Kış’tan torba yasa eleştirisi

GÜNDEM 29.04.2026 - 13:04, Güncelleme: 29.04.2026 - 13:04 209 kez okundu.
 

Kış’tan torba yasa eleştirisi

CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Tapu Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik teklifine kapsamlı eleştiriler yöneltti. Teklifin “torba yasa” yöntemiyle hazırlandığını belirten Kış, düzenlemelerin yerel yönetimlerden çevre denetimine, mülkiyet hakkından kamu taşınmazlarına kadar birçok alanda yetkileri merkezde topladığını söyledi.
“Torba yasa anlayışı Meclis denetimini ortadan kaldırıyor” Genel Kurul’daki konuşmasına teklifin yöntemine itiraz ederek başlayan Kış, Tapu Kanunu başlığı altında birbirinden tamamen farklı düzenlemelerin tek metinde toplandığını vurguladı. Çevre danışmanlık firmalarına verilen yeni yetkiler, TOKİ’ye mirasçılık belgesi düzenleme imkânı, belediye şirketlerine yönelik sınırlamalar, Hazine taşınmazları ve 2B arazilerine ilişkin hükümler gibi çok sayıda başlığın aynı teklif içinde yer aldığını belirten Kış, bu yaklaşımın Meclis’in yasama kalitesini düşürdüğünü ifade etti.  Kış, “Birbiriyle ilgisiz onlarca düzenlemenin tek metne sıkıştırılması, ne sağlıklı bir tartışmaya ne de etkin bir denetime imkân tanır” dedi. “Belediyelerin ekonomik iradesi merkeze bağlanıyor” Teklifin en tartışmalı düzenlemelerinden birinin belediyelere ilişkin hükümler olduğunu belirten Kış, 17’nci maddeyle belediyelerin şirket kurma, ortak olma, sermaye koyma ve hisse edinme gibi faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını söyledi. Bu düzenlemenin yalnızca teknik bir değişiklik olmadığını ifade eden Kış, son yıllarda belediyelerin mali ve idari açıdan sistemli biçimde sınırlandırıldığını savundu. İller Bankası payları, artan gider kalemleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara dikkat çeken Kış, yeni düzenlemeyle yerel yönetimlerin ekonomik karar alma alanının tamamen daraltıldığını dile getirdi.  “Denetim hukuk devletinin aracıdır, izin rejimi ise siyasi vesayetin aracıdır” diyen Kış, bu yaklaşımın yerel yönetim özerkliğiyle bağdaşmadığını ileri sürdü. “Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor” Teklifte yer alan acele kamulaştırma düzenlemesine de geniş yer ayıran Kış, bu yöntemin hukuken olağanüstü durumlar için öngörüldüğünü hatırlattı. Sosyal konut gerekçesiyle acele kamulaştırmanın yaygınlaştırılmasının mülkiyet hakkı açısından ciddi riskler doğurduğunu belirten Kış, bu uygulamayla vatandaşların yargı süreci tamamlanmadan fiilen mülkiyetlerini kaybedebileceğini söyledi. Kış, “Barınma hakkı korunmalı ancak bu, başka bir yurttaşın mülkiyet hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılması anlamına gelemez” değerlendirmesinde bulundu. “Çevre ve mühendislik alanında yeni riskler” Zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin de teklifin önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Kış, yetkilendirme ve denetim süreçlerinin tamamen Bakanlığa bırakılmasını eleştirdi. Bu hizmetlerin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilen tüzel kişilere verilmesinin mühendislik meslek alanını daraltabileceğini ifade eden Kış, denetim süreçlerinin belirsizliğine dikkat çekti. Ayrıca bu hizmet bedellerinin artırılmasına yönelik geniş yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri anlamına gelebileceğini belirtti.  “Hazine taşınmazlarında belirsizlik ve merkezileşme” Teklifin 18 ve 19’uncu maddelerinde Hazine taşınmazlarının “atıl” olduğu gerekçesiyle tahsislerinin iptal edilmesini de değerlendiren Kış, “atıl taşınmaz” kavramının açık şekilde tanımlanmadığını vurguladı. Bu belirsizliğin, taşınmazların hangi kriterlerle ve hangi kamu yararı gerekçesiyle Bakanlığa devredileceği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını ifade eden Kış, yerel yönetimlerin planlama süreçlerinin devre dışı bırakıldığını söyledi.  