Yolsuzluk tanımı nedir?
Dünya Bankası;na göre yolsuzluk; kamu gücünün özel menfaatler için kötüye kullanılmasıdır. Yolsuzluk, bariz olarak Batı kökenli bir kelimedir. Farklı kullanılan-özellikle Batı dışında- yollarla yolsuzluk; ahlaki yargı, oportünizm ve karmaşık bir anlamı yansıtmaktadır. Bu bağlamda, yolsuzluğun hem normatif bir kavram hem de insanlara zarar verebilecek etkilere sahip bir dizi uygulama olduğunu unutmamak gerekir. Yolsuzluktan anlaşılan; özel menfaat kavramı; para veya değerli varlık elde etmekle ilgilidir ancak aynı zamanda güç ve statüdeki artışları da kapsayabilir. Yakın arkadaşlar ve akrabalar için gelecekte söz almak da özel bir menfaat olarak kabul edilebilir. Kamu gücü, göreve atanan bürokratlar ve seçilen politikacılar tarafından uygulanmaktadır. Bu tür kamu gücü; yargı, kamu ihaleleri, işletmeler üzerine yapılan düzenlemeler ve permiler, özelleştirme, döviz (gümrük, ticari izinler ve uluslararası mali işlemler dahil), vergiler, polis hizmetleri, sübvansiyonlar, belediye hizmetleri (su, elektrik, telefon, çöptoplama, sağlık bakımı), kamu hizmetleri (eğitim, sağlık) gibi çeşitli sektörlerde uygulanmaktadır. Günümüzde yaşam şekli haline gelen yolsuzluk, artık evrenselleşmeye başlamıştır. Genel olarak dar anlamda kullanılan, ahlaki değerler ve kamu hizmetleriyle sınırlı olan yolsuzluk kavramı, geniş çağrışımlar yapmaktadır. Ahlaki ya da toplumsal davranış kurallarında kopma meydana gelmekte, yasal veya idari kurallar ihlal edilmektedir. Yolsuzluk olgusuyla birlikte, kamu mülkiyeti kamu görevlileri tarafından kişisel kazançlar için satılmakta, örneğin; kamu görevlileri gümrük geçişlerinde izin ve lisans sağlanması veya rakiplerin girişinin yasaklanmasıyla genellikle rüşvet almaktadır. Devlet; lisans, izin
vs. gerektiren malların sağlanması konusunda geniş yetkilere sahip olduğu sürece özel firmalardan rüşvet toplayabilir. Bazı gelişmekte olan ülkelerde GSMH’nin büyük bir
bölümünü oluşturan yolsuzluk, gelişmiş ülkelerde de yaygındır Emanet edilen gücün özel kazanç için kötüye kullanılması olarak tanımlayabileceğimiz yolsuzluk, güveni baltalar, ilerlemeyi engeller ve eşitsizliği sürdürür. Önemli nedenlerinden birisi, ekonomik kalkınmanın merkezinde yer alan kritik finansal ve diğer bilgilerin, özellikle gelirlerin ve bütçelerin şeffaf olmamasıdır. İkincisi, sızıntıları engelleyen kurumların, sistemlerin ve süreçlerin zayıflığı veya tamamen yokluğudur. Üçüncüsü, bu tür yolsuzluklardan suçlu bulunanları sorumlu tutma ve cezalandırma konusunda sınırlı siyasi iradenin bulunması olan cezasızlığın yaygınlığıdır. Yolsuzluk dünya çapında ülkelerin karşılaştığı en büyük sistemsel sorunlardan biri olmaya devam etmektedir. Transparency International Yolsuzluk Algıları Endeksi (CPI), "çoğu ülkenin neredeyse 15 yıldır yolsuzlukla mücadelede çok az veya hiç ilerleme kaydetmediği" yönündeki endişe verici eğilimi ortaya koymuştur. Yolsuzluk arttıkça ahlak bozulur, ahlak bozuldukça yolsuzluk artar. Ahlakımızı içinde büyüdüğümüz kültürden öğreniriz. Ve her kültürde ahlak ve etik, hakim olan din tarafından belirlenir. Bilgi edinme hakkı şeffaflık ve hesap verebilirlik girişimleri için kritik öneme sahiptir. Vatandaşların ve sivil toplumun hükümetleri izlemek ve hesap vermelerini sağlamak için bilgiye erişmesini ve kullanmasını gerçekleştirir. Yolsuzlukla mücadele aracı olarak kullanıldığında, verilere ve bilgilere adil erişime sahip olmak, yasadışı faaliyetleri gizlemeyi zorlaştırır. Unutmayalım ki insan benzerlerinin izinde gider. Sosyal bir canlı
olan insan; nasıl düşüneceğini, hissedeceğini ve davranacağı hakkında ipuçlarını, büyük ölçüde başkalarına bakarak edinir. Güçlü ahlak değerlerini geliştirmek hayat boyu
süren bir yolculuktur. Yeni bir yolsuzluk karşıtı girişime doğru bir yolculuğa başlamak kolay bir iş değildir ve bunaltıcı görünebilir. Ancak yolsuzluğa karşı her eylem, hatta küçük bir eylem bile önemli bir değişim yaratma gücüne sahiptir. Bir yolsuzluk karşıtı girişimin insanlara hitap etmesi için yerel dilinizi ve kültürünüzü entegre edin. Fikriniz ne kadar ilişkilendirilebilir ve kalbe yakınsa, diğer gençlere o kadar ilham verecektir. Yaratıcı olun ve toplumunuzdaki insanlarla konuşun!
