''Su insanlığın ortak varlığıdır”

GÜNDEM 26.03.2026 - 13:34, Güncelleme: 26.03.2026 - 13:54 157 kez okundu.
 

''Su insanlığın ortak varlığıdır”

HAK-İŞ İklim ve Çevre Değişikliği Komitesi tarafından, Dünya Su Günü’ne özel “Emek ve Su” Paneli gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ile başladı. HAK-İŞ 50. Yıl Filmi izlendi. Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in sadece sendikal mücadeleyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk ve gelecek nesillerin hakkı olan suyun korunması konusunda da öncü bir rol üstlendiğini, bu rolü de kararlılıkla devam ettireceğimizi belirtti.
“Su Geleceğimizdir” Arslan, suyun insanlığın ortak hakkı olduğunu vurgulayarak, suyun ticarileştirilmesine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Arslan, su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınma meselesi olduğunu ifade etti. Suyun, geleceğin en kritik stratejik kaynağı olduğuna dikkat çeken Arslan, HAK-İŞ olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde su politikalarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı. “Suyun Ticarileştirilmesine Karşı Mücadele Ediyoruz” Arslan, suyun özelleştirilmesine yönelik girişimlerin büyük riskler barındırdığını belirterek, HAK-İŞ’in bu konuda Türkiye’de öncü bir duruş sergilediğini ifade etti. Arslan, “Suyun ticarileştirilmesi konusunda büyük bir tehditle karşı karşıyayız. HAK-İŞ olarak suyun ticarileştirilmesine karşı cepheden mücadele başlatan Türkiye’de tek konfederasyonuz” dedi. Su konusunda sıkıntıların artması ile piyasalaştırmanın beraberinde geleceğini ifade eden Arslan, devletin bu konuda önemli çalışmaları gerçekleştirdiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konunun takipçisi olmasının sorunun çözümünde büyük bir avantaj olduğunu ifade etti. “Su İnsanlığın Ortak Hakkıdır” Genel Başkan Arslan, suyun temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek, bu hakkın korunması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Su insanlığın ortak varlığıdır. Asla ticarileştirilemez. Bu mücadelemizi sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada yürütüyoruz” ifadelerini kullandı. Afrika ülkelerinde yaşanan su krizlerine dikkat çeken Arslan, suyun özelleştirilmesinin yoksulluk ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtti. HAK-İŞ olarak su kuyuları açtırdıklarını ve uluslararası dayanışma projeleri yürüttüklerini ifade eden Arslan, “Su yoksa hayat yok. Bu nedenle suya erişim konusunu bir insanlık meselesi olarak görüyoruz” dedi. “Ağaçlandırma ve Su Kaynaklarının Korunması Önceliğimiz” Arslan, HAK-İŞ olarak çevre ve su politikaları kapsamında yürüttükleri çalışmalara değinerek, ağaçlandırma seferberliğinin önemine dikkat çekti. Arslan, “Her üyemiz için bir fidan hedefiyle başlattığımız kampanya kapsamında yüz binlerce fidanı toprakla buluşturduk. Bu sayıyı bir milyona çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. İklim değişikliği ve kuraklık riskine dikkat çeken Genel Başkanımız Arslan, su kaynaklarının korunması için yeni projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. “Su Kaynaklarımızı Korumak Zorundayız” Arslan, suyun stratejik önemine vurgu yaparak, su krizlerinin gelecekte daha büyük riskler oluşturacağını ifade etti. Arslan, “Su geleceğimizdir. Petrol bugün var yarın yok. Ama su olmazsa hayat olmaz. “Savaşta Su Etkisi” Siyonist Katil İsrail ve Emperyalist ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına da değinen Arslan, Körfez ülkeleri Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’in endişeye kapılmalarına neden olan asıl unsurun petrol değil, su tesisleri olduğunu ifade etti. Arslan, bu ülkelerin su kaynaklarının yüzde 80-90'ının deniz suyundan arıtılarak elde edildiğini, su tesislerinin bombalanması durumunda o ülkelerde hayatın duracağını ifade etti. Türkiye'nin su kaynaklarının petrolden binlerce kat daha kıymetli olduğunu vurgulayan Arslan, “Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak zorundayız” dedi.
HAK-İŞ İklim ve Çevre Değişikliği Komitesi tarafından, Dünya Su Günü’ne özel “Emek ve Su” Paneli gerçekleştirildi. Program, saygı duruşu, İstiklal Marşının okunması ile başladı. HAK-İŞ 50. Yıl Filmi izlendi. Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in sadece sendikal mücadeleyle değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk ve gelecek nesillerin hakkı olan suyun korunması konusunda da öncü bir rol üstlendiğini, bu rolü de kararlılıkla devam ettireceğimizi belirtti.

