“Tarım yoksa gıda da yoktur”

GÜNDEM 06.01.2026 - 12:44, Güncelleme: 06.01.2026 - 12:44 1443 kez okundu.
 

“Tarım yoksa gıda da yoktur”

Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi 2. Başkanı Hüsniye Gül, 2025 yılı boyuna mazot, gübre, tohum, ilaç ve sulama maliyetlerinin kontrolsüz bir hızla artarken, ürün fiyatlarının bu artışın çok gerisinde kaldığını vurguladı. TÜİK tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi ile Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi arasındaki makasın üretici aleyhine açıldığını kaydeden Gül, “Çiftçinin sadece alın terini değil, sermayesini de toprağa gömdüğünü kanıtlamaktadır” dedi.
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube II. Başkanı Hüsniye Gül, 2025 tarım yılını değerlendirerek üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, maliyetlerin altında ezildiği ve tarımsal sürdürülebilirliğin ciddi biçimde sorgulandığı bir yılın geride bırakıldığını söyledi.  2025 yılı boyunca mazot, gübre, tohum, ilaç ve sulama maliyetlerinin kontrolsüz bir hızla artarken, ürün fiyatlarının bu artışın çok gerisinde kaldığına dikkat çeken Gül, üretici kârlılığının eridiğini ifade etti. MAKAS ÜRETİCİ ALEYHİNE AÇILDI Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi ile Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi arasındaki makasın üretici aleyhine açıldığına vurgu yapan Gül, “Çiftçinin sadece alın terini değil, sermayesini de toprağa gömdüğünü kanıtlamaktadır. Özellikle Çukurova gibi ülke tarımı için stratejik öneme sahip bir bölgede dahi üreticilerimiz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerinde de görüldüğü üzere, artan kredi borçları ve takipteki alacakların gölgesinde üretim yapar hale gelmiştir. Bugün gelinen noktada tarım, artık kazandıran değil, her türlü riske rağmen ayakta kalmaya çalışan bir sektör hüviyetine bürünmüştür. Destekleme politikalarının üretim sezonu başladıktan çok sonra açıklanması, bu desteklerin enflasyon karşısında eriyerek yetersiz kalması ve en önemlisi üretim planlamasından uzak yaklaşımlar, üreticiyi derin bir belirsizliğe sürüklemiştir” şeklinde konuştu. HALKIN GIDA ARZ GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA “Geride kalan 2025 yılı, tarımın sadece niyetlerle veya plansızlıkla yönetilemeyeceğini, bilimsel öngörüden yoksun kararların faturasının ne kadar ağır olduğunu açıkça göstermiştir” diyen Gül açıklamasını şöyle sürdürdü: “Üreticinin ne ekeceğini ne kazanacağını ve en önemlisi emeğinin karşılığını alıp alamayacağını bilemediği bu kaos ortamı, sadece çiftçiyi değil, doğrudan halkın gıda arz güvenliğini ve tüketicinin sofrasındaki ekmeği de tehdit etmektedir. Ziraat Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; tarım sektörü günü kurtaran geçici politikalarla yönetilemez. Sürdürülebilir bir gelecek için üretimin mutlaka bilimsel planlamayla yönlendirilmesi, girdi maliyetlerinin vergi indirimleri ve sübvansiyonlarla aşağı çekilmesi kaçınılmazdır. Tarım politikaları artık masa başında alınan kararlarla değil, bizzat sahada, mühendislerin bilgisi ve çiftçinin tecrübesiyle şekillenmelidir. 2026 yılına girerken beklentimiz; üreticiyi koruyan, planlı üretimi esas alan ve ziraat mühendislerinin birikiminden en üst düzeyde yararlanan gerçekçi politikaların hayata geçirilmesidir. Unutulmamalıdır ki tarım yoksa gıda yoktur, gıda yoksa yaşam yoktur.
Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi 2. Başkanı Hüsniye Gül, 2025 yılı boyuna mazot, gübre, tohum, ilaç ve sulama maliyetlerinin kontrolsüz bir hızla artarken, ürün fiyatlarının bu artışın çok gerisinde kaldığını vurguladı. TÜİK tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi ile Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi arasındaki makasın üretici aleyhine açıldığını kaydeden Gül, “Çiftçinin sadece alın terini değil, sermayesini de toprağa gömdüğünü kanıtlamaktadır” dedi.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube II. Başkanı Hüsniye Gül, 2025 tarım yılını değerlendirerek üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, maliyetlerin altında ezildiği ve tarımsal sürdürülebilirliğin ciddi biçimde sorgulandığı bir yılın geride bırakıldığını söyledi. 

2025 yılı boyunca mazot, gübre, tohum, ilaç ve sulama maliyetlerinin kontrolsüz bir hızla artarken, ürün fiyatlarının bu artışın çok gerisinde kaldığına dikkat çeken Gül, üretici kârlılığının eridiğini ifade etti.
MAKAS ÜRETİCİ ALEYHİNE AÇILDI
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi ile Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi arasındaki makasın üretici aleyhine açıldığına vurgu yapan Gül, “Çiftçinin sadece alın terini değil, sermayesini de toprağa gömdüğünü kanıtlamaktadır. Özellikle Çukurova gibi ülke tarımı için stratejik öneme sahip bir bölgede dahi üreticilerimiz, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) verilerinde de görüldüğü üzere, artan kredi borçları ve takipteki alacakların gölgesinde üretim yapar hale gelmiştir. Bugün gelinen noktada tarım, artık kazandıran değil, her türlü riske rağmen ayakta kalmaya çalışan bir sektör hüviyetine bürünmüştür. Destekleme politikalarının üretim sezonu başladıktan çok sonra açıklanması, bu desteklerin enflasyon karşısında eriyerek yetersiz kalması ve en önemlisi üretim planlamasından uzak yaklaşımlar, üreticiyi derin bir belirsizliğe sürüklemiştir” şeklinde konuştu.
HALKIN GIDA ARZ GÜVENLİĞİ TEHDİT ALTINDA
“Geride kalan 2025 yılı, tarımın sadece niyetlerle veya plansızlıkla yönetilemeyeceğini, bilimsel öngörüden yoksun kararların faturasının ne kadar ağır olduğunu açıkça göstermiştir” diyen Gül açıklamasını şöyle sürdürdü:
“Üreticinin ne ekeceğini ne kazanacağını ve en önemlisi emeğinin karşılığını alıp alamayacağını bilemediği bu kaos ortamı, sadece çiftçiyi değil, doğrudan halkın gıda arz güvenliğini ve tüketicinin sofrasındaki ekmeği de tehdit etmektedir.
Ziraat Mühendisleri Odası olarak bir kez daha vurguluyoruz ki; tarım sektörü günü kurtaran geçici politikalarla yönetilemez. Sürdürülebilir bir gelecek için üretimin mutlaka bilimsel planlamayla yönlendirilmesi, girdi maliyetlerinin vergi indirimleri ve sübvansiyonlarla aşağı çekilmesi kaçınılmazdır. Tarım politikaları artık masa başında alınan kararlarla değil, bizzat sahada, mühendislerin bilgisi ve çiftçinin tecrübesiyle şekillenmelidir. 2026 yılına girerken beklentimiz; üreticiyi koruyan, planlı üretimi esas alan ve ziraat mühendislerinin birikiminden en üst düzeyde yararlanan gerçekçi politikaların hayata geçirilmesidir. Unutulmamalıdır ki tarım yoksa gıda yoktur, gıda yoksa yaşam yoktur.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.