Kış’a göre bu düzenleme, taşınmazların etkin kullanımından çok, karar yetkisinin merkezde toplanması anlamına geliyor. “2B arazileri: Süre uzatımı çözüm değil” 2B arazilerine ilişkin süre uzatımlarının geçmişte de denendiğini hatırlatan Kış, bu yöntemin sorunu çözmediğini ifade etti. Asıl meselenin bu taşınmazların kime, hangi bedelle ve hangi kamu yararı çerçevesinde satıldığı olduğunu belirten Kış, şeffaf ve adil bir sistem kurulmadan yapılan düzenlemelerin sorunu yalnızca ertelediğini söyledi.  “Deprem konutlarında denetim ve şeffaflık sorunu” Depremzedelere sağlanan hibe ve kredilerin haczedilememesini olumlu bulduklarını ifade eden Kış, aynı düzenleme kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığına verilen geniş yetkilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Teslim alınmayan konutların bedelsiz devri ve ihale dışı satış gibi uygulamaların denetim ve şeffaflık açısından riskler barındırdığını dile getirdi.  “Bu teklif teknik değil, sistem tercihi” Konuşmasının sonunda teklifin kapsamına dikkat çeken Kış, düzenlemenin yalnızca teknik değişiklikler içermediğini, aksine geniş bir yönetim anlayışını yansıttığını ifade etti. Yerel yönetimlerin yetkilerinin daraltılması, mülkiyet hakkına müdahale ihtimali ve denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi başlıkların birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablonun ciddi olduğunu belirten Kış, Meclis’in temel görevinin yürütmeyi denetlemek olduğunu vurguladı.  Kış, teklifin mevcut haliyle kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, düzenlemenin daha şeffaf, katılımcı ve hukuki güvenceyi esas alan bir yaklaşımla yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen Tapu Kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik teklifine kapsamlı eleştiriler yöneltti. Teklifin “torba yasa” yöntemiyle hazırlandığını belirten Kış, düzenlemelerin yerel yönetimlerden çevre denetimine, mülkiyet hakkından kamu taşınmazlarına kadar birçok alanda yetkileri merkezde topladığını söyledi.

“Torba yasa anlayışı Meclis denetimini ortadan kaldırıyor”
Genel Kurul’daki konuşmasına teklifin yöntemine itiraz ederek başlayan Kış, Tapu Kanunu başlığı altında birbirinden tamamen farklı düzenlemelerin tek metinde toplandığını vurguladı. Çevre danışmanlık firmalarına verilen yeni yetkiler, TOKİ’ye mirasçılık belgesi düzenleme imkânı, belediye şirketlerine yönelik sınırlamalar, Hazine taşınmazları ve 2B arazilerine ilişkin hükümler gibi çok sayıda başlığın aynı teklif içinde yer aldığını belirten Kış, bu yaklaşımın Meclis’in yasama kalitesini düşürdüğünü ifade etti. 
Kış, “Birbiriyle ilgisiz onlarca düzenlemenin tek metne sıkıştırılması, ne sağlıklı bir tartışmaya ne de etkin bir denetime imkân tanır” dedi.
“Belediyelerin ekonomik iradesi merkeze bağlanıyor”
Teklifin en tartışmalı düzenlemelerinden birinin belediyelere ilişkin hükümler olduğunu belirten Kış, 17’nci maddeyle belediyelerin şirket kurma, ortak olma, sermaye koyma ve hisse edinme gibi faaliyetlerinin Cumhurbaşkanı iznine bağlandığını söyledi.
Bu düzenlemenin yalnızca teknik bir değişiklik olmadığını ifade eden Kış, son yıllarda belediyelerin mali ve idari açıdan sistemli biçimde sınırlandırıldığını savundu. İller Bankası payları, artan gider kalemleri ve finansmana erişimde yaşanan zorluklara dikkat çeken Kış, yeni düzenlemeyle yerel yönetimlerin ekonomik karar alma alanının tamamen daraltıldığını dile getirdi. 
