“Yükseköğretim geriye gidiyor”

GÜNDEM 03.08.2026 - 14:11, Güncelleme: 03.08.2026 - 14:11 131 kez okundu.
 

“Yükseköğretim geriye gidiyor”

DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, üniversitelerin hayatın içinden koptuğunu söyledi. Meclis’te görüşülmesine başlanan Yükseköğretim Kanunu Teklifi’nin, üniversitelerin temel sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Kısacık, "Yükseköğretim kan ağlıyor, yükseköğretim geriye gidiyor. Ancak biz bu sorunlara gözümüzü de kulağımızı da kapatıyoruz” diye konuştu.
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda Yükseköğretim Kanunu Teklifi'nin görüşmelerinde yaptığı konuşmada, teklifin yükseköğretimin temel sorunlarına çözüm üretmediğini belirtti. Kanun tekliflerinin ülkenin asli meseleleri yerine kurum içi düzenlemelere odaklandığını ifade eden Kısacık, yükseköğretimde yaşanan nitelik sorununa dikkat çekerek, "Yükseköğretim kan ağlıyor, yükseköğretim geriye gidiyor. Ancak biz bu sorunlara gözümüzü de kulağımızı da kapatıyoruz”, dedi.  Diploma Var, Meslek Yok. Ünvan Var, Yetkinlik Yok Üniversitelerin hayatın içinden koptuğunu belirten Kısacık, üniversitelerin sadece mezun verdiğini, nitelikli ve meslek sahibi bireyler yetiştiremediğini söyledi. “Yükseköğretim kan ağlıyor, geriye gidiyor. Verilerle de geriye gidiyor. Ama biz yükseköğretimin gerçek sorunlarına gözümüzü de kulağımızı da  kapatıyoruz. Üniversite sayımız arttı ama dünya üniversite sıralamalarında geriye düşüyoruz. Üniversiteler mezun veriyor ama meslek sahibi insan yetiştiremiyor. Diplomalar çoğalıyor ama bilgili, nitelikli ve yetişmiş birey sayısı azalıyor.” Akademik kadroların önemli bir bölümünün yeterli saha tecrübesine sahip olmadan eğitim verdiğini ifade eden Kısacık, “Üniversitelerimiz öyle bir noktaya geldi ki diploma var, meslek yok. Ünvan var, yetkinlik ve yeterlilik yok. Hayatında bir bina dahi inşa etmemiş kişiler inşaat mühendisliği alanında, bir işletmede çalışmamış akademisyenler işletme alanında, hiç şirket kurmamış öğretim üyeleri ise girişimcilik alanında profesör olarak ders veriyor. Böylelikle sadece teorik bilgiyle yetişmiş, sahada karşılığı olmayan bir mezunlar ordusu oluşuyor”, şeklinde konuştu.  Güçlü Türkiye'nin Yolu Güçlü Üniversitelerden Geçer Özel sektörün nitelikli eleman bulamamaktan şikayet ettiğini belirten Kısacık, öğrencilerin asıl mesleki tecrübeyi sahada, fabrikada, işeletmelerde ve tarlada kazandığını, üniversitelerin ise mezunlarına "altın bilezik" kazandıramadığını vurgulayarak ünivesitelerin sektörel işbirlikleri ile öğrencileri nitelikli hale getirecek programlar uygulaması gerktiğini dile getirdi. “Üniversite öğretimi eğitimin altın bileziği olarak kabul edilir ülkemizde. Ama şu anda pek çok sektöre nitelikli eleman yetiştiren bölümlerden öğrencilerimiz bomboş bir şekilde mezun oluyor. öğrenciler işletmelerde, sahada pişiyor. Yani şantiyede pişiyor, fabrikada pişiyor, ziraat mühendisi  tarlada pişiyor”. Üniveritelerin sadece istatistiki anlamda çalışmalar yürüten kurumlar olması dışında hayatın ve üretimin içinde yer alan, sorun çözen, katma değer üreten kurumlar halinde gelmesini gerktiğini altını çizen Kısacık, “Üniversitelerimizin gelişmişlik düzeyinde sadece akademik yükseltmelerde dikkate alınan çalışma sayısı değil; üretilen patentlerin, kurulan şirketlerin, geliştirilen teknolojilerin, çözülen toplumsal problemlerin, tarım ve sanayi gibi ülkemizin önemli sektörlerine sağlanan katkının esas alınması gereklidir”, diyerek güçlü Türkiye’nin yolunun bu anlayış doğrultusunda bilgi üreten ve nitelikli insanlar yetiştiren güçlü üniversitelerden geçtiğini belirtti.
DEVA Partisi Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, üniversitelerin hayatın içinden koptuğunu söyledi. Meclis’te görüşülmesine başlanan Yükseköğretim Kanunu Teklifi’nin, üniversitelerin temel sorunlarına çözüm üretmediğini savunan Kısacık, "Yükseköğretim kan ağlıyor, yükseköğretim geriye gidiyor. Ancak biz bu sorunlara gözümüzü de kulağımızı da kapatıyoruz” diye konuştu.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı, Parti Sözcüsü ve Adana Milletvekili Sadullah Kısacık, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda Yükseköğretim Kanunu Teklifi'nin görüşmelerinde yaptığı konuşmada, teklifin yükseköğretimin temel sorunlarına çözüm üretmediğini belirtti. Kanun tekliflerinin ülkenin asli meseleleri yerine kurum içi düzenlemelere odaklandığını ifade eden Kısacık, yükseköğretimde yaşanan nitelik sorununa dikkat çekerek, "Yükseköğretim kan ağlıyor, yükseköğretim geriye gidiyor. Ancak biz bu sorunlara gözümüzü de kulağımızı da kapatıyoruz”, dedi. 

