“Jeoçeşitliliğimize sahip çıkalım”

GÜNDEM 06.10.2026 - 13:29, Güncelleme: 06.10.2026 - 13:29 1346 kez okundu.
 

“Jeoçeşitliliğimize sahip çıkalım”

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü kapsamında jeoçeşitliliğin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Akdoğan, yerkürenin cansız doğasını oluşturan mineraller, kayalar, fosiller, topraklar, yer şekilleri ve su kaynakları gibi jeolojik unsurların hem insanlık hem de ekosistemler açısından hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sahip olduğu jeolojik mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti. Akdoğan, “Jeolojik çeşitlilik kapımızın önünde. Görmek, tanımak ve korumak sorumluluğumuzdur” mesajı verdi. 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü kapsamında jeoçeşitliliğin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Akdoğan, yerkürenin cansız doğasını oluşturan mineraller, kayalar, fosiller, topraklar, yer şekilleri ve su kaynakları gibi jeolojik unsurların hem insanlık hem de ekosistemler açısından hayati öneme sahip olduğunu belirtti. UNESCO tarafından 2021 yılında ilan edilen Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki temasının “Jeoçeşitlilik Kapımızın Önünde” olduğunu hatırlatan Akdoğan, jeolojik çeşitliliğin yalnızca uzak ve özel coğrafyalarda değil, insanların yaşadığı kentlerde ve günlük yaşamın her alanında bulunduğuna dikkat çekti. Jeoçeşitlilik, Doğal Kaynakların Geleceği Açısından Önemli Jeolojik çeşitliliğin korunmasının doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından önemli olduğunu vurgulayan JMO 2. Başkanı Meltem Akdoğan, mineral, toprak ve su gibi sınırlı kaynakların bilinçli ve verimli şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Jeolojik çevre ile biyoçeşitlilik arasındaki güçlü bağa da dikkat çeken Akdoğan, yerbilimlerinin geçmişte yaşanan iklim değişikliklerinin ve yaşamın evriminin anlaşılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Deprem, heyelan, tsunami, sel ve benzeri doğal tehlikelerin anlaşılması ve risklerin azaltılması açısından da jeolojik bilimlerin önem taşıdığını kaydeden Meltem Akdoğan, bilimsel verilerin arazi kullanım planlaması ve kent yönetimi süreçlerine daha etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi. “Jeolojik Mirasımızın Korunması Gerekiyor” Türkiye’nin jeolojik yapısı nedeniyle zengin bir jeolojik çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Akdoğan, bu mirasın belirlenmesi, kayıt altına alınması ve korunması konusunda kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti. Jeolojik miras alanlarının tahrip edilmesinin yalnızca doğal değerlerin kaybedilmesi anlamına gelmediğini belirten Meltem Akdoğan, aynı zamanda gelecek kuşakların ortak mirasının da yok olabileceği uyarısında bulundu. Akdoğan, jeolojik mirasın korunabilmesi için kamu kurumlarının sorumluluk üstlenmesi, bilimsel envanter çalışmalarının yapılması ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi. Jeolojik Veriler Planlama Süreçlerine Dahil Edilmeli Jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerin doğru anlaşılmasının afet risklerinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirten 2. Başkan Meltem Akdoğan, özellikle deprem, tsunami, sel, heyelan ve benzeri doğal afetlere karşı dirençli yerleşimlerin oluşturulması gerektiğini vurguladı. Jeolojik verilerin arazi kullanım planlaması ve mekânsal yönetim süreçlerinde etkin şekilde kullanılmasının daha güvenli ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade eden Akdoğan, yerbilimleri eğitiminin yaygınlaştırılmasının da toplumsal farkındalık açısından önemli olduğunu kaydetti. “Jeoçeşitliliğimize Sahip Çıkalım” TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak milyonlarca, hatta milyarlarca yıllık jeolojik süreçler sonucunda oluşan ve yok edildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmayan jeolojik mirasın korunması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Akdoğan, kamuoyuna çağrıda bulundu. Meltem Akdoğan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Jeolojik mirasımızın belirlenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki çalışmaların takipçisi olmaya ve jeoçeşitliliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Jeolojik çeşitlilik kapımızın önünde. Görmek, tanımak ve korumak sorumluluğumuzdur.”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü kapsamında jeoçeşitliliğin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Akdoğan, yerkürenin cansız doğasını oluşturan mineraller, kayalar, fosiller, topraklar, yer şekilleri ve su kaynakları gibi jeolojik unsurların hem insanlık hem de ekosistemler açısından hayati öneme sahip olduğunu belirtti.

TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin sahip olduğu jeolojik mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması gerektiğine dikkat çekti. Akdoğan, “Jeolojik çeşitlilik kapımızın önünde. Görmek, tanımak ve korumak sorumluluğumuzdur” mesajı verdi.

6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Adana Şube 2. Başkanı Meltem Akdoğan, 6 Ekim Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü kapsamında jeoçeşitliliğin önemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Akdoğan, yerkürenin cansız doğasını oluşturan mineraller, kayalar, fosiller, topraklar, yer şekilleri ve su kaynakları gibi jeolojik unsurların hem insanlık hem de ekosistemler açısından hayati öneme sahip olduğunu belirtti.
UNESCO tarafından 2021 yılında ilan edilen Uluslararası Jeolojik Çeşitlilik Günü’nün bu yılki temasının “Jeoçeşitlilik Kapımızın Önünde” olduğunu hatırlatan Akdoğan, jeolojik çeşitliliğin yalnızca uzak ve özel coğrafyalarda değil, insanların yaşadığı kentlerde ve günlük yaşamın her alanında bulunduğuna dikkat çekti.
Jeoçeşitlilik, Doğal Kaynakların Geleceği Açısından Önemli
Jeolojik çeşitliliğin korunmasının doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı açısından önemli olduğunu vurgulayan JMO 2. Başkanı Meltem Akdoğan, mineral, toprak ve su gibi sınırlı kaynakların bilinçli ve verimli şekilde yönetilmesi gerektiğini ifade etti.
Jeolojik çevre ile biyoçeşitlilik arasındaki güçlü bağa da dikkat çeken Akdoğan, yerbilimlerinin geçmişte yaşanan iklim değişikliklerinin ve yaşamın evriminin anlaşılmasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti.
Deprem, heyelan, tsunami, sel ve benzeri doğal tehlikelerin anlaşılması ve risklerin azaltılması açısından da jeolojik bilimlerin önem taşıdığını kaydeden Meltem Akdoğan, bilimsel verilerin arazi kullanım planlaması ve kent yönetimi süreçlerine daha etkin şekilde dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
“Jeolojik Mirasımızın Korunması Gerekiyor”
Türkiye’nin jeolojik yapısı nedeniyle zengin bir jeolojik çeşitliliğe sahip olduğunu belirten Akdoğan, bu mirasın belirlenmesi, kayıt altına alınması ve korunması konusunda kapsamlı çalışmalara ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.
Jeolojik miras alanlarının tahrip edilmesinin yalnızca doğal değerlerin kaybedilmesi anlamına gelmediğini belirten Meltem Akdoğan, aynı zamanda gelecek kuşakların ortak mirasının da yok olabileceği uyarısında bulundu.
Akdoğan, jeolojik mirasın korunabilmesi için kamu kurumlarının sorumluluk üstlenmesi, bilimsel envanter çalışmalarının yapılması ve gerekli yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Jeolojik Veriler Planlama Süreçlerine Dahil Edilmeli
Jeolojik ve jeomorfolojik süreçlerin doğru anlaşılmasının afet risklerinin azaltılması açısından büyük önem taşıdığını belirten 2. Başkan Meltem Akdoğan, özellikle deprem, tsunami, sel, heyelan ve benzeri doğal afetlere karşı dirençli yerleşimlerin oluşturulması gerektiğini vurguladı.
Jeolojik verilerin arazi kullanım planlaması ve mekânsal yönetim süreçlerinde etkin şekilde kullanılmasının daha güvenli ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulmasına katkı sağlayacağını ifade eden Akdoğan, yerbilimleri eğitiminin yaygınlaştırılmasının da toplumsal farkındalık açısından önemli olduğunu kaydetti.
“Jeoçeşitliliğimize Sahip Çıkalım”
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası olarak milyonlarca, hatta milyarlarca yıllık jeolojik süreçler sonucunda oluşan ve yok edildiğinde yeniden kazanılması mümkün olmayan jeolojik mirasın korunması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Akdoğan, kamuoyuna çağrıda bulundu.
Meltem Akdoğan, açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Jeolojik mirasımızın belirlenmesi, korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönündeki çalışmaların takipçisi olmaya ve jeoçeşitliliğimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Jeolojik çeşitlilik kapımızın önünde. Görmek, tanımak ve korumak sorumluluğumuzdur.”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.