“Su Geleceğimizdir”
Arslan, suyun insanlığın ortak hakkı olduğunu vurgulayarak, suyun ticarileştirilmesine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceklerinin altını çizdi. Arslan, su kaynaklarının korunmasının yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal adalet ve sürdürülebilir kalkınma meselesi olduğunu ifade etti. Suyun, geleceğin en kritik stratejik kaynağı olduğuna dikkat çeken Arslan, HAK-İŞ olarak hem ulusal hem de uluslararası düzeyde su politikalarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini vurguladı.
“Suyun Ticarileştirilmesine Karşı Mücadele Ediyoruz”
Arslan, suyun özelleştirilmesine yönelik girişimlerin büyük riskler barındırdığını belirterek, HAK-İŞ’in bu konuda Türkiye’de öncü bir duruş sergilediğini ifade etti. Arslan, “Suyun ticarileştirilmesi konusunda büyük bir tehditle karşı karşıyayız. HAK-İŞ olarak suyun ticarileştirilmesine karşı cepheden mücadele başlatan Türkiye’de tek konfederasyonuz” dedi.
Su konusunda sıkıntıların artması ile piyasalaştırmanın beraberinde geleceğini ifade eden Arslan, devletin bu konuda önemli çalışmaları gerçekleştirdiğini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konunun takipçisi olmasının sorunun çözümünde büyük bir avantaj olduğunu ifade etti.
“Su İnsanlığın Ortak Hakkıdır”
Genel Başkan Arslan, suyun temel bir insan hakkı olduğunun altını çizerek, bu hakkın korunması gerektiğini vurguladı. Arslan, “Su insanlığın ortak varlığıdır. Asla ticarileştirilemez. Bu mücadelemizi sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.
Afrika ülkelerinde yaşanan su krizlerine dikkat çeken Arslan, suyun özelleştirilmesinin yoksulluk ve eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirtti. HAK-İŞ olarak su kuyuları açtırdıklarını ve uluslararası dayanışma projeleri yürüttüklerini ifade eden Arslan, “Su yoksa hayat yok. Bu nedenle suya erişim konusunu bir insanlık meselesi olarak görüyoruz” dedi.
“Ağaçlandırma ve Su Kaynaklarının Korunması Önceliğimiz”
Arslan, HAK-İŞ olarak çevre ve su politikaları kapsamında yürüttükleri çalışmalara değinerek, ağaçlandırma seferberliğinin önemine dikkat çekti. Arslan, “Her üyemiz için bir fidan hedefiyle başlattığımız kampanya kapsamında yüz binlerce fidanı toprakla buluşturduk. Bu sayıyı bir milyona çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. İklim değişikliği ve kuraklık riskine dikkat çeken Genel Başkanımız Arslan, su kaynaklarının korunması için yeni projelerin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Su Kaynaklarımızı Korumak Zorundayız”
Arslan, suyun stratejik önemine vurgu yaparak, su krizlerinin gelecekte daha büyük riskler oluşturacağını ifade etti. Arslan, “Su geleceğimizdir. Petrol bugün var yarın yok. Ama su olmazsa hayat olmaz.
“Savaşta Su Etkisi”
Siyonist Katil İsrail ve Emperyalist ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına da değinen Arslan, Körfez ülkeleri Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt’in endişeye kapılmalarına neden olan asıl unsurun petrol değil, su tesisleri olduğunu ifade etti. Arslan, bu ülkelerin su kaynaklarının yüzde 80-90'ının deniz suyundan arıtılarak elde edildiğini, su tesislerinin bombalanması durumunda o ülkelerde hayatın duracağını ifade etti. Türkiye'nin su kaynaklarının petrolden binlerce kat daha kıymetli olduğunu vurgulayan Arslan, “Bu nedenle su kaynaklarımızı korumak zorundayız” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.