İsrail ve ABD’ye tepkiler çığ gibi
İsrail ve ABD’ye tepkiler çığ gibi
İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik hafta sonu başlattığı ve ülkenin dini lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü saldırılara karşı tepkiler çığ gibi büyüyor. HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan, Siyonist İsrail ve Emperyalist ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “HAK-İŞ Konfederasyonu olarak; Siyonist İsrail ve Emperyalist ABD’nin İran’a yönelik gerçekleştirdiği, bölgesel barış ve istikrarı tehdit eden saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz. Sivilleri hedef alan bu saldırılar; uluslararası hukukun, insan haklarının ve insanlığın ortak vicdanının açık ihlalidir” dedi.
“Siyonist İsrail ve Emperyalist ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını şiddetle kınıyoruz” diyen Arslan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi başta olmak üzere küresel güç odaklarının Filistin’den İran’a uzanan coğrafyada yaşanan katliamlar karşısındaki suskunluğu kabul edilemez. Bu soykırıma ve zulme sessiz kalanlar, tarih ve insanlık vicdanı önünde mutlaka hesap verecektir. Ortadoğu’da kalıcı barış; güç ve dayatma politikalarıyla değil, uluslararası hukuk, adalet ve egemenliğe saygı temelinde mümkündür. Uluslararası toplumları, sivillerin korunması ve çatışmaların sona erdirilmesi için açık ve kararlı bir tutum almaya davet ediyoruz. HAK-İŞ Konfederasyonu olarak; mazlumun yanında, zalimin karşısında olmaya; adalet, barış ve insan onuru için kararlılıkla mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.
İNSANLIK SUCUNA KARŞI SESSİZ KALANLAR, AKAN BUKANA ORTAKLARDIR
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu Merkez Yönetim Kurulu da, İsrail ve ABD’nin saldırılarına karşı sert tepki gösterdi.
Dünyanın hafta sonu emperyalistlerin insanlığın zor çağlar ve kanlı savaşlar sonrasında aldığı tarihi dersleri ve kazanımları nasıl fütursuzca elinin tersiyle itebildiği gerçeğine uyandığını vurgulayan Birleşik Kamu-İş yönetimi, Daha Filistin’de akıtılan kan kurumamış, Suriye’deki diken üstü hal durulmamışken emperyalistlerin hedefinde bu kez İran vardı. İsrail ve ABD, eşzamanlı olarak İran’a hava saldırıları düzenlemeye başladı” dedi.
Eli kanlı İsrail devletinin tıpkı Filistin’de yaptığı gibi bu saldırıları da “önleyici harekat” olarak tanımladığını, ABD’nin ise Irak işgalinden bu yana kullandığı “demokrasi götürmek” diye tarif ettiği pazarlama taktiğini yine masanın üzerine koyduğunu belirten Kamu-İş yönetimi, “ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki muhaliflere “İşimiz bittiğinde gidin ve iktidarı alın” diye seslenmesi ise artık ülkelerin yönetimlerinin, işleyişlerinin değiştirilmesi konusunda emperyalistlerin -tıpkı Suriye’de olduğu gibi- nasıl gölge taktiklere dahi ihtiyaç duymadığını bir kez daha gösterdi. Ekseninde tuttuğu BM vesilesiyle kendisini yıllardır “Dünyanın jandarması” olarak tanıtan ABD’nin aslında Ortadoğu’nun haydudu olduğu da; her katliamına “önleyici” etiketi yapıştırılan İsrail’in de sadece Filistin’de döktüğü kanla yetinmeyeceği de son gelişmeler ışığında acı biçimde ispat buldu” açıklamasını yaptı.
Kamu-İş yönetimi, “Ne olursa olsun; bir ülkenin yönetimi, o ülkenin insanlarının irade ve tercihleriyle değişmelidir. Dışarıdan, zor kullanarak, kan dökerek, baskı kurarak yapılan her müdahale demokrasi dediğimiz kavramın tüm koşullarına aykırıdır. İran’da yaşananlar birkaç açıdan bizlere de ders olmalıdır: Çünkü İran’ın bu kadar kolay hedef alınabilmesinde demokrasinin yokluğu, bağımlı dış politika ve kalkınma yerine savaş eksenli yönetim rol oynamıştır. Türkiye’nin Ortadoğu’da emperyalistlerin kanlı planlarına dahil olmaması da, bu sürecin doğru okunması da, bağımsız, tarafsız ve insanlıktan yana tavır takınması da elzemdir. Birleşik Kamu-İş olarak tüm dünya kamuoyuna İran’a yönelik saldırıların durdurulması için harekete geçmesi çağrısında bulunuyoruz. Bir suç, sadece faille tamamlanmaz. Suçun yapıtaşları arasında sessizlik de vardır. Bugün bu insanlık suçuna karşı sessiz kalanlar, bilsinler ki akan bu kana ortaklardır. Biz sessiz kalmayacağız!” dedi.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
