“THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?”
GÜNDEM
15.03.2026 - 13:21, Güncelleme:
15.03.2026 - 13:21 1049 kez okundu.
“THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?”
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türk Hava Yolları’nda (THY) çalışma koşulları, sendikal süreçler ve yönetim ayrıcalıklarına ilişkin iddiaların giderek arttığını belirterek, şirket içinde ciddi bir yönetim–çalışan uçurumu oluştuğunu söyledi. Kış, THY çalışanlarından gelen çok sayıda başvuruda ağır çalışma koşulları, sendikal süreçlerde yaşanan sorunlar ve çalışanların ekonomik haklarına ilişkin ciddi iddiaların yer aldığını ifade etti. “Türk Hava Yolları bu ülkenin bayrak taşıyıcısıdır. Bu nedenle burada yaşanan her gelişme yalnızca bir şirket içi mesele değildir. Çalışanların hakları, uçuş güvenliği ve kamu kaynaklarının kullanımı doğrudan kamuoyunu ilgilendirir” dedi.
“ÇALIŞANLAR İLE YÖNETİM ARASINDA UÇURUM VAR”
CHP’li Kış, şirket içinde üst kademe yöneticiler için kullanılan “TK Ailesi” söylemine dikkat çekerek çalışanlar ile yönetim arasında ciddi bir kopuş oluştuğu yönünde iddialar bulunduğunu söyledi. İddialara göre üst kademe yöneticilerin sağlık imkanları, uçuş hakları, huzur hakkı ödemeleri ve çeşitli mali avantajlardan yararlandığı, buna karşılık çalışanların ağır çalışma koşulları altında görev yaptığı ifade ediliyor. Kış, “Bize ulaşan iddialar çalışanların ciddi bir baskı ortamı altında çalıştığını gösteriyor. Çalışanların önemli bir bölümü yaşadıkları sorunları açık şekilde dile getirmekte zorlandıklarını ifade ediyor” dedi.
TİS SÜREÇLERİ VE SENDİKA TARTIŞMASI
Türk Hava Yolları’nda çalışanların en çok tartıştığı konulardan birinin ise toplu iş sözleşmesi süreçleri olduğunu belirten Kış, çalışanlardan gelen şikâyetlerin özellikle bu başlıkta yoğunlaştığını söyledi. İddialara göre ilk toplu iş sözleşmesi sürecinde çalışanların zamlı maaşlarının ödenmesi tartışmalı bir süreç sonunda Nisan ayına kadar ertelendi. Çalışanlara söz verilen başarı primlerinin ise farklı kaynaklardan karşılandığı yönünde iddialar gündeme geldi. Banka promosyon gelirlerinin bir bölümünün prim ödemelerinde kullanıldığı ileri sürülürken, uzun yıllardır uygulanan TİS imza parasının ödenmemesi çalışanlar arasında tepki yarattı.
İKİNCİ TİS SÜRECİNDE DE AYNI TARTIŞMALAR
Devam eden ikinci toplu iş sözleşmesi sürecinde de benzer tartışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Çalışanların en çok merak ettiği maaş promosyonlarının sendika tarafından gündeme getirilmediği yönünde eleştiriler bulunuyor. Bazı çalışanlar daha önce söz verilen başarı primlerinin yine banka promosyon gelirlerinden karşılandığını iddia ederken, şirket içinde bu kaynakların farklı alanlarda değerlendirildiğine ilişkin çeşitli iddialar da dile getiriliyor. Kış, çalışanlar arasında sendikanın yönetimle uyumlu hareket ettiği yönünde eleştirilerin de giderek arttığını söyledi.
“Çalışanlar sendikanın kendilerini yeterince temsil etmediğini ifade ediyor. TİS öncesinde enflasyon artı enflasyonun yüzde 10’u konuşulurken, TİS’te enflasyon artı yüzde 3’e imza atılması çalışanlar arasında ciddi tepki yaratmış durumda.”
YÖNETİM MAAŞLARI TARTIŞMA YARATIYOR
Kış, çalışanların ekonomik haklarıyla ilgili tartışmalar sürerken şirket yönetimine ödenen maaşların da kamuoyunda dikkat çektiğini söyledi.
THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat aylık yaklaşık 404 bin TL,
THY Genel Müdürü Bilal Ekşi aylık 2 milyon 416 bin TL,
Murat Şeker 2 milyon 194 bin TL,
Abdulkerim Çay ise 1 milyon 994 bin TL maaş alıyor.
