Gürer, boğulma vakalarını Meclis gündemine taşıdı
Gürer, boğulma vakalarını Meclis gündemine taşıdı
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, sıcak yaz günlerinde Adana gibi su kanalları açık ve kent içi akan yerlerde çocuk boğulmalarının çok yaşandığına dikkat çekti. Boğulma vakalarına yönelik İçişleri Bakanlığı’nın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Gürer, valiliklerin yasaklama kararına rağmen, sulama kanalları, akarsu gibi yerlere girildiğini belirterek, bu gibi kritik bölgelerde daha sıkı ve caydırıcı önlemler alınması gerektiğini söyledi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in yaz aylarında artan boğulma vakalarına ilişkin yazılı soru önergesine İçişleri Bakanlığı yanıt verdi. Bakanlık, boğulma olaylarının önlenmesi amacıyla valilikler bünyesinde komisyonlar oluşturulduğunu ve riskli alanlarda çeşitli güvenlik tedbirleri uygulandığını bildirdi. Ancak Gürer’in son 5 yıldaki boğulma vakalarının sayısı ve cankurtaran sayısına ilişkin sorularına yanıtta herhangi bir rakamsal bilgi verilmedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla birlikte deniz, göl, akarsu, baraj ve havuzlarda boğulma vakalarında ciddi artış yaşandığına dikkat çekerek, alınan önlemlerin yeterliliğinin belirlenmesi ve eksikliklerin giderilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığına soru önergesi verdi.
GÜRER’İN SORULARI
Gürer, önergesinde Bakanlığa şu soruları yöneltti:
1- Ülkemizde son 5 yılda yaşanan boğulma vakalarına ilişkin istatistikler nelerdir? Yıllık bazda, yaş gruplarına ve olayların gerçekleştiği yerlere (deniz, göl, akarsu, baraj, havuz vb.) göre dağılımı nasıldır?
2- Boğulma vakalarının önlenmesi amacıyla Bakanlık tarafından yürütülen çalışmalar nelerdir? Bu kapsamda eğitici ve bilinçlendirici kampanyalar, simülasyonlar veya diğer faaliyetler gerçekleştirilmiş midir?
3- Boğulma riski taşıyan alanlarda, özellikle halkın yoğun olarak kullandığı plajlar, baraj göletleri veya piknik alanlarında alınan güvenlik önlemleri nelerdir? Bu alanlarda cankurtaran, uyarı levhaları ve diğer tedbirlerin yeterliliği ne şekilde denetlenmektedir?
4- Belediyeler, yerel yönetimler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği kapsamında hangi çalışmalar yapılmaktadır?
5- Boğulma vakalarının yoğun olduğu bölgelerde, yüzme eğitimi veya acil müdahale eğitimi verilmesi gibi özel projeler hayata geçirilmiş midir? Bu tür eğitimlerin yaygınlaştırılması amacıyla Bakanlık ne tür girişimlerde bulunmaktadır?
6- Ülkemizde özel sektör ve kamu alanlarında cankurtaran olarak çalışan kişi sayısı kaçtır?
BAKANLIKTAN YANIT: VALİLİKLER BÜNYESİNDE KOMİSYONLAR OLUŞTURULUYOR
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi verdiği yanıtta, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11’inci maddesinin (c) bendi kapsamında valilerin il sınırları içerisinde huzur ve güvenliğin sağlanması amacıyla gerekli karar ve tedbirleri alma yetkisine sahip olduğu belirtildi.
Bakanlık yanıtında, suda boğulmanın önlenmesi, yüzme alanlarında uyulacak genel kuralların belirlenmesi, suda boğulma olaylarının analizlerinin yapılması ve alınacak tedbirlerin değerlendirilmesi amacıyla valilikler bünyesinde “Suda Boğulma Olaylarını Önleme Komisyonu” oluşturulduğu bildirildi.
Komisyonların her yıl Nisan ve Kasım aylarında toplandığı, ilgili ilin hassasiyetleri ve mahalli şartları dikkate alınarak gerekli ilave tedbirlerin alınmasının değerlendirildiği kaydedildi.
RİSKLİ ALANLARDA DENETİM VE UYARI TEDBİRLERİ
Bakanlık, sağlık, güvenlik ve sosyal donatı açısından yeterli görülen ve “yüzme alanı” olarak belirlenen yerler dışında kalan alanlarda da denetimler yapıldığını bildirdi. Yanıta göre; deniz, göl, gölet, baraj, sulama kanalı, akarsu, sel kapanı, regülatör, su iletimi, deşarj veya taşkın kontrol kanalı gibi alanlarda denetimler gerçekleştiriliyor.
Bu alanların tehlikeli olduğunu belirten işaret ve levhaların konulması ve kontrol edilmesi yönünde tedbirler alındığı belirtildi. Ayrıca izinsiz olarak turizm amaçlı su altı ve su üstü sportif faaliyetlerde bulunulmaması, işletme belgesi veya izin belgesinde belirtilen yerler dışında sportif faaliyet yapılmasına müsaade edilmemesi yönünde gerekli tedbirlerin alındığı ifade edildi.
BAKANLIK RAKAM VERMEDİ
Bakanlığın yanıtında boğulma olaylarının önlenmesine yönelik uygulanan tedbirler sıralanırken, Ömer Fethi Gürer’in özellikle son 5 yıldaki boğulma vakalarının yıllara, yaş gruplarına ve olayların gerçekleştiği yerlere göre dağılımına ilişkin sorusuna herhangi bir istatistiksel veri verilmedi. Gürer’in ayrıca kamu ve özel sektörde cankurtaran olarak çalışan kişi sayısına ilişkin sorusu da yanıtta rakamsal olarak karşılanmadı.
Bakanlığın yanıtı ağırlıklı olarak valilikler bünyesinde oluşturulan komisyonlar, riskli alanlarda yapılan denetimler, uyarı levhaları ve izinsiz sportif faaliyetlerin önlenmesine yönelik tedbirlerle sınırlı kaldı. Gürer, ”Sıcaktan kurtulup su da boğularak yaşamlar bitiyor. Sıcak havada serinlemek isteyenin boğularak yaşamdan kopması düşünülmesi gereken bir durum. Belli bölgelerde suya girmek tehlikeli levhası altında suya giren var. Eğitim deniyor, boğulan çok kişi en azından okul eğitimi alıyor. Bir şey olmaz duygusu özellikle gençler için olumsuz sonuca yol açıyor. Televizyonlar ölenler için haber veriyor. Kamu spotları ile bu bağlamda da çalışma gerekli. Adana gibi su kanalları açık ve kent içi akan yerlerde çocuk boğulmaları da çok oluyor. Bu kanallar kent içi kapalı sisteme geçmesi de sağlayacak çalışmalar yapılmalı. İstanbul Şile vb. yerlerde de her yıl yaşanan ölümler var. Valilik yasak koysa da yine giriliyor. Bu gibi kritik bölgelerde daha sıkı ve caydırıcı önlemler de sağlanmalıdır” dedi.
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in soru önergesinde, özellikle çocuklar ve gençler arasında yaşanan boğulma olaylarının önlenmesi için alınan tedbirlerin yeterliliğinin ortaya konulması ve eksikliklerin giderilmesi amaçlanmıştı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
