DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
Köşe Yazarı
DR.SECATTİN MARAŞLIOĞLU
 

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI YILDÖNÜMÜ

Bu yıl da 26 Ağustos ile 30 Ağustos tarihleri arasındaki haftayı Zafer Haftası olarak büyük bir coşkuyla, zafer yürüyüşü, tören ve anmalarla kutladık. 30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin başarıyla sonuçlanmasıyla, Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan kurtuluş mücadelesi kesin ve kalıcı bir zafere ulaşmıştır. Zafer Bayramı, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar’da Atatürk'ün başkumandanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz 'u anmak için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti 'nde  her yıl 30 Ağustos günü kutlanan resmî ve ulusal bir bayram. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığındaki Büyük Taarruz, 104 yıl önce bugün, 30 Ağustos 1922’de Kütahya Dumlupınar’da zaferle sonuçlandı. Her ne kadar işgal güçlerinin ülkeyi tümüyle terk etmesi bir süre sonra gerçekleşmiş olsa da 30 Ağustos tarihi simgesel olarak ülke topraklarının geri alındığı gün olarak kabul edilir. Bu gün, 1926’dan beri “Zafer Bayramı” olarak kutlanır. Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgal güçlerine son ve kesin darbeyi vurmak ve onları Anadolu’dan atmak için gerçekleştirdiği genel saldırı harekâtına “Büyük Taarruz” denir. TBMM’de kendisine Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa taarruz hazırlıklarını gizlice yürüttü. Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabahı Afyon’da başladı ve düşman güçlerini 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde yenen Türk ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı. Kurtuluş Savaşı’nın zorlu günlerinde gerçekleştirilen 30 Ağustos Zaferi, Türk ulusunun bağımsızlık mücadelesi açısından bir dönüm noktası niteliğindedir. Zaferden iki yıl sonra 1924’te Dumlupınar’da yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle demiştir: “30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk devletinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz hayatı burada taçlandırıldı.” Bizlere bu zaferi armağan eden Kurtuluş Savaşı’mızın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve ordumuzun tüm mensuplarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. 30 Ağustos 1922’de, bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından komuta edilen ve İstiklal Savaşı’nın nihai zaferi olan Büyük Taarruz’un 104. yıldönümünü idrak ediyoruz. Aziz milletimiz, tarihi boyunca işgale ve tehdide boyun eğmeyen asalet ve kararlılığıyla; Milli Mücadele’nin peşpeşe gelen zaferlerine Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile altın bir halka eklemiştir. Kuşkusuz tarihi anmak, kuru bir tekrarın ve içi boş yaklaşımların çok ötesinde anlamlar taşır. 1071’de Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun mührünü eline alan irade ve kararlılık; 30 Ağustos’taki büyük zaferle, tüm dünyaya tam bağımsızlık ve hürriyetin, milletimizin yüksek karakterinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan etmiştir. Büyük Taarruz’da Gazi Mustafa Kemal’in “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emriyle zafere erişen strateji ve akıl, bugün Akdeniz’de şekillenen büyük mücadele dikkate alındığında çok daha anlamlı hale gelmektedir. Büyük zaferlerin ardından gücüne güç katarak yükselen ve bugün bulunduğu coğrafyada güçlü demokrasisi ve ekonomisiyle gıpta edilen, barışın ve adaletin umudu olarak görülen Türkiye; kendisine yönelik tüm gayrı meşru müdahaleler yahut planlar karşısında, bugün de aynı kararlılık ve azimle her türlü karşılığı verecek kudret ve cesarete sahiptir. Irak’ta, Suriye’de, Kıbrıs’tan Libya’ya kadar Doğu Akdeniz’de ve meşru haklarının bulunduğu her yerde Türkiye; sömürgeci zihniyetin ve kaynaklara vahşice el koyma arayışında olan her türlü girişimin karşısında durmaya kararlıdır. Cürmüne ve geçmişine bakmadan, hem ucuz kabadayılık peşinde olan, hem de tüm dünyayı imdada çağıranlar ve onlara destek vaad edenler; aziz milletimizin tarihine ve en zor zamanlarda bile gösterdiği kahramanlıklara bir kez daha bakmalıdır. Her oyunu, her hamleyi ve tezgahı bozacak gücüyle Türkiye, hukuk sınırları içinde haklarını müdafaa etmekten bir an bile geri durmayacaktır. Bu büyük zaferin yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, büyük zaferlerin ve hassaten İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve Millî Mücadele'yi yürüten Birinci Meclis'in şerefli mensuplarını rahmet ve minnetle anıyor, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyorum.
Ekleme Tarihi: 31 Ağustos 2026 -Pazartesi