Toplamda 15 kişilik üst yönetimin devlete aylık maliyetinin yaklaşık 21 milyon 115 bin TL olduğu ifade ediliyor. Kış, “Çalışanlar banka promosyonu alamadıklarını ifade ederken yönetim maaşlarının bu seviyelerde olması doğal olarak ciddi tepki yaratıyor” dedi.
“UÇUŞ GÜVENLİĞİ SORULARIMIZA CEVAP VERİLMEDİ”
CHP’li Kış, THY’de çalışma koşulları ve uçuş güvenliğine ilişkin iddialar üzerine daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na 18 maddelik yazılı soru önergesi verdiğini de hatırlattı. Önergede uçuş ekiplerinde kronik yorgunluk oluştuğu, teknik arıza kayıtlarının nasıl değerlendirildiği, “Daily Check” kontrollerinin nasıl yapıldığı ve uçuş planlamasına ilişkin iddialar gibi birçok başlık yer alıyordu. Ancak Bakanlık bu soruların hiçbirine yanıt vermek yerine yalnızca THY’nin özel hukuk tüzel kişisi olduğuna ilişkin genel bir açıklama yaptı.
Kış bu duruma tepki göstererek şunları söyledi:
“Ben şirketin ticari statüsünü sormadım. Uçuş güvenliğini sordum. Çalışanların çalışma koşullarını sordum. 18 sorunun hiçbirine yanıt verilmedi. Bu yaklaşım Meclis denetimini ciddiye almamaktır.”
“THY’YE SİYASİ KALKAN MI VAR?”
CHP’li Kış, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat’ın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kardeşi olduğunu hatırlatarak şu soruyu yöneltti:
“Bu kadar ciddi iddia varken Ulaştırma Bakanlığı neden sessiz? Uçuş güvenliği sorularına neden yanıt verilmiyor? THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?”
“BU KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”
Gülcan Kış, Türk Hava Yolları’nın yalnızca ticari bir şirket değil, Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Uçuş güvenliği, çalışan hakları ve kamu kaynaklarının kullanımı hepimizi ilgilendirir. Bu kadar ciddi iddiaların üzeri örtülemez. Bu konunun Meclis’te ve kamuoyu önünde takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Üyesi, CHP Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Türk Hava Yolları’nda (THY) çalışma koşulları, sendikal süreçler ve yönetim ayrıcalıklarına ilişkin iddiaların giderek arttığını belirterek, şirket içinde ciddi bir yönetim–çalışan uçurumu oluştuğunu söyledi. Kış, THY çalışanlarından gelen çok sayıda başvuruda ağır çalışma koşulları, sendikal süreçlerde yaşanan sorunlar ve çalışanların ekonomik haklarına ilişkin ciddi iddiaların yer aldığını ifade etti. “Türk Hava Yolları bu ülkenin bayrak taşıyıcısıdır. Bu nedenle burada yaşanan her gelişme yalnızca bir şirket içi mesele değildir. Çalışanların hakları, uçuş güvenliği ve kamu kaynaklarının kullanımı doğrudan kamuoyunu ilgilendirir” dedi. “ÇALIŞANLAR İLE YÖNETİM ARASINDA UÇURUM VAR” CHP’li Kış, şirket içinde üst kademe yöneticiler için kullanılan “TK Ailesi” söylemine dikkat çekerek çalışanlar ile yönetim arasında ciddi bir kopuş oluştuğu yönünde iddialar bulunduğunu söyledi. İddialara göre üst kademe yöneticilerin sağlık imkanları, uçuş hakları, huzur hakkı ödemeleri ve çeşitli mali avantajlardan yararlandığı, buna karşılık çalışanların ağır çalışma koşulları altında görev yaptığı ifade ediliyor. Kış, “Bize ulaşan iddialar çalışanların ciddi bir baskı ortamı altında çalıştığını gösteriyor. Çalışanların önemli bir bölümü yaşadıkları sorunları açık şekilde dile getirmekte zorlandıklarını ifade ediyor” dedi. TİS SÜREÇLERİ VE SENDİKA TARTIŞMASI Türk Hava Yolları’nda çalışanların en çok tartıştığı konulardan birinin ise toplu iş sözleşmesi süreçleri olduğunu belirten Kış, çalışanlardan gelen şikâyetlerin özellikle bu başlıkta yoğunlaştığını söyledi. İddialara göre ilk toplu iş sözleşmesi sürecinde çalışanların zamlı maaşlarının