İster gelişmiş ister az gelişmiş ülke olsun, her ülke yolsuzlukla mücadele etmeyi en temel görevlerden biri saymalıdır. Bu bağlamda, Dünya Bankası’na göre aşağıdaki 10
yolla yolsuzlukla mücadele edilmelidir.
1. Yolsuzluk sadece rüşvet değildir: İnsanlar özellikle yoksullar, kaynaklar israf edildiğinde zarar görürler. Bu nedenle rasyonel çözümler sunmak için farklı yolsuzluk
türlerini anlamak çok önemlidir.
2. Halkın Gücü: Vatandaşların hükümetleriyle etkileşimde bulunması ve kararlarına katılması için gerekli önlemlerin, problemlerin belirlenmesi ve çözüm fırsatları sunan
yolların yaratılmasıdır.
3. Aşırı bürokrasiyi azaltın: İlerlemeyi izlemek için resmi ve gayrı resmi işlemlerin bir araya getirilmesidir (Hükümet ve sivil toplum gruplarıyla birlikte çalışmak demektir).
4. Teknoloji: Temel paydaşlar (hükümet, vatandaşlar, işletmeler, sivil toplum grupları, medya, akademi vs.) arasında sürekli değişim oluşturmak için teknolojinin gücünün
kullanılmasıdır.
5. Malları sunun: Kurumlara ve politikalara yatırım yapılmasıdır. Sürdürülebilir gelişme; bu kurumlardaki insanların, değişime ve yeniliklere izin veren kuralları ve uygulamaları
desteklemesiyle sağlanır.
6. Doğru teşvikler: Yolsuzlukla mücadele önlemlerinin piyasalarla ve sosyal güçlerle uyumlu hale getirilmesidir. Dürüstlük standartlarının benimsenmesi, özellikle Dünya
Bankası Grubu ve diğer kalkınma kesimleriyle iş yapmak isteyen şirketler için akıllı bir iş kararıdır.
7. Yaptırım problemleri: Yolsuzlukların cezalandırılması, etkin bir yolsuzlukla mücadele çabasının yaşamsal bir bileşenidir.
8. Küresel ve yerel olarak hareket edin: Yolsuzlukla mücadele eden vatandaşların, yolsuzluğun ölçeği ve kapsamına uygun olarak yerel, ulusal, uluslararası ve küresel
seviyelerde korunmasıdır.
9. İhtiyacı olan ülkelerin kapasitelerini arttırın: Kronik kırılganlıklardan etkilenen ülkeler genellikle yolsuzlukla mücadele için en az iç kaynaklara sahip ülkelerdir. İyi yönetişimin
desteklenmesi ve sürdürülmesi için uluslararası kaynakları harekete geçirebilecek yolların belirlenmesidir.
10. Yaparak öğrenin: İyi bir strateji sürekli olarak izlenmeli ve zemin değişimi üzerindeki durumlara kolayca adapte olabilmesi için değerlendirilmelidir.
Yolsuzluğa karşı harekete geçmek, benzer düşünen bireylerin çabalarını gerektirir. Müttefik bulmak önemlidir çünkü bu, kolektif bir çaba yaratır, eylemi güçlendirir ve
toplumunuzda ve ötesinde kalıcı bir değişiklik yapmak için tüm doğru özelliklere sahip bütünsel ve sürdürülebilir bir yaklaşım üretir. Bir paydaş analizi iyi bir başlangıç noktasıdır.
Günümüzde ülkelerde görülen temel problemler arasında yolsuzluk olgusu ön sıralarda yer almaktadır. Yüksek boyutlara ulaşan yolsuzluklar, ülkelerin iktisadi ve sosyal
yaşamlarında telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkarmıştır ve çıkarmaya dadevam etmektedir. Uzun yıllardır akademi ve siyaset dünyasında sınırlı bir ilgi alanına
sahip olan yolsuzluk problemini artık Dünya Bankası, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü, Avrupa Birliği gibi dünyanın önde gelen kuruluşları da kabul etmeye
başlamışlardır. Bu bağlamda, yolsuzluğun önlenmesi ve kontrol edilmesi için denetim ve cezalar uygulamaya koymuşlardır.
Yolsuzluklarla birlikte ülkelerin ekonomik büyümesi düşmekte, kamu sektörünün verimliliği azalmakta, gelir eşitsizliği artmakta, hükümet harcamalarının bileşimi
bozulmaktadır. Buna benzer birçok etkiyle, halkın devlete olan güven duygusu sarsılmaktadır. Ayrıca yolsuzlukların ülkelere mali, ekonomik, sosyal birçok yönden zarar verdiği ileri sürülmektedir. Yolsuzlukla mücadele ülkeler özellikle kendi yapısal durumlarına uygun çözümler üretmeye çalışmalıdır. Bu bağlamda; vatandaşların hükümetleriyle etkileşiminin iyi sağlanması, aşırı bürokratik işlemlerin azaltılması, kamusal teşviklerin düzgün şekilde dağıtılması, yaptırım gücü yüksek yasal düzenlemeler oluşturulması, yolsuzlukla mücadele eden kişi / kuruluşların en iyi şekilde korunması, kamu çalışanlarının maaş ve çalışma ortamlarının iyileştirilmesi gibi tedbirler alınarak yolsuzlukla mücadelede daha etkin olunmalıdır. Bu içsel çözümlerle birlikte yolsuzlukla mücadele eden ülkeler, uluslararası kuruluşlarla işbirliği yaparak dışsal çözümler de üretmeye çalışmalıdır. Sonuç olarak, yolsuzlukla mücadelede kamu yönetiminde daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik sağlanmalı, etik değerler özümsenmeli, yasal, idari vb. önlemlerin alınmasıyla halk-devlet bütünleşmesi en iyi şekilde sağlanmalıdır.
