“Güvenli yapılarda yaşama; yaşam hakkının parçasıdır”
“Güvenli yapılarda yaşama; yaşam hakkının parçasıdır”
İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, geçen günlerde İstanbul Maltepe’deki bina çökmesinin bir kez daha yapıların durumu hakkında vatandaşların bilgi edinme hakkını gündeme getirdiğini söyledi. Bir yapının ruhsatlı olarak inşa edilmiş olmasının yapının sonraki yıllarda ruhsat ve projeye aykırı biçimde değiştirilmediği anlamına gelmediğine dikkat çeken Çak, “Kat ilaveleri, taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler, kullanım değişiklikleri, kaçak eklentiler ve benzeri müdahaleler yapının güvenliğini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir” dedi.
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Hıdır Çak, Maltepe’de yaşanan bina çökmesi konusunda yaptığı açıklamada, İnşaat Mühendisleri Odasının yurttaşların kullandıkları binalar hakkında bilgi edinme hakkına ilişkin görüşlerini paylaştı.
Maltepe’deki Bina Çökmesi Bir Kez Daha Gösterdi: Yapıların Durumu Hakkında Bilgi Edinmek Yurttaşın Hakkıdır
İstanbul Maltepe’de 8 Ekim’de meydana gelen bina çökmesinin, yapı güvenliği konusundaki ihmallerin ve bilgi eksikliğinin ağır sonuçlarını bir kez daha gözler önüne serdiğini belirten Çak; yedi katlı binanın üç katının çökmesi sonucunda hayatını kaybeden yurttaşlarımızın yakınlarına başsağlığı diledi.
Bu olay, nedenleri henüz kesinleşmemiş olsa dahi, çok daha temel bir soruyu yeniden gündeme getirdiğini belirten Çak; açıklamada şu görüşlere yer verdi:
“Yurttaşlar, yaşadıkları binanın nasıl inşa edildiğini, ruhsat ve proje durumunu, sonradan herhangi bir müdahale yapılıp yapılmadığını ve yapı güvenliği açısından taşıdığı riskleri bilmiyor, öğrenemiyor.
GÜVENLİ YAPILARDA YAŞAMA, YAŞAM HAKKININ BİR PARÇASIDIR
Altını çizerek ifade etmek gerekir ki güvenli yapılarda yaşama yaşam hakkının bir parçasıdır. Yurttaşların yaşadığı, satın aldığı veya kiraladığı yapıların güvenliği hakkında bilgi sahibi olması ise barınma ve bilgi edinme hakkının ayrılmaz bir unsurudur.
Bir yapının ruhsatlı olarak inşa edilmiş olması, yapının sonraki yıllarda ruhsat ve projeye aykırı biçimde değiştirilmediği anlamına gelmemektedir. Kat ilaveleri, taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler, kullanım değişiklikleri, kaçak eklentiler ve benzeri müdahaleler yapının güvenliğini doğrudan etkileyebilecek niteliktedir. Bu nedenle yalnızca yapının ilk inşa edildiği tarihteki kayıtlarının bilinmesi yeterli değildir. Yapının zaman içerisindeki bütün değişikliklerinin ve mevcut durumunun da izlenebilir olması gerekmektedir.
Daha da önemlisi, bu bilgiler yalnızca ilgili idarelerin arşivlerinde bulunan ve ancak bir olay yaşandığında açılan dosyalardan ibaret olmamalıdır. Yurttaşın yaşadığı evin yapı güvenliği konusunda bilgi sahibi olması için bir binanın çökmesini beklememek gerekir.
YAPI GÜVENLİĞİNE İLİŞKİN BİLGİLER ERİŞİLEBİLİR OLMALI
Yapı güvenliğine ilişkin bilgiler erişilebilir, güvenilir ve şeffaf olmalı, farklı kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan veriler bütünleşik bir sistem üzerinden yurttaşların doğrudan erişimine açılmalıdır. Ayrıca alım-satım ve kiralama süreçlerinde taşınmazın yapı güvenliğine ilişkin bilgilerin yurttaşa sunulması zorunlu hale getirilmelidir.
Her yapının ruhsat, proje, iskân, tadilat, kaçak yapı ve yapı güvenliğine ilişkin bilgilerinin güncel olarak tutulduğu kapsamlı bir yapı envanteri oluşturulmalıdır. Özellikle eski yapı stokunun mevcut durumunun belirlenmesi için ülke ve kent ölçeğinde kapsamlı yapı envanteri çalışmaları hızla tamamlanmalı, riskli yapıların tespit ve güçlendirme süreçleri kamusal bir program çerçevesinde yürütülmelidir.
Farklı kamu kurumlarında bulunan yapı güvenliğine ilişkin veriler bütünleşik bir dijital sistemde bir araya getirilmeli ve yurttaşların erişimine açılmalıdır.
Konut ve işyerlerinin alım-satım ve kiralama süreçlerinde, yapının mevcut hukuki ve teknik durumuna ilişkin bilgiler yurttaşa açık ve anlaşılır biçimde sunulmalıdır.
Ruhsat ve projeye aykırı imalatlar ile sonradan gerçekleştirilen kaçak kat ve eklentiler konusunda etkin denetim mekanizmaları oluşturulmalı; tespit edilen aykırılıkların yapı güvenliği üzerindeki etkisi mutlaka mühendislik hizmetleriyle değerlendirilmelidir.
KAÇAK KAT VE EKLENTİLER KONUSUNDA ETKİN DENETİM YAPILMALIDIR
Maltepe’deki çökme, yapı güvenliğinin yalnızca deprem sonrasında konuşulacak bir konu olmadığını bir kez daha hatırlatmıştır. Yapıların güvenliği; deprem, yangın, zemin sorunları, taşıyıcı sisteme yapılan müdahaleler veya kullanım değişiklikleri gibi pek çok başlıkla birlikte ele alınması gereken sürekli bir kamusal sorumluluktur.
Yaşanan her bina çökmesinin ardından yalnızca enkazı kaldırmak ve sorumluları aramakla yetinilemez. Asıl sorumluluk, yurttaşların can güvenliğini tehdit eden riskleri ortaya çıkmadan önce tespit etmek, gerekli önlemleri almak ve yapı güvenliğine ilişkin bilgiyi toplumun erişimine açmaktır.
Maltepe’de yaşanan olay tüm yönleriyle, bilimsel ve teknik esaslara dayalı biçimde araştırılmalı; binanın çökmesine neden olan tüm unsurlar ortaya çıkarılmalı ve sorumluları belirlenmelidir.”
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
