan 2026 itibariyle şu şekilde oldu: * Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin yer aldığı grupta, artan üretim ve girdi maliyetlerine rağmen fiyat değişimlerinin sınırlı düzeyde gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Süt fiyatlarında, takip edilen marketler arasında rekabetin etkisiyle fiyatların kontrollü biçimde değiştiği tespit edilmiştir. Peynir ve yoğurt fiyatlarında da benzer şekilde sınırlı artışlar görülmüştür. * Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller ürünlerinin yer aldığı grupta; et fiyatlarında bu ay sınırlı bir gerileme olduğu görülmüştür. Kuzu eti fiyatı ise önceki aya göre sabit kalmıştır. Mevsimi bitmekte olan balık fiyatı yükselirken bir süredir artış gösteren tavuk etinin kilogram fiyatında bu ay gerileme olduğu tespit edilmiştir. Dalgalı bir seyir izleyen yumurta fiyatlarında da bu ay gerileme tespit olduğu edilmiştir. Bakliyat ürünlerinden kırmızı mercimeğin kilogram fiyatında artış olduğu, diğer ürünlerin (kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek) fiyatlarında ise az miktarda da olsa düşüş olduğu görülmüştür. * Meyve-sebze fiyatlarındaki genel seyir bu ay sınırlı bir değişim göstermiştir. Geçen aya göre fiyatlarda karşılıklı yön değişimleri olduğu görülmüştür. Meyve fiyatlarında geçen ay görülen gerileme bu ay yerini artış eğilimine bırakmıştır. Benzer şekilde, geçen ay artış gösteren sebze fiyatlarının da bu ay yeniden gerilediği gözlemlenmiştir. Tezgâhlarda bazı ürünlerin yarım kilo fiyatı üzerinden satışa sunulması ise dikkat çeken bir diğer uygulama olarak kayıtlara geçmiştir. Hesaplamada bu ay 25’i sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 35 üründeki fiyat değişimi dikkate alınmıştır. Sebze ortalama kilogram fiyatı (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) 102,35 TL, ortalama meyve kilogram fiyatı 131,50 TL olmuştur. Meyve-sebze ortalama kilogram fiyatı ise 104,93 TL olarak tespit edilmiştir (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir). * Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatında bu ay artış gerçekleşmiştir. Ankara’da 200 gram standart ekmeğin fiyatı yüzde 14,50 oranında artırılarak 17,50 TL olarak güncellenmiştir. Ekmek fiyatındaki bu artış, temel gıda ürünlerine erişim maliyetini doğrudan etkileyerek özellikle dar ve sabit gelirli hanelerin bütçesi üzerinde ek bir yük oluşturmaktadır. Bu durum, temel beslenme harcamalarının toplam gelir içindeki payını artırmaktadır. Pirinç ve bulgur fiyatlarında da bu ay artış olduğu tespit edilmiştir. Makarna ve un fiyatlarında ise önemli bir değişiklik gözlemlenmemiştir. * Temel yağ ürünleri grubunda, genel olarak fiyat artışı eğilimi gözlemlenmiştir. En yüksek artışın ayçiçek yağı ve margarin fiyatlarında olduğu gözlemlenmiştir. Zeytinyağı ve tereyağı fiyatlarında da artış olduğu görülmüştür. Zeytin fiyatlarında ortalama düzeyde önemli bir değişim görülmezken, yeşil zeytin fiyatındaki artış siyah zeytine göre daha yüksek oranda gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yağlı tohum ürünlerinde ise belirgin bir fiyat değişimi gözlemlenmemiştir. * Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin fiyatlarında bu ay da belirgin bir değişiklik tespit edilmemiştir. Çay fiyatında bir miktar artış olduğu gözlemlenmiştir. Bal fiyatında da artış olduğu tespit edilirken pekmez, şeker ve reçel fiyatlarında ise sınırlı artışlar olduğu görülmüştür. Tuz ve salça fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik tespit edilmemiştir”
Açlık sınırı 35 bin liraya dayandı, yoksulluk sınırı 112 bin lirayı aşarken, gıda enflasyonu da yükselişini sürdürüyor


TÜRK-İŞ, Nisan 2026 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, açlık sınırı 34 bin 587 liraya yükseldi. Gıda ile birlikte diğer tüm temel harcamalar için haneye girmesi gereken toplam gelir tutarı (yoksulluk sınırı) ise 112 bin 661 liraya ulaştı. Türk-İş, bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetini de 44 bin 802 lira olarak hesapladı. Mutfak enflasyonu aylık 5,47, 12 aylık yüzde 43,89, yıllık ortalama yüzde 40 olarak hesaplandı.
