ÇİLEM ŞENESEN
Köşe Yazarı
ÇİLEM ŞENESEN
 

Ertelediğimiz Şey Zaman Değil...

Eğri gemıde doğru sefer oldugunu kim görmüş? Bazı durumlarda beklemek olgunluk değildir; sorumluluğu zamana devretmenin en sessiz yoludur aslında .İnsan karar vermediğini sanır ama aslında kararını vermiştir sadece;hissettiği şeyle yüzleşmemeyi seçmesidir durma sebebi... Çünkü duygular harekete geçmeyi ister; harekete geçmek risk demektir. O yüzden “biraz daha zaman” denir, “şimdi değil” denir. Biz biraz da “ne gerek var”larla büyüdük. Hayatla aramıza hep mesafe koymayı öğrendik. Ama “ne gerek var” denilen yerde kalp susmuyor, sadece içeri çekilir. Hissetmek ayıp gibi, istemek fazlalık gibi öğretildi. Oysa ertelenen şey çoğu zaman erteledıgın şey değil,  kendi cesaretindir. Zaman geçtikçe içindeki duygu azamıyor sadece konuşulmamış bir ağırlığa dönüşüyor. İnsan fark etmeden, ihtiyacı olmayan biri gibi davranmayı öğreniyor; hâlbuki içerde hâlâ bir şey vardır. Oysa hissetmek ,istemek insanı zayıf yapmaz, kaçmak yapar. Kalbin bildiğini akıl susturmaya çalıştığında ortaya denge değil, iç sıkıntısı çıkar. İnsan adım atmadığı her gün, aslında kaybetmediğini sanarak kaybeder. Çünkü bazı bağlar bekleyerek korunmaz; ancak sahip çıkılarak yaşar. Ve bazen hayat, “ne gerek var” dediğin yerde durmaz — tam da orada senden bir adım ister.
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

Ertelediğimiz Şey Zaman Değil...

Eğri gemıde doğru sefer oldugunu kim görmüş? Bazı durumlarda beklemek olgunluk değildir; sorumluluğu zamana devretmenin en sessiz yoludur aslında .İnsan karar vermediğini sanır ama aslında kararını vermiştir sadece;hissettiği şeyle yüzleşmemeyi seçmesidir durma sebebi... Çünkü duygular harekete geçmeyi ister; harekete geçmek risk demektir. O yüzden “biraz daha zaman” denir, “şimdi değil” denir. Biz biraz da “ne gerek var”larla büyüdük. Hayatla aramıza hep mesafe koymayı öğrendik.
Ama “ne gerek var” denilen yerde kalp susmuyor, sadece içeri çekilir. Hissetmek ayıp gibi, istemek fazlalık gibi öğretildi. Oysa ertelenen şey çoğu zaman erteledıgın şey değil,  kendi cesaretindir. Zaman geçtikçe içindeki duygu azamıyor sadece konuşulmamış bir ağırlığa dönüşüyor. İnsan fark etmeden, ihtiyacı olmayan biri gibi davranmayı öğreniyor; hâlbuki içerde hâlâ bir şey vardır.
Oysa hissetmek ,istemek insanı zayıf yapmaz, kaçmak yapar. Kalbin bildiğini akıl susturmaya çalıştığında ortaya denge değil, iç sıkıntısı çıkar. İnsan adım atmadığı her gün, aslında kaybetmediğini sanarak kaybeder. Çünkü bazı bağlar bekleyerek korunmaz; ancak sahip çıkılarak yaşar. Ve bazen hayat, “ne gerek var” dediğin yerde durmaz — tam da orada senden bir adım ister.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.