“Denetim hukuk devletinin aracıdır, izin rejimi ise siyasi vesayetin aracıdır” diyen Kış, bu yaklaşımın yerel yönetim özerkliğiyle bağdaşmadığını ileri sürdü.
“Acele kamulaştırma istisna olmaktan çıkarılıyor”
Teklifte yer alan acele kamulaştırma düzenlemesine de geniş yer ayıran Kış, bu yöntemin hukuken olağanüstü durumlar için öngörüldüğünü hatırlattı. Sosyal konut gerekçesiyle acele kamulaştırmanın yaygınlaştırılmasının mülkiyet hakkı açısından ciddi riskler doğurduğunu belirten Kış, bu uygulamayla vatandaşların yargı süreci tamamlanmadan fiilen mülkiyetlerini kaybedebileceğini söyledi. Kış, “Barınma hakkı korunmalı ancak bu, başka bir yurttaşın mülkiyet hakkının ölçüsüz biçimde sınırlandırılması anlamına gelemez” değerlendirmesinde bulundu.
“Çevre ve mühendislik alanında yeni riskler”
Zemin ve temel etütlerine ilişkin düzenlemelerin de teklifin önemli başlıklarından biri olduğunu belirten Kış, yetkilendirme ve denetim süreçlerinin tamamen Bakanlığa bırakılmasını eleştirdi. Bu hizmetlerin yalnızca Bakanlık tarafından yetkilendirilen tüzel kişilere verilmesinin mühendislik meslek alanını daraltabileceğini ifade eden Kış, denetim süreçlerinin belirsizliğine dikkat çekti. Ayrıca bu hizmet bedellerinin artırılmasına yönelik geniş yetki verilmesinin yasama yetkisinin devri anlamına gelebileceğini belirtti. 
“Hazine taşınmazlarında belirsizlik ve merkezileşme”
Teklifin 18 ve 19’uncu maddelerinde Hazine taşınmazlarının “atıl” olduğu gerekçesiyle tahsislerinin iptal edilmesini de değerlendiren Kış, “atıl taşınmaz” kavramının açık şekilde tanımlanmadığını vurguladı.
Bu belirsizliğin, taşınmazların hangi kriterlerle ve hangi kamu yararı gerekçesiyle Bakanlığa devredileceği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını ifade eden Kış, yerel yönetimlerin planlama süreçlerinin devre dışı bırakıldığını söyledi. 
Kış’a göre bu düzenleme, taşınmazların etkin kullanımından çok, karar yetkisinin merkezde toplanması anlamına geliyor.
“2B arazileri: Süre uzatımı çözüm değil”
2B arazilerine ilişkin süre uzatımlarının geçmişte de denendiğini hatırlatan Kış, bu yöntemin sorunu çözmediğini ifade etti.
Asıl meselenin bu taşınmazların kime, hangi bedelle ve hangi kamu yararı çerçevesinde satıldığı olduğunu belirten Kış, şeffaf ve adil bir sistem kurulmadan yapılan düzenlemelerin sorunu yalnızca ertelediğini söyledi. 
“Deprem konutlarında denetim ve şeffaflık sorunu”
Depremzedelere sağlanan hibe ve kredilerin haczedilememesini olumlu bulduklarını ifade eden Kış, aynı düzenleme kapsamında Kentsel Dönüşüm Başkanlığına verilen geniş yetkilerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Teslim alınmayan konutların bedelsiz devri ve ihale dışı satış gibi uygulamaların denetim ve şeffaflık açısından riskler barındırdığını dile getirdi. 
“Bu teklif teknik değil, sistem tercihi”
Konuşmasının sonunda teklifin kapsamına dikkat çeken Kış, düzenlemenin yalnızca teknik değişiklikler içermediğini, aksine geniş bir yönetim anlayışını yansıttığını ifade etti.
Yerel yönetimlerin yetkilerinin daraltılması, mülkiyet hakkına müdahale ihtimali ve denetim mekanizmalarının zayıflaması gibi başlıkların birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkan tablonun ciddi olduğunu belirten Kış, Meclis’in temel görevinin yürütmeyi denetlemek olduğunu vurguladı. 
Kış, teklifin mevcut haliyle kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, düzenlemenin daha şeffaf, katılımcı ve hukuki güvenceyi esas alan bir yaklaşımla yeniden ele alınması çağrısında bulundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.