İşçinin geçim krizi derinleşiyor

GÜNDEM 29.06.2026 - 16:20, Güncelleme: 29.06.2026 - 16:22 399 kez okundu.
 

İşçinin geçim krizi derinleşiyor

DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) ilk kez yayımladığı “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu”, Türkiye’de asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, geniş çalışan kesimin ise yoksulluk sınırının çok gerisinde gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ortaya koydu. Rapora göre vergi sistemi ücretlilerin aleyhine işlerken, emekli aylıkları da giderek asgari ücretin altına geriliyor. Emeklilerin büyük bölümü geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalıyor.
Rapora göre 2026 yılı için belirlenen net asgari ücret, açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kaldı. Yılın ilk beş ayı sonunda ise asgari ücret, yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine karşılık geliyor. DİSK-AR’ın hesaplamalarına göre asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974 yılında yüzde 80,6 düzeyindeyken 2026’da yüzde 45,7’ye geriledi. Raporda, bu durumun çalışanların ekonomik büyümeden aldığı payın azalmasına işaret ettiği belirtildi. DİSK-AR tarafından hazırlanan “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu” yayımlandı. Raporda Türkiye’de gelir dağılımındaki bozulmanın derinleştiği, asgari ücretin giderek ortalama ücret haline geldiği ve geniş işçi kesimlerinin ciddi bir geçim krizi ile karşı karşıya olduğu vurgulandı. Rapora göre asgari ücret, 2026 yılı itibarıyla daha belirlendiği gün açlık sınırının altında kalırken, yılın beşinci ayı itibarıyla yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine denk geliyor. Toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar olması nedeniyle Türkiye’de çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücrete mahkûm olduğu belirtiliyor. Sendikasızlaşma ve güvencesizleşme politikaları sonucunda asgari ücretin fiilen ortalama ücret haline geldiği ifade ediliyor. Raporda, işçilerin büyümeden aldığı payın da azaldığına dikkat çekilerek asgari ücretin kişi başına milli gelire oranının 1974’te yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye gerilediği kaydedildi. Buna göre çalışanların ekonomik büyümeden aldığı pay giderek azalırken, asgari ücretlinin alım gücü de erimeye devam ediyor. Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde ise yükün büyük ölçüde ücretlilerin üzerine yıkıldığı belirtiliyor. Gelir vergisi dilimlerinin yetersiz artırılması ve dolaylı vergilerin yükselmesi nedeniyle çalışanların vergi yükünün arttığı, işçilerin yılın yaklaşık üç ayını vergi ve kesintiler için çalışmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Rapora göre ücretliler, sermaye gruplarına kıyasla daha fazla vergi ödemek durumunda kalıyor. Emeklilik sistemine ilişkin veriler de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranının 2002’de yüzde 122 iken 2025’te yüzde 84’e gerilediği belirtilen raporda, milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden çalışmak zorunda kaldığı vurgulanıyor. Emeklilerin milli gelirden aldığı payın da yıllar içinde azaldığına dikkat çekiliyor. DİSK-AR raporunda ayrıca Türkiye’nin asgari ücret yaygınlığı açısından Avrupa’da ilk sırada yer aldığı, toplu iş sözleşmesi kapsamının ise birçok Avrupa ülkesinin oldukça gerisinde kaldığı ifade ediliyor. Türkiye’de her 100 çalışandan yaklaşık 15’inin asgari ücretin altında çalıştırıldığı da raporun öne çıkan bulguları arasında yer alıyor. Raporda genel olarak, ücret politikaları, vergi sistemi ve emeklilik düzenlemelerinin işçi sınıfı aleyhine sonuçlar ürettiği ve gelir eşitsizliğini derinleştirdiği sonucuna varılıyor.
DİSK Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) ilk kez yayımladığı “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu”, Türkiye’de asgari ücretin açlık sınırının altında kaldığını, geniş çalışan kesimin ise yoksulluk sınırının çok gerisinde gelirle yaşam mücadelesi verdiğini ortaya koydu. Rapora göre vergi sistemi ücretlilerin aleyhine işlerken, emekli aylıkları da giderek asgari ücretin altına geriliyor. Emeklilerin büyük bölümü geçinebilmek için yeniden çalışmak zorunda kalıyor.