ödenmesi tartışmalı bir süreç sonunda Nisan ayına kadar ertelendi. Çalışanlara söz verilen başarı primlerinin ise farklı kaynaklardan karşılandığı yönünde iddialar gündeme geldi. Banka promosyon gelirlerinin bir bölümünün prim ödemelerinde kullanıldığı ileri sürülürken, uzun yıllardır uygulanan TİS imza parasının ödenmemesi çalışanlar arasında tepki yarattı. İKİNCİ TİS SÜRECİNDE DE AYNI TARTIŞMALAR Devam eden ikinci toplu iş sözleşmesi sürecinde de benzer tartışmaların sürdüğü ifade ediliyor. Çalışanların en çok merak ettiği maaş promosyonlarının sendika tarafından gündeme getirilmediği yönünde eleştiriler bulunuyor. Bazı çalışanlar daha önce söz verilen başarı primlerinin yine banka promosyon gelirlerinden karşılandığını iddia ederken, şirket içinde bu kaynakların farklı alanlarda değerlendirildiğine ilişkin çeşitli iddialar da dile getiriliyor. Kış, çalışanlar arasında sendikanın yönetimle uyumlu hareket ettiği yönünde eleştirilerin de giderek arttığını söyledi. “Çalışanlar sendikanın kendilerini yeterince temsil etmediğini ifade ediyor. TİS öncesinde enflasyon artı enflasyonun yüzde 10’u konuşulurken, TİS’te enflasyon artı yüzde 3’e imza atılması çalışanlar arasında ciddi tepki yaratmış durumda.” YÖNETİM MAAŞLARI TARTIŞMA YARATIYOR Kış, çalışanların ekonomik haklarıyla ilgili tartışmalar sürerken şirket yönetimine ödenen maaşların da kamuoyunda dikkat çektiğini söyledi. THY Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat aylık yaklaşık 404 bin TL, THY Genel Müdürü Bilal Ekşi aylık 2 milyon 416 bin TL, Murat Şeker 2 milyon 194 bin TL, Abdulkerim Çay ise 1 milyon 994 bin TL maaş alıyor. Toplamda 15 kişilik üst yönetimin devlete aylık maliyetinin yaklaşık 21 milyon 115 bin TL olduğu ifade ediliyor. Kış, “Çalışanlar banka promosyonu alamadıklarını ifade ederken yönetim maaşlarının bu seviyelerde olması doğal olarak ciddi tepki yaratıyor” dedi. “UÇUŞ GÜVENLİĞİ SORULARIMIZA CEVAP VERİLMEDİ” CHP’li Kış, THY’de çalışma koşulları ve uçuş güvenliğine ilişkin iddialar üzerine daha önce Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’na 18 maddelik yazılı soru önergesi verdiğini de hatırlattı. Önergede uçuş ekiplerinde kronik yorgunluk oluştuğu, teknik arıza kayıtlarının nasıl değerlendirildiği, “Daily Check” kontrollerinin nasıl yapıldığı ve uçuş planlamasına ilişkin iddialar gibi birçok başlık yer alıyordu. Ancak Bakanlık bu soruların hiçbirine yanıt vermek yerine yalnızca THY’nin özel hukuk tüzel kişisi olduğuna ilişkin genel bir açıklama yaptı. Kış bu duruma tepki göstererek şunları söyledi: “Ben şirketin ticari statüsünü sormadım. Uçuş güvenliğini sordum. Çalışanların çalışma koşullarını sordum. 18 sorunun hiçbirine yanıt verilmedi. Bu yaklaşım Meclis denetimini ciddiye almamaktır.” “THY’YE SİYASİ KALKAN MI VAR?” CHP’li Kış, Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Bolat’ın Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın kardeşi olduğunu hatırlatarak şu soruyu yöneltti: “Bu kadar ciddi iddia varken Ulaştırma Bakanlığı neden sessiz? Uçuş güvenliği sorularına neden yanıt verilmiyor? THY yönetimi siyasi bir koruma kalkanı altında mı?” “BU KONUNUN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ” Gülcan Kış, Türk Hava Yolları’nın yalnızca ticari bir şirket değil, Türkiye’nin bayrak taşıyıcısı olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: “Uçuş güvenliği, çalışan hakları ve kamu kaynaklarının kullanımı hepimizi ilgilendirir. Bu kadar ciddi iddiaların üzeri örtülemez. Bu konunun Meclis’te ve kamuoyu önünde takipçisi olmaya devam edeceğiz.”
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