TÜRK-İŞ, mevcut ekonomik koşullarda ücretli çalışanların önemli bir bölümünde hane gelirinin tek kişinin kazancına dayandığını vurguladı. Açıklamada, özellikle asgari ücret düzeyinin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı ifade edildi. Sendikaya göre, asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya göre 2.217 TL ek açık oluştu. Nisan itibarıyla bir kişinin aylık yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark ise 16 bin 726 TL’ye ulaştı.


………………
TÜRK-İŞ, Nisan 2026 dönemine ait "Açlık ve Yoksulluk Sınırı" araştırmasının sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Ekonomik veriler, özellikle dar gelirli ailelerin temel gıda maddelerine erişiminin her geçen gün zorlaştığını ortaya koyuyor.
Sendikanın internet sitesinde araştırmayla ilgili şu bilgiler paylaşıldı:
“Açlık ve yoksulluk sınırı verileri, belirli bir ücret düzeyini değil bir hanenin insanca yaşayabilmesi için ihtiyaç duyduğu toplam geliri ifade etmektedir. Bu çerçevede yapılan hesaplamalar işçinin yalnızca kendisi için değil, ailesiyle birlikte insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürebilmesi için gerekli harcama düzeyine ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu harcama düzeyinin belirlenmesinde ise temel alınan unsur, sağlıklı ve dengeli beslenme için gerekli asgari ihtiyaçların bilimsel yöntemlerle tespit edilmesidir. Nitekim bu çalışmada, dört kişilik bir ailenin gereksinimleri esas alınmakta ve hesaplamalar bilimsel olarak belirlenmiş bir beslenme kalıbına dayandırılmaktadır.
Ancak mevcut ekonomik koşullar altında, özellikle ücretli çalışanların büyük bir bölümünde hane gelirinin tek bir kişinin kazancıyla sağladığı görülmektedir. Bu durum, başta asgari ücret olmak üzere mevcut ücret düzeylerinin temel ihtiyaçları karşılamada yetersiz kalmasına neden olmaktadır. Nitekim asgari ücretle geçinen bekâr bir çalışanın bütçesinde bir önceki aya kıyasla 2.217 liralık ek bir açık oluşmuştur. Başka bir ifadeyle, yılın dördüncü ayı itibarıyla bir kişinin yaşama maliyeti ile asgari ücret arasındaki fark 16,726 liraya ulaşmıştır.
TÜRK-İŞ Konfederasyonu tarafından, çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay, düzenli olarak yapılan bu araştırmanın 2026 Nisan ayı sonucuna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapılması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 34.586,86 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 112.660,80 TL’ye, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 44.802,03 TL ’ye yükseldi.
TÜRK-İŞ’ e göre “mutfak enflasyonu” verilerindeki değişim Nisan 2026 itibariyle şu şekilde gerçekleşmiştir:
● Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 5,47 oranında gerçekleşti.
● On iki aylık değişim oranı yüzde 43,90 oldu.
● Yıllık ortalama artış ise yüzde 40,00 olarak gerçekleşti.
● Dört aylık artış oranı ise yüzde 14,74 oranında oldu.
TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan çarşı-pazar-market dolaşılarak gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre Nisan 2026 itibariyle şu şekilde oldu:
* Süt, yoğurt ve peynir ürünlerinin yer aldığı grupta, artan üretim ve girdi maliyetlerine rağmen fiyat değişimlerinin sınırlı düzeyde gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Süt fiyatlarında, takip edilen marketler arasında rekabetin etkisiyle fiyatların kontrollü biçimde değiştiği tespit edilmiştir. Peynir ve yoğurt fiyatlarında da benzer şekilde sınırlı artışlar görülmüştür.