Rapora göre 2026 yılı için belirlenen net asgari ücret, açıklandığı gün itibarıyla açlık sınırının altında kaldı. Yılın ilk beş ayı sonunda ise asgari ücret, yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine karşılık geliyor. DİSK-AR’ın hesaplamalarına göre asgari ücretin kişi başına milli gelire oranı 1974 yılında yüzde 80,6 düzeyindeyken 2026’da yüzde 45,7’ye geriledi. Raporda, bu durumun çalışanların ekonomik büyümeden aldığı payın azalmasına işaret ettiği belirtildi.
DİSK-AR tarafından hazırlanan “İşçi Sınıfının Geçim Krizi Raporu” yayımlandı. Raporda Türkiye’de gelir dağılımındaki bozulmanın derinleştiği, asgari ücretin giderek ortalama ücret haline geldiği ve geniş işçi kesimlerinin ciddi bir geçim krizi ile karşı karşıya olduğu vurgulandı.

Rapora göre asgari ücret, 2026 yılı itibarıyla daha belirlendiği gün açlık sınırının altında kalırken, yılın beşinci ayı itibarıyla yoksulluk sınırının yalnızca dörtte birine denk geliyor. Toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece dar olması nedeniyle Türkiye’de çalışanların önemli bir bölümünün asgari ücrete mahkûm olduğu belirtiliyor. Sendikasızlaşma ve güvencesizleşme politikaları sonucunda asgari ücretin fiilen ortalama ücret haline geldiği ifade ediliyor.
Raporda, işçilerin büyümeden aldığı payın da azaldığına dikkat çekilerek asgari ücretin kişi başına milli gelire oranının 1974’te yüzde 80,6 iken 2026’da yüzde 45,7’ye gerilediği kaydedildi. Buna göre çalışanların ekonomik büyümeden aldığı pay giderek azalırken, asgari ücretlinin alım gücü de erimeye devam ediyor.
Vergi sistemine ilişkin değerlendirmelerde ise yükün büyük ölçüde ücretlilerin üzerine yıkıldığı belirtiliyor. Gelir vergisi dilimlerinin yetersiz artırılması ve dolaylı vergilerin yükselmesi nedeniyle çalışanların vergi yükünün arttığı, işçilerin yılın yaklaşık üç ayını vergi ve kesintiler için çalışmak zorunda kaldığı ifade ediliyor. Rapora göre ücretliler, sermaye gruplarına kıyasla daha fazla vergi ödemek durumunda kalıyor.
Emeklilik sistemine ilişkin veriler de dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor. Ortalama emekli aylığının asgari ücrete oranının 2002’de yüzde 122 iken 2025’te yüzde 84’e gerilediği belirtilen raporda, milyonlarca emeklinin geçim sıkıntısı nedeniyle yeniden çalışmak zorunda kaldığı vurgulanıyor. Emeklilerin milli gelirden aldığı payın da yıllar içinde azaldığına dikkat çekiliyor.
DİSK-AR raporunda ayrıca Türkiye’nin asgari ücret yaygınlığı açısından Avrupa’da ilk sırada yer aldığı, toplu iş sözleşmesi kapsamının ise birçok Avrupa ülkesinin oldukça gerisinde kaldığı ifade ediliyor. Türkiye’de her 100 çalışandan yaklaşık 15’inin asgari ücretin altında çalıştırıldığı da raporun öne çıkan bulguları arasında yer alıyor.
Raporda genel olarak, ücret politikaları, vergi sistemi ve emeklilik düzenlemelerinin işçi sınıfı aleyhine sonuçlar ürettiği ve gelir eşitsizliğini derinleştirdiği sonucuna varılıyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.