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI YILDÖNÜMÜ

Bu yıl da 26 Ağustos ile 30 Ağustos tarihleri arasındaki haftayı Zafer Haftası olarak büyük bir
coşkuyla, zafer yürüyüşü, tören ve anmalarla kutladık.
30 Ağustos 1922'de Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin başarıyla sonuçlanmasıyla,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde başlatılan kurtuluş mücadelesi kesin ve kalıcı
bir zafere ulaşmıştır.
Zafer Bayramı, 30 Ağustos 1922'de Dumlupınar’da Atatürk'ün başkumandanlığında
zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz 'u anmak için Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti 'nde  her yıl 30 Ağustos günü kutlanan resmî ve ulusal bir bayram.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkumandanlığındaki Büyük Taarruz, 104 yıl önce
bugün, 30 Ağustos 1922’de Kütahya Dumlupınar’da zaferle sonuçlandı. Her ne kadar
işgal güçlerinin ülkeyi tümüyle terk etmesi bir süre sonra gerçekleşmiş olsa da 30
Ağustos tarihi simgesel olarak ülke topraklarının geri alındığı gün olarak kabul edilir. Bu
gün, 1926’dan beri “Zafer Bayramı” olarak kutlanır.
Kurtuluş Savaşı sırasında Türk ordusunun işgal güçlerine son ve kesin darbeyi vurmak
ve onları Anadolu’dan atmak için gerçekleştirdiği genel saldırı harekâtına “Büyük
Taarruz” denir. TBMM’de kendisine Başkomutanlık yetkisi verilen Mustafa Kemal Paşa
taarruz hazırlıklarını gizlice yürüttü. Büyük Taarruz, 26 Ağustos sabahı Afyon’da başladı
ve düşman güçlerini 30 Ağustos’ta Dumlupınar Meydan Muharebesi’nde yenen Türk
ordusunun kesin zaferiyle sonuçlandı.
Kurtuluş Savaşı’nın zorlu günlerinde gerçekleştirilen 30 Ağustos Zaferi, Türk ulusunun
bağımsızlık mücadelesi açısından bir dönüm noktası niteliğindedir. Zaferden iki yıl sonra
1924’te Dumlupınar’da yaptığı konuşmada Gazi Mustafa Kemal Atatürk şöyle demiştir:
“30 Ağustos Zaferi, Türk tarihinin en önemli dönüm noktasıdır. Ulusal tarihimiz çok
büyük ve çok parlak zaferlerle doludur. Ama Türk ulusunun burada kazandığı zafer
kadar kesin sonuçlu, yalnız bizim tarihimize değil, dünya tarihine yeni bir akım vermekte
kesin etkili bir meydan savaşı hatırlamıyorum. Hiç şüphe etmemelidir ki yeni Türk
devletinin, genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırılmış oldu. Sonsuz
hayatı burada taçlandırıldı.”
Bizlere bu zaferi armağan eden Kurtuluş Savaşı’mızın başkomutanı Gazi Mustafa
Kemal Atatürk’ü ve ordumuzun tüm mensuplarını rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
30 Ağustos 1922’de, bizzat Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından komuta edilen ve
İstiklal Savaşı’nın nihai zaferi olan Büyük Taarruz’un 104. yıldönümünü idrak ediyoruz.
Aziz milletimiz, tarihi boyunca işgale ve tehdide boyun eğmeyen asalet ve kararlılığıyla;
Milli Mücadele’nin peşpeşe gelen zaferlerine Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile
altın bir halka eklemiştir.

Kuşkusuz tarihi anmak, kuru bir tekrarın ve içi boş yaklaşımların çok ötesinde anlamlar
taşır. 1071’de Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun mührünü eline alan irade ve kararlılık; 30
Ağustos’taki büyük zaferle, tüm dünyaya tam bağımsızlık ve hürriyetin, milletimizin
yüksek karakterinin ayrılmaz bir parçası olduğunu ilan etmiştir.
Büyük Taarruz’da Gazi Mustafa Kemal’in “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!”
emriyle zafere erişen strateji ve akıl, bugün Akdeniz’de şekillenen büyük mücadele
dikkate alındığında çok daha anlamlı hale gelmektedir.
Büyük zaferlerin ardından gücüne güç katarak yükselen ve bugün bulunduğu
coğrafyada güçlü demokrasisi ve ekonomisiyle gıpta edilen, barışın ve adaletin umudu
olarak görülen Türkiye; kendisine yönelik tüm gayrı meşru müdahaleler yahut planlar
karşısında, bugün de aynı kararlılık ve azimle her türlü karşılığı verecek kudret ve
cesarete sahiptir.
Irak’ta, Suriye’de, Kıbrıs’tan Libya’ya kadar Doğu Akdeniz’de ve meşru haklarının
bulunduğu her yerde Türkiye; sömürgeci zihniyetin ve kaynaklara vahşice el koyma
arayışında olan her türlü girişimin karşısında durmaya kararlıdır. Cürmüne ve geçmişine
bakmadan, hem ucuz kabadayılık peşinde olan, hem de tüm dünyayı imdada çağıranlar
ve onlara destek vaad edenler; aziz milletimizin tarihine ve en zor zamanlarda bile
gösterdiği kahramanlıklara bir kez daha bakmalıdır. Her oyunu, her hamleyi ve tezgahı
bozacak gücüyle Türkiye, hukuk sınırları içinde haklarını müdafaa etmekten bir an bile
geri durmayacaktır.
Bu büyük zaferin yıldönümünde, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, büyük
zaferlerin ve hassaten İstiklal Savaşımızın tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve Millî
Mücadele'yi yürüten Birinci Meclis'in şerefli mensuplarını rahmet ve minnetle anıyor, 30
Ağustos Zafer Bayramı'nı kutluyorum.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve egemengzt.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.