* Et, tavuk, balık, yumurta ve kuru baklagiller ürünlerinin yer aldığı grupta; et fiyatlarında bu ay sınırlı bir gerileme olduğu görülmüştür. Kuzu eti fiyatı ise önceki aya göre sabit kalmıştır. Mevsimi bitmekte olan balık fiyatı yükselirken bir süredir artış gösteren tavuk etinin kilogram fiyatında bu ay gerileme olduğu tespit edilmiştir. Dalgalı bir seyir izleyen yumurta fiyatlarında da bu ay gerileme tespit olduğu edilmiştir. Bakliyat ürünlerinden kırmızı mercimeğin kilogram fiyatında artış olduğu, diğer ürünlerin (kuru fasulye, nohut, yeşil mercimek) fiyatlarında ise az miktarda da olsa düşüş olduğu görülmüştür.
* Meyve-sebze fiyatlarındaki genel seyir bu ay sınırlı bir değişim göstermiştir. Geçen aya göre fiyatlarda karşılıklı yön değişimleri olduğu görülmüştür. Meyve fiyatlarında geçen ay görülen gerileme bu ay yerini artış eğilimine bırakmıştır. Benzer şekilde, geçen ay artış gösteren sebze fiyatlarının da bu ay yeniden gerilediği gözlemlenmiştir. Tezgâhlarda bazı ürünlerin yarım kilo fiyatı üzerinden satışa sunulması ise dikkat çeken bir diğer uygulama olarak kayıtlara geçmiştir. Hesaplamada bu ay 25’i sebze ve 10’u meyve olmak üzere toplam 35 üründeki fiyat değişimi dikkate alınmıştır. Sebze ortalama kilogram fiyatı (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) 102,35 TL, ortalama meyve kilogram fiyatı 131,50 TL olmuştur. Meyve-sebze ortalama kilogram fiyatı ise 104,93 TL olarak tespit edilmiştir (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı” kapsamında değerlendirilmektedir).
* Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur ve irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta; ekmeğin fiyatında bu ay artış gerçekleşmiştir. Ankara’da 200 gram standart ekmeğin fiyatı yüzde 14,50 oranında artırılarak 17,50 TL olarak güncellenmiştir. Ekmek fiyatındaki bu artış, temel gıda ürünlerine erişim maliyetini doğrudan etkileyerek özellikle dar ve sabit gelirli hanelerin bütçesi üzerinde ek bir yük oluşturmaktadır. Bu durum, temel beslenme harcamalarının toplam gelir içindeki payını artırmaktadır. Pirinç ve bulgur fiyatlarında da bu ay artış olduğu tespit edilmiştir. Makarna ve un fiyatlarında ise önemli bir değişiklik gözlemlenmemiştir.
* Temel yağ ürünleri grubunda, genel olarak fiyat artışı eğilimi gözlemlenmiştir. En yüksek artışın ayçiçek yağı ve margarin fiyatlarında olduğu gözlemlenmiştir. Zeytinyağı ve tereyağı fiyatlarında da artış olduğu görülmüştür. Zeytin fiyatlarında ortalama düzeyde önemli bir değişim görülmezken, yeşil zeytin fiyatındaki artış siyah zeytine göre daha yüksek oranda gerçekleştiği tespit edilmiştir. Yağlı tohum ürünlerinde ise belirgin bir fiyat değişimi gözlemlenmemiştir.
* Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinin fiyatlarında bu ay da belirgin bir değişiklik tespit edilmemiştir. Çay fiyatında bir miktar artış olduğu gözlemlenmiştir. Bal fiyatında da artış olduğu tespit edilirken pekmez, şeker ve reçel fiyatlarında ise sınırlı artışlar olduğu görülmüştür. Tuz ve salça fiyatlarında ise herhangi bir değişiklik tespit edilmemiştir”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.