Diploma Var, Meslek Yok. Ünvan Var, Yetkinlik Yok
Üniversitelerin hayatın içinden koptuğunu belirten Kısacık, üniversitelerin sadece mezun verdiğini, nitelikli ve meslek sahibi bireyler yetiştiremediğini söyledi. “Yükseköğretim kan ağlıyor, geriye gidiyor. Verilerle de geriye gidiyor. Ama biz yükseköğretimin gerçek sorunlarına gözümüzü de kulağımızı da  kapatıyoruz. Üniversite sayımız arttı ama dünya üniversite sıralamalarında geriye düşüyoruz. Üniversiteler mezun veriyor ama meslek sahibi insan yetiştiremiyor. Diplomalar çoğalıyor ama bilgili, nitelikli ve yetişmiş birey sayısı azalıyor.” Akademik kadroların önemli bir bölümünün yeterli saha tecrübesine sahip olmadan eğitim verdiğini ifade eden Kısacık, “Üniversitelerimiz öyle bir noktaya geldi ki diploma var, meslek yok. Ünvan var, yetkinlik ve yeterlilik yok. Hayatında bir bina dahi inşa etmemiş kişiler inşaat mühendisliği alanında, bir işletmede çalışmamış akademisyenler işletme alanında, hiç şirket kurmamış öğretim üyeleri ise girişimcilik alanında profesör olarak ders veriyor. Böylelikle sadece teorik bilgiyle yetişmiş, sahada karşılığı olmayan bir mezunlar ordusu oluşuyor”, şeklinde konuştu. 
Güçlü Türkiye'nin Yolu Güçlü Üniversitelerden Geçer
Özel sektörün nitelikli eleman bulamamaktan şikayet ettiğini belirten Kısacık, öğrencilerin asıl mesleki tecrübeyi sahada, fabrikada, işeletmelerde ve tarlada kazandığını, üniversitelerin ise mezunlarına "altın bilezik" kazandıramadığını vurgulayarak ünivesitelerin sektörel işbirlikleri ile öğrencileri nitelikli hale getirecek programlar uygulaması gerktiğini dile getirdi. “Üniversite öğretimi eğitimin altın bileziği olarak kabul edilir ülkemizde. Ama şu anda pek çok sektöre nitelikli eleman yetiştiren bölümlerden öğrencilerimiz bomboş bir şekilde mezun oluyor. öğrenciler işletmelerde, sahada pişiyor. Yani şantiyede pişiyor, fabrikada pişiyor, ziraat mühendisi  tarlada pişiyor”. Üniveritelerin sadece istatistiki anlamda çalışmalar yürüten kurumlar olması dışında hayatın ve üretimin içinde yer alan, sorun çözen, katma değer üreten kurumlar halinde gelmesini gerktiğini altını çizen Kısacık, “Üniversitelerimizin gelişmişlik düzeyinde sadece akademik yükseltmelerde dikkate alınan çalışma sayısı değil; üretilen patentlerin, kurulan şirketlerin, geliştirilen teknolojilerin, çözülen toplumsal problemlerin, tarım ve sanayi gibi ülkemizin önemli sektörlerine sağlanan katkının esas alınması gereklidir”, diyerek güçlü Türkiye’nin yolunun bu anlayış doğrultusunda bilgi üreten ve nitelikli insanlar yetiştiren güçlü üniversitelerden geçtiğini belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.